{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2091 Esas<br>KARAR NO:2025/938<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:16/09/2020<br>NUMARASI:2017/721 Esas, 2020/402 Karar<br>DAVA:Kayıt Kabul (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis .... A.Ş.nin İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/381 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde 09.11.2016 tarihinde iflasına karar verildiğini, bunun üzerine söz konusu müflis şirketin ... İflas dosyası üzerinden iflasının açıldığını, müvekkili şirketin müflis şirketten olan alacağı için taraflarınca 04.01.2017 tarihinde iflas masa başvurulduğunu, böylelikle iflas masasına alacak kaydının yapıldığını, taraflarına 15.06.2017 tarihinde Sıra Cetveli İlanı, Masa Kararını ihtiva eden tebligatın gönderildiğini, iflas masası tarafından alacağın varlığı ve miktarı ihtilaflı olduğundan yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle alacak taleplerinin tamamının reddine karar verildiğini, müvekkili Şirket ile Borçlu/Müflis Şirket arasında Gaziantep ... Noterliği'nin 10.01.2013 tarihli ...yevmiyeli ... sözleşme no.lu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca Müflis/Kiracı şirkete İzmir İli Kemalpaşa İlçesi ... Mevkii ... Pafta ... Ada ... Parsel de kayıtlı taşınmazların finansal kiralama yoluyla kiralandığını, sözleşmede yazılı ödeme kurallarına uymayarak temerrüde düşen Kiracı/Müflis Şirkete, Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.07.2014 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ödenmesi gereken finansal kiralama bedelleri ile sigorta primlerinin iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödemesi aksi takdirde finansal kiralama sözleşmesinin fesih edilmiş olacağı ihtarının yapıldığını, kiracı şirketin, gönderilen ihtarnameye rağmen ödemede bulunmadığını, böylelikle akdedilen sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasında İstanbul ... Noterliği'nin 11.04.2012 tarih... yevmiye nolu ...(...) sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi ve 25.05.2012 tarih ... yevmiye nolu Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi imzalandığını, yine sözleşmeye konu Gaziantep İli Şehitkamil İlçesi ... Mh. .. pafta ... ada ... parselde kayıtlı A Blokta 20 kat B Blokta 12 kattarı oluşarı betonarme iş merkezi ve arsası üzerindeki zemin asma katta bulunan 5 ve 6 no.lu mağaza, 1. Katta bulunan 48-49-50 no.lu mağaza, 2. Katta bulunan 61-69-70 nolu mağazanın kiracı şirkete teslim edildiğini, sözleşmede yazılı ödeme kurallarına uymayarak temerrüde düşen Kiracı/Müflis Şirkete, yine Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.07.2014 tarih ... yevmiye nolu Fesih İhtarnamesi gönderilerek taraflar arasında akdedilen bu sözleşmeleri de feshedildiğini, her iki sözleşmenin feshinin ardından Müflis şirket adına takibe geçildiğini, müvekkili şirketin müflis şirketten...-...-...-...-...-...-...-... sayılı dosyaları da göz önüne alındığında 17.059.019,62 TL alacağının bulunduğunu, müvekkil şirketin, müflis şirketten iki ayrı Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca 17.059,019,62 TL alacağının bulunduğunu, iş bu alacaklarının yanında İİK 196. maddesi gereğince iflasın açılmasıyla birlikte işleyecek faizlerin de mevcut olduğunu, yukarıda izah edildiği üzere ek alacak kaydına, fazlaya, faize ve olası hesap hatalarına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ... A.Ş.'nin,... Şti.'nin de müşterek ve müteselsilen kefil olarak yer aldığı yukarıda açıklanan her iki sözleşmeden doğan müflis Çalışkan şirketinden...sayılı ... A.Ş.'den olan kur farkından doğan alacak hakları, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları talep ve kayıt hakkı saklı kalmak kaydıyla 17.059.019,62 TL alacağının bulunduğunun tespiti ile alacağın iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis ... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/831 E. Sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğini, iflas kararının henüz kesinleşmediğini, iflas tasfiye işlemlerinin... sayılı dosyası üzerinden yapıldığını, dosyada henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, davacı şirketin iflas masasına 2 no’lu kayıt ile 17.059.019,62 TL alacak kayıt isteminde bulunduğunu,  davacının alacak kayıt talebinin iflas idaresi tarafından\"sunulan belgeler ve müflisin beyanı dikkate alındığında, alacağın varlığı ve miktarı ihtilaflı olup yargılamayı gerektirdiğinden ve belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığı\" gerekçesiyle reddedildiğini, iflas İdaresinin bu kararının haklı ve yerinde olduğunu, zira sunulan belgeler ile alacağın kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, müflis şirket yetkilisinin beyanı da dikkate alınarak taraf defterlerinin incelenmesi ile yapılacak yargılama neticesinde alacağın varlığı belirleneceğinden iflas idaresinin red kararının yerinde olduğunu, İİK 223 ve 235. maddeleri uyarınca iflas idaresinin ret kararlarına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davalarının tebliğden veya sıra cetvelinin ilanı tarihinden itibaren on beş gün içerisinde ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle mahkemece öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenerek dava süresi içerinde açılmamışsa davanın süreden reddine aksi halde  davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davanın İİK.nun 235.maddesi uyarınca 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı, dosyada toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları neticesinde davacının müflis şirket ile aralarında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklı olarak toplam alacağının 11.878.236,09 TL olduğu, bu tutarın iflas masasına kayıt ve kabulünün gerektiği, buna karşılık müflis şirketin dava dışı ...Şti. firmasıyla davacı arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerinden doğan borçtan ötürü müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunun dosyada toplanan deliller itibariyle sabit olmadığı, söz konusu şirketin ticari defter ve dayanak kayıtlarında inceleme yapılamadığı, davacı vekiline bu konuda verilen kesin sürelere riayet edilmediği, delil olarak dayanmaktan vazgeçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 11.878.236,09 TL'nin davalı ... masasına kayıt ve kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekillerince  istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece davanın kısmen kabulü ile 11.878.236,09  TL alacağın müflis Müflis ... A.Ş.'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne; müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu 5.067.941,04 TL borcun reddine karar verildiğini, bu karardaki müvekkili şirket aleyhine olan kısımlar yönünden istinaf kanun yoluna başvuru zorunluluğunun hasıl olduğunu, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer alan ... Şti.'nin, iş bu sözleşmelerden ayrı olarak kendisinin de kiracı sıfatıyla imzaladığı ve yine bu kez müflis ... A.Ş.'nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı ... (...) sayılı sözleşmeden kaynaklı müvekkili şirkete, 1.558.452 USD (iflas tarihindeki kur itibariyle 4.982.371 TL) borcunun bulunduğunu, USD cinsinden borcun yanında, TL cinsinden  75.734,00 TL kira masrafı, 293,00 TL kira masraf temerrüdü, 6.352,00 TL sigorta borcu,  3.191,00 TL sigorta temerrüt borcu olmak üzere toplamda 85.570,00 TL ek borcunun bulunduğunu, ... asıl borçlu, müflis şirketin ise müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu reddedilen alacak kaydına dair miktarın sundukları noter onaylı finansal kiralama sözleşmesi evrakları ve davacı banka kayıtları itibariyle miktar olarak tespit edildiğini, dosyaya sunulan beyan ve eklerde ...'e karşı yapılan takiplerin kesinleştiğini ve hiçbir ödemenin yapılmadığını, bu durumun icra takiplerinden anlaşılacağı üzere açık ve net olduğunu, taraflar arasında imzalan Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin \"Dava ve Takipler\" başlıklı 26. maddesinde \"İhtilafların çözümlenmesinde işbu sözleşme ve Kiralayan'ın defter, hesap ve kayıtları tek ve son kanıt olarak kabul edilecektir.