{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1012 <br>KARAR NO: 2025/1184<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2024<br>NUMARASI: 2023/501 Esas - 2024/884 Karar<br>DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))<br>DAVA TARİHİ: 18/05/2023<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>Aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin verilen  kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; ... Bankası Topkapı Şubesi, 25.09.2022 Tarih, 100.000 -TL , Keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret AŞ, ... Seri Numaralı Çek (davalıya ödenen bu çekin istirdadına),30.11.2022 Tarih, 200.000- TL bedelli, , ... Seri Numaralı Çek, 30.12.2022 Tarih, 150.000 -TL bedelli, ... Seri Numaralı çeklerin meşru hamili olduğunu, davacının zilyedi olduğu bu çeklerin rızası hilafına alındığını, çeklerin, davacıya 28.06.2022 tarihinde ... tarafından verildiğini, davacının çekleri aldığı tarihte yaşadıkları müstakil villada çalınır endişesiyle davacının çekleri muhafaza etmesi için temmuz ayı başında eşine verdiğini, daha sonra iadesini istediğinde ise eşi ...'nın çekleri iade etmediğini;davacının eşinin, davacıdan bir süredir boşanmayı düşündüğünü, ancak davacının nakdi ve gayri nakdi mal varlığından mahrum kalmamak ve ekonomik anlamda kendini garanti altına almak adına davacıdan habersiz bir şekilde hesabına 55.000 Dolar ve 100.000- TL'yi geçirerek evde bulunan çekleri de alarak müşterek konutlarından biri olan Silivri'deki evi terk ettiğini, fiili ayrılığın gerçekleştiğinden ve davacının Başakşehir'de yer alan diğer müşterek konuta gelmeyeceğinden emin olan şüpheli 18.07.2022 tarihinde bu adrese taşındığını, 23.08.2022 tarihinde ise davacıyı ikametgahından çıkardığını, 17.10.2022 tarihinde davalı , davacıya Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesi 2022/754 esas sayılı dosyası ile boşanma davası, Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi 2022/774 E. numaralı dosyası ile katılma alacağı davası açtığını, davacıdan boşanma niyeti olan şüphelinin 2022 Haziran ayından itibaren bu boşanma davası için ekonomik hazırlık yapmakta olduğunu, 25.09.2022 tarihli çekin ibraz süresi geldiğinde çeki bulamayan davacının ilgili banka ile görüştüğünde çekin eşi ... tarafından ibraz edildiği ve çek bedelinin ...'ya ödendiğini öğrendiğini, bunun üzerine Bakırköy 5. ATM nezdinde 2022/942 Esas numarasıyla açtıkları davada ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve teminat mukabilinde çeklere ödeme yasağı konulduğunu, bu vesile ile kalan iki çekin ödenmediğini, ancak iş bu davanın ekte sunulan gerekçeli karardan anlaşılacağı üzere usulü sebeplerle reddedildiğini, davalıyla davacı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını,davalının, ev hanımı olup bugüne kadar herhangi bir iş ilişkisi olmadığını,  çeklerin davacıya hukuki belgesi (çek çıkış belgesi) ile verildiğini, davacı ...'nın rızası hilafına eşi ... tarafından alınan çeklerin ayrı yaşadığı eşi ... tarafından alınan çekler davacı ...'nın rızası hilafına bankaya takasa verildiğini, 30.11.2022 Vadeli 200.000- TL bedelli ... no.lu ve 30.12.2022 Vadeli 150.000 TL bedelli ... no.lu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 25.09.2022 Vadeli 100.000 TL bedelli ... Seri Numaralı ödenen çek bedelinin ödeme gününden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 18.09.2023 tarihli dilekçesi ile  30.11.2022 Vadeli 200.000 TL bedelli ... no.lu ve 30.12.2022 Vadeli 150.000 TL bedelli ... no.lu çeklerin ödenmiş olup davaya istirdat  davası olarak devam etmek istediklerini beyan etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili,  davacı ve davalı halihazırda evli olup, dava konusu çek ticari bir alışveriş için davacı tarafından davalıya verilmiş olmadığını, davacı yan, davalının gözünü korkutmak, hak kaybına sebebiyet verilerek ekonomik açıdan mağduriyet