{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 14/07/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 14/07/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davacı....Şirketinin 1997 yılında kurulmuş olduğunu, %100 hisse oranı ile tek ortağının davacı ... olduğunu, ayrıca davacı...in şirket yönetim kurulu başkanı olarak  temsil ve ilzama yetkili olduğunu, davacı şirketin faaliyetinin Antalya'da ekmek, sandviç ekmeği, baklava, börek ve bunun gibi unlu mamulleri entegre tesislerinde üretmek olduğunu, ürün satışlarının toptan yapıldığını, otellere, turizm firmalarına, havayolu servislerine, büyük şirketlerin mutfaklarına ürün sattığını,  alınan yeni entegre makinalar, Leasing sözleşmeleri ile alınan üretime yönelik cihazlar ile şirketin büyümüş olduğunu, ürün ürütme kapasitesinin artmış olduğunu, ...A.Ş.'nin 2019 yılında başladığı gıda ticaret hayatında al-sat ile ticaretini sürdürürken  ana sermayesini ...'tan aldığı mütevazi kredi ile başlamış olduğunu, kısa sürede büyüttüğü al-sat hacmini hem karlılık hem de yine kredilerin o dönemde oldukça düşük olması sebebi ile kredi alıp parayı mala yatırarak ve malın da fiyat artışı görmesi ile oldukça hatırı sayılır bir sermaye büyümesine sahip olduğunu, hem sermaye hem iş hacmindeki büyümenin depo alanlarının yetersizliğine, doğal olarak da sistemin yeni depo alanları arama sürecine girmesine sebep olduğunu, şu an şirketin bulunduğu ...nin inşası için yatırım yapılmasına karar verilmiş olduğunu, 4.000 m² alanın tüm inşai ve tefrişat yatırımını yaparak tesisin tamamlanmış olduğunu, tesiste kendi malları için depo alanı oluştururken atıl alanları da üreticilere kiraya vermeyi hedeflemiş olduklarını, kiracılarının unlu mamul üreticisi olması hasebi ile kiracılarına hammadde de satarken aynı zamanda kiracılarının  ürettiği \"su böreği, baklava\" ürünlerini de onlardan alarak müşterilerine satmaya başlamış olduğunu, ancak kiracıların ürettiği ürünlerin standardı  yakalayamaması sebebi ile...A.Ş.'nin karar alarak kiracıların demirbaşlarını satın aldığını ve üretici kimliğine de el atmış olduğunu, standart üretim yapmanın yeni teknoloji ve  ekipman yatırımı istemesi sebebi ile leasing yöntemi ile ve vadeli evrak borçlanması vs yöntemlerle yatırımlara girilmiş olduğunu, üretimde standardı yakalamaya başlaması ile birlikte... ... ile anlaşmak istediğini, ciddi bir yatırım yapılmasını özellikle hijyen, üretim bandı, havalandırma sistemleri vs kısacası hatasız ya da en az hataya hizmet verecek bir altyapı yatırımına girme koşulu ile ....ile çalışabilecekleri konusunda anlaşmış olduklarını,... süreçte sezonda yaklaşık 150 ton su böreği almayı öngörürken su böreğini alımının yıl sonunda 30 tonları ancak görmüş olduğunu, uçuş sektöründe elinde olmayan sebeplerle alım hedefini tutturamamış olduğunu, bu durumda da davacı şirketin zor duruma düşmüş olduğunu ve tekrar bankaların kapısı çalınarak gayrimenkul teminatı ile kredi rezervlerini arttırmış olduğunu, ancak küresel olaylar nedeniyle bankalardaki yüksek faiz oranları, kredilerin vaade sürelerindeki kısıtlamalar vs. nedenlerle şirkete likidite oluşturulmakta zorlanılmış olduğunu,  şirketin çaresiz kalmış olduğunu ve finansal krize girmiş olduğunu, tahsilat ve ödeme dengesinin bozulmuş olduğunu, bu sebeple davacı şirketin borçlarını ödeyebilmesi için alacaklıların da zarara uğramaması adına konkordato başvurusunda bulunduklarını, şirketin toplam 196.899.450,09 TL tutarında borçlarının %88,79'unu kısa vadeli borçların oluşturduğunu, davacı şirketin borçlarını ödemek adına kullandığı yüksek kredi faizleri nedeniyle şirketin mali yapısının daha da bozulduğunu, mevcut durumda haciz ve icra tehdidi ile şirketin faaliyetlerine ilişkin verimliliğinin her geçen gün düşmesine neden olacağını, haciz ve iflas  yolu ile yapılan takipler sonucu şirketin varlıklarının  piyasa rayicinin çok altında bir paraya çevrilecek olduğunu ve bir çok alacaklının alacağını tahsil imkanından yoksun kalarak zarara uğrayacağını, şirkete hali hazırda önemli ölçüde yatırımlar yapıldığını, şirketin tam kadro ile çalışmaya devam ettiğini, dava tarihi itibari ile işçi, SGK, vergi, elektrik,su, kira vs.gibi borçlarının bulunmadığını, şirketin faal olduğunu, şirketin mallarında haciz veya haciz yolu ile satış işlemi olmadığını, İİK madde 285'de; \"Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.