{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1171 <br>KARAR NO:2025/823<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/02/2021<br>ESAS NO:2017/1135 <br>KARAR NO:2021/126<br>DAVA TARİHİ:30/10/2017<br>DAVA:Alacak <br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.05.2007 tarihinde yapılan ihale ile davalı idareye ait 8.4.1 ihale grubu, 24.10.2005 tarihinde yapılan ihale ile 7.4.1 ihale grubu ve 09.04.2004 tarihinde imzalanan sözleşme ile 4.4.2 ihale grubu ile iletim trafo merkezlerinin bakım ve güvenlik hizmetleri hariç işletilmesi yükümlülüğünü aldığını, tarafların 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3/g maddesi istisna kapsamı uyarınca ihale edilen, hizmet alımlarında uygulanacak götürü bedel sözleşmesini imzaladıklarını, davalı ile imzalanan 4.4.2 ihale grubu ile ilgili fiyat farkı alacak talebinde bulunmadığını, haksız kesintiden kaynaklanan alacak taleplerinin dosyada bulunduğu sözleşmede yürürlükte bulunduğu sürece davalı işletmenin müvekkilinin keseceği hizmet faturalarını eksik hesaplayarak bildirdiğini, bu eksikliğin nedeninin sözleşmenin 15.4 maddesine göre fiyat farkı hesaplanacak değerin bulunmasında toplam hizmet bedelinden düşülmesi gereken işçilere ödenecek ücretlerin sözleşmeye aykırı olarak brüt ücret olarak değerlendirilmesi olduğunu, davalı işletmenin hazinece davacı müvekkile sağlanan teşvik kapsamında verilen % 5 prim iadesine de hukuka aykırı olarak el koyduğunu, davalı idareden 7.4.1 ve 8.4.1 ihale grubu trafo merkezlerinin işletilmesine ilişkin 14.06.2007 tarihli sözleşmelerin 7.3.1, 2.3 ve 15.4, idari şartnamelerin 27.3.1,2,3 ve 49.3 maddelerine aykırı olarak işletme hizmet bedelinin yanlış hesaplanması nedeniyle dava konusu yapılan hizmet bedeli alacağının KDV hariç 116.284,38 TL olduğunu, 5510 sayılı yasadan kaynaklanan taleplerinin müvekkilin bu yasayla kendisine iade edilen %5 prim indirimine yasaya aykırı olarak davalı tarafça el konulduğunu, hazine tarafından karşılanan ve davalı idare tarafından el konulan dava konusu alacak tutarının 38.605,22 TL olduğunu, davalı işletmenin sözleşmeye aykırı olarak hesapladığı işletme hizmet bedellerinin faturalar ile hakedişlerden kestiği haksız kesinti toplamının 3.837,11 TL olduğunu ve iş bu alacakların alacağın doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş; davacı vekili 23.11.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, verilen hizmetten doğan ancak tahsil/fatura edilemeyen 116.284,38 TL fiyat farkı alacak talebini 23.557,00 TL artırarak talebini 139.841,38 TL olarak ıslah etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; idari şartnamenin 27.3.3. ve 49.2 maddelerine istinaden her yıl ihale tarihinde ödenmekte olan asgari ücretin işçilik maliyetleri toplam hakediş ödemesinden çıkarılarak geriye kalan işçilik hariç bedelin sözleşmede belirtildiği gibi TÜİK tarafından yayınlanan “bir önceki yılın aynı ayına göre değişim” enflasyon oranına göre ÜFE oranında eskale edildiğini, dolayısıyla ödenmediği ileri sürülen ÜFE artış farklarının bu eskalasyonla topluca yükleniciye ödendiğini, sözleşmenin 7.3.3 maddesi uyarınca çalışan personele ödenmesi gereken ücretin asgari tutarlarının belirlendiğini, ilgili maddenin yıllık asgari ücret artışından kaynaklanan asgari ücret eskalasyonu ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, ihale dokümanlarında brüt asgari ücret üzerinden teklif alındığını, davacı firmanın taraf olduğu sözleşmede aksi yönde bir ifade bulunmadığını, davacı tarafın 5510 sayılı yasanın sağladığı indirimden yaralanması için 81/1 maddesinde aradığı şartları yerine getirmesi gerektiğini, davacının bu şartları yerine getirmediğini, üst işveren olarak kurumlarının 5510 sayılı kanun kapsamında %5 işveren pirim teşvikinden davacı firma aracılığıyla yararlanmakta olduğundan firmanın basiretsiz uygulaması nedeniyle kurumlarını zarara uğratığından telafisi için zararın firmadan tahsil edildiğini, davacı firmanın her defasında hakediş imzalamak için geç