{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/806 - 2025/1340<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2025/806 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1340<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/03/2025 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI\t\t: 2025/222 Esas <br><br>DAVACI\t\t: EİGENMANN & VERONELLİ KİMYASAL TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - Kozyatağı Mah. Değirmen Sok. No:18 Nida Kule K:15 Kadıköy/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVALILAR\t\t: 1-  PALET LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ -Hacı Halil Mah. 1207 Sok. No:1/5-Gebze/KOCAELİ <br>\t\t  2- SARP KARAYOLU HİZMETLERİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -Türkoba Mah. Kayalar Cad. No:10/1-Büyükçekmece/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>\t\t\t3- TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - İnkılap Mah., Sokullu Cad. Türkiye Finans No:6/3-Ümraniye/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>\t\t\t4- AGK AKILLI GÜÇ KONTROL SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Saray Mah. Dorakent Sk. Dora Park Evleri C Blok Kapı No:1/F Daire No:20 Ümraniye/İSTANBUL<br>\t\t\t 5- ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ -Rüzgarlıbahçe Mah, Çam Pınarı Sok., No:6-Beykoz/İSTANBUL <br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Rücuen Tazminat<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir/ İhtiyati Haciz<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 07/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t\t: 09/07/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 11/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının; beslenme, sağlık, güzellik ve kişisel bakım, kaplama ve inşaat, gelişmiş malzemeler ve performans çözümleri alanlarında özelleştirilmiş kimyasalların ve gıda bileşenlerinin dağıtımı, üretimi ve pazarlamasında dünyanın en önde gelen firmalarından birisi olduğunu, davacının, ithal edilen ilgili kozmetik ve kimyasal ürünlerin depolanması için Palet  Lojistik ile Lojistik Depolama Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davalı Palet Lojistik'in, davacının Türkiye'deki emtialarını ... Gebze adresindeki depoda sakladığını, ilgili depoda, 09.12.2023 tarihinde yangın çıktığını ve binanın tamamen yanarak kül olduğunu, yangın günü, davacının depo içerisindeki 2.340.604,76 KG ağırlığındaki 5.331.692,59-EUR, 2.952.782,91-USD ve 6.826.101,52.JPY değerindeki kimyasal ürünü de tamamen yandığını, Anadolu Sigorta'nın eksper raporunun da davacının zararını birebir aynı tespit ettiğini, dolayısıyla, davacı şirketin yangın sebebiyle depodaki zararına dair bir tartışma bulunmadığını, davalı tarafların yangının çıkmasındaki kusur durumları ne olursa olsun, davacı şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluk halleri bulunduğunu, Türk Borçlar Kanunu haksız fiil hükümleri, diğer ilgili  bahsedilen hükümler ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca bu durumun açık olduğunu, davacı şirketin burada zarar gören konumunda olduğunu, dolayısıyla; müvekkilinin uğramış olduğu zarar miktarının oldukça yüksek olması, yangından kaynaklı yargılama sürecinin uzun sürebilecek olması, davacının dışında yangından zarar gören 40'tan fazla firmanın daha bulunması ve bu sürede bu yangından müşterek ve müteselsilen sorumlu bulunan davalıların mal kaçırma ihtimallerinin oldukça kuvvetli bulunması sebepleriyle; dava değeri kadar davalıların menkul ve/veya gayrimenkulüne İİK 257. vd uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, ilgili yanın sebebiyle davacının 400.000.000,00.-TL'den yüksek değerindeki emtiasının yanarak kül olduğu gözetilerek ihtiyati haciz kararının “düşük bir orandaki teminat ile” verilmesini, buna ilaveten, yangın konusu tapunun 3. kişilere devri, müvekkili şirketin zararını tazmin etmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı hatta imkânsız hâle getireceği için ...-Gebze adresindeki yanan deponun mülkiyetine ihtiyati tedbir konulmasına da karar verilmesini talep ettiklerini,  dava öncesi, mal (“emtia”) sigortacısı Anadolu Sigorta tarafından müvekkilinin zararı % 48,50 oranında kısmi ödeme yapıldığını, bu davanın, müvekkilinin bakiye %51,50 oranındaki 3.294.986,02-Euro, 1.824.819,84-Amerikan Doları ve 4.218.530,74 Japon Yeni zararının 09/12/2023 tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca ilgili döviz kurlarına işleyen en yüksek mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan (Anadolu Sigorta'dan poliçe limiti ve şartları çerçevesinde fiili tahsil tarihindeki Amerikan Dolayı kuru üzerinden ve Anadolu Sigorta'an eksik ödeme tarihi olan 20/11/2024 faiz başlangıç tarihinden itibaren)  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince 17/03/2025 tarihli ara karar ile; \" ... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak tüm bilgi ve belge dosyada mübrez olduğunu, davacının, haksız fiilden zarar gören taraf olduğunu; davalıların, davacı şirkete Borçlar Kanun'u hükümleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlulukları amir kanun hükmü olduğunu, burada bir tartışma bulunmadığını, yangın konusu tapu kaydı ve gayrimenkul, yangının çıkış sebebine ilişkin delilleri oluşturduğunu, buna ilaveten, yangın konusu tapunun 3. kişilere devri, davacı şirketin zararını tazmin etmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı hatta imkânsız hâle getireceğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı T. Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin istinaf dilekçesinde HMK ve e-imza mevzuatına uygun nitelikte imza bulunmadığını, ihtiyati tedbir ve haciz şartlarının mevcut olmadığını, davalının aleyhinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesini kabul etmemekle birlikte, aksi durumda dahi teminat miktarının en az %115 miktarınca olması gerektiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini, talep ederiz.<br>Davalılar Palet Lojistik A.Ş. ile Sarp Karayolu Hizmetleri İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinde bulunmasında herhangi bir hukuki yararı mevcut olmadığı ve talebinin dayanağı olan HMK'nın 389. maddesindeki şartlar da gerçekleşemediğini, henüz daha yargılama başlamamış olup Yerel Mahkemenin de 17.03.2025 tarihli ara kararında açıkça belirttiği üzere davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan deliller ile kanun hükmü gereği olan yaklaşık ispat yükümlülüğünün şartlarının oluşmadığı hususu da dikkate alındığında Yerel Mahkemece verilmiş olan ihtiyati haczin reddi yönündeki karar hukuka ve yasaya son derece uygun olup, davacı tarafın istinaf taleplerinin reddi gerektiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ne ihtiyati tedbir ne de ihtiyati haciz şartları oluşmadığını, davalı şirket devlet denetimine tabi ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olmakla devlet denetiminden ötürü taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma ve hileli işlemlerde bulunma ihtimali mevcut olmadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/222 Esas sayılı 17/03/2025 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; tazminat istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Uyuşmazlık, davacı şirketin mallarını koyduğu depoda çıkan yangın nedeni ile oluşan zararın lojistik depolama hizmeti veren şirket, depo maliki ve kiracısından, yangının çıktığı bölümün kiracısı ve kendi sigortacısından tahsili isteminden kaynaklanan davada geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesinden kaynaklanmaktadır.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce 17/03/2025 tarihli gerekçeli ara karar ile davanın tazminat davası olduğu, dolayısıyla dava konusunun bir miktar para alacağı olduğu ve davalıların maliki olduğu araçların ve gayrimenkullerinin dava konusu yapılmadığı, ihtiyati tedbir kararının ise yalnızca uyuşmazlık konusu yapılmış şey hakkında verilebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde para alacakları için ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, dava ve uyuşmazlık konusunun tazminat isteminden kaynaklandığı, tazminat isteminin haklılığının bu aşamada yaklaşık ispat kuralı gereği henüz ispat edilememesi ve alacağın yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle de ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı  vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>6100 Sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İDM'nde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinafta dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar değerlendirildiğinde;<br>6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden, veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin konusu uyuşmazlık konusu olan hak, ya da bir başka deyişle davanın müddeabihi olabileceği, eldeki istemde ise, tazminat kabilinden para alacağı talep edildiği,  uyuşmazlık konusu olmayan mal, hak ya da alacak ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, bu yola tevessül etmenin hukuka açıkça aykırılık oluşturacağı, öğretide de kabul gördüğü, yangın mahalline konu taşınmaz somut uyuşmazlığın konusu olmadığı da her türlü duraksamadan uzak olduğu, bu nedenle HMK'nun 389 ve izleyen maddelerinde düzenlenen ilke ve esaslara uygun düşmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar değerlendirildiğinde;<br>Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK'nın 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nın 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır.<br>Eldeki davada istem, yangından kaynaklanan tazminata (para alacağına) ilişkin olduğundan geçici koruma talebinin ihtiyati haciz olduğu açık olup , ilk derece mahkemesince de bu yönde inceleme yapılmış olmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, 2004 Sayılı İİK'nın 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.<br>Ancak, alacak haksız eylem iddiasına dayandığında 6098 sayılı TBK'nın 117-(2) maddesi gereğince daha önce temerrüde düşürülmemiş olsa bile dava açılmış olmakla temerrüt ve muacceliyet koşulu oluşacaktır. <br> Keza, aynı Kanun'un 258-(1) maddesinde; \"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde belirtilen husus alacağın yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulmasını gerektirir.<br>Somut olayda, davalı Hakkı Türkiye Finans Katılım Bankası’nin maliki, davalı AKG Güç Sistemleri'nin kiracısı,, davalı Palet Lojistik'in depolama hizmet sözleşmesi yaptığı şirket, davalı Anadolu Sigorta'nın '3. Şahıs emtia teminatı' aldığı yani mal sigortası yaptığı şirket, davalı Sarp Karayolu Hizmetleri Ltd Şti'nin yangının çıktığı antrepo bölümünün kiracısı olduğu taşınmazda çıkan yangının davacının mallarının bulunduğu depoya sirayeti ile maddi zararın oluştuğundan bahisle maddi tazminat istemiyle açılan davada ihtiyati haciz  istenilmiş ise de; davalıların kusur sorumluluğu bulunup bulunmadığı, kusursuz sorumluluklarının söz konusu olup olmadığı, zararın teminat kapsamında olup olmadığı ve miktarının yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın  yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36fe672d358c5fbb","SID":"6c11d70ee24baf39"}}