{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/240 <br>KARAR NO:2025/649<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/12/2023<br>NUMARASI:2022/455  Esas  2023/787 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:04/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 vd. maddeleri  gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece,\"Davacı şirket yönünden konkordatoya tabi olan borçların tasdiki yönünden yapılan değerlendirmede; tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi ekindeki belgeler, ön proje, komiserin ara raporları ve tasdike ilişkin nihai  raporundaki görüşleri, bilirkişi heyetinin değer tespiti hakkındaki ek raporu, bilirkişi heyetinin tasdik aşaması yönünden raporu ile icra edilen tasdik duruşmasında davacı vekili, müdahil vekilleri ile komiserin sözlü beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde  davacı şirketin Çorlu özel sektörde faaliyet gösterdiği, kesin mühlet boyunca şirketin faaliyetine aktif olarak devam ettiği, işçi çalıştırdığı, şirketin projede öngörülen hedeflere yaklaştığı ve kar ettiği, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş olduğu,  kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığının anlaşılması, şirketin dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödemede zora düşmüş olması ve ancak borçları yeniden yapılandırması, yapılandırmalar kapsamında şirketin iyileşme sağlayarak faaliyetine devam ediyor olması, şirketin faaliyetini devam ettirmesinde şirketin, alacaklıların, şirkette çalışan işçilerin ve ülke ekonomisi bakımından kamu yararının mevcut olması, özellikle şirketin önceden ekonomik kriz sonradan ise covid 19 salgını kapsamında faaliyetlerine devam etmesi, istihdamı sürdürmesi ve faaliyetlerini devam ettirmesi, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler itibariyle konkordatoya tabi borçlarını bilançoda dürüst olarak beyan etmiş olması, konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühlet boyunca davacılar faaliyetlerine nezaret edilmesine rağmen borçlunun alacaklıları zarara uğratacak bir faaliyetinin gözlemlenerek rapor edilmemiş olması ve borçlunun komiser heyetinin talimatlarına aykırı herhangi bir işlem yapmamış olması nedeniyle davacı şirketin konkordato teklifi ile iyi niyetli olduğu ve dürüst davrandığı ve de alacaklılar toplantısında kabul edilen ön proje  ile yapılan ödeme teklifinin İcra İflas Kanunu'nun 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edilmiş olması, İcra İflas Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken tasdik şartlarının mevcut olduğu yönünde mahkememizde kesin kanaat oluştuğundan bilirkişi heyetinin raporu ve konkordato komiserin nihai raporunda dile getirilen görüş ve kanaatlere iştirak edilmek suretiyle davacı şirketin konkordatoya tabi borçları yönünden tasdik talebinin kabulüne, davacı şirketin konkordatoya tabi borçları açısından konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.Davacı  ...Şirketi'nin rehinli alacaklılar bakımından rehinli alacaklılar yönünden projenin İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi kapsamında belirtilen çoğunlukla kabul edilmediğinden davacı  ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı gerçek kişi yönünden konkordatoya tabi olan borçların tasdiki yönünden yapılan değerlendirmede; tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi ekindeki belgeler, ön proje, bilirkişi heyetinin tasdik aşaması yönünden raporu, komiserin ara raporları ve  komiserin nihai raporundaki tespitleri, yapılan yargılama neticesinde; konkordato projesinin alacaklılar tarafından İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde öngörülen nisap çerçevesinde  davacı gerçek kişi açısından kabul edilmediği, İcra ve İflas Kanunu'nun 305/1-c. maddesine göre konkordato projesinin 302. maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunmasının tasdik şartlarından biri olduğu, ancak davacı gerçek kişinin alacaklıları tarafından konkordato projesi  İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde öngörülen nisap çerçevesinde kabul edilmediğinden davacı ...'in konkordato tasdik şartlarını sağlamadığı sabit olduğundan  İcra ve İflas Kanunu'nun 302/1.c., 305. maddeleri gereğince konkordato tasdik talebinin reddine, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına, konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine karar verilmiştir. Davacı gerçek kişi ...'in dosya kapsamı itibariyle iflasa tabi olan bir gerçek kişi olmadığı anlaşıldığından iflaslı hakkında herhangi bir karar verilmeyerek \" Davacı ... Şirketi'nin konkordato projesinin (konkordatoya tabi borçlar bakımından) tasdik talebinin KABULÜNE, ... nolu sicilinde kayıtlı davacı  ... Şirketi'nin konkordatoya tabi borçlarının 1. taksidi 31/03/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere her 3 aylık zamanlar itibariyle eşit taksitlerle ödeme günlerinin her ayın son günü alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı  ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin REDDİNE, Davacı... T.C. Kimlik numaralı davacı...'in konkordato talebinin  REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Konkordatonun tasdiki için iik'da öngörülen  yasal koşullar oluşmadığını, firmanın konkordato projesi ciddi ve inandırıcı olmamakla birlikte projede gösterilen kaynakların doğup doğmayacağı hususu dahi belirsiz alacaklara dayandırıldığını, projenin bu  haliyle hiçbir şekilde netlik içermediğini, tasdik kararında ödemelerin 31.03.2023'te başlayacak olması yani tasdik kararından itibaren neredeyse 4 aylık ödemesiz dönem tanınması yönünde ve ödemelerin 3 seneye yayılması hükmü hakkaniyete açık şekilde aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Müdahil alacaklı ... Bankası T.A.O. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Firmanın konkordato projesi  inandırıcı olmayıp uygulanabilirlikten uzak  olduğunu, konkordatonun tasdiki için iik 305. maddesinde belirtilen  yasal koşullar oluşmadığını, tasdik kararında 4 aylık ödemesiz dönem olmak üzere  ödemelerin 3 seneye yayılmış olması konkortado ruhuna aykırı olup  alacaklıları doğrudan zarara sokacak  şekilde  hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin olup uyuşmazlık konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. İİK'nun kanun yolları başlıklı 308/a- maddesinde; konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği, konkordatonun tasdiki kararı, kapsamı ve ilânı başlıklı 306/3. maddesinde; tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirileceği, geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi başlıklı 288/2. maddesinde; mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunacağı hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; dava İİK.nun 285/3 ve 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede açılmış, mahkemece, borçlular hakkında 09/05/2022 tarihinde başlamak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiş ve 3 kişilik bir komiser heyeti oluşturulmuş, 09/08/2022 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı 2 ay uzatılmış, 04/10/2022 tarihli duruşmada 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, kesin mühletin bitim tarihinden itibaren kesin mühlet 3 ay daha uzatılmış, 19/12/2023 tarihli tasdik duruşmasında borçlu ... Şirketi'nin tasdik talebinin kabulü ile konkordatoya tabi borçlarının 1. taksidi 31/03/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere her 3 aylık zamanlar itibariyle eşit taksitlerle ödeme günlerinin her ayın son günü alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine, icra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine, davacı ...'in konkordato talebinin  reddine karar verilmiş, verilen karar 22/12/2023 tarihinde ilan edilmiş olup müdahil alacaklılar... Bankası A.Ş. İle ...Bankası T.A.O vekillerince   yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır. İİK 304. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatoya itiraz eden alacaklılar, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri koşuluyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede \"alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir.\"(Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli  2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; \"...İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir.İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir.Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır.Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup  tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.Örneğin İlk Derece Mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (2004 sayılı Kanun md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (2004 sayılı Kanun md. 293/1) görülmektedir.Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır.Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. ..., ..., ... ve ...’nın  İcra ve İflas Kanunu ve İlgili Mevzuat (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki itirazın, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğu belirtilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır. Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir.Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; \"İzmir  Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/817 E:, 2023/936 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/2952 E., 2023/3400 K. sayılı kararıyla; alacaklı ... Bankası A.Ş.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu, bu durumda istinaf hakkının bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece tasdik yargılamasına ilişkin duruşma gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen alacaklı vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu, bu sebeple tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle direnme kararı verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır.Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı, 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir...\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; \"...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil  ... Bankası A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... Bankası A.Ş. vekili tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir...\" Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüş; alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları olduğu yönündedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de yukarıda yer verilen kararları ile önceki uygulamasından dönerek,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüşü benimsemiş, yani alacaklılar toplantısında red oyu kullansa dahi İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen alacaklıların, karara karşı kanun yoluna başvuru haklarının olmadığını kabul etmiştir.Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Bu nedenle Dairemizce, İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ancak alacaklılar toplantısında red oyu kullanan alacaklıların istinaf yoluna başvurabileceği yönündeki önceki uygulamasından dönülmüş, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda, gerekse konkordato konusunda görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nde kabul gören görüş nazara alınarak, alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına istinaf yoluna başvurabileceği kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre; mahkemece İİK'nın 304. maddesi uyarınca \"itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri\" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin ilanın, 12/12/2013 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve  13/12/2023 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde  yapıldığı tespit edilmiştir. Tasdik duruşması 19/12/2023 tarihinde yapılmış ancak dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran müdahil alacaklılardan sadece Halk Bankası vekilinin itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirdiği, diğer alacaklı... Bankası T.A.O vekilinin itirazının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda müdahil alacaklı ... Bankası T.A.O şirketini istinaf başvurusunun, İİK'nın 304.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı anlaşılmakla HMK 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir. Tasdik kararı verilen borçlu ... A.Ş.'nin  kara yolu taşımacılığıyla ilgili kargo yükleme boşaltma hizmetine ilişkin faaliyette bulunduğu, şirketin rayiç değer bilançosuna göre 30.06.2023 tarihinde 13.921.954,17 TL olup borça batık olmadığı hesaplandığı, dosyaya sunulah projede konkordato kapsamında ödenecek adi borçların tamamı ilave faiz ödenmeden ve tenzilat yapılmadan 31/03/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere üçer aylık taksitler halinde toplam 12 taksitte ve 3 yılda ödenmesi kararlaştırılmış olup konkordato kaynakları, alınan çekler, stoklar, ticari faaliyetten elde edilecek kar, soğuk hava deposu, taşıtlar ve şahsi gayrimenkul satışları gösterilmiştir.Tasdik kararı sonrası kayyum ...'ın 01/03/2024 tarihli raporunda; davacı şirket yetkilisi ile görüşmeler neticesinde ilk taksitlerin 01.04.2024 tarihinde ödeneceği ve tarafıma iletileceği bilgisi verildiği, ilk raporun tespit niteliğinde olup  bir hafta içerisinde ödemeler ile ilgili ayrıntılı rapor ibraz edileceği bildirilmiştir. 04/10/2024 tarihli kayyum raporunda; davacı tarafa ulaşılamadığı, davacı şirket tarafından mali veriler tarafına iletilmediği, tarafıma iletilen ödeme dekontlarına istinaden ilk taksit tarihinde toplam 13 kişiye 1.061.611,19 TL tutarında ödeme yapıldığı, 30.06.2024 ve 30.09.2024 tarihli taksitlere ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı ile ilgili bir belge  tarafıma iletilmediği, ilk, ikinci ve üçüncü taksit vadeleri geçmesine rağmen çoğu alacaklıya ödem yapılamadığı, ödeme yapıldı ise tarafıma herhangi bir bildirimde bulunulmadığı bildirilmiş olup 04/10/2024 tarihinden sonra başkaca kayyum raporu sunulmamıştır. ...İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir... Yine konkordato talep eden davacı borçlunun konkordato talep ederken alacaklıları zarara uğratma amacı ile hareket etmelerinin engellenmesi amacıyla 2004 sayılı İİK m.292/f.1-bend(c) hükmü ile kanun koyucu açıkça düzenleme yapmış, borçlunun alacaklıların zarara uğratma amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda bu durumu kesin mühletin kaldırılması, konkordato talebinin reddi ve hatta davacı borçlu tacir ise iflas nedeni dahi saymıştır.Bu noktada kanun koyucunun, konkordato talep eden davacı borçlu lehine İİK m.294 hükmünde belirtmiş olduğu takip yasağı başta olmak üzere birçok lehe düzenlemeler getirmiş olması ve bu hükümlerin uygulanmasının davacı borçlu tarafından talep olunması imkanının kötüye kullanılmaması da esastır. Özellikle konkordato ile alacaklılar iflâsın gerektirdiği masrafları yapmadan ve dolayısı ile daha fazla ölçüde alacaklarını elde ederler. 