gelmesine bağlı olarak ... pirim ödemelerinde de gecikmeler yaşanmış olmasında kurumlarına herhangi bir sorumluluk isnat edilemeyeceğini, iade faturaları ilgili ayda yapılan asgari ücret artışından kaynaklanan eskalasyon sonucu oluşan ve imzalanan hakediş tutanağındaki tutardan davacı tarafından fazla fatura düzenlendiğini, fatura ile hakediş tutarları arasındaki farkın taraflarınca iade faturası düzenlenerek davacı firmanın hakedişinden düşülerek mahsup edildiğini, burada haksız bir kesinti bulunmadığını, fazla fatura tutarının iadesi şeklindeki bir düzeltici işlem olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak sözleşmenin 7.3.3 ile 15.4 maddelerinin davalı tarafından yanlış yorumlandığı ve davalı kurum tarafından fiyat farkı uygulamasının usule aykırı yapıldığı ve davalı tarafça fatura edilen haksız kesinti toplamıyla sosyal güvenlik primlerinde yapılan indirimin davacı tarafa ödenmediği iddiasıyla açılan alacak davasında, tüm dosya kapsamı ve dosyadaki mevcut deliller kapsamında hüküm kurmaya elverişli 05.10.2020 tarihli raporda davacının sözleşme kapsamında sözleşmenin 7.3.3 maddesine göre personel ücretlerinin net asgari ücret olarak tarif edildiği ve net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, ancak davalı tarafından davacı tarafa ödemelerin brüt asgari ücret üzerinden ödendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin belirtilen maddelerinde gösterilen tabloda ücretlerin net olarak yazıldığı, davalı tarafın asgari ücretlerdeki artışların ödenmesinde hangi gerekçe ile brüt asgari ücret üzerinden ödeme yapıldığı hususunun sözleşme üzerinde yapılan incelemeden tespit edilemediği, bu yönde yapılan bilirkişi hesaplamasına göre 7.4.1 ihale grubu işlere ilişkin davacının fiyat farkı alacağının 96.755,33 TL, 8.4.1 ihale grubu sözleşmesine göre eksik ödemeler nedeniyle davacının fiyat farkı alacağının 43.086,51 TL olduğu, toplamda 139,841,84 TL fiyat farkı alacağına davacının  hak kazandığı (kdv hariç), yine 5510 sayılı yasa gereği Hazinece karşılanan %5 Sosyal Güvenlik Prim indiriminin davalı tarafından hakedişlerden kesilmesinin yerinde olmadığı, fatura edilen ve hizmet faturalarından düşülen 5510 sayılı yasa gereği hazinece karşılanan tutarın KDV'sinin de davacıya iadesi gerektiği, zira 5510 sayılı kanunun 81/I bendi uyarınca gösterilen şartların yerine getirilmesi halinde malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları priminden işverin hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağı hüküm altında alınmış olup, bilirkişilerin yapmış olduğu hesaplama sonucu  bu tutarın 38.964,85 TL olduğu ve davacının bu tutarı talep edebileceği, ayrıca davacı tarafa fatura edilen 3.837,13 TL tutarlı faturalar yönünden yapılan kesintinin iş bu faturaların davacı tarafça davalıya iade edildiği ve faturalara itiraz edildiği, davalı tarafından iade alınan faturalar yönünden başkaca bir işlem yapılmadığı ve bu faturalardan yapılan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, davacı vekili tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen tutar üzerinden davanın ıslah edildiği ve ıslah dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalı her ne kadar dava dilekçesinde  tazminat konusu alacağın doğduğu tarihten itibaren avans faizi uygulanmasını talep etmiş ise de, davacı tarafından davalıya usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir ihtarname bulunmadığı ve taraflar arasındaki yazışmalarda davalı tarafça fatura edilen tutarın alacaklarının tamamını ihtiva etmediği, alacak haklarını yasal yollar ile talep hakkını saklı tuttuğunu belirtmiş ise de bunun davalının temerrütü için yeterli olmadığı ve davalının temürrütünün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği gerekçesiyle Davanın kabulü ile, 139.841,84 TL fiyat farkı ( KDV hariç) alacağı, 38.964,85 TL 5510 sayılı yasa gereği ödenmesi gereken indirim bedeli alacağı ve 3.837,13 TL davalı tarafından yapılan kesinti alacağı olmak üzere toplam 182.643,82 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın kaldırılarak hüküm kısmında yer alan \"alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair kararın, alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline şeklinde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararına dayanak 05.