{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...-...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 07/05/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas <br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av.... Av....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ......  <br>VEKİLLERİ\t: Av...  Av...<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/07/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 07/05/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile genel ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması ve yapılması yönünde ......'nin kayyum olarak belirlendiğini, bu kapsamda genel kurulun toplandığını, bir takım kararlar alındığını ve kararlara şerh derç edildiğini, ancak alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilanço, gelir tablosu ve faaliyet raporunun müdürler kurulu tarafından hazırlanmadığını, 4 nolu karar yönünden; limited şirketlerde genel kurul toplantısına sunulması gereken yıllık faaliyet raporu ile bilançonun tek müdürün bulunduğu durumlarda müdürün, birden fazla müdürün bulunduğu durumlarda ise müdürler kurulu tarafından hazırlanarak genel kurula sunulması gerektiğini, davalı şirkette genel kurul tarihi itibarıyla dört kişiden oluşan bir müdürler kurulunun söz konusu olduğunu, TTK'nın 624 maddesine göre birden fazla kişinin müdür olarak belirlendiği durumlarda “kurul” olarak hareket edilmesi gerektiğini, bu durumda şahıs şirketlerinden farklı olarak her bir müdürün tek başına yönetim ve temsil yetkisini kullanabilmesinin mümkün olmadığını, bilanço, gelir tablosu ve faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin müdürler kurulu içerisinde yer aldığını, genel kurul toplantısı öncesinde yıllık faaliyet raporu ve bilançonun hazırlanması konusunda bir müdürler kurulu toplantısı yapılmadığını, müvekkilinin genel kurulda görüşülen yıllık faaliyet raporu ve bilançonun içeriği konusunda genel kurulda bilgi sahibi olduğunu, söz konusu rapor ve bilanço, müvekkilinin bilgisi dışında hazırlandığını, toplantı tutanağında da aynı zamanda müdür sıfatına sahip olan ortakların temsilcileri de yılık faaliyet raporu ve bilançonun kendileri tarafından hazırlanmadığını beyan ettiklerini, aynı şekilde dava konusu genel kurul toplantısını yapmak için mahkeme tarafından görevlendirilen kayyum ......'nin de taraflı ve usule aykırı olarak genel kurul toplantı tutanağında söz konusu raporun imzasız olarak şirket muhasebecisi tarafından şirket müdürlerinden ...... tarafından hazırlandığı belirtilerek kendisine verildiğini belirttiğini, bu hususların  genel kurul kararının yokluğu/butlanı ve iptalini gerektirdiğini, müdürler kurulu tarafından hazırlanmadığı sabit olan, kim tarafından ne şekilde hazırlandığı belirli olmayan yıllık faaliyet raporu ve bilançoya dayanarak genel kurulda karar alınabilmesinin mümkün olmadığını, ancak genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde müvekkilinin temsilcisinin tüm itirazları, karşı oyu ve muhalefet şerhine rağmen yıllık faaliyet raporu ve bilançoya dayanarak pek çok karar alındığını, genel kurulda yetkisiz kişilerce hazırlanan, gerçeği yansıtmayan bilanço ve faaliyet raporu istinaden ...... ve ......'in ibrasının geçersiz olduğunu, 5 no'lu kararın; 10.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında kim tarafından ne şekilde hazırlandığı belirli olmayan yıllık faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosuna dayanarak müvekkili ve ......'in ibra edilmediğini, buna karşılık diğer şirket müdürleri ...... ve ......'in ibra edildiğini, söz konusu karara müvekkili tarafından muhalefet edildiğini, muhalefet şerhinin toplantı tutanağına eklendiğini, ...... ve ...... için alınan ibra kararının geçersiz olup iptalinin gerektiğini, yetkisiz kişilerce hazırlanmış gerçeği yansıtmayan bilanço ve faaliyet raporuna istinaden yeni müdür tayini ve müdürlerin mali haklarının belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 7 ve 8 no'lu kararın; aynı şekilde genel kurul toplantısı gündeminin 7. maddesinde kim tarafından ne şekilde hazırlandığı belirli olmayan yıllık faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosuna dayanılarak diğer müdürlerle birlikte müvekkilinin ve oğlunun görevden alındığını, yerlerine yeni müdürler kurulu üyelerinin görevlendirildiğini, söz konusu karara müvekkili tarafından muhalefet edildiğini, muhalefet şerhinin toplantı tutanağına eklendiğini, genel kurul toplantısı gündeminin 8. maddesinde kim tarafından ne şekilde hazırlandığı belirli olmayan yıllık faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosuna dayanılarak şirket müdürlerinin mali haklarının belirlendiğini, söz konusu karara müvekkili tarafından muhalefet edildiğini, muhalefet şerhinin toplantı tutanağına eklendiğini, şirketin genel kuruluna yetkisiz kişiler tatafından getirilen bilanço ve faaliyet raporu incelendiğinde şirket kâr dağıtamayacak durumda ve mali olarak dar boğazda olmasına karşın azınlık olan müvekkilinin haklarını zedeleyecek şekilde ücret belirlenmesinin fahiş olduğunu, genel kurulda kim ve kimler yönünden işlem yapma yasağı ve rekabet yasağının kaldırıldığının belirtilmemesi ve ona göre oy kullanılmamasının iptalini gerektirdiğini, 9 no'lu kararın; müdürler kurulu üyelerinden kimlerin ve hangi iş ve işlemler yönünden işlem yapma yasağı ve rekabet yasağının kaldırıldığını belirlenmesi ve rekabet ve işlem yapma yasağının kaldırılması yönünden müdürün kendisinin oy yoksunluğu da gözetilmesi suretiyle karar alınması gerekirken buna aykırı olarak karar alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK'nın 449'uncu maddesi kapsamında yok hükmünde/batıl olan 10.