{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/778 <br>KARAR NO: 2025/1007<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/03/2025<br>NUMARASI: 2025/38 D.İş. - 2025/38 K.<br>DAVANIN KONUSU: İnternet İçeriğinin Yayından Çıkarılması/Engellenmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>DAVA DİLEKÇESİ: Tedbir ve tespit isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin Marka Hakkı ...  Ltd. Şti. uzun yıllardır kâğıt ve hijyen ürünleri sektöründe faaliyet göstermekte olduğundan, sektörde en önde gelen firmalardan biri olduğunu, şirketin ticari unvanı ve markası olan “...”, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) kapsamında tescilli bir marka olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız kullanım müvekkilinin ticari faaliyetiyle aynı sektörde ve benzer isimde bir internet sitesi olan \"https://...com/\" adlı alan adı, müvekkilinin eski çalışanı olan ... isimli şahıs tarafından kurulmuş ve açılmış olduğunu, söz konusu şahsın şirketin kurucusu olduğu noter tarafından elektronik tespit tutanakları ile kayıt altına alınmış olduğunu, söz konusu ... ile Davacı Müvekkili Firma'nın İstanbul 15. İş Mahkemesi 2020/238 Esas sayılı dosyası ve İstanbul 45. İş Mahkemesi 2024/8 Esas sayılı dosyası bulunmakta olduğunu, söz konusu dosyalar içeriğinde davalı şirket yetkilisinin, müvekkili şirketten ayrıldığı ve yanında bilgisayar yanı sıra sayısız veriyi de götürdüğü bilgisi bulunmakta olduğunu, ... isimli şahıs önceden müvekkili firmasında çalışmakta iken, ayrılmasını takiben aynı konulu bir firma kurarak aynı işi yapmakta olduğunu, davalının Türk Patent'e yapılan başvurusu logo ve isim benzerliği sebebi ile Patent Başvurusu Reddedilmiş olduğunu, buna rağmen aynı isim ve logo kullanılmak sureti ile internet üzerinden müvekkilinin ismini kullanarak satış yapmakta olduğunu, davalı yanın patent başvurusunun reddine ilişkin ekran görüntüsünü ekte sunmuş olduğunu, bu alan adı, müvekkilinin tescilli markası ile büyük ölçüde benzerlik göstermekte ve tüketiciler nezdinde karışıklığa sebep olduğunu, SMK m. 7 ve 29 gereğince, marka sahibinin izni olmadan tescilli markaya benzer bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 54-63. maddeleri uyarınca, müvekkilinin ticari itibarını zedeleyecek bu tür yanıltıcı ve haksız kullanım haksız rekabet oluşturmakta olduğunu, haksız rekabete ilişkin her türlü dava ve icra haklarının saklı olduğunu, 5651 Sayılı Kanun Kapsamında Erişim Engelleme Talebi5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, kişilik haklarının ihlali veya hukuka aykırı içerikler nedeniyle erişimin engellenmesi mümkün olmadığını, bu çerçevede, müvekkilinin ticari itibarı ve marka hakkına açıkça zarar veren ....com adlı internet sitesinin erişime kapatılması gerekmekte olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2019/2512 E., 2020/1327 K. sayılı kararında, “Tanınmış ticari işletmelerin adlarını çağrıştıran alan adlarının, ilgili işletme ile hiçbir bağlantısı olmayan kişiler tarafından kullanılması, markaya tecavüz teşkil eder ve haksız rekabet oluşturur.” denilmiştir. İhtiyati Tedbir ve Telafisi Güç Zararla ilgili internet sitesinin marka hakkına açıkça tecavüz ettiği sabit olup, erişim engelleme kararı verilmemesi durumunda müvekkilinin ticari itibarının zarar göreceğini, \"https://....com/\" adlı internet sitesinin patent başvurusunun reddedildiği dikkate alınarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) müzekkere yazılarak  erişimin engellenmesine tedbiren karar verilmesini  talep  etmiştir.  <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yaklaşık 4 yıl önce \"...\" markası için ortaklık sözleşmesi yaparak karşı taraf ile birlikte çalıştığını, taraflar arasında davalar devam etmekte olup, karşı taraf müvekkili itibarsızlaştırmak ve engellemek adına sürekli asılsız şikayetlerde ve suç duyuruların da bulunduğunu, müvekkilinin yaklaşık 9 yıldır kağıt sektöründe çalışmakta olup,  kağıt sektöründeki en büyük firmalar ile aktif olarak çalışması devam ettiğini, müvekkili tüm bu süreçlerde, karşı tarafın asılsız şikayet ve iftiraları ile de savaşmak zorunda kaldığını  müvekkili tarafından yapılan marka başvurusuna verilen red kararına karşı itiraz edilmiş olup, karşı tarafa itirazın sonuçlanması akabinde şayet itiraz reddedilir ise isim değişikliğine gidileceği konusunda bilgi verildiğini, müvekkilin işlerini aksatmak amacı ile;  kötü niyetli olarak tedbir kararı verilmesini talep ettiğini beyan ederek, ihtiyati Tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2025 tarihli 2025/38 D.