{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/982 <br>KARAR NO: 2025/1178<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/04/2025<br>NUMARASI: 2021/664 Esas - 2025/329 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 20/10/2021<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; davacının ... ibareli markası ile Üsküdar/İstanbul adresinde 2019 yılından beri hizmet verdiğini, davalının ise yaklaşık 3 ay süreyle davacının yanında sigortalı olarak çalıştığını, daha sonra www...net internet adresinde kendisini ... ... marka ve hikayesini oluşturan kişi ve firmanın kurucu ortağı olarak tanıttığını, oysa davalının kurucu ortağı olacak bir limited veya anonim şirket bulunmadığını, davacının yanlış ve yanıltıcı bilgiler vermesi sebebiyle davanın açıldığını belirterek, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin yasaklanmasına, davalının yazılı ve görsel mecralardaki ... ibaresine ve “kurucu ortakları arasında yer aldım” benzeri ibarelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davalının mayalar ve geleneksel ekmek teknikleri üzerine uzun yıllardır çalıştığı, gastronomi ve aşçılık bölümü üniversite öğrencilerine eğitimler ve dersler verdiği, basılmış kitabı ve yakında yayımlanacak kitabı olduğu,dava dilekçesinde mutfakta çalışan gibi profil çizilmesinin doğru olmadığı, ... markası yönünden ise davalının davacı ve eşi ile 2018 yılında tanıştığı, davalının çalıştığı ...’nden un tedarik ederken orada çalışan davalı ile ... ile ilişkisinin olumlu ilerlediği, sonra 2018 yılında davacı ve eşi ...’nden ayrılarak davalı ile birlikte bir projeye girdikleri, yeni oluşumda davalının oluşturduğu ... markası ve danışmanlığı ile davacının eşinin sermayesinin birleştirildiği, ileride limited şirkete dönüşecek beklentisiyle şahıs şirketi olarak kurulduğu, davalı işletmelere ekipmandan reçeteye kadar danışmanlık verdiği için yeni işletmenin onun emeğiyle kurulduğu, tam olarak 14.11.2018 tarihinde ... Yönetim adı altında platform oluşturulduğu, yazışmalardan davalının ortaklığının benimsendiğinin görüleceği, davacının ve eşinin sosyal medya hesaplarında davalının ... kurucu ortağı ve şefi olarak paylaşımlar yapıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin 2019 yılında sona ermesi kararlaştırıldıktan sonra ise davalının sermaye olarak koyduğu markayı işletmeye devir için marka başvurusu yaparak ardından Marka Başvuru Hakkı Devir Sözleşmesi'ni tanzim ettiği, taraflar arası ilişkinin kesilmesi ile birlikte 19.08.2020 tarihinde ...'nin internet sitesinde duyurular bölümü açılmış ve bu bölümde davalı ...’ün ... ile bir bağlantısının olmadığının duyurulduğu, buna karşı e-posta gönderildiği, cevap alınamadığı, nihayet noterden gönderilen ihtara gerçek dışı cevaplar verildiği, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olarak nitelenmesinin doğru olmadığı ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı vekili tarafından 08/10/2024 tarihli duruşma ıslah için süre talep edildiği, davacıya 1 haftalık kesin süre verildiği ve sürenin 15/10/2024 tarihinde bittiği, davacı vekili tarafından 16/10/2024 tarihinde eski hale talebi içeren ıslah dilekçesi sunularak \"6102 Sayılı kanunun 55/1a-2 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,haksız rekabet teşkil eden eylemlerin ve özellikle sosyal medya ve davalı yana ait internet sitesinde yer alan ... ibaresinin ve kurucu ortakları arasında yer aldım ifadesinin kaldırılmasına, 3-6769 sayılı kanunun 7. ve 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzün 6769 sayılı kanunun 149. maddesi uyarınca  tespitine, 4-marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı yanın internet sitesi ve sosyal medyadaki kullanımlarının yine 6769 sayılı kanunun 149. maddesi uyarınca tecavüz fillerinin durdurulmasına,\" taleplerinde bulunduğunu, bilirkişi raporunun gerekçeli,  denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının ... markasının kurucularından olduğuna dair beyanlarının “gerçek dışı”, “yanıltıcı” veya “dürüstlük kurallarına aykırı” bir yönü bulunmadığı, TTK'nın 55.’maddede sayılan haksız rekabet tiplerine ve TTK nın.54/2’maddede yer alan genel haksız rekabet tanımına uyan bir haksız rekabet halinin tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemeye sunulan ıslah dilekçesinde ve dava dilekçesinin sonuç bölümünde her ne kadar haksız rekabetin tespiti talep edilmişse de ayrıca davalının internet sitesinde yer alan kullanımlarının kaldırılması talep edildiği, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yer