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile ilk bilirkişi raporu arasında yapılan hesaplamalar arasında astronomik ve izaha muhtaç bir fiyat farkı bulunduğunu, bilirkişi raporlarının birbirleriyle çeliştiğini, müvekkili kurumca yapılan ödemeler yok sayılarak yanlış hesaplama yapıldığını, sözleşmenin 15.4 maddesine göre, müvekkili kurumca yapılan fiyat farkı ödemeleri görmezden gelinerek ÜFE artışı oranı hesaba katılarak davacı lehine haksız şekilde 139.841,84 TL fark ödemesinin çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, itibar edilen bilirkişi raporunda müvekkili kurumca kesilen iade faturaların görmezden gelindiğini, ödenmediği ileri sürülen ÜFE artış farklarının eskalasyonla topluca yükleniciye ödendiğini, sözleşmenin 7.3.3 maddesinin yıllık asgari ücret artışından kaynaklanan asgari ücret eskalasyonu ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, asgari ücret eskalasyonunun brüt veya net üzerinden yapılmış olmasının yüklenici firmayı herhangi bir zarara uğratmayacağını, çünkü eskale edilerek artan işçilik ücretleri ve işverene maliyetlerinin müvekkili kurum tarafından karşılandığını, ihale dokümanlarında brüt asgari ücret üzerinden teklif alınması nedeniyle davacı firmanın haksız ve hukuka aykırı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın 5510 sayılı yasanın sağladığı indirimden yaralanması için 81/1 maddesinde aradığı şartları yerine getirmesi gerektiğini, davacı firmamım bu şartları yerine getirmediğini, üst işveren olarak kurumlarının 5510 sayılı kanun kapsamında %5 işveren pirim teşvikinden davacı firma aracılığıyla yararlanmakta olduğundan firmanın basiretsiz uygulaması nedeniyle kurumlarını zarara uğratığından telafisi için zararın firmadan tahsil edildiğini, davacı firmanın her defasında hakediş imzalamak için geç gelmesine bağlı olarak ...pirim ödemelerinde de gecikmeler yaşanmış olmasında kurumlarına herhangi bir sorumluluk isnat edilemeyeceğini, iade faturaları ilgili ayda yapılan asgari ücret artışından kaynaklanan eskalasyon sonucu oluşan ve imzalanan hakediş tutanağındaki tutardan davacı firma tarafından fazla fatura düzenlendiğini, fatura tutarı ile hakediş tutarı arasındaki farkın taraflarınca iade faturası düzenlenerek davacı firmanın hakedişinden düşülerek mahsup edildiğini, burada haksız bir kesinti bulunmadığını, fazla fatura tutarının iadesi şeklindeki bir düzeltici işlem olduğunu, mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı ile davalı arasında 08/05/2007 tarihinde yapılan ihale ile davalı idareye ait 8.4.1 ihale grubu ..., ..., ...,...trafo merkezleri ve 24/10/2005 tarihinde yapılan ihale ile 7.4.1 ihale grubu ..., ..., ... trafo merkezleri ve 09/04/2004 tarihinde imzalanan sözleşme ile 4.4.2 ihale grubu ..., ..., ... trafo merkezleri iletim trafo merkezlerinin bakım ve güvenlik hizmetleri hariç işletilmesi hususunda yükümlülüğünün davalı şirketçe alındığı ve 4734 sayılı  ihale kanunun 3/g maddesi istisna kapsamı uyarınca ihale edilen hizmet alımlarında uygulanacak götürü bedel sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresi boyunca davalının davacı şirketin keseceği hizmet faturalarını eksik hesaplayarak bildirdiği bunun nedeninin sözleşmenin 15.4 maddesine göre fiyat farkı hesaplanacak değerin bulunmasında toplam hizmet bedelinden düşülmesi gereken işçilere verilecek ücretlerin sözleşmeye aykırı olarak brüt ücret üzerinden değerlendirmesi olduğu, davalı tarafından hazinece davacıya sağlanan teşvik kapsamında verilen % 5 prim iadesinin davacıya verilmeyerek davalının uhdesinde kaldığı ve yine davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak faturadaki hakedişlerden kesilen haksız kesintiler olduğu iddia