\" denildiğini, bu sebeple konkordato talep etme zorunluluğunun bulunduğunu, davacı gerçek kişi...'nun ise tek hissedarı ve yetkilisi  olduğu davacı şirketin banka borçlarına müşterek ve müteselsil kefil konumunda olduğunu, davacının tek ortak olduğu davacı şirketin borçlarına kefil olması sebebi ile açılması muhtemel icra takiplerine muhatap olacağından, bu durumun davacı şirketin faaliyetlerinin sekteye uğramasına sebep olacağını, davacı...'in tüm mal varlığı ile şirketinin kurtulması için çaba sarf edeceğini, davacının iyiniyetli olduğunu, şirketin borçları için kendi mülklerini de bankaya ipotek vermiş olduğunu, konkordato projesi kapsamında; tüm alacaklılara alacakları %100 oranında ödenecek olup konkordatonun tasdikini takip eden 6 aydan sonra başlamak üzere 33 ay içinde faizsiz olarak taksitler halinde alacaklılara alacaklarının ödeneceğini, İİK 287 uyarınca öncelikle geçici mühlet kararı verilmesini talep ettiklerini,  İİK madde 294'de yazılı hususların tedbiren karar bağlanmasını, mal varlıklarının korunması için tüm tedbir kararların verilmesini, 6183 sayılı amme alacakları dahil tüm takipler için tedbir kararı verilmesi ve her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemlerinin ve takiplerin durdurulmasına karar verilmesini, icra nedeniyle muhafaza işlemlerinin durdurulmasını ve muhfaza olduğu takdirde haciz baki kalarak yediemin olarak teslimine, icra nedeniyle satış söz konusu olduğunda satışın durdurulmasına, şirketin faaliyetleri için gerekli olan tüm tedbirlerin alınması yönünde hüküm tesisi ile şirketin ticari faaliyeti için elzem olan bir bankanın tespiti ile bu bankada açılacak olan hesapların her türlü hacizden ari olarak çalışması için gerekli kararın verilmesini, rehinli ve imtiyazlı alacaklar için İİK hükümleri uyarınca takip yapılabileceği ancak muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, geçici mühlet içinde piyasada olan çeklerin ibrazında \"karşılıksızdır\" yazılmasının tedbiren önlenmesi için karar verilmesini, konkordatonun başarıya ulaşması için Mahkemece yasanın tanımladığı tüm tedbir kararlarının tatbiki için hüküm kurulmasına karar verilmesini, gerek şirket ve gerekse şahıs yönünden 3 ay geçici mühlet kararı verildikten sonra yasa gereği ve şartlar 2 ay daha mühlet gerektirdiği takdirde geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına karar verilmesini, alınan bilirkişi raporları ve konkordato komiser raporları dikkate alınarak mümkün olduğu takdirde yasa gereği kesin mühlet kararı verilmesini, her iki davacı yönünden konkordatonun başarıya ulaşması için yasal şartlar oluştuğunda mühlet kararlarından sonra konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Dava hasımsız olarak açılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"İİK'nın 285. maddesi doğrultusunda şirket ortağı yönünden; sadece kendisine özgü ayrı bir projenin olmadığı, projesinin tamamen şirket yönünden ibraz edilen projeye atıf yapar nitelikte bağlı proje olduğu, kendisi yönünden alacaklılar listesinin ve borçların bildirilmediği, imtiyaz durumlarını gösterir listenin sunulmadığı, mal varlığı bilgilerinin bulunmadığı, davacı şirket yönünden ise; alacaklılar listesinin, imtiyazlı borçların sunulmadığı, şirket ön projesinde hiçbir faiz ödemesi ön görülmediği, bu haliyle tenzilat konkordatosu niteliğinde olduğu, yerleşik BAM ve Yargıtay uygulamalarına göre faizsiz konkordatonun mümkün olmadığı, bu hali ile konkordato projesinin samimi ve uygulanabilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato isteminde bulunurken İİK madde 286'da istenilen tüm evrak ve belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, mahkeme kararı incelendiğinde bütün bu evrakların sunulduğunun da özetlendiğini, İİK'nın  287. maddesi uyarınca belgelerin eksiksiz sunulduğunu gören mahkemelerin derhal geçici mühlet kararı verdiğini, tüm belgeler ekli olmasına rağmen sanki bu evraklar yokmuş gibi taleplerin ayrı ayrı reddinin yerinde olmadığını, özellikle.,..yönünden tüm belgeler olmasına rağmen ve bu kişi yönünden konkordato isteyen şirket ile bağı bulunduğundan, kefaletleri bulunduğundan, kesilen çeklerin şirket için kullanıldığından şirkete atıf yapılması ve bu yönde talepte bulunulmasında bir sakınca bulunmadığını, bu sebeple red kararlarının yerinde olmadığını, şirket yönünden ise tüm belgelerin sunulduğu karara yazıldıktan sonra alacaklılar listesinin bulunmadığı, imtiyazlı borçların sunulmadığı, faiz ödemesi öngörülmediği (oysa ön projede ayrıntılarda faiz ödemesi de vardır) şeklinde gerekçenin doğru olmadığını, evrakların eksiksiz