{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2057 <br>KARAR NO:2025/751<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/04/2021<br>NUMARASI:2014/477 Esas -  2021/350 Karar<br>DAVA:Alacak ( Sözleşmeden Kaynaklanan ) <br>DAVA TARİHİ:20/01/2021<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün  Davacı ... Şti vekili ile Davalı ... Şti. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVADA:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket adına tapuda kayıtlı olan İstanbul Kartal İlçesi, ... Bölgesindeki ... ada, ... parsel, ... parsel ve ... parselin davalı şirkete 25/01/2012 tarihinde satıldığını belirterek; satış bedelinin 3.100.000,00 TL olarak belirlendiğini; bu bedelin bir kısmının davalı şirketin sahibi ...'a ait dava dışı.... şirketin bir miktar hissesi ile Dilovası'ndaki fabrikanın devri şeklinde ödeneceğini; fabrika bedelinin 800.000 USD olduğunu, kalan bakiyenin yine ... tarafından nakit veya güncel fiyatlı madeni yağ olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını beyan edip; Kök dosyada, şirketler arasındaki sözleşme gereğince davalı yanca karşılanması gereken ipotek bedellerinin karşılanmadığını, bu nedenle bankaların ihbarları üzerine müvekkili tarafından ... Bankasına 242.117,05 TL, ... Bankasına ise 81.050,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davalının bu parayı halen ödemediğini belirterek 323.617,05 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini; <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/742 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ödememiş bulunduğu satış bedelinden 995.675,40 TL  asıl alacak, 88.366,19 TL takip tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.084.041,59 TL üzerinden icra takibinde bulunduklarını; Pendik ... İcra Müdürlüğünün ( yeni İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ) ... sayılı dosyasında yapılan bu takibi davalının haksız bir itirazla durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini; <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/84 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arsa satışından dolayı taraflar arasındaki sözleşmeye göre devredilen şirket hissesinin yeri için ödenen kira bedelinin tahsilini, şirketin aktifinde yer alıp ancak kendilerine devredilmeyen ve üçüncü şahıslara satılan ... plakalı kamyonun bedelinin, ...'e ödenen 130.550,00 TL ipotek bedelinden kök dosyada istenen 81.500,00 TL dışında kalan 49.050,00 TL'nin ve EPDK lisansının iptali sebebiyle boşa giden bedel ve uğranılan zararı ile çevre temizlik vergisinin iadesi yönünden 20/01/2017'den itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz satışları karşısında davacı şirket ortaklarına devredilen dava dışı ... Ltd Şti'nin hisseleri, stok malları, vasıtalar ve yapılan ödemeler nazara alındığında açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunun ortaya çıkacağını; müvekkili davalı tarafından davacıya ait taşınmazın satın alındığını, satış bedelinin ve nasıl ödeneceği konusunda anlaşmalar yapıldığını, anlaşmalar çerçevesinde müvekkili tarafından hak / mal / paraların verildiğini, borç kalmadığını; müvekkili şirketin yetkili temsilcisi ve büyük hisseye sahip ortağı olan ...'