{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3536 <br>KARAR NO:2025/1799<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/09/2024<br>NUMARASI:2023/707 E - 2024/590 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında davalının 3 adet sayacına ilişkin olarak imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 3 adet tüketim faturası ve 1 adet cayma faturası bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin 2023/96102 E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun, 23/08/2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ederek takibin durduğunu, Müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin İlgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını ve icra takibine konu faturaların sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiği halde davalının ödeme yapmadığını, takibe konu edilen 22.846,56-TL ve 26.001,04- TL, 12.831,54 TL tutarlı faturaların tüketim faturaları, 12.206,62 TL cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, Borca ve takibe dayanak faturaların, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre len cezai bedele ilişkin düzenlendikleri ifadesi ile davanın kabulüne davalının takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin yerleşim yeri Pendik olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, müvekkili firmaya gönderilen herhangi bir fatura bulunmadığını, mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı / faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkil şirkete teslim ettiğini, lülüklerini yerine getirdiğini ispatlamalı, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, aksi halde  tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkile teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermediğini,  davacının takip konusu faturaların dayanağı olan temel borç ilişkisini ve faütura muhteviyatını kanıtlaması gerektiğini, dosya içeriğinde Ba/Bs Formları alınması gerektiğini,  Ba/Bs formunun Yerleşik Yargıtay Kararında İspat Külfeti Bakımından Büyük Önem Taşıdığını, Cezai Şart Olan Cayma Bedeli Faturasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, cezai şart, asıl borç olarak nitelendirilen borcun, hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi halinde borçlunun alacaklıya ödemekle yükümlü olduğu borç olduğunu, Doktrinde cezai şart; borçlunun ödemesi gereken ve ekonomik bir değeri olan, hukuki işlem ile belirlenmiş bağımlı (fer'i) nitelikte bir edim, borcun zamanında ve gereği gibi ifa edilmesini temin etmeye yarayan bir kayıt, borcun hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi halinde ödeneceği vaat edilen bir edim olarak tanımlanmakta olup, tanımlar arasında esasta bir farklılık bulunmadığını, dönme  cezası (ifayı engelleyen ceza koşulu), sözleşmeden dönme cezası şeklinde de kararlaştırılabileceğini, tam anlamıyla ceza koşulu demek pek olası değildir. TBKm. 179/3'de düzenlendiğini, madde  hükmüne göre borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklı olduğunu, borçlu  ceza koşulu adı altında sözleşmede kararlaştırılan mikyarı ödeyerek ifadan kurtulabileceğini, daha çok TBK m. 178'de düzenlenen cayma parasına benzediğini,  Ceza koşulu, borçlunun borcuna uygun davranmasını sağlamaya yönelik iken, m. 179/3'te düzenlenen dönme cezası, borçluya sözleşmeden kurtulma imkanı getirdiğini,Cezai şartın ileri sürülebilmesinin muaccel olmasına bağlı olduğunu,Cezai şartın ne zaman muaccel hale geleceği ise taraflar arasındaki anlaşmaya göre çözümlenmesi gerektiğini, taraflar muacceliyet konusunda belirli bir zaman tayin etmiş olabilecekleri gibi sözleşmede bu hususta bir açıklık da bulunmayabileceğini, Muacceliyet şartları adi işlemlerde de ticari işlemlerde de aynı hükümlere tabi olduğunu, ayrıca  davacı, müvekkil ile olan abonelik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, davacının tek taraflı olarak  feshettiği sözleşmeden dolayı müvekkilime cezai şart niteliğinde cayma faturası kesildiğini, zira davacı taraf bu cayma faturasını menfaat sağlamak amacı ile düzenlediğini, gerçek veya tüzel kişi haklarını ararken iyi niyetli olması gerektiğini, aksi halde HMK ilgili maddesi gereğince hakkını ararken kötü niyetli olan tarafın hakkının korunmayacağının açıkça yer aldığını, bu sebeple cezai şart adı altında müvekkili şirkete kesilen cayma bedeli faturasının davacı tarafından kötü niyetli ,menfaat elde amacıyla düzenlen buna ilişkin faturanın kabulü mümkün olmadığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddine dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;\"Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki deliller ile Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında tedarik başlangıç tarihinden itibaren 24 ay süreli Elektrik Abonelik Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede abonelik başlangıç tarihinin yer almadığı, ancak Epiaş veri tabanında yapılan incelemede davalının Nisan 2022 kayıt döneminden başlayarak Mart 2023 kayıt dönemi dahil olmak üzere davacı portföyüne kayıtlı olduğu, dava ve takip konusu 4 adet faturanın ait olduğu dönemlerde davalının davacı şirketin yasal abonesi olduğu belirlenmiş, tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri incelendiğinde usule uygun tutulduğu ve her iki taraf yönünden de sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, dava ve takibe konu faturalardan tüketim faturalarının davalının ilgili tesisatı üzerinden tüketilen normal elektrik tüketim faturası olduğu ve sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, son ödeme tarihlerinden sonra yapılan ödemeler için davacının sözleşmeye uygun gecikme faizi uyguladığı, davacı tarafından usule uygun olarak düzenlenen dava ve takibe konu tüketim faturalarının davalı tarafından ödenmediğinin belirlendiği, davacının ise ödenmeyen faturalar nedeniyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği ve yine dava ve takibe konu cayma bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, fatura bedelleri ile bu faturaların vadesinde ödenmemesi nedeniyle takiple talep edilen gecikme faizi alacağının bilirkişilerce yapılan hesaplama ile uyuştuğu, netice olarak davalının takibe itirazının haksız olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip konusu tüm alacak kalemleri yönünden takiple istenen tutarda alacaklı olduğu belirlendiğinden davalının takibe itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçeleriyle 1-Davanın Kabulüne,İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına,2-Alacağın %20'si oranında 17.519,06-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı  davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, dosya dayanak faturaları kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari sözleşme bulunmadığını, fatura ile taraflar arasındaki sözleşmenin şartlarının değiştirilmesinin  mümkün olmadığını, faturanın tek başına hizmet veya malın teslim edildiğini kanıtlamayacağını, cezai şartta mahkeme tarafından indirim yapılabileceğini, davacının müvekkili ile olan abonelik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini,  kesilen cayma bedeli faturası davacı tarafından kötü niyetli, menfaat elde amacıyla düzenlendiğini, davacının  ticari defterlerinin tacirin lehine delil olması söz konusu olmadığını, usule uygun tutulmadığını, ayrıca elektrik sözleşmesinde indirim uygulanması gerekirken,indirim uygulanmadığını, alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, ödenmeyen fatura alacağı ile cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... sayılı dosyası takip dosyasında; davacı-alacaklı tarafından, borçlu-davalı aleyhine takibin toplam 87.595,31-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 05/04/2023 tarihli Tüketim Faturası 22.846,56 TL, 19/04/2023 tarihli Tüketim Faturası 12.831,54 TL, 03/03/2023 tarihli Tüketim Faturası 26.001,04 TL, 19/04/2023 tarihli Cayma Faturası 12.206,62 TL olduğu, 14/08/2023 tarihli ödeme emrinin 21/08/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 23/08/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmektedir. Mali Müşavir, Elektrik Elektronik Mühendisi ve Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiler raporlarında özetle; \" Davacı tedarikçi şirket ile davalı şirket arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, dava konusu fatura dönemlerinde davalı tüketicinin davalı tedarikçinin yasal abonesi olduğu, davalının sorumluluğundaki tesisattan tüketilen 2023/1, 2023/2 ve 2023/3 dönemlerine karşılık sözleşme kapsamında düzenlenen elektrik faturalarının davalı şirket tarafından son ödeme tarihi içerisinde ödenmediği, davalı şirketin elektrik faturalarını süresinde ödemekle yükümlü olduğu, sözleşmeye aykırı davrandığı, Davacının sözleşme kapsamında süresinde ödenmeyen faturalardan dolayı sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, Sözleşmenin 5.1 ve 5.5. maddesinde faturada belirtilen son ödeme tarihinden sonra yapılan ödemeler için Davacı tedarikçi tarafından günlük bazda ve faturalarda belirtilen oranda gecikmeli gün sayısı kadar gecikme faizi uygulanacağının kararlaştırıldığı, Dava konusu faturalarda gecikme faiz oranının aylık %5 olarak belirtildiği, Sözleşmenin 4.11, 