{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2084 <br>KARAR NO: 2025/1106<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/03/2022<br>NUMARASI: 2018/755 Esas - 2022/212 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 20/05/2018 günü sürücüsü ... olan ... plakalı otomobil ile sürücüsü ... olan ...  plakalı aracın çarpışması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre sürücüsü ...olan ... plakalı aracın trafik kurallarını ihlal ettiğini, ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin kusura katılmasının mümkün olmadığını, meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin ... Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi gördüğünü, daha sonrasında ise Adana Şehir Hastanesinde tedavi gördüğünü, kazaya karışan kusurlu aracın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı bulunduğunu beyan ederek davanın kabulü ile müvekkilin uğradığı zararların tespiti ile davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın müvekkili şirket tarafından sigortalı bulunduğunu, müvekkilin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının tıbbi evrakları incelendiğinde kalıcı hasarı oluşmadığını, trafik sigortasının zarar sigortası olduğunu, zarar görenin gerçek maddi zararının tespit edilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilerek tazminattan düşülmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile, 39.502,26 TL maddi tazminatın 07/08/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatır taşıması indirimi uygulanmadan verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, hükme esas alınan raporda; ...'ın % 100 kusurlu olduğu  yönünde rapor tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığını, hesaba ilişkin bilirkişi raporunun aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilmesi gerektiğini, yeni genel şartlar uyarınca süreklik sakatlık tazminatı ile destekten yoksun kalma tazminatı, TRH 2010 ölüm tablosu ile ve teknik faiz %1,8 olarak dikkate alınarak hesaplanacağını, bilirkişi raporunda kullanılan  hesaplama yöntemi yanlış olup kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının maluliyeti bulunmamasına rağmen davacı lehine sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kişinin maluliyeti bulunmamasına rağmen Adli Tıp Kurumlarınca belirlenen oranları kabul etmediklerini, Adli Tıp Raporlarında tespit edilen farklı maluliyet oranlarının çelişki yarattığını,  söz konusu çelişkinin giderilmeden dava dosyasında tazminat miktarının tespit edilmesi ve bu hesaba göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 20/05/2018 günü saat 13:39 sıralarında, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti orta ayırıcı refüj ile bölünmüş ...  Bulvarını takiben Mersin istikametinden Adana istikametine seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde sola dönüş cebinde beklemekte olan araçların sağından devam ederek sola manevra ile kırmızı trafik lambasından dönüşe geçtiği sırada aracının sağ yan kısımları ile ... Bulvarını takiben Mersin istikametine seyir halinde olan ve yeşil trafik lambasından kavşağa giren dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu, ...  plaka sayılı otomobilde arka sağ yolcu koltuğunda bulunan davacı ...'ın yaralandığı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali yaptığı, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün \"...Mersin istikametinden Adana istikametine seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde sola dönüş cebinde beklemekte olan araçların sağından devam ederek nizamlara aykırı şekilde sola manevra ile kırmızı trafik lambasından dönüşe geçtiği, ışık ihlalinde bulunduğu, yeşil trafik lambasında kavşağa giren aracın istikametini kapatarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b (Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu) 53/b(Sola dönüş kuralları) ve 84/a (Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme hallerinde asli kusurlu sayılırlar.» maddelerini ihlal ettiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda %100 oranında kusurludur...\" belirlemesi yapıldığı görülmüştür. Kusur raporu, Kaza Tespit Tutanağı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, kaza yeri krokisindeki tespitler, 21/05/2018 tarihli Görüntü Çözüm Tutanağındaki tespitler ile uyumlu bulunduğundan kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 02/09/2020 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre  davacının tüm vücut engellilik oranının %2  ve geçirdiği kaza nedeniyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4  aya kadar uzayabileceği  tespit edilerek bildirilmiştir. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 12.03.2021 tarihli raporunda; kaza tarihine yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %5,2 olduğu, Geçici iş göremez ve % 100 malul sayılan sürenin ise (4) ay olduğu belirtilen rapor verilmiş ise de bu rapor kaza tarihine yürürlükte bulunmayan Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanmış olduğundan raporlar arasında çelişki bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 02/09/2020 tarihli maluliyet raporu  dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak  maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formül esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Davacı vekilinin 1.8 teknik faiz uygulanması yönündeki istinaf talebi yerinde bulunmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararları).  Bilirkişi listesinden seçilen aktüerya bilirkişinin [29.06 kalite ve kalite kontrolü, 65.01 aktüerya (iş göremezlik /destekten yoksun kalma)] kodları ile konusunda uzman olduğu anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde  davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde  hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi  yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.698,40 TL harçtan peşin alınan 674,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  2.023,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09597966b3613945","SID":"1d7b78efe26bf361"}}