ın kendisine ait olan ... Şirketi ve bu şirkete ait madeni yağ fabrikasını davalıya devir ve teslim ettiğini, bu şirketin fabrikasında bulunan madeni yağ stoku ve diğer katkı maddelerinin de davacıya devredildiği, yine şirkete ait iki adet aracın devir ve teslim edildiğini; buna ilişkin belgeleri sunmakta olduklarını; ayrıca yapılan anlaşma gereği ödenmesi gereken tüm paralarında ödendiğini, buna ilişkin dekont ve banka havale belgelerinin bulunduğunu; davacının müvekkili şirketten hiç bir alacağının kalmadığını; ana sözleşmenin ve daha sonra yapılan protokollerin asıllarının davacı şirkette olduğunu; bu sözleşmelerin kendilerince davacı şirketten istendiğinde de davacı tarafın kendilerinde olmadığını beyan ettiklerini, kötü niyetli olduklarını; davacı tarafın sunduğu 09/01/2012 tarihli protokolden gayri ek protokollerin bulunduğunu, bu ek protokollerin dava dilekçesi ekinde davacı tarafından sunulmadığını ve saklandığını ancak ana sözleşmeden daha sonra bir takım protokoller yapılacağının belli olduğunu; kendilerinin esasen davacı şirketten 512.515,00 TL alacaklı olduğunu; ek protokollerde ipotek bedellerinin ödenmesi yükümlülüğünün davacı tarafa geçirildiğini; sözleşme gereğince fazla ödenen 61.615,00 TL ile davacı tarafın ödenmesi gerektiği halde ödemediği ipotek bedeli olan 251.000,00 TL ve kendilerince ödenmesi gerekirken davacı şirketin ortağının başka bir şirkete olan ve sözleşmede hisse devri hususu konu olan ... Limited Şirketine ödenen en az 200.000,00 TL ve teminat mektubu nedeniyle ... Üst Bostancı şubesine bloke edilmiş 251.000,00 TL olmak üzere toplam 512.515,00 TL alacaklı olduğunu, bu nedenle tüm davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Kök Dosya Yönünden: Kök dosyada davacı taraf yukarıda tanıtılan 09/01/2012 tarihli sözleşme gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken ve banka borçlarından kaynaklanan ipotek bedellerinin kendisi tarafından ödendiğini iddia ederek iade istemektedir. Öncelikle 09/01/2012 tarihli sözleşmenin geçerliliği üzerinde durmak gerekmiş olup; mahkememizce alınan 08/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda, hukuki taktiri mahkemeye ait olmak üzere bilirkişiler bu sözleşmenin geçerli olmadığını, zira gayri menkul satışına ilişkin sözleşmelerin MK, Noter Kanunu ve Tapu Kanunu gereğince resmi şekle tabi tutulduğunu; noterde satış vaadi şeklinde yapılmayan veya tapuda gerçekleştirilmeyen satış sözleşmelerinin ( adi nitelikteki satış sözleşmelerinin ) geçersiz olduğunu; geçersiz sözleşme içinde kararlaştırılan hususlarında geçersiz olacağını; dolayısıyla geçersiz bir sözleşme ile banka borçlarının üstlenilmesinin mümkün olmadığını bildirmişlerse de, mahkememiz tarafından bu görüş benimsenmemiştir. Gerçekten de mevzuatımız gereği gayri menkul satışına ilişkin sözleşmelerin resmi biçimde yapılması esastır, adi sözleşmeler geçersizdir. Ancak, taraflar arasında bu sözleşmeden sonra tapu devri sağlanmışsa, edimler büyük ölçüde yerine getirilmişse artık resmi biçime uymayan sözleşme şartlarına taraflar itiraz edemez. Bu tür itiraz kötü niyetli kabul edilip, içtihadı birleştirme kurul kararı gereğince de dinlenemez. Kaldı ki, dosyamızda davalımızın sözleşmenin geçersizliğine yönelik bir savunması da mevcut değildir. Taraflar arasındaki 09/01/2012 tarihli olan bu adi sözleşmenin geçerliliği her iki tarafında kabulünde olup, her iki tarafta sözleşmede mevcut olduklarını kabul etmektedirler. Davalı 09/01/2012 tarihli olan bu sözleşmeden sonra iki adet daha sözleşme yapıldığını, yeni yapılan sözleşmelerle artık banka borçlarının davalı tarafından ödeneceğine ilişkin hükmün tadil edildiğini ileriye sürmüşse de, sözleşmelerden birinde davacımızın imzasının bulunmadığı, diğerinde ise, davacı adına imzalayan ...'nun şirket yetkilisi olmadığı nedeniyle ve bu iki protokolünde davacı tarafça kabul edilmemiş olması sebebiyle; protokol asıllarını sunamayan ve davacıda olduğunu bildiren davalı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiş; 09/01/2012 tarihli ihtilafsız olan sözleşme gereğince davalının banka kredi borçlarını