{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1037 <br>KARAR NO: 2025/1208<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2025<br>NUMARASI: 2023/607 Esas - 2025/278 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 20/02/2023<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari işler konusunda protokol ve ek protokol yapıldığını, yapılmış olan protokoller doğrultusunda müvekkilinin davalıya ... bankası tarafından düzenlenen 01.07.2016 tarih ve ... Referans numaralı 50.000.00 TL Miktarlı, 01.07.2017 tarihine kadar geçerli teminat mektubu verdiğini, 01.07.2022 tarihinde süresinin 30.11.2022 tarihine kadar uzatıldığını, davalıya protokollerin sona erdiği yeniden  sözleşme yapılmayacağı bildirilerek teminat mektubunun iadesi istemli Bingöl ... Noterliğinin 27.10.2022 tarih ... sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin davalı ile yaptığı ticareti fiilen sona erdirdiğini, davalıya borcu kalmadığını, davalı müvekkilden hiç bir alacağı olmadığı halde,teminat mektubunu paraya çevirdiğini,davalının 50.000-TL'lik teminat mektubunu paraya çevirmesi nedeniyle davalıya karşı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini,kesilen faturanın  haksız cezai şartın resmileştirilmesi maksatlı olduğunu, müvekkil tarafından da iade faturası kesildiğini, davalı tarafın bayilik sözleşmesini uzatma gayretine girdiğini,itirazın iptaline ve  %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili davacı yana kesilen kısmı cezai şart faturasının dayanağı davacı tarafından gerçekleştirilen satış taahhüdüne aykırılıklar olup, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri uyarınca davacı yan eksik sattığı ürün bedellerinden sorumlu olduğunu, dosyada mübrez deliller değerlendirildiğinde, ayrıca kötüniyetinin açık bir göstergesi olduğunu iddia ederek  davacının davasının reddi ile birlikte takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 01.07.2016 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, ayrıca satış taahhütnamesine göre davacının her yıl 500 m3 beyaz ürün satmayı taahhüt ettiğini, bu yükümlülüğünü ihlal ettiği takdirde satamadığı her bir m3 beyaz ürün için 60 USD cezai şartı davalıya ödemeyi taahhüt ettiği bayilik sözleşmesinin 5 yıl süresinin 20.10.2021 tarihinde  sona erdiği, 20.10.2021-20.10.2022 tarihinde geçerli olmak üzere yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeden sonra yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanmadığı, satış taahhütnamesi ile düzenlenen yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen cezai şartın, TBK 179/2 (BK 158/2) maddesindeki ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, tarafların  sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmeleri halinde, sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde davalının cezai şart talep etme hakkını saklı tuttuğu, davalının cezai şart alacağına istinaden 50.000-TL tutarındaki teminat mektubunu nakde çevirerek , 50.000-TL cezai şart tutarını tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine,davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; yapılmış olan ilk sözleşme ve protokollerin geçerli olduğu kabul edilse dahi  cezai şart talebinde bulunabilmek için  her yıl için  bayiye takip eden yıl mal verilmeden önce ihtar çekilmesi veya fatura veya irsaliyelere ihtirazı kayıt konulması gerektiğini(Yargıtay19. HD nin E. 2013/7136 K. 2014/4464 T. 6.3.2014 kararı ) keşide edildiği ve tebliğ edildiği iddia edilen İstanbul ... Noterliği'nin 15 Ekim 2021 tarih ... sayılı ihtarnanin müvekkiline tebliğ edilmediğini, 16 Ekim 2019 tarihli ihtarda tek dönem değil, 2017, 2018, 2019 dönemleri hep birlikte ihtara konu edildiğini, 15 ekim 2021 tarihli ihtarnamede 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 dönemleri ihtara konu edildiğini, müvekkili ile ikinci sözleşme