yaşaması adına açılan kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, çekler çalınıp kaybolmadığını, çeklerin bankada bulundukları davacı tarafından da bilindiğini, davalının, kendisine nakit para vermesi üzerine davacı taraf buna karşılık olarak çekleri davalıya verdiğini, davacının dava konusu çekler ile ilgili uyuşmazlığı söz konusu olmadığından taraf sıfatı olmadığını, somut olayda davacı ve davalı arasında dava konusu çekler nedeni ile husumet olmadığından davanın taraf sıfatı yokluğundan reddini talep etmekte olduklarını, ödenen çek bedelinin istirdatı mümkün olmayıp davanın reddi gerektiğini, davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmasa dahi, açıklamak gerekirse; davalının nakit parası olduğunu bilen davacı taraf, nakit paraya ihtiyacı olduğunu beyan ederek davalıdan kendisine nakit para vermesini, karşılığında da çekleri kendisine vereceğini beyan etmiş ve davalı davacı eşe banka yolu ile 450.000- TL nakit parayı havale/eft ile göndermiş olduğunu, buna ilişkin dekontlar da dilekçenin ekinde sunulacağını, akabinde davacı taraf da davalıya çekleri vermiş olup, davalı çekleri kesinlikle kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmediğini, davalıya verilen çekler üç adet olup, davalı 25/09/2022 tarihli bankaya ibraz edip tahsil etmiş ve hiçbir şekilde taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığını, fakat davalının 17/10/2022 tarihinde boşanma davasını ve 20/10/2022 tarihinde mal rejimi davası açılmış ve davacının tüm malvarlığına ara karar ile tedbir konulduğunu, davacı yan hemen 23/ 10/2022 tarihinde haksız mesnetsiz ve kötü niyetli olarak Bakırköy 5. ATM nin2022/942 E. sayılı davayı açmış, usulen reddedilmesi üzerine huzurdaki davayı açtığını,davacının bu davayı açmaktaki maksadının tamamen davalıyı maddi ve manevi sıkıntıya girmesine sebep olarak boşanmadan ve malvarlığından vazgeçmesini sağlamak olduğu açık olup, davacı tarafın işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu,  çeklerin davalıda olup, gerek görüldüğü takdirde çek asıllarını mahkemeye ibraz edeceklerini bildirdiklerini belirterek, davanın usulden reddine davanın reddine kanan verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, açılan dava 30.11.2022 vade tarihli 200.000-TL bedelli ... no.lu ve 30.12.2022 vade tarihli 150.000-TL bedelli ... no.lu çekler yönünden menfi tespit istemi istirdat davasına dönüşmekle  25.09.2022 vade tarihli 100.000-TL bedelli ... seri numaralı çek dahil olmak üzere her üç çek yönünden de İİK 72/7 madde uyarınca ödenen çek bedelinin istirdatı istemine ilişkin olduğunu, ... no.lu 100.000-TL bedelli çekin 25.09.2022 tarihinde ... tarafından ve  ... No.lu 30.11.2022 keşide tarihli 200.000-TL'lik çek ile ... No.lu 30.12.2022 keşide tarihli 150.000-TL'lik çekin davalı ... tarafından 31.05.2023 tarihinde ibraz edilip tahsil edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, her üç çekin de keşidecisinin ... San.ve Tic.A.Ş., lehdarının ... San.ve Tic. Ltd. Şti. ve ciranta ve son hamilin ... olduğu, davacı ...'nın ... şirketinde 1/4 oranında ortaklığı bulunmakta olup davaya konu çeklerde keşideci lehdar, ciranta, avalist veya hamil sıfatına haiz olmadığını, 3 adet çekin ... tarafından 22.06.2022 tarihinde ... şirketine verildiğini, davacının bu aşamada da sürece dahil olmadığını, her ne kadar davacı ... borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı için çek bedellerinin istirdatını talep etmekte ise de davaya konu çekler yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle açılmış olan davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili;çekler davalı (müvekkilin eşi) tarafından müvekkilin  rızası hilafına alınmış ve bu durum yazılı delil ile ispatlanmış, bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini ,çekin zilyedi olan ve rızası dışında elinden alınan kişinin, çeki haksız tahsil edene karşı