{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2137 <br>KARAR NO:2025/585<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/09/2021<br>NUMARASI:2019/524 Esas -  2021/912 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. tarafından düzenlenen ve 28.03.2017 - 28.03.2020 tarihlerini kapsayan ... numaralı ...-...Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.’ye ait ... plakalı otobüsün 28.05.2018 tarihinde seyir halinde iken aracın motor kısmından çıkan alevler nedeniyle neredeyse tamamının yanması sonucunda tamamen kullanılmaz hale geldiğini,  müvekkili şirketin dava konusu olay nedeniyle dain mürtehin hakkı sahibi ... –... A.Ş.’ye 11.07.2018 tarihinde 365.338,00.-TL, sigortalısına ise 25.07.2018 tarihinde 646.662,00.-TL olmak üzere toplam 1.012.000,00.-TL sigorta tazminatı ödediğini, sigortalı aracın 04.05.2018, 10.05.2018 ve 23.05.2018 tarihlerinde 3 kez kırmızı motor ikaz ışığının yanması nedeniyle servise gittiği uzman bilirkişiler tarafından ulusal servis çıktısı tetkikinin ardından tespit edildiğini, ulusal servis çıktısına göre 01.03.2018 tarihindeki periyodik bakım sonrasında şoför, 04.05.2018 tarihinde aracı ekranda motor ikazı olması sebebiyle servise götürmüş, 2 adet TS partikül filtresi değiştiğini,23.05.2018 tarihli son servis ziyaretinden 5 gün sonra davaya konu yangın olayının gerçekleştiğini, ayrıca hasar dosyasından yapılan incelemeler sonucunda aracın düzenli bakım ve arıza için yetkili servis girişlerinin olduğu, garantisinin devam etmekte olduğu, seyir halinde dış etkenli bir hasara maruz kalmadığı, ayrıca aracın incelenen yakıt tedarik kayıtlarından yakıt alım kaynaklı herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiğini, marka imalatçısı olarak ... A.Ş. yetkili servisleri ile, teknik eğitim ve orijinal parça temini yönü ile organik bir işbirliği ilişkisi bulunduğunu, borçlunun kötü niyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile borçlu davalının ... sayılı dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazların iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına,%20 'dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını,  davacının  hasara uğrayan araca ait yakıt analizi test raporlarını sunmadığını, davaya konu zarar davacının sigortalısının kusuru sonucunda meydan geldiğini, davanın dava konusu aracın servis kayıtlarından, son olarak ... A.Ş.-...(...) firmasına  giriş yaptığının görüldüğünde davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden, araçta herhangi bir ayıp bulunmaması, dava konusu olayın davacının sigortalısının kusurlu hareketlerinden meydana gelmesi ve dava konusu aracın garanti süresinin dolmuş olması nedeniyle esastan reddine, davacının müvekkili şirketin meydana gelen hasar nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı bildirilmiş olmasına karşın haksız icra takibinde bulunduğundan, İİK 67. Maddesi gereğince %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,  davanın \"... - Bornova ...\" adresinde mukim ... A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu nihai kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davacı ... A.Ş. Sigortalısı ... A.Ş.ne ait ... Plakalı otobüsün, 28.05.2018 tarihinde seyir halinde iken yanması sonucunda tamamen kullanılamaz hale geldiği, dava konusu olay nedeniyle mürtehin hakkı sahibi ... A.Ş.ne 11.07.2018 tarihinde 365.338,00 TL.ödeme yaptığı, sigortalasına ise 25.07.2018 tarihinde 646.662,00 TL.