\" düzenlemesinin yer aldığını, dosyaya... olan sözleşme ile kiralayan sıfatına sahip davacı şirketin cari hesaplarının sunulduğunu, ilgili icra takip dosyalarının dosyaya celp edildiğini, davacı şirket merkezinde yerinde inceleme yapıldığını, son ve kesin delil hükmündeki evrakların dosyaya girdiğini, bu durumda bankanın cari hesap, defter, ihtar ve sözleşme kayıtları dosya içerisinde bulunmaktayken sadece dava dışı şirket ...'in defter ve kayıtlarının incelenemediği gerekçe gösterilerek ilgili alacak kaydının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 10/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; bilirkişinin 27/06/2018 tarihinde davacının adresine giderek davacı şirketin ticari defter kayıtlarını incelediğini beyan ettiğini, davacı müvekkili şirketin ticari defterlerinin yerinde incelendiğini, ilgili ... ile...'nin tebliğ şerhli ... yevmiyeli fesih ihtarının da dosyaya sunulduğunu, ayrıca yapılan takipler ile kapak hesaplarının kesinleştiğine dair kararlarda dosyaya sunulmasına rağmen tüm bu delillerin göz ardı edilerek 5.067.941,04 TL alacak kaydı taleplerinin reddedildiğini, her ne kadar dosyadaki evrak ve deliller davanın kabulüne karar verilmesi için yeterli olsa da dava dışı şirket ...'in ticari defter ve kayıtlarına davacı şirketçe delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılarak alacağının reddedilmesi ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, \"delillerden vazgeçilmiş sayılacağına dair ihtaratın şerhine karar verilmiş olmasına rağmen gönderilen tebligatta bu hususta bir ihtar şerhi bulunmadığı gibi tebligat parçasından tensip zaptının da tebliğ edildiğine dair kayıt olmadığı görülmüştür.\" şeklinde Yargıtay 7. HD., E. 2015/2794 K. 2015/5369 T. 24.03.2015 ilamının bulunduğunu, mahkemece 16/09/2020 tarihli ... tam kapanma sürecinde evrak üzerinden duruşma açılarak beyan ve bilirkişi ücreti için kesin süre verilerek bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde dava dışı ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması ihtarını ve corona tedbirleri çerçevesinde duruşmaların ertelendiğine dair ara kararlar kurduğunu, bu duruşma zaptı tebliğ nüshasından da anlaşılacağı üzere tebliğ zarfında sadece \"mahkememiz dosyasına ait 10/06/2020 tarihli duruşma zaptı eklidir.\" notu ile kendilerine tebliğ yapıldığını, tebliğ mazbatasında beyan ve bilirkişi ücreti için kesin süre ihtarı yahut 10/07/2020 tarihinde mahkemede yapılacak inceleme için ihtar şerhinin bulunmadığını, Pandemi tam kapanma sürecinde mahkemelerce Corona Virüs salgın hastalığına dair alınan HSK tedbir yazıları dayanak gösterilerek duruşma erteleme kararlı duruşma tutanaklarının düzenlendiğini, 10/06/2020 tarihli zabıtta duruşma erteleme ve mazeret kısımları kalın puntolarla hazırlanmasına rağmen kesin süre ihtarının normal HSK tedbir yazısı gibi standart puntolarla zapta geçirilmesi ve tebliğ zarfında da kesin mühlete dair hiçbir şerh düşürülmemesi sonucu geç yatırılan bilirkişi ücreti ve geç sunulan beyanların hükme esas alınmadan karar verilmesinin davacı şirketin açıkça hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini gösterdiğini, müflis şirketten alacaklarının bulunduğunu gösteren tüm evrakların dosyaya sunulduğunu, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi, icra takip dosyalarından alınanan kapak hesapları, yerinde inceleme yapılan ticari defterlerin tümü beraber incelendiğinde müflis şirketin müteselsil kefil olduğu miktarlar yönünden de borçlu olduğu ve alacak kaydının hukuka uygun olduğunu, ancak bilirkişinin hatalı tespitleri ve mahkemece yapılan usulsüz ihtar neticesinde mahkemece haksız ve hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, müflis ... A.Ş.'den iflasın açıldığı tarih itibariyle 17.059.019,62 TL alacaklarının bulunduğunu, mahkeme kararında reddedilen kısım yönünden verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğundan mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; finansal kiralama şirketi, fesihten sonra ilgili gayrımenkuller üzerinde tasarruf yetkisini kullanmış ise elde ettiği gelirin borçtan mahsubu gerektiğini, itirazları arasında müflis şirket ticari defterleri ile hesaplanan rakam arasında fahiş fark olduğunun belirtildiğini, zira ihtarname tarihinin10.07.2014 olduğunu, müflis şirket ticari defterlerinde 31.12.2015 tatrihi itibariyle 1.138.376,73 TL, iflas tarihi olan 09.11.2016 itibariyle de 1.182.241,38 TL borç göründüğünü, hesaplanan meblağ ile bu miktar arasında fahiş fark olduğunu, bu husus dikkate alınmadan hatalı hüküm tesis edildiğini, davacı şirketin müflis