{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar <br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 01/07/2025<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit  davasında 23/09/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan Konya.... İcra Dairesinin ... E. (Eski ... E.) sayılı icra takibi dosyasının açılış tarihinin  04.07.2019 olduğunu, ödeme emrinin 04.07.2019 tarihinde gönderildiğini, ilk haciz işleminin 13.08.2022 olduğunu, takip dayanağı bononun zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin takip  dayanağı olan bonoların tanzim edildiği tarihte ...... Birliğinin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğünü, bu görevi sırasında takibe konu bononun lehtarı olan   ...... ile 17.10.2018 tarihli bayilik sözleşmesini imzalandığını, bayilik veren şirket Konya'da bulunurken bayilik alan birliğin Erzurum'da bulunduğunu, bayilik için görüşmeler gerçekleştiği sırada; bayilik veren firmanın sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte sözleşmeye konu tarım aletlerinin hemen teslim edileceği taahhüdüyle hile ve desiseler kullanarak müvekkilinin iradesini sakatlanmakla birlikte, müvekkilinin de bir daha git-gel masraf, zaman kaybı vs. olmasın diye  ...... ile arasındaki işbu sözleşme karşılığı belirlenen ücret mukabilinde birden fazla bono düzenleyip satıcıya teslim ettiğini, fakat bayilik veren  ......'in sözleşmeden doğan edimini müvekkiline karşı gerçekleştirmediğini, bayilik sözleşmesiyle birlikte taahhüt edilen malların müvekkile teslim edilmediği iddialarının, bayilik veren şirket yetkilisi ......'ın da imzasının bulunduğu senet iade tutanağı başlıklı belgede sözleşmeye konu malları teslim etmediği yönündeki ikrarıyla birlikte ispatlandığını, senetlerin bir kısmının iade edildiğini, bir kısımın ise iade edilmediğini, ......'in bu iade edilmeyen senetleri bir başkasına ciro ettiğini, lehtar ......'in elinde bulunup bedelsiz olan bu bononun ciro edilmesi sonucunda senedin hamili ...'in ise Konya.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, takip dayanağı senedin vadesinin 10.06.2019 tarihli olduğunu, bilindiği üzere vade tarihinden sonra yapılan cironun, doktrinde ifade edildiği üzere gecikmiş ciro hükmünde olduğunu, gecikmiş cironun TTK m.690 hükümlerine tabi olduğunu, alacağın temliki, TTK hükümleri aksine TBK' ye tabi olduğunu, dolayısıyla lehtarın malları müvekkiline teslim etmediğini ikrar ettiğini, bayilik sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle senetlerin bedelsiz kaldığını, bu nedenle takibin ...'e karşı başlatılması gerektiğini, müvekkilinin ...'e karşı bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin ...... Belediye Başkanlığı görevini yaptığını, maaşına haciz konulduğunu, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararıyla birlikte (İİK m.72/2) takibin durdurulması taleplerinin kabulüne, zamanaşımı itirazlarının kabulüyle birlikte takibin iptaline, müvekkilinin takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davanın kabulüne, yargılama sürecinde alacaklıya cebri icra tehdidiyle birlikte ödemede bulunulursa davanın istirdat davası olarak görülmesine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve mesnetsiz iddiasının aksine bahse konu bonoya dayalı icra takibinin 04.07.2019 tarihinde Konya.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası olarak başlatıldıktan sonra, günümüze kadar kendileri tarafından birçok icra takip işlemi yapıldığını, söz konusu icra takibinin atıl bırakılmadığını, 24.07.2019 tarihinde tapu, araç, posta çek hesabı ve banka hesapları için sorgulama ve haciz talebinde bulunulduğunu,  bahse konu icra takip dosyası celp ettirilerek mahkeme huzurunda incelendiğinde de açıkça görüleceği üzere kendileri tarafından yapılan icra takip işlemleri ile kambiyo senedine dayalı takipte davacı tarafın zamanaşımı itirazının yersiz olduğunun sübut bulacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia edilen bu süreler içerisine pandemi denk geldiği için Cumhurbaşkanlığı tarafından yargıdaki tüm sürelerin durdurulduğunu, sürelerin bu döneme denk geldiğini, bahse konu zamanaşımı süresinin her halukarda dolmadığını, kambiyo senedi vasfını taşıyan bonoyu elinde bulunduran yetkili hamilin müvekkili olduğunu, borçlu ...'ın borcunu ödemediğini, aleyhine alacaklı müvekkil ... tarafından icra takibi başlatılarak kesinleştiğini, davacı tarafın kötü niyete dair iddialarının hiçbir kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafça zikredilen, müvekkiline yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tâbi olduğu iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında imzalandığını dahi bilmediği bir sözleşmenin tarafıymış gibi aktarılmaya çalışılmasının kabul edilebilir bir yanı olmadığını, bu nedenlerle davacı borçlunun maaş haczinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava konusu bononun verilmesine ilişkin olarak TTK 749. maddesi gereği kambiyo senedine mahsus zamanaşımı süresi 3 yıla tabi olup, dava konusu edilen icra takibinde 24/09/2020 tarihinde Genel Haciz Talebinde bulunulduğu, 09/11/2020 tarihinde Maaş Haciz Talebinde bulunulduğu, 31/05/2021 tarihinde Maaş Haciz Talebinde bulunulduğu, 13/08/2022 tarihinde ise haciz talebinde bulunulduğu,  yapılan işlemler ile zamanaşımının kesilerek yeniden başladığı ve geçen sürede zamanaşımı sürelerinin dolmadığı...\" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.  <br> İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddialara ilişkin son derece eksik ve hatalı inceleme yapılarak hukuka aykırı bir karar verildiğini, mahkemece iddia ve talepleri dinlemeden, adil yargılanma hakları ihlal edilerek ve delilleri  toplamadan alelacele ve hakkaniyete aykırı bir  karar verildiğini, ayrıca ret sebebinin gerekçede gösterilmediğini, gerekçenin yalnızca dava dilekçesinde  ileri sürülen  zamanaşımı iddialarına karşılık kurulduğunu, mahkemenin bahsini ettiği işlemlerin icra takip işlemi değil taraf takip işlemi olduğundan ve zamanaşımını keser nitelikte olmadığından haksız olduğunu, müvekkille bono lehtarı arasında feshedilmiş bir sözleşme bulunduğunu, müvekkilinin takip dayanağı bono lehtarına da hamiline (...) de bir borcu olmadığını, dilekçenin sonuç ve istem kısmının 3 numaralı kısmında müvekkilinin mezkur icra dosyasına konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini  talep ettiğini, ancak tüm bunlara rağmen mahkemece tek taraflı bir yargılama yapıldığını, yalnızca zamanaşımı yönünden inceleme yapılıp karar kurulduğunu, açıklanan nedenle istinaf taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasına, haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit  istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacının Konya.... İcra Dairesinin ... E. (Eski ... E.) sayılı  dosyasında takibe konulan bononun zamanaşımına uğradığını, ayrıca söz konusu bonoyu senet lehtarı ......'e teslim edeceği mallar karşılığında avans olarak verdiğini, ......' in malları teslim etmediğini, bonoyu kötüniyetli olarak takip alacaklısına devrettiğini belirterek borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, <br>6100 sayılı HMK 297/2 maddesinde  \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" hükmünün yer aldığı, ilk derece mahkemesince  davacının takibe konu bononun zamanaşımına uğradığına ilişkin talebinin reddine karar verilmesine rağmen davacının takibe konu bononun avans olarak verildiği konusundaki iddiası hakkında herhangi bir  inceleme ve değerlendirme yapılmadığı,  bu nedenle usule uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunmadığı  (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02.05.2023 tarih 2022/5320 Esas 2023/2589 Karar sayılı ilamı), bu nedenle  istinaf kanun yoluna başvuran davacının  diğer  istinaf sebepleri incelenmeksizin re'sen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve  değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği  sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/07/2025 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>          e-imzalıdır<br>(Muhalif) <br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br>...<br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava; menfi tespit  istemine ilişkindir. <br>Yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacının istinaf talebinde bulunduğu, istinaf talebinin esastan yapılan incelemesi sonucu; ilk derece mahkemesince davacının davaya konu bononun avans olarak düzenlendiği iddiasının değerlendirilmediği bu nedenle HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenecek bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının avans ile ilgili iddialarının değerlendirilmesi için dava dosyasının HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine oyçokluğu ile karar verilmiştir. <br>Dava dosyası incelendiğinde; dava konusu kambiyo senedinin davalı tarafından ciro yoluyla devralındığı, kambiyo senedi lehtarının davada taraf olmadığı, bononun avans olarak dava dışı ......'e verildiğine ilişkin savunmanın şahsi def'i mahiyetinde olduğu, iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki davalıya karşı ileri sürülmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davacının bu iddiasına gerekçeli kararda yer vermeme şeklindeki eksikliğin tamamlanmasının davanın sonucuna etkisinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince delillerin esastan değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının istinaf talebinin esastan reddi gerektiği kanaatinde olduğumdan; <br>Sayın çoğunluğun HMK'nın 297. maddesi gerekçesiyle davanın yeniden görülmesi için istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi görüşüne katılmıyorum. <br><br><br>\t\t\t\t\tBaşkan ...<br>\t\t\t\t\t  e-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20aee78b51f8c2f1","SID":"84a9cfa4fa63d28b"}}