{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1133 <br>KARAR NO:2025/1199<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/09/2021<br>NUMARASI:2018/1060 Esas - 2021/806 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)<br>DAVA TARİHİ:18/09/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/07/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı ... A.Ş. adi ortaklığı ve ... arasında müşterek sigorta şeklinde ...nolu inşaat all risk kombine poliçesi imzalandığını; davalı alt yüklenicinin yaptığı mekanik tesisat işi kapsamında ... blok zemin kat yangın vanasının montaj hatası nedeniyle patlaması sonucu su sirayetine bağlı hasar meydana geldiğini; 02/12/2016'da müvekkilinin %29 hissesine karşılık 9.763-TL'nin sigortalı ... Şti.'ye ödediğini ve haklarına halef olduğunu; alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sigortalıya lütuf ödemesi yapıldığından müvekkilinden istenemeyeceğini ve alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, poliçede sigorta başlangıcının 28/06/2011, bitişinin 31/12/2015, inşaat döneminin 28/06/2011-31/12/2015; 13/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, hasarın 19/12/2015'tarihinde inşaat dönemi içinde meydana geldiği, ekspertiz raporunda davalı taşeronun sigorta kapsamında bulunmadığının belirtildiği, ...nolu zeyilnamede taşeron ve alt taşeronların 30/12/2015 itibariyle ek sigortalılar olarak poliçeye alındığı, hasarın 19/12/2015'tarihinde olduğu, zeyilname başlangıç tarihinin 28/06/2011 olarak belirtilmesinin anlam ifade etmediği ve davacının ödemesinin lütuf ödemesi olduğundan davalıya rücu edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, sigorta bedeline alt yüklenicilerin üstlendiği işlerin de çapraz sorumluluk ek teminatıyla dahil edildiğini, ayrıca genişletilmiş bakım devresi teminatının da bulunduğunu, davalı ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmede davalının kusurlu eylemlerinden sorumlu olacağının düzenlendiğini, hasarın davalının kusuruyla meydana geldiğini ve hatır ödemesi olmadığından taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava, inşaat all risk sigortası poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinin sigortalı müetahhide  ödediği tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptaline ilişkindir.TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda; sigortalının yapı müteahhidi davalının da taşeron olduğu anlaşılmaktadır.Müşterek sigorta kapsamında davacı sigorta şirketinin düzenlediği ... nolu 13/2/2012 tarihli, 28/06/2011-31/12/2015 başlangıç ve bitiş tarihli, 28/06/2011-31/12/2015 inşaat dönemi, 31/12/2015-31/12/2017 bakım dönemi inşaat all risks poliçesiyle sigortalandığı, sigorta ettirenin ve birinci sigortalının dava dışı ... Şti. ve ikinci sigortalının ... A.Ş. olduğu, 19/12/2015 tarihinde inşaatın su tesisatı işlerini yapan davalının yaptığı imalat nedeniyle meyda geldiği ileri sürülen  su basması sonucunda uğranılan zarar kapsamında müşterek sigortada %29 oranında sorumluluğu olan davacının 9.7693,60-TL'yi 02/12/2016 tarihinde sigortalı... Şti.'ye ödemiştir.Su baskınının sigortalının alt yüklenicisi davalı tarafından yapıldığı, davacının aldığı 25/07/2016 tarihli ekspertiz raporunda poliçede davalının unvanı geçmediğinden ödeme hususunda takdirin davacıya ait olduğunun belirtildiği görülmüştür. Müşterek sigorta kapsamındaki ... Sigorta (önceki unvan: ... Sigorta) tarafından hazırlanmış ... nolu zeyilnamede, başlama süresinin 30/12/2015, bitiş süresinin 31/12/2015, bakım süresi başlangıcının 31/03/2016, bitiş süresinin 31/03/2017, zeyil konusunun \"açıklama değişikliği\", \"ek sigortalılar; ... alt yükleniciler ...\"  ve \"Zeyil başlangıç tarihi:28/06/2011\" ifadelerinin yazılı olduğu görülmüştür.Yargıtay 11. HD'nin 2017/834 E., 2019/6401K. sayılı ve 10/09/2019 tarihli ilamında belirtildiği üzere inşaat sigortalarıyla her bir müteahhidin kendi inşaat edimini himaye kapsamına alınmakla birlikte, bunların bir birinin edimine veya diğer şahıslara verdikleri zararlar inşaat sigortası himayesinin dışında kalır.Dolayısıyla her bir müteahhidin kendi sorumluluk sigortasına sahip olması gerekir.Zira asıl müteahhidin kendisi için ek primle elde ettiği üçüncü şahıs zararlarından dolayı sorumluluk teminatı, alt müteahhidin faaliyetleri esnasında üçüncü kişilerin uğradıkları zararları temin etmez. Ayrıca çözümlenmesi gereken sorunlardan biri de asıl müteahhit ile alt yüklenicilerin bir birine varmış oldukları zararlarda, zarar görenin üçüncü kişi sayılıp sayılmayacağı meselesidir.Sorumluluk sigortalarında sigortacı ile sigorta ettiren/sigortalı dışında kalan kimse üçüncü şahıs kabul edilmektedir.