şirkete gönderdiği ihtarnamenin 14.07.2014 tarihinde şirket çalışanına tebliğ edildiğinin belirtildiğini, yetkili kişiye yapılmayan tebligatın geçersiz olduğunu, şirket çalışanına yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağını, ihtarname tebliğ edilmiş sayılmayacağından temerrütün de olmayacağını, bu durumda borçlu şirketin de temerrüte düşmüş sayılamayacağını, bilirkişi raporundaki hesaplamalara itiraz ettiklerini, temerrüt oluşmamasına rağmen oluşmuşcasına faiz hesaplaması yapılarak hazırlanan rapor esas alınarak verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarında faize ilişkin itirazları bildirilmekle birlikte, iflas erteleme sürecinde tedbire rağmen başlatılan icra takiplerinde faize itiraz edilmediği belirtilerek faiz itirazlarının hukuka aykırı olarak değerlendirilmediğini, zira davacının başlattığı icra takiplerine yapılan itirazlarda, faize itiraz edilmemiş olmasının bu aşamada faiz itirazımızın dikkate alınmayacağı anlamına gelmeyeceğini, iflas erteleme sürecinde hakkında tedbir kararı verilen borçlu için takip yasağı döneminde başlatılan bir takibin söz konusu olduğunu, dolayısıyla takip yasağı döneminde başlatılan takip için İİK'da yer alan sürecin uygulanmasının beklenemeyeceğini, iflas erteleme döneminde takiplere ilişkin tedbir kararı söz konusu olduğundan, borçlu tarafından itirazların sunulmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle bilirkişi raporunda yapılan takiplerde borçlunun faize itirazı olmadığı şeklindeki açıklamanın kabul edilemez olduğunu, başlatılan takiplerde talep edilen alacak miktarının fahiş olduğunu, ihtarname gönderim tarihinden itibaren önceki ödenmeyen kira bedellerine dair temerrüt gerçekleşmişcesine kira bedelinin ait olduğu aydan itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtarnamede ödeme süresi verildiğinden süreye uyulmadığı takdirde sürenin bitim tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, faiz hesaplanmasını kabul etmemekle beraber diğer ödeme planında yer alan faiz uygulamalarının düzeltilmesi gerektiğini, davacı taraf ile imzalanan sözleşmede bir kısım alacakların vade tarihinin iflas kararından daha sonraki bir tarih olduğunu, müflis hakkında iflas kararının 09.11.2016 tarihinde verildiğini, 09.11.2016 tarihinden sonra ödemesi belirlenen kira borçları için İİK 195/2 nin uygulanması gerektiğini,  İİK m.195/2’de müflisin vadesi gelmemiş borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılacağı ve iskontolu değerinin masa kayıt edileceğinin düzenlendiğini, iskontolu değerin bulunması gelecekteki değerin iflas gününe indirgenmesi suretiyle peşin değerin hesaplanması şeklinde olduğunu,Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu husus dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu,  sözleşmenin feshiyle birlikte tüm döneme ait kira bedellerinin istenmesinin hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, tamamına yönelik karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlar da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, ... sayılı dosyasından verilen yazı cevabına göre, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/831 Esas sayılı dosyasında 09/11/2016 tarihinde müflisin iflasına karar verildiği, sıra cetvelinin 01/06/2017 tarihinde Takvim Gazetesinde, 08/06/2017 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, davacının 04/01/2017 tarihinde başvurarak iflas masasına 2 no’lu kayıt numarası ile 17.059.019,62 TL tutarındaki alacağının iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince alacağın tamamının reddine karar verildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırılmadığının iflas dosyasından tespit edilemediği, kararın davacı vekiline 15/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu bilgilere göre davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 23/06/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece; 10/09/2018, 04/02/2019, 05/07/2019 ve 27/12/2019 tarihli olmak üzere 4 ayrı bilirkişi raporu alınmıştır.Taraflar arasında İstanbul ... Noterliği'nin 11.04.2012 tarih ... yevmiye nolu... (...) sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi ve 25.05.2012 tarih ... yevmiye nolu Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu taşınmazların kiracı şirkete teslim edildiği, sözleşmede yazılı ödeme kurallarına uymayarak temerrüde düşen kiracı/müflis şirkete yine Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.07.2014 tarih ...yevmiye nolu Fesih İhtarnamesi gönderilerek taraflar arasında akdedilen bu sözleşmeleri de feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket ile borçlu/müflis şirket arasında Gaziantep ... Noterliği'nin 10.01.2013 tarihli ...yevmiyeli... sözleşme nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca müflis/kiracı şirkete taşınmazların finansal kiralama yoluyla kiralandığı, sözleşmede yazılı ödeme kurallarına uymayarak temerrüde düşen kiracı/müflis şirkete Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.07.2014 tarih ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödenmesi gereken finansal kiralama bedelleri ile sigorta primlerinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödemesi aksi takdirde finansal kiralama sözleşmesinin fesih edilmiş olacağı ihtarının yapıldığı, ihtarnamenin borçlu müflis şirkete 14/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, kiracı şirketin gönderilen ihtarnameye rağmen ödemede bulunmadığı, böylelikle akdedilen bu sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Her iki sözleşmenin feshinin ardından müflis şirket adına takibe geçildiği, davacı şirketin müflis şirketten ...-...-...-...-...-...-...-... sayılı dosyaları da göz önüne alındığında 17.059.019,62 TL alacağının bulunduğu iddiasıyla iflas masasına kayıt kabul talebinde bulunduğu, alacak talebinin reddi üzerine iş bu kayıt kabul davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, 04/02/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 11878236,09 TL alacak kayıt talebi yönünden davanın kabulüne ve fazlaya ilişkin müteselsil kefaletten kaynaklanan 5.067.941,04 TL alacak kayıt talebi yönünden ise davacı tarafından dava dışı üçüncü şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması ve 14 celse 1 nolu ara kararı gereğince beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden alacak iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 195/1. maddesinin \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. a-Davacı vekilinin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar (HMK. m. 219/1). Davacı tarafından 04/01/2017 tarihli iflas masasına başvuru dilekçesinde ve dava dilekçesinde, ... Sayılı ve ... Sayılı dosyalarına dayanılarak talepte bulunulduğu, davacı vekili tarafından mahkeme ilk celsesi sonrasında bu icra dosyalarına ilişkin olarak 13/10/2017 tarihinde açıklamada bulunulduğu, bu açıklamada da dava dışı asıl borçlu ... şirketinin kiracı olduğu ve davacının kiralayan olduğu İstanbul ... Noterliğine ait 15/02/2012 tarihli ... yevmiye numaralı ... Sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesine müflis şirketin kefil olduğu, ...Sayılı dosyasında bu finansal kiralama sözleşmesinin gereğince dava dışı asıl borçlu... şirketinin keşideci olduğu ve müflis davalı şirketin avalist olduğu 16 adet bonoya dayalı takip yapıldığı ve yine ...Sayılı dosyasında bu finansal kiralama sözleşmesi gereğince dava dışı asıl borçlu ... şirketinin keşideci olduğu ve müflis davalı şirketin avalist olduğu 5 adet bonoya dayalı takip yapıldığı,  İstanbul .... Noterliğine ait 15/02/2012 tarihli... yevmiye numaralı ... Sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesinin 26/d maddesinde davacı kayıtlarının delil olarak esas alınacağının belirlendiği anlaşılmıştır. Yine davacı vekili tarafından 02.10.2019 tarihli duruşmada,  itiraz dilekçesinde belirttiği 85.570,00 TL tutarındaki alacağın dayanağı ve ne şekilde oluştuğu hakkında mahkemeye açıklayıcı beyanda bulunmak üzere süre talep edildiği, mahkeme davacı vekiline bu konuda açıklama yapması için 3 gün süre verildiği, davacı vekili tarafından 04.10.2019 tarihli ara karar gereği sunulan beyan dilekçesinde, 22.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyanlarında belirttikleri gibi müvekkili ile müflis şirket arasında imzalanan sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer alan ...şirketinin bu sözleşmelerden ayrı olarak kendisinin de kiracı sıfatıyla imzaladığı ve yine bu kez müflis... A.