yapılırken ve uygulanırken ilk sözleşme ile ilgili herhangi bir haklarının bulunmadığı konusunda sözler verilip bu dönemle ilgili herhangi bir hak talebinde bulunulmayacağı konusunda müvekkiline güven verildiğini, müvekkili davalı temsilcilerine güvenerek yeni sözleşme yapıp çalışmaya devam ettiğini, davalı ikinci sözleşme bittikten sonra ilk sözleşme ile ilgili taahhütler yerine getirilmediğinden bahisle teminat mektubunu paraya çevirdiğini, oysa ki yenileme yaparak geçmiş dönemi kabullenmesi ve son olarak satış müdürü tarafından ıslak imzalı yazılı belge itibariyle de davalı tarafın haksız eylemde bulunduğu sabit olduğundan davalının taleplerinin TBK’nın 179/II. hükmüne aykırı olduğunu, bu bağlamda bilirkişinin görev sınırlarını aşma durumu haricinde rapora itirazlarının söz konusu olmadığını, müvekkilinin ilgili yıla dair belgeler doğrultusunda davalıya borçlu olmadığını, bu nedenle de teminat mektubunun haksız ve kötüniyetli olarak paraya çevrildiğini, mahkeme tarafından yanlış hukuki değerlendirme neticesinden davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava bayilik sözleşmesi kapsamında bayinin borçlarını teminen verilen teminat mektubunun tazmin edilen bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar  arasında 01.07.2016 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, yine akdedilen Satış Taahhütnamesine göre davacının her yıl 500 m3 beyaz ürün satmayı taahhüt ettiği, bu yükümlülüğünü ihlal ettiği takdirde satamadığı her bir m3 beyaz ürün için 60 USD cezai şartı davalıya ödemekle yükümlü olacağının düzenlendiği, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 5 yıllık süresinin 20.10.2021 tarihinde dolmasından sonra taraflar arasında 20.10.2021-20.10.2022 tarihinde geçerli olmak üzere yeni bir bayilik protokolü ve sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin süresinin dolmasından sonra bayilik ilişkisinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda 5 yıl süreli Bayilik Protokolü ve Bayilik Sözleşmesi süresi boyunca her bir yıllık sözleşme döneminde davacının yaptığı eksik alımlardan dolayı davalının davacıdan toplam 308.947-TL tutarında cezai şart alacağına hak kazandığı hesaplanmıştır. Sözleşme ilişkisinin 20.10.2022 tarihinde sona erdiği,davalı tarafından sözleşme ve protokoller kapsamında cezai şart alacaklarının bir kısmına istinaden 10.11.2022 tarihli 50.000-TL bedelli e fatura düzenlenerek davacıya gönderildiği, faturaya  davacı tarafından itiraz  edildiği .50.000-TL bedelli  dava konusu teminat mektubu davalı tarafından nakde çevrilerek tahsil edilmiştir. 20.10.2021 tarihli Bayilik Sözleşmesinin tamamlanıp sona erdiği davacı tarafından borcu bulunmadığı belirtilerek iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmeyen teminat mektubu davalı tarafından kısmi cezai açıklaması ile düzenlenen faturaya mahsup edilmiştir.Satış Taahhütnamesinde ve bayilik sözleşmesinin 5.2 maddesinde  davacının bayilik dönemi içerisinde cezai şart bedelinin ödenmesini talep etmemesinin davalının bu hakkından vazgeçtiği anlamına gelmeyeceği, zamanaşımı süresinde dilediği zaman bu hakkını kullanabileceği  düzenlenmiştir. İfaya ekli cezai şart bakımından davacı vekilinin atıf yaptığı ilam gereği  devam eden yılda mal vermeye başlamadan cezai şart talep hakkının saklı tutulması gerekirse de ,sözleşmede  aksi yönde hüküm var ise tarafları bağlayıcı olmaktadır.(Yargıtay  HGK nın 2023/ 503 esas , 2024/99 sayılı ilamı ) Açıklanan nedenlerle; sözleşmede hakların zamanında kullanılmaması halinde cezai şart talep etme hakkını saklı tutan davalının , ihtirazı kayıt koymasına gerek bulunmadığı ,cezai şart alacağının bir kısmını teminat mektubunu tazmin ederek karşılamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 5,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b31f499f13bd3d1","SID":"8a8b760a078fe27f"}}