ödeme yaptığı, toplamda 1.012.000 TL.sigorta tazminatı  ödediği ve iamat hatasından kaynaklı arıza sonucu hasarın meydana gelmemesi sebebiyle talep de bulunmuş ise de Mahkememizce konunun çözümüm özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK 266.madde kapsamında inceleme yapılması gerektiğinden 16/01/2020 tarihli ara kararıyla, davaya konu otobüste meydana gelen yangının imalat hatasından ve dizel partikül filtresinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, akabinde 30/04/2020 tarihli ara kararıyla, bilirkişilere salgın hastalık tehlikesinin ortadan kalkması halinde rapor tanzim etmek üzere tebligat çıkarılmasına karar verilmiştir.Davanın maddi konusunu oluşturan husus, otobüsün ve otobüse sonradan montajı gerçekleştirilen dizel partikül filtresinin hatalı olup olmadığı ve yangına sebebiyet verip vermediğine ilişkindir.Bu hususun tespiti,  araç üzerinde fiziken yapılacak bir inceleme gerektirmiştir.Ancak  davacı taraf 03/02/2020 tarihli dilekçesiyle davaya konu aracı hurdaya ayırarak sattığını ve parçaladığını beyanla incelemenin dosya üzerinden yapılması talebinde bulunmuştur.Bu duruma rağmen mahkememizce iki ayrı makin mühendisi bilirkişi heyetinden rapor  alınması gerekmiştir.Dosyaya sunulan servis ve arıza kayıtları üzerinden inceleme yapılmasın karar verilerek rapor alınmıştır.Alınan ilk heyet raporu teknik gerekçeye yer vermeden sonuca ulaşması ve irkişi raporu da çelişkili olduğu gibi maddi gerçeklere ve Yargıtay kararlarında aranan denetime elverişlilik şartlarını taşımadığından hükme esas alınamayacağından ikinci bilirkişi heyetinden raporu  alınması gerekmiştir. Buna göre ;.. aracın egzos iyileştirme sistemi elemanlarının tamamının yangında hasar görmediği bu sebeple yangın başlangıç noktasının egzos gazı iyileştirme sistemi olmadığı, ancak motorun diğer kısımlarında yangının tam olarak hangi parça kaynaklı meydana geldiğini analiz edecek yeterlilikte bilgi ve bulgunun dosya içinde bulunmadığı 439172 km ve 445103 km kullanım mesafelerinde verilmiş servis hizmetinde ve değiştirilen dizel partikül filtresi ve sıcaklık sensörü parçalarında ayıp olmadığı, 23.05.2018 tarihli servis işleminde yetkili servisin arıza ikazına yönelik motor sistemi üzerinde yeterli incelemeyi gerçekleştirmediği ve bu sebeple servis işleminin ayıplı hizmet  olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş belirttikleri görülmüş ve bu tespit doysa kapsamı ve fiziki inceleme yapılmasının imkansızlığı karşısında söz konusu aracın da 2017 model yılı olup  otobüs hasar anında 456,000 km'de olup imalatından sonraki bir dönemde hasarın meydana geldiği dikkate alınığında bunun üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklamadığının ispatı davacı üzerinde kalmaktadır. 4721 sayılı TMK 6 ve HMK 190 maddesi gereğince davacı davasını ispatla yükümlüdür. HMK 27/1 maddesi gereğince davanın tarafları hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde yargılamayla ilgili iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkına sahiptir. HMK 197 maddesi karşısında delillerin davaya bakan mahkeme huzurunda incelenmesi gerekir.Davacı, otobüste meydana gelen yangının imalat hatasından meydana geldiğini iddia ettiğinden, ispat külfeti davacı üzerindedir. Bu ispatın, davanın maddi vakıasını ispat edemediğinden davanın reddine,davacının takipte kötü niyeti ispat edilemediğinden halef olarak ayıplı imalat inancıyla bu davayı açtığı da dikkate alındığında davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmaması nedeniyle reddine, ...\" karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 10/11/2021 tarihli ek kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"davalı ... AŞ vekili Av. ... tarafından 10/11/2021 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, Mahkememiz tarafından verilen 30/09/2021 tarih 2019/524 Esas 2021/912  sayılı karar Davalı ... AŞ vekili Av. ...'a 23/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince 10/11/2021 tarihinde yapılan  istinaf  başvurusunun  kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşıldığından başvurunun süre yönünden reddine, ...