edilmiştir.Taraflar arasındaki 7.4.1 ve 8.4.1 ihale grubu işlere ilişkin sözleşmelerin fiyat farkına ilişkin 15.4 ve 7.3.3 maddeleri uyuşmazlık konusudur. Fiyat Farkı başlıklı 15. maddenin 5.3 Maddesinde fiyat farkları; a)Bu sözleşmenin 7.3.3 maddesinde belirtilen personele ödenecek en az ücret; İhale tarihindeki 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış oranı (%) kadar artırılır. Bu artıştan doğan fark,...” b)İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, c) 506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark, (a), (b) ve (c) toplamı 506 sayılı kanun gereğince işveren nam ve hesabına hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak sureti ile ödenir veya kesilir.15.4 maddesi ”işe başlama tarihinden itibaren 1.inci hizmet yılında ödenecek toplam bedel; (7.4.1 ihale grubu için 5 yıllık sözleşme, 8.4.1 ihale grubu için 3 yıllık sözleşme ) 5 (beş) yıllık Sözleşme bedelinin 1/5 'i (1/3 'ü) ile bu sözleşmenin 15.3 maddesindeki fiyat farklarının toplamı olacaktır. İkinci ve takip eden yıllar için bir önceki yılda ödenen toplam bedelin, bu sözleşmenin 7.3.3 maddesinde belirtilen personel ücretleri hariç, kalan kısmı ...'nin açıkladığı ..kadar artırılacaktır...”, 15.5 sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz.'' şeklindedir. Atıf yapılan sözleşmenin 7.3.3 maddesinde ''yüklenici personele en az ihale(son teklif verme) tarihinde yürürlükte bulunan ve 16 yaşından büyükler için uygulanan asgari ücretin aşağıda belirtilen oranlarında ödeme yapılacaktır denilerek personele göre net asgari ücret üzerinden belirli oranlarda ödeme yapılacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince mali müşavir, elektrik mühendisi, sgk uzmanı ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 20.06.2019 tarihli raporda:\"7.4.1 İhale Grubu İçin; Sözleşmenin 7.3.1 Maddesi Yönüyle Değerlendirme: Hesaplama brüt asgari ücretin /420's üzerinden yasal kesintiler kesildikten sonra kalan kısmı yemek bedeli olarak ödeneceği düzenlenmiştir. Yemek bedelinin net veya brüt üzerinden belirlenmediği, yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutar üzerinden ödemenin yapılacağı belirtildiğinden bu ihale grubu yönüyle yemek bedeli noktasında eksik hesaplama bulunmamaktadır.Sözleşmenin 7.3.2 Maddesi (Giyim Yardımı) Yönüyle Değerlendirme: 5510 sayılı Kanunun 80. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ayni yardımların prime esas kazanca dahil edilmeyeceği belirtilmiştir. Giyim yardımı (yerine para verilmediği sürece) ayni yardım niteliğinde olduğundan prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.Sözleşmenin 7.3.2 maddesinde belirtilen yılda toplam bedeli en az 75 TL tutarındaki giyim yardımı yapılması kararlaştırıldığı görülmektedir.Giyim yardımının ayni yardım niteliğinde olduğu ve prime esas kazanca dahil edilmeyeceğinden ve sözleşmede giyim yardımının net veya brüt olduğu yönünde bir ibarenin olmayışından, davacı taraf aleyhine bir zararın ve hesaplama yapmayı gerektirecek bir durumun oluşmadığı anlaşılmıştır.Sözleşmenin 7.3.1, 7.3.2 ve 7.3.3 maddeleri gereğince davacı lehine hesaplanan toplam fark tutarın (17.268,9144.378,90426.048,65) 47.696,46 TL olduğu, (Davacının talebinin ise 116.284,38.TL olduğu) Davacı işverenin gerek sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi gerekse ihale döneminde herhangi bir idari para cezasının uygulanmadığı anlaşılmıştır. Haliyle davacı şirketin yasadan doğan bu hakkı kazandığı tespiti ile hakedişlerden yapılan kesintinin yerinde olmadığı aşikardır. Nitekim Yüksek Mahkeme birçok kararında ihale makamının hak edişlerden 5 puanlık indirimin kesilmesini haksız bulmuştur. 5 puanlı ... prim kesintisinden kaynaklanan davacı lehine hesaplanan toplam fark tutarın (11.012,33 4* 26.048,65) 37.060,98 TL olduğu, (Davacının talebinin ise 38.605,22.TL olduğu) ... A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarih: 13/08/2010 , 4419 - konu: faturalara itirazında T.Mİ. /7.4.1 ve T.M.