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek dava konusu 10.02.2025 tarihinde yapılan kanunun emredici hükümlerine aykırı olan genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunun/butlanının tespitine, aynı genel kurulda alınan 4-5-7-8-9 no'lu kararların iptaline, dava konusu genel kurulda alınan kararların TTK'nın 449 maddesi çerçevesinde 10.02.2025 tarihli 4-5-7-8-9 No'lu genel kurul kararlarının tedbiren yürütmesinin geriye bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/03/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Tarafların beyanları, mevcut delil durumu ve alınan kararlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu genel kurulda alınan 9 nolu karar ile \"müdürler kurulu üyelerine TTK'nin 395, 396 ve 626. maddeleri uyarınca gerekli izinlerin verilmesi oy çokluğuyla kabul edilmiş\" ise de, söz konusu karar ile verilen yetki somutlaştırılmadan ve çerçevesi çizilmeden çok soyut ve genel olarak verilmiş olduğundan tarafların menfaat dengesine uygun düşmeyebileceği sonucuna varılmış, mevcut delil durumu ve yaklaşık ispat prensipleri de göz önünde bulundurularak sadece bu maddede alınan kararların teminat karşılığında yürütmesinin durdurulmasına, diğer maddeler yönünden ise tedbir talebi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin 20.000,00 TL nakdi teminat yatırılması halinde kısmen kabulü ile, davalı ......  Tic. Ltd. Şti.'nin 10/05/2025 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 9 nolu kararının yürütmesinin tedbiren durdurulmasına, davacının 10/05/2025 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan diğer kararların yürütmesinin tedbiren durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının genel kurul toplantısında alınan 4-5-7-8-9 numaralı kararların yürütmesinin geriye bırakılması talep ettiğini, mahkemece her ne kadar diğer gündem maddeleri yönünden yaklaşık ispat ölçüsü sağlanmadığından tedbir taleplerinin reddine hükmedilse de, gündemin 9 numaralı maddesinde alınan kararın yürütmesinin geriye bırakılmasına hatalı olarak karar verildiğini, TTK'nın 626. maddesinde müdürlerin şirketle rekabet anlamına gelebilecek bir faaliyette bulunmalarının yasak olduğunun hüküm altına alındığını, davacı ortağın dilekçelerinde rekabet yasağına aykırı bir iş ya da işlemden bahsetmediğini, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, bu yönde tek bir somut vaka ya da belge veya bilgi sunamadığını, alınan karar ile şirketin ne tür zarara uğrayacağının somut olarak davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ancak mahkemece ispat külfetinin tarafları üzerinde bırakıldığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, mahkemece genel kurulun 9.maddesi hakkında tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, genel kurulda müdürler kurulu üyelerine tanınan TTK 395, 396 ve 626. maddeleri uyarınca gerekli izinlerin verilmesinin hukuka uygun olduğunu beyan ederek mahkemece 21/03/2025 tarihli ara karar ile verilen müvekkili şirketin 10/05/2025 tarihli olaganüstü genel kurulunda alınan 9 nolu kararının yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin hükmün sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 07/05/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; Talep \"ihtiyati tedbire itiraz\" talebidir. <br>6100 s. HMK.'nın 389/1. maddesine göre, \"(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"<br> 6100 s. HMK.nın 390/3. maddesine göre ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\"<br>6102 s. TTK'nin 622. maddesine göre, \"(1) Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.\"<br>6102 s. TTK'nin 449. maddesine göre de, \"(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.\"<br>Somut olayda ; davalı taraf ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiş ise de, tedbire ilişkin gerekçeli ara kararında da açıklandığı üzere, dava konusu genel kurulda alınan 9 nolu karar ile \"müdürler kurulu üyelerine TTK'nin 395, 396 ve 626. maddeleri uyarınca gerekli izinlerin verilmesi oy çokluğuyla kabul edilmiştir.\" 9. maddedeki bu kararın verilen yetki somutlaştırılmadan ve çerçevesi çizilmeden çok soyut ve genel olarak verildiği, bu haliyle tarafların menfaat dengesine uygun düşmeyeceği sonucuna varılmış, mevcut delil durumu ve yaklaşık ispat prensipleri de göz önünde bulundurularak teminat karşılığında bu kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati ihtiyati tedbir verilmiştir. Aynı gerekçelerle ihtiyati tedbirin korunmasının gerektiği, bu tedbire ilişkin itiraz gerekçelerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmış, 07/05/2025 tarihli murafaa duruşmasında tedbire itiraz reddedilmiştir. <br>07/05/2025 tarihli murafaa duruşmasında verilen tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararının gerekçesini oluşturmak üzere iş bu gerekçeli ara kararı hazırlanmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davalı şirket vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.02.2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 9 gündem maddesinde; \"Müdürler kurulu üyelerine TTK'nun 395, 396 ve 626. maddeleri uyarınca gerekli izinlerin verilmesine...