4949 sayılı Kanun ile 2003 yılında yapılan değişiklik sonucunda «alacaklılara da konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteme hakkı» tanınarak «borçlu ile alacaklılar» ve «alacaklılar» arasında eşitlik sağlanmış, başka bir deyişle bu suretle konkordatoda «borçlu ile alacaklıların menfaatleri eşit olarak» gözetilmiştir. Bu eşitliği bozmaya yönelik her türlü çabanın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı irdelenmelidir...,...Bu durumda kanunun konkordato talep eden davacı borçluya, konkordato talep etme ve kanunun kendisine tanıdığı imkanlardan yararlanma imkanını kayıtsız, şartsız ve sınırsız olarak verdiği kabul olunamaz. Zira yukarıda açıklandığı, üzere hakkın kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunamaz.Hakim, yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince yasadaki boşluğu,objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde doldurmak zorundadır. Konkordato kurumu açısından kanun boşluğu olmak bir tarafa, kanun koyucu açıkça alacaklıları zarara uğratma amacına dönük konkordato taleplerinin engellenmesi yönünde de açık düzenleme getirerek konuya dikkat çekmiş hakkın kötüye kullanılmamasını önemsemiştir. Zaten \"292.maddeye 7155 sayılı kanunla yapılan değişiklikle (c) bendine \"uymazsa\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa\" ibaresi eklenmiştir. Esasen kanunun amacı dikkate alındığında, \"borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği\" hallerde konkordatonun başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Bu sebeple anılan (c) bendindeki ilave,kanuna değişiklik değil açıklık getirmek için yapılmış sayılmalı ve geçici 16.maddenin birinci fıkrasının aksi yöndeki lafzına rağmen aynı kural 7155 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önce talep edilen konkordatolarda da uygulanmalıdır. (Prof.Dr.Selçuk Öztek, Prof.Dr.Ali Cem Budak, Doç.Dr.Müjgan Tunç Yücel, Doç.Dr.Serdar Kale, Doç.Dr.Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara, 2019, sayfa 317) Bir başka deyişle alacaklıları zarara uğratma  amacıyla hareket edenin, konkordato kurumunun amaçladığı hedeflere ulaşabilmesi mantık kuralları çerçevesinde zaten  beklenmemelidir.Ne var ki kanun koyucunun bu hususları açıkça düzenlemiş olması, konkordato talep edenlerin iyiniyetli olmasının ve alacaklıları zarara uğratma amacı bulunmamasının önemini ortaya koymak açısından fevkalade önem arzetmektedir. Diğer yandan İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçekleşmemesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen  iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi \" Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre,\" Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.\"Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca  son durumu itibariyle rayiç değerler üzerinden borca batık olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Somut olayda;  talep eden borçlu şirket hakkında;  konkordatoya tabi borçlarının 1. taksidi 31/03/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere her 3 aylık zamanlar itibariyle eşit taksitlerle  toplam 12 taksitte ve 3 yılda, ödeme günlerinin her ayın son günü alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine karar verilmiş ise de borçlu şirketin ilk taksitte sadece 13 alacaklıya toplamda 1.061.611,19 TL tutarında ödeme yapıldığı, 30.06.2024 ve 30.09.2024 ve sonraki tarihli taksitlere ilişkin herhangi bir ödeme yapıldığına dair dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmadığı gibi kayyım tarafından şirket yetkililerine de ulaşılamadığı görülmüştür. Bu durumda öncelikle borçlu şirketin, alacaklıları zarara uğratmak amacıyla hareket edip etmediği araştırılarak İİK 292/c maddesinin uygulama imkanı bulunup bulunmadığı, aksi durumda  ilk taksiti dahi ödeyemeyen borçlu şirketin sunmuş olduğu teklifin kaynakları ile orantılı olmadığı İİK 305 maddesi uyarınca tasdik şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla İİK 308 maddesi uyarınca güncel rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olup olmadığı tespit edilerek karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, alacaklı ... Bankası T.A.O'nın istinaf hakkı bulunmadığından HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-ç maddeleri uyarınca istinaf talebinin reddine, alacaklı ...bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda  kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın  353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1... Bankası T.A.O'nın istinaf hakkı bulunmadığından HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-ç maddeleri uyarınca istinaf talebinin REDDİNE, 2.Alacaklı ...bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/12/2023 tarihli ve 2022/455 Esas  2023/787 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3.Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 4-Alacaklı ...Bankası T.A.O. ve ...bankası A.Ş. tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde iadesine, 5-Alacaklının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2942eff35856b08e","SID":"791dfee44c9b0a9b"}}