{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/234 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1007<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/794 Esas - 2024/1162 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 26/06/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 26/06/2025 <br>                  \t\t  <br>Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/12/2024 gün ve 2024/794 Esas - 2024/1162 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı ...  Ltd. Şti.'ye ait  maden sahası içerisinde 07/11/2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacının aracın  kullanılamaz hâle geldiğini, yangının maden işçilerinin patlayıcı madde hazırladıkları ve bu malzemeyi kürek ile naylon poşetlere doldurma esnasında çıkan kıvılcımdan malzemenin parlaması sonucu çıktığını,  davalı şirket ile davalı şirketin iş yeri sigortacısı diğer davalı sşgorta şirketine yapılan başvurya rağmen zararın karşılanmadığını,  davalıların davacının zararını karşılamakla yükümlü olduklarını, belirterek; belirsiz alcak davası şeklinde şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı sigorta vekili, davalı şirketin poliçeden kaynaklı olarak bir sorumluluğunun doğmadığını, davacı üçünü kişi konumunda olup poliçe kapsamında üçüncü kişinin zararının teminat altına alınmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı sigortalının kusuru ile zararın isplat edilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davalı şirkete ait taş ocağında kazı yapılırken sert kayaya rastlanması üzerine kayanın protenik maddelerle parçalanması için dava dışı .....isimli firma ile anlaşıldığını,  anlaşma uyarınca iş sağlığı ve güvenliğinin alt yüklenici tarafından sağlanacağını, davalı şirketin dava konusu yangının gerçekleşmesinde hiç bir kusurunun bulunmadığının, davacıya husumet yönetilemeyeceğini, maddi tazminat talebinin zamanaşımına, davalıya ait taş ocağı sahası içerisinde meydana gelmiş ise de yangının oluşumunda tüm kusurun davacının zarara uğrayan aracını kullanan, patlatmadan ve iş güvenliğinden sorumlu .....firmasına ve işçilerine ait olduğunu,  belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  davanın haksız fiil sonucu tamamen yanan araç bedelinin tazmini istemine ilişkin olduğu, davalıların süresinde  Zamanaşımı def'inde bulunduğu, haksız fiile ilişkin zamanaşımı süresini düzenleyen 6098 sayılı TBK.nun 72. maddesinde tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, davaya konu yangın olayının 07/11/2017 tarihinde meydana geldiği, maddi hasarlı olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmadığı,  davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup,  arabuluculuğa başvurunun 08/07/2024, dava tarihinin ise 18/08/2024 olduğu davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edilmediği, belirtilerek; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine  karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacıya ait aracın davalı ... .... Ltd. Şti.'ye ait  maden sahası içerisinde 07/11/2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle tamamen yanması nedeniyle araç kullanılamaz hâle geldiğini, söz konusu yangın olayı ile ilgili  Cumhuriyet Savcılığı tarafından herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususunda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadığını,  İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın yangın raporunda; İtfaiye görevlileri tarafından yangın raporu tanzim edildikten sonra \"yangın yerinin Jandarma ekiplerine teslim edildiğinin raporda açıkça yazıldığını, söz konusu olayda  herhangi bir soruşturma olup olmadığı, soruşturma var ise bir karar verilip verilmediği hususları araştırılmadan karar verildiğini, davacının aracı hurdaya 19/06/2019 tarihinde hurdaya ayrıldığını, davalı .......Ltd. Şti.'ye 16/12/2019, davalı sigorta şirketine ise 26/12/2019 ihtarname tebliğ edildiğini, bu nedenle iki yıllık zaman aşımı süresi kesildiğinden olaydan itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde iş bu davanın açıldığını,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekilleri istinaf cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddine talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, haksız fiil ( bina maliki ve tehlike ) sorumluluğu ile yangın sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişinin maddi zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı sebebi ile reddine,  karar verilmiştir.<br>1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.Davacı  davalı sigorta şirketi tarafından kobi paket sigorta poliçesi ile yangın sigortalı diğer davalı ... .. Ltd. Şti.'ye ait  maden sahası içerisinde 07/11/2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacının aracın  kullanılamaz hâle geldiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş, davalıların süresinde ceap dielkesi ile zamanaşımı definde bulunması üzerine davacı tarafından cevaba cevap dilekçesi ile uyuşmazlık konusu olaya ilişkin bir ceza tahkikatı bulunduğu belirtilmiştir<br>3.Davalılar tarafından süresinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde kanunun kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir. Zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (obligatio naturalis) haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir. İşte, bu nedenle zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise, bir savunma aracıdır. ( Yargıtay HGK’nun  05/05/2010 tarih ve 2010/8-231 E. - 2010/255 K. )<br>4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun TTK 1420/1 inci maddesinde: \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmünün olduğu, buna göre Yasada iki ayrı zamanaşımı süresinin bulunduğu, iki yıllık sürenin alacağın muacceliyet tarihinden başladığı, diğer sürenin ise rizikonun gerçekleştiği  tarihinde başlayacağı açıktır. Yine, 6098 Tük Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72.maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. TBK'nın 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, her halde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağanüstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir. Aynı fiil bazen hem sorumluluğu gerektiren, hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak TBK'nın 72. maddesinde düzenleme yapmıştır.<br>5.Ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Yine, Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu da aranmaz. ( Yargıtay HGKurulu’nun 20.12.2006 tarih 2006/4-80 E. - 2006/813 K.) 30.11.2011 tarih ve 2011/17-569 E. 2011/710 K. )<br>7.Maddi olaya ilişkin dosya kapsamında yer alan belediye tarafından düzenlenen yagın raporunda olayın maden işçilerinin patlayıcı madde hazırladıkları ve bu malzemeyi kürek ile naylon poşetlere doldurdukları esnasında çıkan kıvılcımdan malzemenin parlaması sonucu meydana geldiği, belirtilerek olay yerinin jandarmaya bırakıldığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, kazaya ilişkin maddi olaya dair bir ceza soruşturması bulunup bulunmadığı yönünde gerekli araştırma yapılmaksızın doğrudan doğruya somut olayda uzamış zamanaşımının uygulanmayacağın kabulünde hukuki isabet görülmemiştir.<br>8.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkmesi tarafından davaya konu maddi olaya ilişkin bir ceza soruşturması veya davası bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra somut olayda uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulnmayacağı değerledirilip ve davalı sigorta yönünden poliçe kapsamında davacının zararının teminat altına alınıp alınmadığı üzeride de dururulp bu davalıya ayrıca husumet yöneltilip yöneltilmeyeceği de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>Bu itibarla; ilk derece mahkemesince zamanaşımı hakkında hatalı şekilde  karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/12/2024 gün ve 2024/794 Esas - 2024/1162 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince RESEN KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"adbb787db6d66864","SID":"93a095871106ec4c"}}