alan 3. başlıkta belirtilen ''... davacıya ait “...” markasının davalı tarafça kullanılmasının, web sayfası ve diğer ortamlarda bundan bahsedilmesinin yasaklanabileceğine''  (TTK.m.56/1 a-b) ifadeden hareketle işbu durum hakkında davacı lehine karar verilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi ile ''...marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı yanın internet sitesi ve sosyal medyadaki kullanımlarının yine 6769 sayılı kanunun 149. maddesi uyarınca tecavüz fillerinin durdurulmasına,'' talep edilmiş ancak bilirkişi bu yönde bir araştırma yapmadan doğrudan haksız rekabete odaklandığını,Sınai Mülkiyet Kanunun açısından talep edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulması hususlarında mahkemenin dosyayı görevsizlik ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine göndermesi gerektiğini, ıslah dilekçesinde ileri sürülen hususlar aynı zamanda marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulması olduğundan  eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davacı adına tescilli bulunan ... markasının  davalıya ait  internet sitesinde davalının markanın  kurucusu olduğuna ilişkin beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve yapılan paylaşımların kaldırılması isteklerine ilişkindir. Davacı dilekçesinde  \" davalının ... markasına ilişkin beyanlarının 6102 Sayılı kanunun 55/1a-2 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,Haksız rekabet teşkil eden eylemlerin ve özellikle sosyal medya ve davalı yana ait internet sitesinde yer alan ... ibaresinin ve \"kurucu ortakları arasında yer aldım ifadesinin kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. \"... \" markasının davacı adına tescilli olduğu ve marka ile ilgili olarak davalının internet sitesinde   beyanda bulunduğu hususu sabittir.HMK'nın 33. maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti hâkime aittir. Ayrıca HMK'nın 119. maddesinde dava sebebi olarak hukuki sebepler değil maddi vakıalar esas alınmıştır. Davacının dayandığı maddi vakıalar davacıya ait tescilli marka hakkında davalıya ait  web sitesinde  yazılan davacı tarafça  asılsız olduğu ileri sürülen  beyanlarıdır. Islah dilekçesinde de ayrı bir  vakıaya dayanılmamış,davalının beyanlarının ... markasına  haksız rekabet  teşkil ettiği ve davalının beyanlarının siteden  kaldırılması talep  edilmektedir. Sınai Mülkiyet Kanunun \"Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları\"başlıklı  7- (1) c) maddenin \"Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması\" hükmünü haiz olup,\"Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller\" başlıklı  29 maddesi (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak\"şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili olup, HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğundan mahkemece resen incelenmesi gerekmektedir. Davacı tarafça dava dilekçesinde TTKnın haksız rekabet hükümlerine dayanılmışsa da, maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme ise mahkemeye ait olmakla, davacıya ait tescilli markaya izinsiz olarak, davalı tarafa ait internet sitesinde  yer verildiği ileri sürüldüğü ,tescilli  markaya haksız  rekabette bulunulduğu  ileri sürülmekle,tescilli markaya tecavüz halinde  hangi kanun maddesine göre koruma sağlanacağı görevli   mahkemece  tesbit edileceğinden dava dilekçesinde sadece TTK hükümlerine dayanılması kararı veren mahkemeyi  görevli kılmayacaktır.Mahkemece dayanılan maddi vakıanın  Sınai Mülkiyet Kanunun 7 ve 29 madde  kapsamında kaldığı ve ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi  usul ve yasaya uygun olmadığından, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeden, HMK 355. madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne , kararın kaldırılmasına, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyanın yasal süre içinde talep olması halinde görevli bulunan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 Tarih 2021/664 Esas - 2025/329 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın, 6100 sayılı HMK nın 114/1-c  bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın  20. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın  taraflara tebliğinden  itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına\" Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,\"Davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın talep halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7858687f70c9567","SID":"8a60c5799c0eebc8"}}