ödemesi gerektiği, bu nedenle davacı tarafından ödenmek zorunda kalan ipotek bedellerinin de davalıca iadesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu çerçevede, mahkememizce ... Bankası ve ... ile yazışmalar yapılmıştır. Yapılan yazışmalarda bu taşınmazın ipotek verildiği kredi borçları yönünden ... Bankasına 242.117,05 TL, ...'e ise 130.550,00 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Söz konusu bu ödemelerin dekont asılları davacının elinde bulunduğundan ve mahkemeye sunulduğundan ödemelerin karine olarak davacı tarafça yapıldığı anlaşılmıştır. Zaten bu ödemelerin kendisince yapıldığına dair davalı tarafın bir iddiası bulunmayıp, davalı 09/01/2012 tarihli ana sözleşmeden sonra yapılan protokoller gereğince zaten bu ödemeleri davacının yapması gerektiğini savunmaktadır. Son bilirkişi raporunda ...'e yapılan ödemelerin \" 09/01/2012 tarihinden sonra kullanılan kredilere ilişkin olduğu yönünden dosyada belge bulunamadığı için değerlendirme yapılamamıştır \" denilmesi üzerine mahkememizce bu ödemelerin hangi tarihli krediler için alındığı ilgili bankadan sorulmuş, gelen yazı cevabında davacı ( aynı zamanda taşınmazların satıcısı ) ... Şirketinin banka nezdindeki 6227598 nolu hesabından 09/08/2010 tarihinde kullandığı 450.000,00 TL tutarlı ve 2.000 nolu kredisi için yapıldığı belirlenmiştir. Ödemelerin hepsi 09/01/2012 tarihinden sonra yapılmış olan ödemeler olup; 09/01/2012 tarihli sözleşmede açık açık bu taşınmazlara ilişkin kredi sözleşmelerinden doğan borçların davalı şirketin temsilcisi tarafından üstlenilmesi sebebiyle ve ödemelerinde 09/01/2012 tarihinden sonra yapılmış olması sebebiyle ...'e yapılan ödemelerinde istenebileceği kanaati oluşmuştur. Hal böyle olunca, davacı tarafın ... Bankasına yapmış bulunduğu 242.117,05 TL ile ...'e yapmış olduğu 130.550,00 TL'den kök dosyada talep ettiği 81.050,00 TL'lik kısmının toplamı olan 323.167,05 TL yönünden talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının kök dosyadaki talebi 323.617,05 TL olduğu için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/742 Esas Sayılı Dosyası Yönünden: Davacı taraf eksik ödenen satış bedelinden dolayı davalı aleyhine  İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğünün ( Eski Pendik ... İcra müdürlüğünün ) ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, 995.675,40 TL asıl alacak ve 88.366,19 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.084.041,59 TL toplam alacak asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %16,50 ve değişecek oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsilini talep etmiş; davalı ise bu takibe süresi içinde itiraz ederek herhangi bir borçları bulunmadığını belirtmek suretiyle takibi durdurmuş, iş bu itirazın iptali davası da bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olup; bu davadaki ihtilaf yönünden takip tarihinde davacının satış bedelinden dolayı alacağının kalıp kalmadığı, kalmışsa miktarının ne olduğunun tespiti gerekmektedir. Hal böyle olunca, yapılan ödemelerin tek tek tespiti, devredilen ... Şirketinden dolayı ve bu şirkete ait fabrika ile stoklarından dolayı düşülecek miktarların tespiti gerekmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı taraf devredilen şirket hisseleri nedeniyle kararlaştırılan fabrika bedelinin 800.000 USD olamayacağını zira fabrikanın kurulu olduğu taşınmazın üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunu belirterek alacağın buna göre hesaplanmasını talep etmiş, icra takibini de bu nedenle yüksek bedel üzerinden başlatmıştır. Mahkememizce 09/01/2012 tarihli sözleşmede satış bedeli olarak taraflar arasında geçerli kabul edilen