{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2031 <br>KARAR NO: 2025/1059<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 09/06/2022<br>NUMARASI: 2020/65 Esas - 2022/438 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2019 tarihinde ... adına tescilli bulunan ... plaka sayılı aracın karıştığı kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin çocuğu ...'in vefat ettiğini, kaza sırasında yolcu konumunda bulunan küçüğün kazaya etken herhangi bir kusurlarının söz konusu olmadığını, kaza yapan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta nezdinde ZMSS kapsamında sigortalı olduğunu, poliçe klozları gereği teminat altına alınan riskin gerçekleştiğini, kaza nedeniyle oluşan destekten yoksun kalma maddi zararına ilişkin olarak davalı şirkete 11.09.2019 tarihinde başvuru yapıldığını, tazminat ödemesi talebinde bulunulduğunu ancak şirketçe herhangi bir cevap verilmediğini, 12.05.2019 tarihinde gerçekleşen kazadan ötürü vefat  eden müvekkillerinin müşterek çocukları ... vefatından kaynaklı destekten yoksunluk zararına ilişkin olarak her bir müvekkili için 500,00 TL'den olmak üzere ve ileride arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile toplam 1.000,00 TL destekten yoksunluk maddi tazminatının sigorta şirketi açısında temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 286.624,62 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarına işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuran tarafından başvuru dilekçesinde de görüldüğü üzere başvuran vekili taraflarına yapmış olduğu başvuruya veraset ilamı ve güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği eklendiğini, müvekkili şirket tarafından eksik evrak talebinde bulunulmuş olmasına rağmen tamamlanmadan davanın açıldığını, kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını talep ettiklerini, alınacak kusur raporunda da görüleceği üzere davacı ... ve dava dışı ...'ın bu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 135.379,64-TL; davacı ... için 93.920,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararına esas hesap bilirkişi raporunda bir kısım hesaplama ve değerlendirmelerde hataların bulunduğunu, desteğin erkek çocuk olduğunu, 18 yaşın ikmalinden 3 yıl sonra evleneceği değerlendirilerek pay ayrımı ve hesaplama yapılması gerektiğini, TÜİK verilerine göre Kahramanmaraş ilinde erkek çocuklarının ilk evlenme yaş ortalamasının 2019 yılında 26,9 yaş, 2020 yılında 26,8 yaş, 2021 yılında 27 yaş olduğunun sabit olduğunu, müvekkillerinin desteğinin 21 yaşında evleneceği faraziyesine göre yapılan hesaplama sonucu müvekkilleri yönünden düşük tazminat tespit eden işbu bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, Dairemizce aldırılacak yeni bir hesap raporu ile sabit olacağı miktarlar üzerinden hüküm kurulmasını ve tazminat hesabına esas parametrelerde meydana gelecek tüm değişimlerde müvekkillerinin hak edeceği tazminat miktarında artış olabileceğinden aleyhe müktesep hak oluşmaması açısından fazlaya dair tüm haklarının saklı tutulmasın gerektiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazanın meydana geldiği yerin Karayolu olmadığını, dava konusu olaya ilişkin tutulan tutanaklar uyarınca olayın baraj göleti kıyısında gerçekleştiğinin açık ve net olduğunu, olayın Karayolunda gerçekleşmediğinin aşikar olduğunu, dava konusu olayın, Karayolunda veya bağlı yerlerinde gerçekleşmediğini, baraj suyunun kıyısında gerçekleştiğini, kazanın, Karayolu içinde gerçekleşmediğinden müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) Genel Şartları uyarınca sorumluluğu bulunmadığını, kazanın gerçekleştiği yer itibariyle, ilgili kazanın zorunlu trafik sigortasının yer bakımından uygulama alanı dışında olduğunu, dava konusu kazanın çocuklara emanet edilen traktörün suya kaçması neticesinde meydana geldiğini, kusur raporunda %70 kusur atfedilen kimliği belirsiz şahısların ve araç sürücüsünün ...  ve müteveffa ... olduğunu, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile sürücü ...'ın %15 ve kimliği belirsiz sürücünün %85 kusurlu olduğunun belirtildiğini, bilirkişi tarafından kusur oranının %100 olarak alındığını, bu hususun kabul edilemez nitelikte olduğunu, dava konusu kaza meydana geldiği sırada aracın işletilme halinde olmadığını, davacıların, vefat eden ...in eylemlerinden sorumluluğu ve kazanın meydana gelmesinde ağır kusur ve ihmallerinin değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu olayın işletilme halinde olmayan ve velayet altında olan küçük çocuk / çocuklar tarafından gerçekleştirildiğini, dava konusu olayda, zarar ve sorumluluk açısından irdelendiğinde illiyet bağı kesilmiş olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılan değerlendirmelerin eksik yapıldığını,  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kazanın meydana geldiği yerin Karayolu olup olmadığının tespiti ile vefat eden ...'in traktörün emanet edildiği şahıslardan biri olması sebebiyle kazanın meydana gelmesindeki kusurunun tespit edilmesi gerekirken bu yönde bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, davacı ...’in dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusur ve ihmalinin bulunduğu aşikar olup, kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi uyarınca ve davacıların bakım, gözetim sorumluluğu açısından olayın meydana gelmesinde sorumluluklarına ilişkin değerlendirme yapılması ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 12.05.2019 günü saat 18:10 sıralarında, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ile ... kıyısında aracı park etmesi akabinde müteveffa çocukları araç yanında bırakıp mahalden ayrılması akabinde, küçük yaştaki müteveffa ... ve müteveffa ...'