sunulduğunu, bağımsız denetçinin makul güvence raporu sunduğunu, bu evraklar sunulduğunda geçici mühlet kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, ya da bir kaç evrak eksik olduğunda bunun yazılacak bir muhtıra ile de tamamlanabileceğini, nasıl ki dava açarken harç, masraf vs. bir miktar yatırılıp sonradan gider avansı, ücretler vs. isteniyor ise bunun da yapılabileceğini, bunların hiç biri yapılmadan doğrudan red kararının yerinde olmadığını, çalışma kapasitesi ve borçları ödeme kapasitesi olan şirket ve doğal olarak tek yetkilisi ve ortağının da iflasa sürüklendiğini, bu kararı istinaf ettiklerini ancak sonuç alınıncaya kadar ortada şirket dahi kalmayabileceğini, şirketi ayakta tutmak için her türlü çalışma yapılacağını ancak bunda ne kadar başarı sağlanacağının da meçhul olduğunu, faizsiz konkordatonun mümkün olmadığı gerekçesine katılmadıklarını, uygulamada tenzilat, vade ve hem tenzilat hem de vade konkordatosu istenebildiğini, kendilerinin ise davada vade konkordatosu talep ettiklerini,  tenzilat talebi olmadığını, yasa gereği bankalar nezdindeki alacaklara faizin devam ettiğini, ancak İİK madde 294'te hangi hallerde faizin duracağının da yazılı olduğunu, dolayısıyla faiz ile ilgili hususun bu aşamada değil kesin mühlet aşamasında değerlendirilecek bir husus olduğunu, geçici mühlet kararı verilmesi gerekirken bu faiz konusunun da gündeme getirilerek davanın reddinin doğru olmadığını, revize proje ile faiz dahil tüm hususlarda revize imkanı varken mahkemenin davayı gerekçesiz olarak reddetmesinin doğru olmadığını, İİK'da yazılan tüm belgelerin Mahkemeye sunulduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İİK madde 293 uyarınca gerekli kararın verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; adi konkordatodan kaynaklanan konkordato istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davacıların konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>Mahkeme tarafından eksik belgeler hususunda ihtarat yapılmadan ve geçici mühlet kararı verilmeden konkordato talebinin esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.<br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın \"Konkordato talebine eklenecek belgeler\" başlıklı (Değişik: 28/2/2018-7101/14 md.) 286. maddesinde;<br>\"Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler.<br>a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.<br>b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.<br>c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.<br>d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.<br>e) (Değişik:6/12/2018-7155/13 md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.<br>(Mülga fıkra:6/12/2018-7155/13 md.)<br>Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.<br>(Ek fıkra:6/12/2018-7155/13 md.) Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.<br>(Ek fıkra:6/12/2018-7155/13 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.\" hükmü,<br>\"Geçici mühlet\" başlıklı (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.) 287. maddesinde;<br>\"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>(1) Bu maddenin “Konkordato talebinin nazara alınması şartları” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.<br>(2) Bu maddenin “Mühlet” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.<br>Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.<br>Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.<br>Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.<br>291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.<br>Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmü, <br>\"Kanun yolları\" başlıklı (Değişik: 28/2/2018-7101/21 md.) 293. maddesinde; <br>\"Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.<br>Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.<br>Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır.\" hükmü,<br>\"Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları\" başlıklı (Değişik: 28/2/2018-7101/22 md.) 294. maddesinde;<br>\"Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.<br>206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.<br>Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.<br>Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır.<br>Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır.<br>Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.<br>Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.<br>(1) Bu maddenin “Alacaklılar hakkında borçlunun beyana daveti:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.