İş  2025/38 K sayılı tarihli  kararı;  \"Sunulu delillere göre tedbir talep eden tarafın tedbir isteminin açılacak esas davada tüm deliller toplandıktan sonra tartışılabileceği, aleyhine tedbir talep edilen vermiş olduğu savunma dilekçesinde; müvekkil tarafından yapılan Marka başvurusuna verilen  red kararına yapılan itirazın ve marka hükümsüzlüğü davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini , karşı tarafın web sitelerinde dahi \"...\" ismini kullandığı, tarafların farklı ülkelerde faaliyet gösterdiğini, web siteleri ve logolar incelendiğinde taraflara ait markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını ileri sürdüğü,  İstanbul 4. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/53 Esas sayılı dosyasının uyap kayıtları celp edildiğinde ... markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği, TPMK’dan celp edilen ... nolu marka tescil belgesi ile ... nolu başvurusu yönünden ise kurumun 24.3.2025 havale tarihli yazılarında  yapılan itirazın henüz inceleme aşamasında olduğunun belirtildiği, who’s kayıtlarında ise alan adının yurtdışı kaynaklı olup, gerçek hak sahibinin bu aşamada tespitinin yapılamadığı, davacının taleplerinin gerçek hak sahipliği, alan adının ve markanın kim tarafından oluşturulduğu gibi tüm marka hukukunu ilgilendiren tartışmaların açılacak esas dava içinde taraf delilleri sunulduktan sonra çekişmeli ve yazılı yargılama kurullarına göre tartışılmasının gerektiği, tek taraflı beyanlara, basit yargılamaya tabi kurallara göre değişik iş üzerinden talep edilemeyeceği, açılacak esas dava içinde çekişmeli yargı uygulamalarına göre incelenmesinin elzem olduğu, öte yandan tedbir talebinin kabulü halinde  ilerde telafisi imkansız zararların doğacağı\"  gerekçesiyle; tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili firmanın eski çalışanı olduğunu, müvekkili firmayla aynı ismi kullanarak faur organize ettiği, pazarladığı fuarı özellikle müvekkili firma ile karıştırılacak şekilde bir alan adı üzerinden satışa sunduğunu, yetkili kurumun Odalar Ve Borsalar Birliğinden farklı bir isimle fuara izin aldığı halde organizasyonu birebir müvekkili firma ile aynı isimle yaptığını beyan ederek istinaf taleplerinin kabulü ile  İstanbul 1. Fikri Haklar Mahkemesinin 2025/38 D.İş dosyasından verilen kararın kaldırılmasına, talepleri gibi karar verilerek davalı tarafın telafisi imkansız zararlar doğuran  haksız eylemlerinin durdurulmasına ivedilikle  konunun aciliyeti ve davalının  \"https://...com/\" adlı internet sitesinin patent başvurusunun reddedildiği de  dikkate alınarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) yazılacak müzekkere ile  \"https://....com/\" isimli siteye erişimin engellenmesine, \"... \" ismini  kullanmasının engellenmesine, ismin yer aldığı tüm görsel ve basılı belgelerin, tabelaların kaldırılmasına ve imhasına tedbiren ivedilikle karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili  istinaf dilekçesine cevap vermemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tedbir talep eden tarafça, müvekkili adına ... başvuru numaralı ... markasının tescilli olduğu, karşı tarafın ... başvuru numaralı ...+şekil markasının müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, karşı tarafın müvekkilinin eski çalışanı olduğunu, karşı tarafın \"https://....com/\" alan adlı sitedeki kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek alan adına erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Dosya kapsamında bulunan TPMK kayıtları, taraf vekillerinin beyanları, celp edilen dosya örneklerinden, davacı markasının tescilli olduğu, karşı taraf marka başvurusunun reddine karar verildiği, karşı tarafın davacının eski çalışanı olduğu anlaşılıyorsa da, ihtiyati tedbir talebinin D.İş dosyası üzerinden noter e-tespit tutanaklarına dayanılarak talep edildiği, bilirkişi incelemesi yapılmadığı, sunulan e-tespit tutanaklarının, taraf iddia ve savunmalarının incelenmesinde, ilk derece mahkemesinin talebin yargılamayı gerektirdiğine ve  yaklaşık ispat gerçekleşmediğine yönelik gerekçesinin yerinde olduğu kanaatiyle, tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddi gerektiği  kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2025 tarih ve 2025/38 D.İş. 2025/38 K. sayılı kararına karşı tedbir talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı tedbir talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Tedbir talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8ea23d7c3966f7a","SID":"100eb7bc19156d51"}}