{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:30/12/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:14/07/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalı tarafın Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 10/07/2014 tanzim ve 15/09/2014 vade tarihli 1.100.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak haciz yolu ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin ise Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığını, bu itiraz davasında hiç bir grafoloji ve mukayese altyapısı olmayan nedenlerle davaya konu senedin altındaki imzanın davacı müvekkilinin elinden çıktığının belirlendiğini, müvekkilinin imzalarının mukayese edilmesi için Adli Tıp'a gönderilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin reddedildiğini, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilirken haricen HMK'nın 293/1. maddesine göre Ankara Aktif Kriminal Bürosu'ndan bilirkişi raporu talep edildiğini ve kriminal raporunda imzanın davacı müvekkili elinden çıkmadığı kanaatine varıldığını, bilirkişi raporu ile beraber İlk Derece Mahkemesi dosyasının temyiz edildiğini ve bu kararın Yargıtay tarafından onandığını, söz konusu dosyanın halen karar düzeltme aşamasında olduğunu ve Yargıtay'dan dönmediğini, bu senet için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve alınan bilirkişi raporunda imzanın müvekkilinin eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını, müvekkili aleyhine iftira suçundan Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını beyanla icra takibinin tedbiren durdurulmasını, borçlu olmadığının tespitini, senedin iptalini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"Yapılan yargılama sonucu toplanan delillerden; davaya konu bono  altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu sabit olmuş, ....Ltd.Şti yetkilisi ...'ın  ceza mahkemesinde alınan ifadesi ile davacının eşinin bu Mahkemede tanık sıfatıyla verdiği ifade birlikte değerlendirildiğinde; davacının, eşinin para borcunu üstlenerek iş bu bonoyu düzenlediği dolayısı ile senetteki bedel kaydının tadilinin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla; iş bu menfi tespit davasının reddine karar verilmiş, Mahkememizce İİK 72. maddesi uyarınca verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından davalı lehine tazminat hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının, davalı ile hiçbir zaman ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin ev hanımı olup hiçbir şekilde davalı alacaklıdan para almadığını, senet üzerindeki kayıtlar dikkatle incelendiğinde senette \"bedeli nakden ahzolunmuştur\" kaydının bulunduğunu, bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağının da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine bir illi ilişkiye dayandığını ve fakat bedel kaydı içeren bononun lehdarının artık senedin kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacağını, dolayısıyla lehdarın yani alacaklının \"bedelin para olarak verildiği\" iddiasını ispat yükünün kendisinde bulunduğunu, davalı tarafın senedin alt ilişkisindeki alacağını ispat etmesi gerektiğini, her ne kadar senet üzerinde nakden kaydı yer almışsa da dava dilekçesinde bahsedilen savcılık dosyasında (Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. Sayılı dosyası) davalı temlik eden alacaklı şirket yetkilisinin (...)  söz konusu senedi malen aldığını belirttiğini, senet üzerindeki nakden kaydı ile şirket yetkilisinin senedi malen almış olduğu beyanının hem çeliştiğini hem de senedin davalı alacaklı şirket yetkilisi tarafından talil edildiğini, kaldı ki müvekkili davacının eşi olan ...’a ait ... Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin de davalı alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından böyle bir araştırmanın yapılmadığını, söz konusu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda her ne kadar borçlu imzasının müvekkiline ait olduğu belirtilmekte ise de bu raporun da kanaat raporu olduğunu, kesin rapor olmadığını, nitekim raporda imzalar arasında önemli ölçüde benzerlikler olduğunun belirtildiğini fakat kesin bir benzerlik olduğunun ifade edilmediğini, Ankara Aktif Kriminal Bürosu'ndan bilirkişi raporu talep edildiğini ve alınan bu kapsamlı bilirkişi raporuna göre senet üstündeki imzanın davacı müvekkili elinden çıkmadığı kanaatine varıldığını, bilirkişi raporlarında söz konusu imzanın müvekkiline ait olmadığı hususunda raporun da bulunduğunu, raporlar arasında çelişkiler mevcut iken İlk Derece Mahkemesi'nin varsayımla hareket ederek karar vermesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, dosyada bulunan kanaat raporlarından faydalanması gerekenin davacı müvekkili olduğunu, çünkü kesin bir bilirkişi raporunun dosyada bulunmadığını, öte yandan dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı şirket yetkilisi ... tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı dosyasında davaya konu senedin \"meyve sebze alım-satımından\" kaynaklı olarak dava dışı ...'dan alındığının beyan edildiğini, yani senedin malen teslim alındığının belirtildiğini, oysa senet üzerinde ise \"nakden\" ibaresinin bulunduğunu, yani davalı şirket tarafından senedin talil edildiğini, İlk Derece Mahkemesi'nce hem ...'a yemin delili uygulanmadığını, hem de ispat yükü açısından davalı tarafın alacaklı olduğunu ispat etmesi için davalıya süre verilmediğini, bu nedenle senet üzerindeki yazılı nakden kaydının davalı tarafça talil edilerek savcılık dosyasında senedi malen aldığı beyanı ile değiştirdiğini, bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiğini ve davalı tarafa geçtiğini, davalı tarafça da bu yönde bir ispat niteliğinde bilgi veya belge dosyaya sunulmadığı gibi, daha önce de belirttikleri ve haricen öğrendikleri üzere davalı şirket ve şirket yetkilisinin almış olduğu ceza ve içine düştüğü borçlardan dolayı yurt dışına kaçtığını ve şirketi bıraktığını, hatta dosyayı bu suçlardan hemen önce de huzurdaki temlik alacaklısına temlik ettiğini, yapılan bu temlik işleminin de muvazaalı olduğunu düşündüklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. <br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 1.100.000,00 TL bedelli senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, davacı tarafından yapılan şikayet üzerine Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülen imzaya itiraz davasında Mahkemece grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan raporda senet altındaki imzanın davacı ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve davanın reddine karar verildiği, işbu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 16.03.2017 tarihinde kesinleştiği, yine Antalya 20.Asliye Ceza Mahhkemesi'nin ... Esas sayılı sayılı dosyasında davacı hakkında iftira suçundan açılan davanın yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda da senet altındaki imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Yerel Mahkemece İstanbul Anadolu  6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla üç kişilik akademisyen bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda da inceleme konusu senet metninin ön yüzünde bulunan borçlu imzasının davacının eli ürünü olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği, her üç raporun da senet üzerindeki imzanın davacının elinden çıktığını doğruladığı, raporlar arasında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, dosyada mevcut tüm deliller ve alınan tüm bilirkişi raporları ile senetteki imzanın davacıya ait olduğunun sabit olduğu, dava konusu senedin kambiyo senedi niteliğini haiz olup sebepten mücerret olduğu, senedin nakden kaydını içerdiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği gibi temlik eden şirket yetkilisi ...'ın ceza dosyasında alınan beyanı ile davacının eşinin tanık sıfatıyla verdiği ifade birlikte değerlendirildiğinde davacı ...'ın, eşinin para borcunu üstlenerek iş bu bonoyu düzenlediğinin anlaşıldığı, senetteki nakden kaydının talil edilmesinin de söz konusu olmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında ispat yükü davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,  HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/07/2025<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"961ab78bddecf4e1","SID":"0392d76083e0f1b2"}}