<br>(2) Bu maddenin ‘‘Alacaklıların toplanması:’’ olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın \"Dava Şartları\" başlıklı 114. maddesinde;<br>(1) Dava şartları şunlardır:<br>a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.<br>b) Yargı yolunun caiz olması,<br>c) Mahkemenin görevli olması.<br>ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.<br>d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.<br>e) Dava takip yetkisine sahip olunması.<br>f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.<br>g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.<br>ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.<br>h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.<br>ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.<br>i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.<br>(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.<br>Yine 6100 sayılı HMK'nın \"Dava şartlarının incelenmesi\" başlıklı 115. maddesinde:<br>\"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.<br>(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" hükmü yer almaktadır.<br>Somut uyuşmazlıkta; konkordato talep dilekçesinde, talepte bulunan borçlu şirket ile şirket hisselerinin tamamına sahip olan ve aynı zamanda borçlu şirketin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olan davacı gerçek kişi ... ile ilgili genel bilgilere, şirketin mali yapısına, alacaklarına, borçlarına, borca batıklık durumuna, rehinli alacaklıların kim olduğuna ve miktarına, şirketin ortaklık yapısına, davacı gerçek kişi ...nun taşınmazları ile ilgili bilgilere, konkordato talep edilmesinin nedenlerine yer verildiği, iflas ile konkordatonun tasdiki arasındaki alacaklıların eline geçecek miktar ve oranın açıklandığı, bu borçların, herhangi bir tenzilat talep edilmeksizin, konkordato kesin mühlet verilmesini takip eden konkordatonun tasdikini takip eden 6 aydan sonra başlamak üzere 33 ay içinde faizsiz olarak taksitler halinde alacaklılara ödeneceği, şirkete koruma sağlanması halinde borçların tamamının ödeneceğine ilişkin ön proje sunduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket ve  gerçek kişi yönünden bu açıklama, İİK'nın 286. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerinde istenen belge ve bilgileri içerir niteliktedir.<br>Talepte bulunan gerçek kişi...iflasa tâbi şahıslardan olmadığından, aynı hükmün (d) bendinde öngörülen tabloların sunulmasına gerek bulunmamaktadır.<br>Yine aynı hükmün (e) bendindeki bağımsız denetim kuruluşu tarafından düzenlenen denetim raporu da gerçek kişi tarafından sunulması gerekmeyen belgelerdendir. Nitekim, aynı hükmün son fıkrası uyarınca hazırlanarak, 30.01.2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde, \"(1) Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler:<br>a) Konkordato ön projesi.<br>b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler<br>c) Alacaklı ve alacak listesi.<br>ç) Karşılaştırma tablosu.<br>d) Makul güvence veren denetim raporu.<br>(2) Borçlu, iflasa tabi olmayan kişilerden ise sadece birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yazılı belgeler ile uygun düştüğü ölçüde (b) bendinde yazılı belgeleri konkordato talebine ekler.<br>(3) Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse mahkeme, birinci veya ikinci fıkrada belirtilen belge ve kayıtların eksiksiz olarak sunulması için borçluya makul bir süre verir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.\" hükmü ile iflasa tabi olmayan borçluların denetim raporu sunmaksızın konkordato isteminde bulunabilecekleri düzenlenmiş olup, bu hususu doğrulamaktadır.<br>Buna göre; konkordato talebi üzerine mahkeme, 2004 sayılı İİK'nın 287/1. maddesi gereğince, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir. Mahkemece mühlet kararının, İsviçre düzenlemesinden farklı olarak, 286. maddedeki belgeleri inceledikten ve eksiksiz olarak sunulmuş olduğu tespit edildikten sonra verileceği kabul edilmiştir. Şu halde, mahkeme belgelerin mevcudiyeti dışında bir incelemeye girişmeksizin, yani sadece şekli bir incelemeden sonra geçici mühlet kararı verecektir. (Yeni Konkordato Hukuku- *Prof. Dr. Selçuk ÖZTEK *Prof. Dr. Ali Cem BUDAK *Doç. Dr Müjgan TUNÇ YÜCEL *Doç. Dr. Serdar KALE *Doç. Dr. Bilgehan YEŞİLOVA-S.243.)<br>Eş söyleyişle, mahkemece yapılacak iş şekli inceleme olup, 286. maddede belirtilen belgelerin mevcut olup olmadığına ilişkindir. Yani, belgelerin içeriğinin doğruluğu, bu aşamada inceleme konusu yapılamayacaktır.