\"karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava konusu yangının yetkili servisin ayıplı hizmeti sonucunda meydana geldiği görüşüne itibar edilmesi durumunda dahi davalı taraf, ifa yardımcısı konumundaki yetkili servisin ayıplı hizmeti sonucu meydana gelen zarardan, servis hizmetini veren dava dışı firma ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan ve sigortalının dava konusu zararın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı da dosya kapsamında sabit olduğundan yüksek mahkemenizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bir an için söz konusu tespit ve değerlendirmelere itibar edilmesi durumunda dahi bu durum davanın reddini değil aksine sigortalı aracın üretici/ithalatçısı konumunda bulunan davalı mercedes benz firmasının ifa yardımcısı olan servis firmasının kusurundan sorumluğu gündeme geleceğinden davamızın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkili servisler ise, onarım borcunu gereği gibi ifa etmeyerek zarar verdiklerinde, bu zarardan hem sözleşmeye göre hem de haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olacağını, zira, üretici/ ithalatçı ile yetkili servis sözleşmesi arasında bulunan sözleşmenin tam üçüncü kişi yararına sözleşme olması sonucunda, zarar gören doğrudan yetkili servisten tam ve gereği gibi bir ifayı talep edebileceğini, ayrıca yetkili servislerin, zararın doğmasıyla ilgili olarak, haksız fiilin tüm unsurlarıyla mevcut olması hâlinde sözleşme dışı sorumlulukları da söz konusu olduğunu, bu hâlde zarar gören dilerse doğrudan haksız fiil hükümlerine göre yetkili servis istasyonuna, dilerse sözleşme sorumluluğuna dayanarak üretici/ ithalatçı veya yetkili servisin sorumluluğuna gidebileceğini, ... otomotiv firması davalı ... a.ş.'nin ifa yardımcısı konumunda olduğunu, gerek yerel mahkeme dosyasından alınan ve itü öğretim görevlileri tarafından düzenlenen 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporu, gerekse dava öncesinde alınan 28.06.2018 tarihli teknik rapor ile 13.12.2018 tarihli hasarlı araç inceleme raporunda kasko sigortalı araçta meydana gelen yangının üretim hatası sonucunda meydana geldiği, aracın gizli ayıplı olduğu ve imalat hatasından dolayı meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu tereddütsüz şekilde ortaya konulmuş iken yerel mahkemece diğer raporlar tartışılmadan, diğer raporlar ile tabana tabana zıt görüş ve değerlendirmeler içeren 06.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince yargıtay denetimine elverişli sağlıklı bir hüküm tesis edilebilmesi ve eksik inceleme söz konusu olmaması adına bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücreti avukatlık asgari ücret tarifesine aykırı şekilde belirlenmiş olup maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını ve bu talebin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ...-... A.Ş. vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kabul ettiği halef olarak ayıplı imalat inancının çok ötesinde olduğunu, şayet sigorta şirketi iyiniyetli davransaydı, 1,000,000TL'ye varan sigorta bedeline sahip olan otobüsü bağımsız mahkemelerce yaptırılacak fiziki bir incelemeden kaçırmaz, ısrarla tek taraflı ve subjektif olarak hazırlattığı raporlara dayanarak bir hüküm kurulmasını talep etmeyeceğini, bu husus iyiniyetin olduğu kadar, ticaret hukukunun temel prensipleri arasında yer alan basiretli bir tacir olarak hareket etme gereğinin de bir sonucu olduğunu, bu eylem yapısı açıkça haksız ve kötüniyetli olduğundan, İİK 67. maddesi gereğince kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 10/11/2021 tarihli ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 10/11/2021 tarihinde, davacının istinaf dilekçesinin tarafına tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde yanıtlarımızı ve karşı istinaf talebini ilk derece mahkemesine sunduğunu, ilk derece mahkemesinin, katılma yoluyla istinaf talebimizin reddine dair ek kararı HMK 348 maddesine ve hüküm fıkrasına açıkça aykırı olduğundan HMK 346/1 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacının istinaf taleplerinin reddine, HMK 346/2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmek suretiyle düzeltilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini gerektiğini beyanla ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle sigortalıya ve daini mürtehine ödenen tazminatın satıcıdan rücuen tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.28/05/2018 tarihli yangın raporu ve aynı tarihli olay yeri tespit tutanağına göre, ... plakalı yolcu otobüsü Dumlupınar'da yanmıştır. ... plakalı araç davacı sigorta şirketine 28/03/2017-28/03/2020 tarihleri arasında kasko sigortası ile sigortalı olup, hasar bedeli 25/07/2018 tarihinde sigortalı ...A.