{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....-.....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/06/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas-... Karar<br>DAVACI\t: .....<br>VEKİLİ\t: Av.....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: 1-........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DİĞER DAVALI\t: 2-........  <br>VEKİLLERİ\t: Av.....  Av.....<br>DAVA\t: Muarazanın Giderilmesi/Alacak <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/06/2025<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...  Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ........ Anonim Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin 01/08/2015 tarihinde, ... başvuru numarasıyla Nevşehir İli, ........ İlçesi, .../... Mahallesi, ... ada,.....nolu parselde 621 kWe gücünde (... 15 GES), 29/09/2015 tarihinde, ........ başvuru numarasıyla Nevşehir İli, ........ İlçesi, .../... Mahallesi, ...ada... nolu parselde 999 kWe gücünde (... 20 GES) olmak üzere toplam 2 adet ayrı lisanssız güneş enerjisi santrali kurmak amacıyla ........ Trafo Merkezine bağlantı yapmak için ........'a bütün projeleri ve belgeleri eksiksiz bir şekilde hazır ederek başvurduğunu ancak müvekkilinin başvuruları \"...... Tm olarak değerlendirildiği için ........ kapasitesi nedeniyle olumsuz\" gerekçesiyle reddedildiğini ve müvekkili ile sözleşme yapmaktan imtina edildiğini, ........ TM kapasitesi müsait olduğu halde, mevzuata açıkça aykırı şekilde ve sırf müvekkilinin başvuruları reddedilsin ve diğer başka kişi ve şirketlerin talepleri kabul edilsin diye fiili durumla örtüşmeyen ve açıkça hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle müvekkilinin başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin  taleplerinin reddedilmesinin mevzuata uygun olmadığını defalarca bildirdiğini ancak sonuç alamadığını, bunun üzerine 19/11/2015 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na yazılı başvuru yaptığını, ........'ın , 8/12/2015 tarihli cevap yazısı ile  ...... TM kapasitesinin yetersiz olduğunu, ........ TM'ye bağlantının ise, mevcut şebeke kapasitesi ve teknik özellikler nedeniyle uygun olmadığını belirterek taleplerini reddettiğini, müvekkilinin, başvurularını mevcut Yönetmelik’in 7. maddesine uygun şekilde yaptığını ve gerekli bilgi ve belgeleri eksiksiz sunduğunu,  başvuru değerlendirme süresinin mevzuata aykırı şekilde uzatılmasının ........'ın kötüniyetli olduğunun en bariz belgesi olduğunu, müvekkilinin, ...... TM'ye bağlantı talebinde bulunmadığını, bağlantı başvurularının ...... TM üzerinden değerlendirilmesi ve neticesine göre başvuruların reddinin hukuka aykırı olup, açıkça kötüniyetli olduğunu, ........ TM'ye bağlantı başvurularının reddi için ileri sürülen gerekçelerin tamamının mevzuata aykırı olduğunu, başvuruların, ........ TM üzerinden değerlendirilerek olumlu şekilde sonuçlandırılması ve müvekkilinin bağlantı anlaşmalarına davet edilmesi gerektiğini, başvuruların değerlendirilmesinin zorunlu olduğu Eylül 2015 döneminde ve her halükarda Ekim 2015 döneminde, ........ TM kapasitesinin bağlanabilirlik açısından yeterli olduğunu, öncelik değerlendirmesi yapılmaksızın başvurunun olumlu sonuçlandırılması gerektiğini, Ekim 2015 döneminde ........ TM için başka başvuruların kabul edilmesinin  iddialarını ispata elverişli olduğunu ileri sürerek, müvekkiline trafo kapasitesi tahsis edilmemesi ve bağlantı anlaşmalarına çağrı mektubu verilmemek suretiyle dilekçenin 3 üncü maddesinde özetlenen şekilde müvekkiline toplam 2 (iki) adet bağlantı anlaşması yapılmaması şeklinde yaratılan muarazanın giderilmesine ve ........’ın, müvekkiline başvuru tarihi itibariyle (gerektiğinde ek kapasite açmak suretiyle) trafo kapasitesi tahsis etmek zorunda olduğunun tespitine ve ifasına, ........’ın müvekkiline bağlantı anlaşmasına çağrı mektupları vermek ve müvekkiliyle bağlantı anlaşmaları yapmak zorunda olduğunun tespitine ve ifasına, bu surette ........ ile müvekkili arasında dağıtım sistemine bağlantı anlaşmalarının hükmen yapılmasına, ifa mümkün değilse, müvekkili bakımından oluşan zararın belirsiz alacak davası olduğunun kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına taleplerini  artırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, alacaklara bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ........ vekili, yargı yolunun doğru seçilmediğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin  tek sorumluluğunun trafo kapasitesini bildirmek olup, bu işlemin idari nitelikte olduğunu, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu ve dosyanın heyetçe  görülmesi gerektiğinden eksik harcın da ikmal edilmesi gerektiğini yine, davacının  taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve ayrıca,  davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, ........ TM için 2015-2016 yıllarında ........’a yapılan kapasite tahsis yazıları ile anılan dönemin şebeke koşullarında ........ TM için maksimum kapasitenin tahsis edildiğinin belirtildiğini, ...... TM için ise, 24.11.2014 tarihli yazı  ile anılan dönemin şebeke koşullarında ...... TM için tahsis edilebilecek maksimum kapasitenin  ........’a tahsis edildiğini, 12 Mayıs 2019 tarihli Resmî Gazete’de, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik yayımlandığını, bu doğrultuda 2 Ekim 2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ'in  yürürlükten kaldırıldığını,  Yönetmelik ve Tebliğ'in  “Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik” çatısı altında birleştirildiğini, mer’i yönetmelik doğrultusunda ilgili Dağıtım Şirketi/OSB’ler tarafından lisanssız üretim projelerinin sistem bağlantıları için müvekkilinin görüşü sorulmakta ve mevcut şebeke koşulları dahilinde (transformatör gücü, kısa devre, vb.) gelen projeler özelinde teknik analizler yapılmakta olup, mülga yönetmelikte olduğu gibi,  Dağıtım Şirketi/OSB’lere kapasite tahsisi yapılmadığını, dava konusu işlemlerin 12 Mayıs 2019 tarihi öncesi yürürlükte olan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik dahilinde yapıldığının anlaşıldığını, dava konusunun geçtiği tarih itibariyle ilgili transformatör merkezlerine lisanssız bağlanabileceğini, kapasite tahsisi yapılması dışında müvekkilinin herhangi bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığını, anılan dönem itibariyle tahsis edilen kapasitenin hangi başvuru sahiplerine verileceğinin  ........’ın sorumluluğunda olduğunu  savunarak, eksik harcın tamamlatılmasını, yazılı yargılama usulünün uygulanmasını ayrıca, ........ Tapu Müdürlüğü'nden toplulaştırmanın tamamlanıp tamamlanmadığı, yeni vaziyet planları ve tapu kayıtlarının celbi, usul yönünden mahkemece yargı yolunun yanlış seçildiğinden mahkemenin görevsizliği  ve  Ankara Mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi, diğer usul itirazları doğrultusunda davanın usul yönünden reddi, aksi kanaatte ise, esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ........ vekili, İdari Yargılama Usul Kanunu'na göre dava açma süresinin  60 gün olduğunu, davacının, 2015 yılında reddedilen iki başvuru için süresinde dava açmadığını ve dava açma hakkını kaybettiğini, yaklaşık yedi yıl sonra adli yargıda soyut gerekçelerle dava açıldığını, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, EPDK'nın , lisansız enerji üretimi ve muafiyetli üretim ile ilgili tek yetkili organ olduğunu ve burdaki yetkisini ve görevini ancak çeşitli kamu ve müvekkili şirket gibi kamu görevi yapan özel sektör aracılığıyla kullanabileceğini, elektrik dağıtım faaliyetleri, kamu gücüyle yapılan bir kamu hizmeti olduğundan, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ilişkinin  ticari değil idari bir ilişki olduğunu, bu nedenle, dava konusu işlemin denetiminin idari yargı merciine ait olduğunu, lisanssız güneş enerjisi ve EPDK mevzuatına göre davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının taleplerini netleştirmesi ve belirsiz alacak davası açamayacağı için davanın harçlandırılması amacıyla süre verilmesi, aksi takdirde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının başvurusunun mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirmeye alındığını ve  reddedildiğini, davacı adına yapılan başvurularda, bağlantı noktası olarak ........ TM'nin talep edildiğini ancak, başvurunun yapıldığı bölgenin çevresindeki hatların ...... TM’den enerji aldığını, dolayısıyla ........ TM’den bağlantı talep edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını ayrıca, başvuru yapılan bölgede ........ TM’den enerji alan hattın mülkiyetinin özel olduğunu ve şirketin bu hat üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını, ...... TM’ye ait ........ tarafından açıklanan bağlanılabilir kapasitenin 50 MW olarak belirlendiğini, davaya konu başvurunun yapıldığı 1 Ağustos 2015 tarihinde ...... TM’de başvuruyu karşılayacak 790 kW kapasitenin bulunduğunu ancak, Yönetmelik'in  8/4 maddesi kapsamında yeterlilik sağlamadığından başvurunun olumlu sonuçlanmadığını, 29 Eylül 2015 tarihinde yapılan başvuru için ise, ...... TM’de kapatisitesinin olmadığının tespit edildiğini yine, davacının yedi yıl sonra açtığı davada aynen ifa talebinin kabulünün mümkün olmadığını ayrıca,  belirsiz alacak ve maddi tazminat talebinde bulunduğunu, davacının davası için delil sunamadığını ve müvekkili şirketin eylemiyle herhangi bir zarar meydana gelmediğini savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan da reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında davacı tarafından yapılan bağlantı başvurularının reddedilmesinin mevzuata uygun olup olmadığı, davacının başvurusunun kabul edilmemesi nedeniyle davacının zararının oluşup oluşmadığı ve bu zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında ihtilafın bulunduğu, hükme esas alınan 18/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davalı tarafların iletim ve dağıtım lisansında belirlenen bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu, hizmetin kalitesinden ve ticari kaliteden sorumlu olduğu, bu nedenle, üretim ve tüketim tesislerinin standartlara uygun olarak işletilebilmesi ve sistem kararlılığının sürdürülebilir bir şekilde sağlanması için dağıtık üretim tesislerinin ürettiği enerjinin uygun yük kapasitelerine sahip hatlar üzerinden taşınması esas olduğu, davalı firmaların bölgedeki yük karakteristiğine göre, kullanıcının hangi gerilim seviyesinden sisteme bağlanacağının belirlenmesinde ve kullanıcı bağlantılarının tesis ve tahsis edilmesi veya değiştirilmesi yönündeki taleplerinin karşılanmasında eşit taraflar arasında ayırım gözetmeksizin işlem yapması gerekmektiği,  davalı firmaların kullanıcı bağlantı noktasının veya kullanıcının işletme usullerinin diğer kullanıcılar üzerinde olumsuz etkiler yaratma olasılığının tespit edildiği durumlarda, kullanıcıdan alternatif bir gerilim seviyesinden bağlanmasını veya söz konusu olumsuz etkiyi ortadan kaldıracak çözümler uygulamasını talep edebilir ve firma belli bir gücün üzerindeki yeni veya ilave bağlantı başvuruları kapsamındaki enerji talep ve tahsislerinin değerlendirilmesinde ........ ile gerekli koordinasyonu sağlaması gerektiği, bu nedenle üretim, tüketim tesisleri ile hatların; şebekede gerilim kararlılığı, kısa devre, kapasitif değerlerini, frekans vb.gibi değerleri sağlaması gerektiği, davacı tarafın iki lisanssız başvurusunun ........ TM'ine bağlantı olacak şekilde davalı ........'a yapıldığı, lisansız GES'lerin bağlantı talebinde bulunulan TM'lerine ilişkin ........'ın ilgili dönemdeki mevzuata ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ'in 6/15. Maddesine uygun şekilde görüşlerini bildirdiği, lisanssız GES başvuruların mevzuata göre davalı ........ tarafından değerlendirilmesi gerektiği, davalı ........'ın ilgili dönemdeki mevzuata göre davacı tarafın lisanssız GES başvurularını değerlendirme görevi olmadığı, başvuru yapıldığı dönemde davalı ........'ın davalı ........'tan; lisanssız GES'lerinin ...... TM'ine ve ........ TM bağlantı görüşü aldığı, ........ tarafından ........'a gönderilen görüşlere göre o dönemde ...... TM'nin kapasitesinin lisanssız GES ve RES'ler için dolu olduğu, ........ TM'nin kapasitesinin boş olduğu,  Konya... Asliye Ticaret Mahkemesine ... Esas sayılı dava için sunulan 01.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporundan ve dava dosyasında yer alan belgelerden ... nolu hattın özel hat statüsünde ve bir sulama birliğine ait olduğu ile ........ firmasının 15/11/2023 tarihli ........ Referans Nolu Mahkemenize gönderdiği yazıya göre bu özel hatta bağlı 26 adet kullanıcı olduğu,  Lisanssız GES'lerin dağıtım şebekesine bağlantısı yapılırken üretim tesislerinin mevcut şebekeye uzaklığı, kısa devre, gerilim düşümü, kayıp, harmonik vb. gibi değerlerin yanı sıra ilgili TM'nin kapasitesinin boş olduğu vb. gibi hususlarla ve ilgili mevzuatların göz önüne alınması gerektiği, ........ TM fider 3/4/5/6/7 “den beslenen 3 x/1/O Raven ENH'in gerilimin 34,5 kv ve lisanssız GES başvurusu yapılan sahalara 2,5 km uzaklıkta olduğu, başvuru yapılan lisanssız GES'lerin yakınında altenatif bağlantı noktası olarak 3 x SWL hatlar olduğu ancak OG enerji nakil hatlarında dağıtım şebekelerinde kullanılan en düşük kesit (26,69mm ) (St Al) Swallow olduğu için teknik olarak bu hatlara bağlantı yapamayacağı için davacı tarafından yapılan lisanssız GES başvurularının bağlantı yapabileceği hattın sadece ... nolu hat olduğunun anlaşıldığı,  ... nolu hattın özel hat olduğu için davacı tarafın lisanssız elektrik santralinin bağlantısının bu hatta yapılması için davalıların izin vermeyeceği, bu durumda davacı tarafından başvurusu yapılan ilgili lisanssız GES'lerin; ...... TM'ye kapasite yetersizliği, lisanssız GES'lerin yakınında bulunan 3 x SWL ENH hatlarına teknik olarak, can ve mal güvenli nedeniyle, kapasitesi boş olan ........ TM 'ye ise ... nolu ENH'ın özel hat olduğu olması nedeniyle bağlantı yapamayacağı, davacı tarafın başvuru yaptığı dönemde geçerli olan 28 Ocak 2014 tarih ve 28896 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Elektrik Piyasası Bağlantı Ve Sistem Kullanım Yönetmeliği\"nin ilk halinde amaç ve kapsam belirtilmiştir; “Madde 1 - (1) Bu Yönetmelik, gerçek ve tüzel kişilerin elektrik iletim veya dağıtım sistemine bağlanmaları ile bu sistemleri ve enterkonneksiyon hatlarını kullanmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlediği, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamındaki üretim tesisleri ile Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamındaki OSB katılımcılarının sisteme bağlantısı ve sistem kullanımına ilişkin hususlar bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” Yönetmeliğin 1/ 2. Bendine göre davacı taraf lisanssız elektrik üretimi için başvuru yaptığından dolayı davacı tarafın başvurusu için bu yönetmeliğin uygulanmaması gerekmektedir. Bu durumda davalı ........'ın ilgili dönemde yönetmeliğin 21/1 ve 2. Bentlerini uygulama zorunluluğu olmadığı için yeterli finansmanı olmadığı durumda, davacı tarafından dağıtım şebekesine bağlantı sağlayabilmesi için gerekli teknik standartların sağlanması şartıyla ENH ve diğer donatıların (hücre, fider veya trafo vb. gibi) yatırımının yapılması veya finanse edilebileceği ve bu bağlantı talebinin karşılanabileceği tarihi 5 yıl geçmeyecek şekilde davalı ........'ın davacıya bildirme zorunluluğunun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla, davacının bağlantı başvurularının usulüne uygun olarak reddedildiği, davacının aksi yöndeki iddialarını usulüne uygun şekilde ispatlayamadığı kanaatine varılmış olup, davacı terditli olarak dava açmış ise de bağlantı başvurularının usulüne uygun olarak değerlendirilerek reddedildiği anlaşıldığından, davacının muarazanın giderilmesine ve ........’ın, davacıya başvuru tarihi itibariyle (gerektiğinde ek kapasite açmak suretiyle) trafo kapasitesi tahsis etmek zorunda olduğunun tespitine, bu surette ........ ile davacı arasında dağıtım sistemine bağlantı anlaşmalarının hükmen yapılmasına, mümkün olmadığı takdirde maddi tazminatın talebine ilişkin davanın reddine karar verilerek....\" gerekçesiyle,  davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı ........ vekili, mahkeme tarafından davanın esastan reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu ancak, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olması ve dosyanın heyetçe görülmesi gerektiğinden davacının talebinin yazılı yargılama sınırına yükseltilmesi gerektiğini, kurulmak istenen GES'in kapasitesi üzerinden tahmini bir  hesap yapıldığı takdirde bu tutarın  milyonlarca liraya ulaşacağını, her ne kadar davacı kısmi dava açarak 1.000,00 TL zarar tazmini talep etmiş ise de, yargılama usulünün, ihtilafın bütünü göz önüne alınarak en azından yazılı yargılama sınırına kadar yükseltilmesi gerektiğini, müvekkili  lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının harca esas değeri yükseltmeli ve bu sınır üzerinden müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava bedeli istinaf sınırının altında olmasına rağmen kararın istinaf edilebilmesinin sebebinin ihtilafın bedelinin yüksek olması olduğunu, eğer ihtilafın bedeli yüksekse davanın taraflarının  bu ihtilafa göre emek ve mesai harcamadıklarını, bu sebeple davalı taraflara ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,  davalılar arasında  zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığını, davada  her iki taraf için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi  gerektiğini, müvekkilinin idari bir görev yerine getirdiğini, dava konusu taşınmazların bulunduğu  bölgede toplulaştırma nedeniyle taşınmaz sınırları ve maliklerinin değiştiğini, davacının diğer davalıya  başvurusunun  üzerinden 7 yıl geçtiğini, taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini ileri sürerek,  mahkeme kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden talepleri doğrultusunda karar verilmesini, davacıya eksik harç tamamlattırılarak davanın değerinin yükseltilmesini, yüksek bedel üzerinden her iki davalıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini, müvekkili  yönünden davanın husumetten reddini aksi kanaatte davacının esas talebinin çok daha yüksek olduğu nazara alınarak davalı taraflar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, muarazanın giderilmesi, hükmen bağlantı anlaşması yapılması mümkün olmaması halinde alacak istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan  yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br> Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporuna göre davacının lisanssız güneş enerjisi santrali başvurusunun reddine karar verilmesinde mevzuata aykırı bir husus tespit edilmediği, buna göre mahkemece davacının terditli taleplerinin  reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının  lisanssız güneş enerjisi santrali başvurusu yapmış olduğu dağıtım şebekesinin kapasitesinin davalı ........ tarafından belirlenmiş olduğu ve bağlantı başvurusunun kabulünün ........'ın olumlu görüş bildirmesine bağlı olduğu hususları dikkate alındığında davalı ........'a husumet yöneltilebileceğinin kabulü gerektiği, buna göre mahkemece davalı ........'ın husumet itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava her iki davalı yönünden aynı gerekçe ile reddedildiğinden dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenlerle davalı ........ vekilince  ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece  delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  davanın reddine ilişkin kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı ........ vekilinin  istinaf istemlerinin  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ........ Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı ........ Anonim Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalı ........ Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  19/06/2025 tarihinde  oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06924eef2a41d005","SID":"087adbaf6e73fc4e"}}