5.3, 5.7, 5.8, 5.11 maddelerinde Davalı abone tarafından faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelinin eksiksiz olarak ödenmemiş olması halinde veya borcun kısmen veya tamamen ödenmediği takdirde davalı abonenin hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılacağı, davacı tedarikçinin sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkı bulunduğu, Sözleşmenin 6.2 maddesinde ve Özel Sözleşme koşulları başlığı altında Sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi nedenle abonenin tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde kullanıma ek olarak son 12 aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden cayma bedelinin davacı tarafından talep edileceğinin kararlaştırıldığı,17/03/2023 son ödeme tarihli 26.001,04 TL normal tüketim bedeli faturası, 17/04/2023 son ödeme tarihli 22.846,56 TL normal tüketim bedeli faturası, 02/05/2023 son ödeme tarihli 12.831,54 TL tüketim bedeli faturası ve 05/05/2023 son ödeme tarihli 12.206,62 TL Cayma bedeli faturasının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğu, Anılan faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, Y.11. HD nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E.-2018/8096 sayılı ilamında belirtildiği üzere, “davalının süresinde itiraz etmeyip, faturayı defterine kaydetmesi, fatura içeriğinin gerçekleştiğinin karinesi olduğu, aksinin yazılı delillerle kanıtlanabileceği, fiziki dosyada faturaların aksi yazılı delilin bulunamadığı, Davacı şirket tarafından yapılan feshin haklı olduğu sonucuna Sayın Mahkemece varılması halinde, davalı şirketin abonelik sözleşmesinde düzenlenen cayma bedellerini ödemekle yükümlü olduğu ve davacının, davalıdan; 73.885,76 TL asıl alacak, 13.709,55 TL işlemiş faiz, 87.595,31 TL alacaklı olabileceği, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren aylık %5 akdi faiz uygulanması gerekeceği\" yönünde görüş bildirmişler, ek raporlarında ise  davalının ödeyeceği 12.206,62 TL cezai şartın şirketin mahvına sebep olmayacağını belirtmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesinde; \"Abone, tedarikçiye karşı işbu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini faturada belirlenmiş olan son ödeme tarihinde tedarikçinin belirlemiş ve faturalarda belirttiği ödeme yöntemlerinden birini kullanarak yatırmakla yükümlüdür.\" hükmü bulunduğu,buna göre davalının kullandığı elektrik karşılığı bedeli ödemediği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1 ve 5.5. maddesinde faturada belirtilen son ödeme tarihinden sonra yapılan ödemeler için Davacı tedarikçi tarafından günlük bazda ve faturalarda belirtilen oranda gecikmeli gün sayısı kadar gecikme faizi uygulanacağının kararlaştırıldığı,  sözleşmenin 4.11, 5.3, 5.7, 5.8, 5.11 maddelerinde davalı abone tarafından faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelinin eksiksiz olarak ödenmemiş olması halinde veya borcun kısmen veya tamamen ödenmediği takdirde davalı abonenin hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılacağı, davacı tedarikçinin sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkı bulunduğu, Sözleşmenin 6.2 maddesinde ve Özel Sözleşme koşulları başlığı altında Sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi nedenle abonenin tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde kullanıma ek olarak son 12 aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden cayma bedelinin davacı tarafından talep edileceğinin kararlaştırıldığı, 17/03/2023 son ödeme tarihli 26.001,04 TL normal tüketim bedeli faturası, 17/04/2023 son ödeme tarihli 22.846,56 TL normal tüketim bedeli faturası, 02/05/2023 son ödeme tarihli 12.831,54 TL tüketim bedeli faturası ve 05/05/2023 son ödeme tarihli 12.206,62 TL Cayma bedeli faturasının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğu,davacı tarafça tek taraflı feshinde de aykırılık bulunmadığı  belirlenmiştir.Buna göre, davalının abonelik sözleşmesine itirazının bulunmadığı, dava konusu faturaların taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı düzenlendiği, sözleşme hükümleri nazara alındığında alacağın likit olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.Her iki tarafın tacir olduğu anlaşılmakla mahkemenin görevli olduğu, alacağın sözleşmeye bağlı olması nedeniyle de mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 5.983,64 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  1.496,6‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.487,04‬ TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa909ff52a1bb646","SID":"4f74d019c008abb0"}}