Ş.'ye 646.662,00 TL, 11/07/2018 tarihinde daini mürtehin ... A.Ş'ye 365.338,00 TL olarak ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"aracın üretim, bakım hatasından kaynaklanan yangın sonucunda hasarlanmasından dolayı ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili\" sebebine dayalı olarak 948.000,00 TL asıl alacağın 100.280,22 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle 08/02/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Tarafların beyanlarına göre, davaya konu otobüsün satıcısının davalı olmadığı, davalının üretici olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, satış sözleşmesine ilişkin ayıba karşı tekeffül hükümlerinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Davacı, yetkili servisin davalının ifa yardımcısı olduğu ileri sürülmüş ise de, bayilik ilişkisi içinde faaliyet gösteren servisler kendi nam ve hesabına faaliyette bulunduğundan ifa yardımcısına ilişkin hükümlerinde uygulanması söz konusu değildir.Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a dayanılarak hazırlanan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin eldeki ticari davada uygulanma olanağı yoktur. Bu halde, davalının iddia olunan sorumluluğunun haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 49/1. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 28/06/2018 tarihli \"Teknik Değerlendirme\" raporunda, egzoz siteminde bulunan filtre grubunun bu kadar kısa mesafelerde tıkanmasına aracın teknik yapısındaki arızanın neden olduğu kanaati bildirilmiş ise de, aracın teknik yapısındaki arızanın ne olduğuna ilişkin somut bir tespit ve açıklama yapılmamıştır. Ayrıca raporun devamında  ...’lerin 24 gün önce değiştirilmeden önce, söz konusu filtrelerin 439.000 km boyunca tıkanmadan 04/05/2018 tarihine kadar kullanıldığı belirtilmiştir. 13.12.2018 tarihli evrak üzerinden yapılan \"Hasarlı Araç İnceleme Raporu\"nda ise yangına neden olan arızaya ilişkin bir tespit yapılmamış olup, müdahale eden servislerden alınacak işlem evrakları ve tüm giriş ve çıkış test sonuçları ile yangın çıkış nedeninin ve filtrelerin gecikmeli değişim nedeninin aydınlatılabileceği ifade edilmiştir. Mahkemece alınan 02/12/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ..., ... ve ... katalizör ve filtrelerindeki sensörlerde olabilecek yanlış okumalar ve hatalı veriler, sistemin yanlış yönetilmesine (aşırı ısınmasına) neden olarak bu tür bir arızaya neden olabileceği ya da motorun egzoz sistemi dışındaki kablo tesisatı gibi bir yerdeki olası elektrik veya mekanik arızalar da benzer şekilde egzoz sistemini etkileyerek bu tür bir hasara neden olabileceği, dolayısıyla 28.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile aynı görüşte olup (özellikle de 439.000 km çalışabilen ...'lerin değişimden sadece 80.000 km dolmasının/tıkanmasının mümkün olamayacağından hareketle) yangının egzoz sitemindeki veya aracın diğer elektrik tesisatındaki teknik bir arızadan olabileceği, araçta meydana gelen yangın olayının egzoz sitemindeki veya aracın diğer elektrik tesisatındaki teknik bir arızadan kaynaklı olduğu, tespite konu aracın 6502 sayılı TKHK. 8 maddesi kapsamında ayıplı (gizli) olduğu kanaatine varılmış olmakla birlikte yangına neden olan arızaya ilişkin somut bir tespit ve açıklama yapılmamıştır.Ayrıca ...'lerin değişimden önce 439.000 km boyunca kullanıldığı da belirtilmiştir. Anılan bu raporlarda, yangına neden olan arızanın kaynağı hakkında herhangi bir tespit bulunmadığından, bu raporlar yangının üretim hatasından