Ş nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı ... (...) sayılı sözleşmeden kaynaklı müvekkili şirkete 1.558.452,00-USD (iflas tarihindeki kur itibariyle 4.982.371,00 TL) borcu bulunduğunu, USD cinsinden borcun yanında TL cinsinden 75.734,00 TL kira masrafı, 293,00 TL masraf temerrüdü, 6.352,00 TL sigorta borcu, 3.191,00 TL sigorta temerrüt borcu olmak üzere toplamda 85.750,00 TL borcu bulunduğu, ancak bilirkişinin bu borca hiç değinmediği, açıklanan nedenlerle müflis şirketin borcuna açıklanan miktarların eklenmesi talep edildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar kapsamında mahkemece, İstanbul ... Noterliğine ait 15/02/2012 tarihli ... yevmiye numaralı ... Sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesinde davacı kayıtlarının delil olarak esas alınacağının belirlendiği gözetilerek müflis şirketin finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle alınan bonolarda avalist olması nedeniyle yukarıda belirtilen 2 adet icra dosyasına konu bono bedellerini ödeyip ödenmediğinin tespiti ile bu finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan TL cinsinden 75.734,00 TL kira masrafı, 293,00 TL masraf temerrüdü, 6.352,00 TL sigorta borcu, 3.191,00 TL sigorta temerrüt borcu olmak üzere toplamda 85.750,00 TL borcunun bulunup bulunmadığının araştırılarak taraflarca bu hususta sunulan ve sunulacak tüm belgeler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf talebi yerindedir. Öte yandan, kurulacak hükümde eğer davalı müflis şirketin kefil olarak yer aldığı yukarıda belirtilen finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçları olması halinde, bu borçların asıl borçlu ve diğer kefiller tarafından ödenmesi ihtimaline binaen bu borçlar yönünden tahsilde tekerrür olmayacak şekilde davalı müflis şirket hakkında hüküm kurulması hususunun mahkemece dikkate alınması gerekecektir.b-Davalı vekilinin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde; 1-Finansal kiralama şirketi, fesihten sonra ilgili gayrımenkuller üzerinde tasarruf yetkisini kullanmış ise elde ettiği gelirin borçtan mahsubu gerektiği ileri sürülmüş ise de, sözleşmelere konu malların satış vb. nedenlerle tasarruf yetkisi kapsamında elde edilen bir bedel olduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilgi ve belge olmadığından bedellerin 6361 sayılı yasanın 33. Maddesi uyarınca davalı borçlarından mahsup edilmesi  gibi bir durum söz konusu olamayacağından davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 193. maddesinde düzenlenen delil sözleşmesi; ortaya çıkan uyuşmazlıkta belli bir hususun ne tür deliller ile ispatlanacağının taraflarca yazılı olarak saptanmasıdır. Buna göre \"Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispat öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler\" Bir davanın tarafları, dava açılmadan önce veya sonra, bir hususun yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir. Yani bu hâlde, o husus yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delil ile ispat edilemez. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi yapılmış ise delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden (veya delillerden) başka delil kabul olunmaz. Buna göre taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar, yani taraflar, delil sözleşmesinde kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c. 3, s. 2881 vd.) Taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerinde (sırasıyla 26. ve 53. maddede) davacı şirket kayıtlarının delil olarak esas alınacağı kararlaştırıldığından davalının müflis şirket ticari defterleri ile hesaplanan rakam arasında fahiş fark olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 3-Davacı şirketin müflis şirkete gönderdiği ihtarnamenin 14.07.2014 tarihinde şirket çalışanına tebliğ edildiği, yetkili kişiye yapılmayan tebligatın geçersiz olduğu, şirket çalışanına yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, ihtarname tebliğ edilmiş sayılmayacağından temerrütün de olmayacağı, bu durumda borçlu şirketin de temerrüte düşmüş sayılamayacağı, temerrüt oluşmamasına rağmen oluşmuşcasına faiz hesaplaması yapılarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın hatalı olduğu yönünden karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun’un 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde ise, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı düzenlenmektedir. Buna göre; şikayete konu tebligatını alan,  davalı borçlu müflis şirket yetkilisi olmadığı gibi, tebligatın adı geçene tebliğ mazbatasında evrakı almaya yetkili olup olmadığı belirlenmeden daimi çalışan sıfatıyla yapılması, Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddesi hükümlerine aykırıdır. Davacı tarafça, müflis şirkete 14/07/2014 tarihinde borcun ödenmesi yönünde finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödenmesine yönelik ihtarnamelere ilişkin tebliğ zarfları incelendiğinde tebligatın şirketlere yapılacak tebligatta uygulanacak usul izlenmeden doğrudan şirket çalışanına yapıldığı görülmekle yapılan tabligatların usulsüz olduğu kanaatine varılmakla usulsüz tebliğ itirazının rapora itirazla birlikte ileri sürülmesi karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından bahsedilemeyeceğinden iflas tarihi itibariyle TBK'nın 101. maddesi hükmüne uygun bir temerrüt ihtarı bulunmadığından mahkemece temerrüt ihtarının usulüne uygun olarak kabul edilmesi yerinde değildir. 4-Davalı vekili, bilirkişi raporunda yapılan takiplerde borçlunun faize itirazı olmadığı şeklindeki açıklamanın hukuka aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Müflis borçlu şirket tarafından icra dosyalarında, takibe karşı iflas erteleme davasında tedbir kararı verildiği gerekçesiyle itiraz edildiği, bunun sonucunda takiplerin iptal edildiği anlaşılmakla takipte faize itiraz edilmediğinden faizin kabul edilmiş sayılacağı yönündeki bilirkişi raporundaki değerlendirme yerinde değildir.5-İhtarname gönderim tarihinden itibaren önceki ödenmeyen kira bedellerine dair temerrüt gerçekleşmişcesine kira bedelinin ait olduğu aydan itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, ihtarnamede ödeme süresi verildiğinden süreye uyulmadığı takdirde sürenin bitim tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, faiz hesaplanmasını kabul etmemekle beraber diğer ödeme planında yer alan faiz uygulamalarının düzeltilmesi gerektiği davalı vekili tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. ..., ... ve ... nolu ödeme planına göre, müflis borçlu şirketin 47. ila 61. kira taksitlerinin ödeme vade tarihleri iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihinden sonradır, diğer taksit ödemeleri vade tarihleri ise iflas tarihinden öncedir. Ayrıca ihtarnamelerde borçlu şirkete ödeme için 60 gün artı 5 gün ek süre verilmiştir.Bu bilgilere göre, iflas tarihinden önce kira bedelinin ait olduğu aydan itibaren faiz işletilmesi hukuka uygun ise de iflas tarihinden sonra vadesi gelen kira borçları yönünden de aynı yönde hesaplama yapılması yerinde olmamıştır.İhtarnamelerde borçlu şirkete ödeme için 60 gün artı 5 gün ek süre verilmiş ise de yukarıda anlatıldığı gibi ihtarname tebliği usulsüz olduğundan artık bu yöndeki istinaf sebebinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır.6-Davacı taraf ile imzalanan sözleşmede bir kısım alacakların vade tarihinin iflas kararından daha sonraki bir tarih olduğu, müflis hakkında iflas kararının 09.11.2016 tarihinde verildiği, 09.11.2016 tarihinden sonra ödemesi belirlenen kira borçları için İİK 195/2 nin uygulanması gerektiği davalı vekili tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür...., ... ve... nolu ödeme planına göre, müflis borçlu şirketin 47. ila 61. kira taksitlerinin ödeme vade tarihleri, iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihinden sonra olduğundan bu kira borçlarının masa borcu olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre değerlendirme yapılarak davalı vekilinin bu yöndeki itirazları gerekçede tartışılarak hüküm kurulması gerekirken bu hususa dikkat edilmemesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kaldırma ilamına uygun şekilde  yargılama yapılmak ve belirtilen kaldırma sebepleri doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/721 Esas,  2020/402 Karar sayılı ve 16/09/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Tarafların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"215d9a66a0cc009a","SID":"1c8a5a2cb336857d"}}