Öncelikle sigortalıya bir hizmet veya vekalet münasebetiyle bağlı kimseler ve sigortalının aile efradı tarafından vaki talepler teminat dışında tutulmuştur. Bunun yanında, alt müteahhitler arasında umumiyetle bir ilişki olmaz. Buna karşılık asıl müteahhitle alt müteahhit arasında bir ilişki mevcuttur fakat bu ilişki bir hizmet veya vekalet ilişkisi olmayıp, istisna akdinden doğan bir ilişkidir.Bu nedenle asıl müteahhidin inşaat faaliyetleri ile alt müteahhite verdiği zararlar üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı kapsamında yer alır. Aynı şekilde alt müteahhitlerin bir birlerine veya asıl müteahhide vermiş oldukları zararlarda bu teminatın kapsamında değerlendirilir.Aynı inşaatın farklı kısımlarının yapımını üstlenmiş birden fazla müteahhidin bir birine verdikleri zararlar için genellikle inşaat sigortası özel şartlarında yer alan çapraz sorumluluk teminatı kabul edilmektedir.Böylece asıl müteahhit sözleşmeye konulan bu özel şarta binaen ek prim ödemek suretiyle, diğer müteahhitlerin üçüncü şahıs zararları sorumluluğunu da teminata dahi etmektedir. Başka bir anlatımla, çapraz sorumluluk teminatı, müteahhidin, sözleşmeye konulan bu özel şartla ve ek prim ödemek suretiyle, diğer (alt) müteahhitlerin üçüncü şahıs zararları sorumluluğunu da teminata dahil eder. Çapraz sorumluluk olarak adlandırılan bu teminat ile inşaat faaliyetlerinde yer alan müteahhitlerin, taşeronların gerek bir birlerine gerek üçüncü şahıslara vermiş oldukları zararlardan kaynaklı sorumlulukları sigorta güvencesine alınmaktadır.Bu teminattan yararlanacak müteahhitlerin isimlerinin poliçedeki sigortalı hanesinde mutlaka yazılmış olması gerekir (MR002/1). Poliçede isimleri yazılı olan şahıs firma ve/veya kuruluşlardan her biri ayrı şahsiyet ve kuruluş olarak kabul edildiğinden ve verilen üçüncü şahıs mali mesuliyet ek teminatının her biri adına ayrı düzenlenmiş addedildiğinden (MR 002/1), birbirlerine verdikleri zararlar da üçüncü şahıs zararı sayılarak teminat kapsamından karşılanır.Dolayısıyla sigortacı karşıladığı zararlar için himaye kapsamındaki müteahhit veya alt müteahhitlere (taşeronlara) rücu edemez. Zira çapraz sorumluluk klozunu kabul etmekle rücu hakkından vazgeçmiş sayılır (Ayli, Ali: İnşaat Bütün Riskler Sigortasında Riziko, Ankara 2012, s.61).Eldeki davada davacı sigorta şirketi, sigorta ettireni ve sigortalısı olan dava dışı ... Şti.'nin üstlendiği inşaat işi kapsamında, inşaatta meydana gelen su sızması nedeniyle oluşan zarardan sigortalı şirketin alt yüklenicisi davalının sorumlu olduğunu iddia ederek ve zeyilnamedeki çapraz sorumluluk ek teminatına istinaden, sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsilini istemektedir. Yukarıdaki açıklamalara göre,davacı tarafından düzenlenen zeylnamede açıkça isimler belirtilmese de alt taşeronların sorumluluğu kapsamında davacı tarafından ek teminat verilmiştir.Davacı çapraz sorumluluk teminatına dayanarak, sigortalının alt yüklenicisinden kaynaklanan zararı sigortalı yükleniciye ödediğinden bahisle himaye kapsamındaki alt yükleniciye rücu edemez. Zira çapraz sorumluluk klozunu kabul etmekle, rücu hakkından vazgeçmiş sayılmaktadır. Söz konusu zararın kasten veya ağır kusurla gerçekleştiği de iddia ve ispat edilmediğinden, himaye dışı kaldığı kabul edilemeyecektir. Buna göre davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, ikinci bilirkişi raporundaki tespitler benimsenerek yazılı gerekçeyle reddi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, değişik gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, yeniden karar verilerek kararın kesinleşen kısımları tekrar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 Tarih 2018/1060 Esas - 2021/806 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın reddine,\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 125,74-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 489,66‬-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan 1.605-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Davalı vekili için takdir olunan 4.080-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin  üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8665681becc721c3","SID":"006ff5c886c44086"}}