kaynaklandığını ispata elverişli değildir.Mahkemece alınan 06/07/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise, aracın egzoz iyileştirme sistemi elemanlarının tamamının yangında hasar görmediği, bu sebeple yangın başlangıç noktasının egzoz gazı iyileştirme sistemi olmadığı, ancak motorun diğer kısımlarında yangının tam olarak hangi parça kaynaklı meydana geldiğini analiz edecek nitelikte bilgi ve bulgunun dosya içinde bulunmadığı, 439172 km ve 445103 km kullanım mesafelerinde verilmiş servis hizmetinde ve değiştirilen dizel partikül filtresi ve sıcaklık sensörü parçalarında ayıp olmadığı, 23/05/2018 tarihli servis işleminde yetkili servisin arıza ikazına yönelik motor sistemi üzerinde yeterli incelemeyi gerçekleştirmediği, ilk satın almayı müteakip 204264 km kullanım mesafesi boyunca sorunsuz hizmet vermiş aracın üretim kaynaklı ayıplı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı rapor edilmiştir.Dava konusu araçta motor kısmından başlamak suretiyle yangın çıkması tek başına, ...'lerin değişimden önce 439.000 km boyunca sorunsuz kullanıldığı da nazara alındığında, araçta üretim hatası bulunduğunu ispata elverişli değildir. Bilirkişi raporlarında üretim hatasına ilişkin açık bir tespit de bulunmadığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesinde, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin,bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne(maktu) göre hükmolunacağı düzenlenmiştir.Hal böyleyken, ilk derece mahkemesince davalı yararına nispi tarifeye göre vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. İlk derece mahkemesince istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 10/11/2021 tarihli ek karar ile, davalı... AŞ vekili Av. ... tarafından 10/11/2021 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, Mahkememiz tarafından verilen 30/09/2021 tarih 2019/524 Esas 2021/912  sayılı karar  Davalı ... AŞ vekili Av. ...'a 23/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince 10/11/2021 tarihinde yapılan  istinaf  başvurusunun  kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşıldığından başvurunun süre yönünden reddine, karar verilmiş ise de, davacının istinaf dilekçesi davalıya 01/11/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalının 10/11/2021 tarihli katılma yoluyla istinaf dilekçesi süresindedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 10/11/2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu halde, davalının nihai karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu incelenmesi gerekir.İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin  kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez(Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/1-1228 E. -  2021/443 K. sayılı kararı). Eldeki davada her ne kadar takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince davalı lehine nispi tarifeye göre vekalet ücretine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 10/11/2021 tarihli ek kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davalı vekilinin nihai karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmaması sebebiyle davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 59,30-TL maktu  karar ve ilam harcının davacı tarafından  peşin yatırılan 12.660,61 TL harç ile icra aşamasına yatırılıp mahsup edilen 5.241,40 TL harçtan mahsubuna, artan 17.842,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 Sayılı Kanun madde 18/A-11 uyarınca davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 5-Karar  tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 130,10 TL olmak üzere toplam 292,20 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı vekilince ek karar yönünden yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, d-Davalı tarafından nihai karara ilişkin başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,e-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f354f0941215aa9","SID":"cb3032fc6cccd2af"}}