<br>Talep dilekçesine 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eklenmesi, 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi kapsamında dava şartıdır. Ancak 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince bu tamamlanabilir bir dava şart olduğundan, belge eksikliği halinde, talep edenlere bu eksikliğin giderilmesi yönünden makul kesin süre verilmeli, yerine getirilmemesi halinde kesin sürenin sonuçlarını açıkça içerir ihtar yapılmalı ve kesin süre içerisinde eksikliğin yerine getirilmemesi halinde 2004 sayılı İİK'nın 286, 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmelidir. Süresi içerisinde ihtarın gereğinin yerine getirildiği ve eksik belgelerin tamamlandığı durumda ise 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesi gereğince geçici mühlet kararı verilmelidir.<br>Somut olayda; davacı şirket ve davacı gerçek kişi 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgeleri sunarak geçici mühlet verilmesi ve ihtiyati tedbir talebinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, kendi kanaatine göre 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerde bir eksiklik olduğu yönünde talep edenler vekiline herhangi bir ihtar yapılmadan ve varsa bu eksikliğin giderilmesi için makul herhangi bir kesin süre verilmeden yazılı gerekçeyle konkordato taleplerinin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.  <br>Yerel Mahkemece davacı gerçek kişi yönünden alacaklılar listesinin ve borçların bildirilmediği, imtiyaz durumlarını gösterir listenin sunulmadığı, mal varlığı bilgilerinin bulunmadığı; davacı şirket yönünden ise alacaklılar listesinin ve imtiyazlı borçların sunulmadığı gerekçesine dayanılmış ise de gerekçeli kararda talep edenler tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan deliller kısmında bu belgelerin dosyaya sunulduğunun belirtilmiş olduğu, bu haliyle gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olduğu, kaldı ki dosya kapsamının incelenmesinden; talep edenler vekilinin dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerde bir eksiklik olmadığı, sunulan projelerin ekinde gerçek kişi yönünden alacaklılar listesinin, borçların ve imtiyaz durumlarını gösterir listenin yer aldığı, davacı gerçek kişinin kendisine ait taşınmazların bildirildiği, yine davacı şirket yönünden alacaklılar listesinin ve imtiyazlı borçların proje ekinde sunulduğu görülmekle İİK'nın  287. maddesi uyarınca geçici mühlet verilmesi gerekirken davacıların konkordato taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.<br>Bu nedenle; Dairemizce, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince konkordato talebinde bulunanlar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2004 sayılı İİK'nın 293/2. maddesi delaletiyle 287. maddesi gereğince 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmesine, 287/1. maddesi delaletiyle 294. maddesi gereğince borçluların mal varlığının muhafazası için gerekli ihtiyati tedbirler ile aynı kanunun 293/2. maddesinin 3. cümlesi uyarınca dosyanın komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Konkordata talebinde bulunanlar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2025 tarih ve... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-a-Talep edenler vekilinin dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerde bir eksiklik olmadığı anlaşıldığında İİK'nın 287/1. maddesi gereğince; konkordato talebinde bulunan ....(...T.C. kimlik numaralı) ve ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (...) hakkında 14/07/2025 tarihinden itibaren başlamak üzere ÜÇ AY SÜRE İLE GEÇİCİ MÜHLET  VERİLMESİNE, <br>b-2004 sayılı İİK'nın 293/2. maddesinin 3. cümlesi uyarınca, dosyanın komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için İlk Derece Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40'ar TL istinaf karar harçlarının talepleri halinde davacılara İADESİNE, <br>b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince dava hasımsız olarak açıldığından davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacılar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, \t\t\t<br>d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, <br>5-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 293/2 maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/07/2025       <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"380b90befd12800d","SID":"0e7f8aef2cfdd697"}}