{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t  \t: 2023/1360<br>KARAR NO\t \t: 2025/978<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ \t  <br>ESAS NO \t\t: 2022/648<br>KARAR NO\t\t: 2023/153<br>DAVA TARİHİ\t: 04.07.2022<br>KARAR TARİHİ\t: 13.03.2023<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 01.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 02.07.2025<br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.03.2023 tarih ve  2022/648 Esas, 2023/153 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 01.08.2023 tarih ve 2023/1410 Esas, 2023/1401 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Taraflar arasında hastane tipi 3 adet oksijen depolama tankı ve ilgili ekipmanlarının üretilmesini ve teslimini konu alan sözleşme yapıldığını, bu kapsamda 15.000,00-ABD Doları tutarındaki peşinatın davalının banka hesabına yatırıldığını, davalının sözleşmeden doğan teslim borcunun ifasında temerrüde düştüğünü, müvekkilinin sözleşmeden dönerek bu sözleşme kapsamında ödediği peşinat tutarının iadesini talep ettiğini, davalının peşinatı iade etmemesi nedeniyle Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün 2021/2846 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, tarafların sözleşme konusu tanklardan 1 adet 5 m3 hacimli ve 1 adet 10m3 hacimli oksijen depolama tankının sözleşmenin kuruluşundan itibaren 4 hafta içinde ve diğer 5 m3 hacimli tankın ise 6 hafta içinde teslim edileceği hususunda anlaştıklarını, 5m3 ve 10m3 hacimli tankların teslim tarihi sözleşmenin kuruluş tarihi olan 13/07/2021 tarihinden itibaren başlayan 4 haftalık sürenin 10/08/2021 tarihinde dolduğunu, sözleşme kapsamında ifa ettiği 15.000,00-ABD Doları tutarındaki ediminin iadesini ve sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı diğer zararların giderilmesini istediğini, davalı tarafın keşide ettiği Karşıyaka 5.Noterliği'nin 30/09/2021 tarihli ve 28253 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin taleplerini reddettiğini iddia ile davalı şirketin Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün 2021/2846 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı şirketin, yabancı menşeili bir şirket olduğunu,  kuruluş ve idare merkezinin Türkiye dışında olduğunu, bildikleri kadarı ile davacı  şirketin Türkiye'de herhangi bir malvarlığının olmadığını, davacı şirketin,   HMK m. 84 hükmü gereği dava açarken teminat göstermesi lâzım olan kişilerden olduğunu, davanın mahkemece reddi halinde, müvekkilinin muhtemel zararları ve yargılama giderleri için, davacı şirketin  mahkemeye teminat göstermesi gerektiğini, yabancı menşeili  davacı şirketin teminat göstermesinin dava şartı olduğunu, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini, taraflar  arasında üç adet kazan yapımı için 13.07.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre yapılacak işlerin bedelinin toplam 69.250.USD olarak belirlendiğini, düzenlenen sözleşmede, ''sözleşme tarihi''  olarak sözleşmede yazan peşinat bedelinin banka hesabına yatırıldığı tarihte başlayacağını, müvekkili şirketin sözleşme için  bugüne kadar yaklaşık 45.000.USD'lik imalat ve malzeme alımı yaptığını,  alınan malzemelerin bir kısmının ve yapılan imalatların sadece bu projeye özgü olduğu için başka bir yerde kullanılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle asıl zarara uğrayanın müvekkili şirket olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, sözleşmeyi  tek taraflı olarak  fesih etmesi  nedeni ile  bu konudaki her türlü talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, tüm bu hususların davacı tarafından müvekkili şirkete karşı keşide edilen ihtarnameye karşı vermiş oldukları cevabi ihtarnamede de açıkça belirtildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 13.03.2023 tarih ve 2022/648 Esas, 2023/153 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde, anlaşma toplam tutarının 69.250,00-USD olarak belirlendiği, %60 Nakit banka havalesi ile peşinat olarak, teslimde %40 banka havalesi ile ödeneceği, \"sözleşme tarihi\" kısmında \"Peşinat bedelinin banka hesabına yatırıldığı tarih sözleşme tarihi olarak esas alınır\" ibaresi bulunduğu, \"süresi\" kısmında \"1 ve 2 tankın (5m3 ve 10m3) için tank 4 hafta/ 3 tankın teslimatı (5m3) 6 hafta olacaktır\" açıklamasının bulunduğu, \"sevk süresi\" kısmında \"siparişinizi takiben 10 haftadır\" açıklamasının bulunduğu, davacı tarafça 13/07/2021 tarihinde 15.000,00-USD gönderildiği görülmüştür. Sözleşme toplam tutarı 69.250,00-ABD Doları olup, sözleşmeye göre ödenmesi gereken peşinat bedeli %60 oranında olarak belirlendiğinden davacı tarafça peşinat olarak ödenmesi gereken tutar: 69.250,00-USD X60/100=41.550,00-USD'dir. Anacak davacı tarafça ödenen peşinat tutarı 15.000,00-USD'dir. Bu nedenle davacı peşinat bedelini tam olarak ödemediğinden davalının temerrüde düştüğünün kabulü mümkün değildir. Davalı temerrüde düşmediğinden davacı sözleşmeden dönme hakkını kullanmayacaktır. Davalı tarafça, sözleşme kapsamında masraf yapıldığı iddia edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile sözleşmeye konu 1 adet 5m3 tankın üretiminin tamamlandığı, diğer tankların ve toplamda 4 adet paslanmaz bombe ile 4 adet siyah sac bombenin yarı mamül olarak bekletildiği, toplamda 26.052 USD maliyete sahip mamül ve yarı mamül bulunduğu, bu ürünlerin hastane sistemlerine özel olarak üretilmiş kriyojenik tank oldukları için fabrika ya da üretim tesislerinde kullanılmasının mümkün olmadığı tespit edildiği bildirilmiştir. Belirtmek gerekir ki, davalının yaptığı masraf dava konusu olmadığından bu hususta tam bir inceleme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın temerrüde düştüğü ispatlanamadığından davanın reddine, \" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 31.05.2023 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davalının temerrüte düştüğünü ve teslimdeki gecikmeden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, ilk derece mahkemesinin davalı tarafın temerrüte düşmediği yönündeki asılsız iddialarını kabul ettiğini, davalı tarafın sözleşmede yer alan teslim yükümlülüğünün ifasında temerrüte düştüğünü, taraflar arasındaki sözleşmede belirli vadeler kararlaştırıldığını ve siparişi takip eden 4 haftalık süre içinde ve devamındaki 6 haftalık süre içinde sözleşme konusu oksijen depolama tanklarının üretimin tamamlanarak tesliminin öngörüldüğünü, davalı tarafça belirlenen vadelerde sözleşme konusu ürünlerin üretilmediğini, yakın bir tarihte üretimin tamamlanmayacağının şirket yetkilileriyle yapılan görüşmelerde ortaya çıktığını, kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan ve davacı müvekkili şirketle sözleşme konusu ürünler ve üretim aşamaları hakkında bilgi veren ve iletişimi sağlayan dava dışı ....isimli kişinin tüm süreç boyunca müvekkilini oyaladığını, peşinatın tam yatırılmadığı şeklindeki tespitin hatalı olduğunu, peşinat yatırılmadığı için sözleşme kurulmadığını, davalıya ödenen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesinin gerektiğini, davacı müvekkilinin alacağının iki farklı yarışan hukuki nedene dayandığını, söz konusu yarışan hukuki nedenlerin ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna itiraz süresini beklememesinden dolayı tam olarak ortaya konamadığını, davalı tarafından sözleşmenin ifasında temerrüte düşüldüğü için sözleşmeden dönme beyanı doğrultusunda başlangıçta ödenen alacağın iadesinin gerektiğini, iddiaları kabul görmez ise peşinat bedelinin tam olarak yatırılmadığı için sözleşmenin kurulmadığı tespiti yapılması gerektiğini ve bu doğrultuda başlangıçta verilen alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri tahtında iadesi adına davanın kabul edilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen davanın reddi kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenen bedelin iadesi istemine ilişkinidir.  Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarafça yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Sözleşmeden dönme, sözleşmeyi sona erdiren ve tarafların iradelerine bağlı sebeplerden birisidir. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmelerinde tek taraflı bir irade açıklaması olan dönme beyanı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan karşı tarafa ulaşması ile hukuki sonuçlarını doğurur (Yargıtay 15. HD. 03/06/2021 gün, 2020/1914E., -2021/2492K. sayılı kararı). Bu nedenle nakit bedel karşılığı eser sözleşmelerinde dönme için dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır (Yargıtay 15. HD. 26/10/2015 gün, 2015/117E.- 2015/5319K. sayılı kararı).  Geriye etkili fesih olarak tanımlanan dönme, sözleşmeyi sona erdiren ve tarafların iradelerine bağlı sebeplerden birisidir, beyandan ibarettir. Eser sözleşmelerinde nakit bedel karşılığı tek taraflı irade açıklaması olan dönme-geriye etkili fesih beyanı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan karşı tarafa ulaşmasıyla hukukî sonuçlarını doğurur. Dönme-geriye etkili fesih beyanının açık olmasına gerek yoktur. Fesih ve dönme sözcüğü kullanılmasa da iş parasının geri istenmesi gibi dönme-geriye etkili fesih iradesini gösteren beyanlarda bulunulmuş ise sözleşmenin feshi iradesinin bildirildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay HGK. 28/09/2021 gün, 2017/3-2615E.,  2021/1102 sayılı kararı).<br>Somut olayda, taraflar arasında hastane tipi 3 adet oksijen depolama tankı ve ilgili ekipmanlarının üretilmesi ve teslimi konusunda 13/07/2021 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı taraf, taraflar arasında 13/07/2021 tarihinde imzalanan   sözleşme gereğince davalıya 15.000 ABD doları ödendiği, davalının teslim borcunu yerine getirmediği iddia ile ödediği bedelin iadesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise, sözleşmede kararlaştırılan peşinatın tamamının ödenmediğini, davacının sözleşmeye uygun davranmaması nedeniyle zarara uğradıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br> 6100 sayılı Kanun'un “Hukuki dinlenilme hakkı” kenar başlıklı 27 nci maddesi şöyledir: \"(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.\"  6100 sayılı Kanun'un \"Bilirkişi raporuna itiraz\" kenar başlıklı 281 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: \"(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.\"<br>Hukuki dinlenilme hakkı gereğince; tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunlu olup yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahip oldukları için, iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi gerekmektedir. <br>Dosya kapsamına göre somut olayda hükme esas alınan 06/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin itiraz süresi dolmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını sunma hakkından mahrum bırakılması, hukuki dinlenilme hakkının ihlâli niteliğindedir.  Şu hâlde, davacı vekiline usulüne uygun olarak bilirkişi raporu tebliğ edilip, varsa tarafların itirazları değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden davacının hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.03.2023 tarih ve  2022/648 Esas, 2023/153 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Davacı vekili tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,<br>6-Davacı vekili tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8ca8bec5a5f323c","SID":"fc35b44e4d063449"}}