\" şeklinde oy çokluğuyla karar verildiğini, genel kurul kararında geçen husus yasa maddeleri ile açıkça düzenlenen hususlara yönelik olduğunu ve yasa kapsamında olduğunu, davacının genel kurul toplantısında alınan 4-5-7-8-9 numaralı kararların yürütmesinin geriye bırakılması talep ettiğini, mahkemece her ne kadar diğer gündem maddeleri yönünden yaklaşık ispat ölçüsü sağlanmadığından tedbir taleplerinin reddine hükmedilse de, gündemin 9 numaralı maddesinde alınan kararın yürütmesinin geriye bırakılmasına hatalı olarak karar verildiğini, TTK'nın 626. maddesinde müdürlerin şirketle rekabet anlamına gelebilecek bir faaliyette bulunmalarının yasak olduğunun hüküm altına alındığını, davacı ortağın dilekçelerinde rekabet yasağına aykırı bir iş ya da işlemden bahsetmediğini, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, bu yönde tek bir somut vaka ya da belge veya bilgi sunamadığını, alınan karar ile şirketin ne tür zarara uğrayacağının somut olarak davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ancak mahkemece ispat külfetinin tarafları üzerinde bırakıldığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, mahkemece genel kurulun 9.maddesi hakkında tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, genel kurulda müdürler kurulu üyelerine tanınan TTK 395, 396 ve 626. maddeleri uyarınca gerekli izinlerin verilmesinin  hukuka uygun olduğunu beyan ederek mahkemece 21/03/2025 tarihli ara karar ile verilen müvekkili şirketin 10/05/2025 tarihli olaganüstü genel kurulunda alınan 9 nolu kararının yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin hükmün sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Davacı tarafından davalı şirketin 10/02/2025 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 4-5-7-8-9 nolu  kararlarının yokluğunun/ butlanının tespiti  ve iptali talepli açılan davada yokluğu/ butlanı ve iptali istenen genel kurul kararlarının tedbiren yürütmesinin  durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek 9 nolu kararın yürütmesinin tedbiren durdurulmasına, diğer kararların yürütmesinin tedbiren durdurulması talebinin ise reddine karar verildiği, davalının ihtiyati tedbir talebinin kabul edilen kısmına itiraz ettiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği, davalının, itirazın reddi kararının kaldırılması  talebiyle  istinaf talebinde buılunduğu anlaşılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nın  Kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449- (1) maddesi;  ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.'' şeklindedir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>Aynı Kanun'un 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Somut olayda, davacının  ihtiyati tedbir talebinin kabul edilen kısmı yönünden ilk derece mahkemesinin mevcut delilleri değerlendirmesi sonucunda varmış olduğu kanaate göre verdiği kararda ve davalının itiraz üzerine verdiği itirazın reddine dair  kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğu, dava konusu genel kurul tarihi 10/02/2025  olduğu halde ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir  kararında genel kurul tarihinin 10/05/2025 olarak yazılmasının mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata olduğu  anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>    \t Başkan ...                 \t   Üye ...   \t\t                  Üye ...              \t        Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br>                                                                                       (muhalif)<br><br>...<br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Yukarıda Daire çoğunluk görüşünde de belirtildiği üzere; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 449/1 maddesinde de  ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.'' hükmü yer almaktadır. <br>Somut olayda, dava konusu, davalı şirketin 10/02/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan  4, 5, 7, 8, 9 no'lu  kararlarının yokluğunun/ butlanının tespiti  ile  iptali talebi ile açılan davada, alınan işbu kararların yürütmesinin tedbiren geri bırakılması isteminde bulunulduğu, mahkemece tedbir talebinin kısmen kabulü ile dava konusu genel kurul toplantısında alınan 9 no'lu kararın yürütmesinin tedbiren durdurulmasına, davalı tarafça kısmen kabul kararına yapılan itiraz üzerine de itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Ancak, dava konusu genel kurul toplantısında alınan 9 no'lu kararın yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi için, HMK'nın 389. ve 390. maddesinde belirtilen talep şartlarının oluşmadığı, yaklaşık ispatın mevcut delil durumu itibari ile sağlanamadığı, durum ve koşulların değişmesi halinde ise,  mahkemece her zaman tedbir kararı verilebileceği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.  <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66a69f6fe33df295","SID":"5f11b4e75a86d690"}}