İ/8.4.1 grubunda yer alan bakım onarım ile güvenlik koruması hariç işletmesini yapılan trafo merkezleri için tanzim edilen 07/2010 hizmet bedeli faturaları tarafımızca tastik edilmiş olup, faturaların yüksek olduğu saptandığı, bu yüksekliğin nedeninin tarafınızca yapılan eskalasyondan kaynaklandığı, bundan dolayı sözleşme hükümlerine göre tarafımızca yapılan ve tarafınıza bildirilen eskalasyonda bildirilen rakamın üzerinde tarafınızca tanzim edilen rakamlara itiraz edildiği ve iade faturası kesildiği,'' şeklinde itiraz edildiği, Davalı tarafın, hakkedişlerde hesaplanan eskalasyon farkından dolayı toplam 3.024,53 TL iade faturası kesebileceği, bu halde Davacının haksız kesintiden alacağının 3.837,11-3.024,53.TL= 812,58.TL olduğu, (Davacının talebinin ise 3.837,1122.TL olduğu).\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir, elektrik mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 05.10.2020 tarihli raporda:\"...Dava konusu fiyat farkı hesaplaması uzlaşmazlığının çözümünde esas alınacak, sözleşmenin 15.4 maddesine göre eksik hesaplanan fiyat farkı nedeniyle, davacıya 7.4.1 ihale grubu için 96.755,33 TL (KDV'siz), 8.4.1 ihale grubu için 43.086,51 TL (KDV'siz) olmak üzere toplam 139.841,84 TL eksik hizmet bedeli ödendiği, eksik ödenen bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiği; davacının talebinin 116.284,38 TL (KDV'siz) olduğu, 5510 sayılı yasa gereği hazinece karşılanan 465 ...indiriminin davalı tarafından hak edişlerden kesilmesinin yerinde olmadığı, Fatura edilen ve hizmet faturalarından düşülen 5510 sayılı yasa gereği hazinece karşılanan tutarın KDV'sinin de davacıya iade edilmesi gerektiği, dosyadaki belgelere göre toplam 38.964,85 TL. nin davacıya iadesi gerektiği; davacının talebinin 38.605,22 TL olduğu, Davacının hak edişlerinden dayanağı bulunmayan kesinti tutarı olan 3.837,13 TL'nin davacıya iadesi gerektiği, Yukarıda belirtilen alacakların, davalı dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan (TBK.md.117), dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davacıya ödenmesi gerektiği\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davadaki taraflar arasında benzer uyuşmazlık konusunda farklı ihale için açılan davaya ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarih ve 2022/2832 E., 2023/3042 K. sayılı ilamı:\"Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Taraflar arasında akdedilen 07.05.2005 tarihli “... A.Ş Açık İhale Usulü İle İhale Edilen İstisna Kapsamı Hizmet Alımlarında Uygulanacak Götürü Bedel Sözleşme” düzenlenmiş olup, işin beş yıllık toplam götürü bedeli 1.137.120,00-TL olarak tespit edilmiştir.Davada talep edilen alacak kalemleri yönünden mahkemece yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Alınan 11.01.2019 tarihli ilk bilirkişi raporunda sözleşmenin 7.3.1 maddesine göre hesaplanan yemek ücret farkının 20.492,99-TL olduğu, 7.3.2. maddesine göre giyim yardım farkının olmadığı,7.3.3 maddesine göre hesaplamadan kaynaklanan farkın 118.091,24-TL olup toplam fark hesabın 138.584,23-TL olduğu, davacı tarafın 19.532-76-TL tutarındaki beş puanlık hazine teşvikinden yararlanması gerektiği; 08.07.2019 tarihli ek raporda sözleşmenin 7.3.1 maddesine göre hesaplanan yemek ücret farkının 22.270,22-TL olduğu, 7.3.2. maddesine göre giyim farkının 1511,30-TL olduğu, 7.3.3 maddesine göre hesaplamadan kaynaklanan farkın 118.091,24-TL olup toplam fark hesabın 141.872,76-TL olduğu, davacı tarafın 19.532-76-TL tutarındaki beş puanlık hazine teşvikinden yararlanması gerektiği, her ne kadar davalı taraf davacı tarafın ödemediği ... primlerini ödemek zorunda kaldığını belirtmişse de dava konusu uyuşmazlığın tarafların cari hesabının yapılıp, borç-alacak durumunun çıkartılmasının olmadığı, bilahare alınan 26.06.2020 tarihli yeni bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda sözleşmenin 15.4. Maddesine göre eksik hesaplanan hizmet bedelleri nedeniyle 164.550,84-TL hizmet bedelinin davacıya eksik ödendiği,  davacı tarafın 19.532-76-TL tutarındaki beş puanlık hazine teşvikinden yararlanması gerektiği belirlenmiştir. Mahkemece alınan her iki bilirkişi kurulu raporu arasındaki farklılığın giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de  hesaplamanın nasıl yapıldığı belirlenemeyen, bir başka deyişle denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.Diğer taraftan, taraflar arasındaki Sözleşmenin eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesinde yer alan hükmün eldeki dosyada tartışılması gerekmektedir.