istirdat hakkı bulunduğunu, davacının çeklerde lehtar ya da ciranta olarak görünmediğini mesini mutlak bir ret sebebi olarak kabul etmesi, ... şirketinden çeklerin bizzat teslim edildiğini kanıtlayan çek çıkış belgesi, çeklerin zilyedi olması, eşi tarafından rızası hilafına alındığına dair yazılı delil ve bilirkişi raporu ile çek bedellerinin davalı eş tarafından tahsil edildiğinin sabit olması,delillerin mahkemece yeterince değerlendirilmemiş olması sebebiyle mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,müvekkilin, çekler üzerindeki meşru zilyetliğini ve bu zilyetliğin rızası dışında sona erdiğini, ayrıca çek bedellerinin davalı tarafından haksız tahsil edildiğini ispatlaması durumunda, aktif husumet ehliyetinin varlığının kabul edilmesi  gerektiğini kararın, sunulan deliller ışığında yeniden ve kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek bedelinin ve iki adet çekin  istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın menfi tesbit isteği olduğu istirdada dönüştüğü belirtilmiş ise de ;dava dilekçesinde ki anlatımlarından davanın hukuki niteliğinin çek istirdadı olduğu halde davacı vekilinin menfi tesbit ve istirdat talebiyle bağlı kalınarak nitelenmesi doğru olmamıştır.Maddi vakıaların anlatılması taraflara ,hukuki tavsif ise mahkemeye aittir.Davacı çeklerin ortağı olduğu ... şirketi tarafından kendisine ciro edildiğini belirterek çek çıkış belgesini ibraz etmiştir. TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; davacı tarafça dava  konusu  çeklerin keşideci ... şirketi tarafından  ... kalıp şirketine verildiğini , ...  Kalıp şirketi tarafından kendisine ciro edildiğini ,davalı  eşi olup çeklerin kaybolmaması için eşine teslim ettiğini ,ancak ilerleyen aşamalarda çekin günü geldiğinde arayıp bulamadığını ,eşi tarafından kendisi aleyhine boşanma davası açıldığını  bir adet çekin günü geldiğinde eşi  tarafından tahsil edildiğini ,diğer iki çekinde rızası dışında  takasa verildiğini ileri sürmektedir.Davacının iddiası çekin hamili olduğunu eşine muhafazası için verdiğini ancak kendisine  iade etmediğini ileri sürmekte ise de ; dava dilekçesinde çeki eşine verdiğini beyan etmesi  davalının çek tarihlerinden evvel kendisinden para istediğinin davalıya kendisinin para vermesi nedeniyle çek bedelleri tutarında para verdiğine ilişkin banka dekontu ibraz etmiştir.Bu halde ; davalıdan aldığı para karşılığında ortağı olduğu şirketin  çekini davalıya vermiş  olması da mümkündür.Davacı ;çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin elinden  rızası dışında elinden çıktığını kanıtlayamamıştır.Davacının davalıya çek vermesi için davalının  şirket ile ticari ilişkisi olma zorunluluğu da bulunmamaktadır.Davanın bu sebeble reddi yerine  çek çıkış bordrosu ile  çekleri şirket yetkilisinin imzası ile teslim aldığı ,rızası ile davalıya teslim ettiğinin kabulü gerektiğinden davanın bu nedenle reddi gerekirken davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ;davacının çek hamili olduğunu ileri sürüp çek lehdarının beyaz cirosundan sonra davalı eline geçtiği ,dava dilekçesinde çekin davalıya muhafazası için  verildiğini beyan ettiği ,tarafların boşanma aşamasında oldukları anlaşılmakla davacının somut durumda çekin rızası dışında elinden çıktığını kanıtlayamadığı sonucuna varıldığından davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından  yeniden karar verilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 Tarih 2023/501 Esas - 2024/884 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın  reddine,\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 615,40-TL karar harcının mahkeme veznesine yatırılanan  7.684,88-TL peşin harçdan mahsubu ile fazla olan 7.069,48‬-TL harcın davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının karar istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"918dc18cbd7a2f57","SID":"4e33ae3799a9645b"}}