ın traktörün kabin kısmında bulunduğu sırada traktörün harekete geçerek gölete düştüğü, müteveffa ...ın da müdahale etmek amacıyla gölete girmesiyle; üç çocuğun da boğularak ölmesiyle neticelenen dava konusu olay meydana gelmiş, davacıların çocuğu  ...'nin vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 2.maddesinde bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş ise de, aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında esasen karayolu tanımında girmediği halde, genel trafiğin kullanımına açık yerlerde \"karayolu gibi\" kabul edilmiştir. Ayrıca, karayolunun asfalt, beton, taş veya toprak olma arasında da bir fark bulunmamaktadır. Bu itibarla, yasal düzenlemeler ve Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş uygulamaları da gözetildiğinde; KTK'nın uygulanması için bir kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmemektedir. Kazanın karayolu ile bağlantısı olan veya karayolu sayılan bir alanda meydana gelmiş olması da yeterlidir. Mahkemece Karayolları Fen Heyetinden alınan bilirkişi raporunda; \"...meydana gelen kaza, bir araç olan traktör ile Fotoğraf-|'den görüleceği üzere Göksun-Çardak yolundan kaza mahalline giden ve kamu tarafından kullanılan tarla yolları-arazi şeridinde, aracın hareket ederek gölete düşmesi sonucu olmuştur. Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin karayolu ile bağlantısı bulunmaktadır. 2918 sayılı K.T.K.'nın 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir. Aracın mekanik aksamı, motor çalışmasa dahi harcket halinde olduğundan, el freninin indirilmiş olması ve dörtlü flaşörlerin yanar vaziyette olması nedeniyle aracın işletme halinde olduğu kabul edilmiştir. Araçta bozukluk bulunduğuna dair bilgi ve belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Kaza Mahallinde ve araç üzerinde işleteninin fiillerinden sorumlu olduğu şotör ve yardımcılar gibi kişiler bulunmamaktadır. Motorlu araç, işletilme haline getirilmese idi zararın oluşmayacağı söylenebildiğinden kaza ile nedensellik bağı mevcuttur.\" açıklamalarına göre davalı vekilinin kazanın karayolunda olmadığı ve aracın işletilme halinde olmadığından teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Kaza nedeniyle alınan kusur bilirkişi raporlarında; ceza mahkemesinin gerekçeli kararında kabul gören olayın oluş şekli, ifadeler ve tespitler dikkate alındığında  küçük yaştaki müteveffa ... ve müteveffa ...'ın traktörün kabin kısmında bulunduğu sırada el freni indirilen traktörün harekete geçerek gölete düştüğü, ancak el freninin kim tarafından indirildiği belirlenemediği anlaşılmakla davalıya sigortalı araç sürücüsü  traktör ile olay mahalli Adatepe Baraj Göleti kıyısına gelip aracını park ettiğinde; aracın teknik özellikleri, park ettiği mahallin özelliklerini de dikkate alarak aracın kendiliğinden hareket etmesini engellemek üzere yeterli ve gerekli önlemleri almadığı, traktörün kabinine küçük yaştaki müteveffaların binmesini engellemek üzere aracın kapılarını da kilitlemediği ve mahalden ayrıldığı, bu haliyle ölümlerle sonuçlanan dava konusu kazanın oluşumuna zemin hazırladığı anlaşılmakla kusurlu, park halinde olan traktörün, müteveffa ... ve müteveffa ...'ın traktörün kabin kısmında bulunduğu sırada traktörün el frenini indirip aracın kendiliğinden harekete geçerek suya kaçıran kimliği belirsiz şahıs dava konusu ölümlü kazanın oluşumunda kusurlu oldukları tespit edilmiş, mahkemece alınan her üç raporda da aynı tespitler olup kusur oranları değişmiştir.  Ancak mahkemece raporlarda desteğe açıkça kusur verilmediğinden kusursuz olduğu kabul edilmiş ve davalı taraf %100 kusur üzerinden hesaplanan tazminata müterafik kusur indirimi uygulanarak hüküm kurulmuştur. Davalı vekilinin 7 yaşındaki desteğin kusurlu olduğu itirazında bulunmaktadır. Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin 2022/13475 E. ve 2024/10297 K. sayılı kararında belirtildiği gibi; \"... Ayrıca Türk Medeni Kanun'un 328. maddesi gereğine anne ve babanın çocuğa karşı bakım ve gözetim yükümlülüğü düzenlemekle, 4 yaşında desteğin traktöre bindirilerek üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği anlaşılmakla, belirlenen zarardan  %20 oranında  müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken,eksik inceleme  ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, şeklindeki açıklamasına göre davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre  muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, TRH 2010 Yaşam Tablosuna  göre ve prograsif rant tekniği uygulanarak düzenlendiği, yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olması nedeniyle ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Kaldı ki,  hükme esas alınan  aktüerya raporuna karşı davacılar vekilinin desteğin evlenme yaşı ile ilgili itiraz etmediğinden bu yönden aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden  aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekili ve davalı vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.663,46 TL harçtan peşin alınan 3.917,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.745,61‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63cc52d6c6257133","SID":"1b5a11209b68bc14"}}