Öte yandan, davacı davalının 5510 sayılı Yasanın 81/ı maddesine aykırı olarak müvekkillerinin hak edişlerinden kesinti yaptığını ileri sürmüş, davalı taraf davacı tarafın ödemediği ... primlerini ödemek zorunda kaldığını savunmuşsa da bu hususta inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, eksik ödendiği iddia olunan fiyat farkından kaynaklı hakedişlere, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesine uygun biçimde yüklenicinin itirazı bulunup bulunmadığı, kesintinin yapıldığı ara hak edişlerin yüklenici tarafından olduğu gibi kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı değerlendirilerek, hakedişlere usulüne uygun ihtirazi kayıt konulmamış ise ara hakedişler olduğu gibi kesinleşmiş sayılacağından eksik ödenen hakedişlerin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmesi, usulüne uygun ihtirazı kayıt konulmuş ise, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporlarının özellikle fiyat farkı hesabı konusunda tamamen çelişkili olduğu ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli  olmadığından 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kuruluna  fiyat farkı alacak kalemleri bakımından sözleşme ve eklerine uygun şekilde değerlendirme yapılarak önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde  fiyat farkının hesaplattırılması  ve ayrıca  davalının 5510 sayılı Yasanın 81/ı maddesine aykırı olarak yapıldığı iddia olunan kesintilere ilişkin davalının itirazları da giderilmek suretiyle gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, sözleşme eki hizmet işleri genel şartnamesi hükümleri tartışılmaksızın eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.\"şeklindedir.Somut olayda, Mahkemece alınan ilk bilirkişi heyet raporunda, davacının örnek olarak sunduğu, davalının daha sonra başka firmalarla imzaladığı sözleşmenin 7.3.5 maddesini esas alarak hesaplamayı brüt ücret üzerinden yapılmış, daha sonra Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden alınan rapora itibar edilerek hüküm tesis edilmiştir. Her iki rapor arasında davacının talebine konu her üç kalem yönünden hesaplama farklılıkları mevcuttur. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ikinci rapor esas alınmak suretiyle mahkemece hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmesi isabetsizdir. Ayrıca bilirkişi raporlarında yukarıda yer verilen içtihatta belirtilen hakedişlere usulüne uygun ihtirazi kayıt konulup konulmadığı ve davacının %5 sgk prim iadesinden yaralanamadığına yönelik alacak kalemi yönünden davalının savunmalarında yer alan hususlarda incelenmemiştir. Bu nedenlerle mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yukarıda yer verilen içtihattaki açıklamalarda dikkate alınarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak varılacak kanaate göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.Kabule göre de, mahkemece davanın kabulüne karar verilen her üç alacak kaleminin de dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki kalemlerden fazla miktarlara ilişkin olduğu anlaşılmakla, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hüküm tesis edilmesi kamu düzenine ilişkin olduğundan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli görülmüştür. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kaldırılması sebebine göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1135 E. 2021/126 K. sayılı 11/02/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a413e72cc9601710","SID":"d6912199e068e5f2"}}