sözleşmede 3.100.000,00 TL kararlaştırılmıştır. Davacı kendisine satış bedeli için 350.000,00'şer TL bedelli iki adet çek verildiği, çeklerin karşılıksız çıktığı, bedelinin tahsil edilemediği bildirilmiştir. Davalı taraf, söz konusu olan bu çeklerin ... Şirketinin yıl sonu bilançosunun tutturulması için verilen çekler olduğunu, tahsil edilmemesi kararlaştırılarak verilen çekler olduğunu bildirmişse de; ... Bankası Küçükyalı şubesine ait olan ... seri numaralı ve 15/09/2012 tarihli çekle ... seri numaralı ve 20/09/2012 tarihli bu iki çekin davacımız tarafından açılan dava sonunda İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla zayi nedeniyle iptallerine karar verildiği; çeki kaybeden hamilin çek bedelini artık keşideciden TTK 764/2 madde uyarınca isteyebileceği, keşidecinin bu çek bedelini bir başka şahsa çek karşılığı ödediğini ileriye sürüp, ödeme karşılığında aldığı çek asıllarını mahkemeye ibraz etmeden ödemeden imtina edemeyeceği; davalının söz konusu çeklerin bilanço tutturmak amacıyla ve davacının da kabulüyle verildiğini de ispat edemediği nazara alınarak; çek bedellerine ödenen miktarlar içinde yer verilmemiştir. Çekler dışında yapılan ödemeler değerlendirildiğinde ise; arsa satımı sebebiyle imzalanan sözleşme çerçevesinde hissedarının ... olduğu ve ...nin 25.000,00 TL tutarındaki hissesinin Kadıköy ... Noterliğinde 25/01/2012 tarihinde ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle ...'ye devredildiği; yine hisselerinin ... olduğu aynı şirketin 125.000,00 TL tutarındaki hissesinin aynı noterlikte yine aynı tarihte ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle ...'ye devredildiği, yine ...'ın sahip olduğu aynı şirketin 350.000,00 TL tutarındaki hissenin aynı noterlikte ve aynı tarihte ... hisse devir sözleşmesiyle ...'ye devredildiği; hisse devir sözleşmelerinde \" hissemi bütün aktif ve pasifiyle hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte devralan devir ve temlik ettim \" dendiği; devir alan tarafından da aynı şekilde devir alındığının bildirildiği; söz konusu devirlerin 13/02/2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilip, devirlerin tamamlandığı; söz konusu olan bu devirlerin satış bedeline sayılacağının 09/01/2012 tarihli yukarıda tanıtılan sözleşmede kararlaştırıldığı; gerek tarafların sunduğu belgeler gerek tarafların ticari kayıtları ve fabrika binası ile içinde yer alan stok madeni yağların incelenmesi ve mahallinde değerlendirilmesi çerçevesinde belirlenen davacı tarafa devre konu hisse bedelinin 1.462.560,00 TL olduğu; bu miktarın satış bedelinden düşülmesi gerektiği; her iki tarafın defterinde kayıtlı olup banka aracılığıyla davalının yaptığı ödemelerin 885.000,00 TL olduğu; bunun da satış bedelinden düşülmesi gerektiği; davacıya ... Şirketinin devir ve teslim ettiği madeni yağların değerinin 478.456,00 TL olduğu, bunun da satış bedelinden düşülmesi gerektiği; davacı satıcının ödemesi gerekirken davalının ödediği \" satım harcı \"nın 29.415,87 TL olduğu, satış bedelinden bunun da düşülmesi gerektiği; bunun dışında davalının 93.500,00 TL ödemesinin daha bulunduğu, bu ödemenin davacı kayıtlarında yer almadığı ancak davalı tarafından belgeli ispat edildiği; bu nedenle bunun da satış bedelinden düşülmesi gerektiği; böylece davacının almadığı satış bedelinin ( ödenmemiş satış bedelinin ) 151.068,13 TL olduğu mahkememizce belirlenmiş olup; bu hususta 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Davacı taraf, icra takibinde işlemiş faiz de talep etmiş olup, her ne kadar icra takibinden önce temerrüt ihtarı yok ise de, 350.000,00'şer TL bedelli iki adet çekin satış bedeline yönelik verildiği, toplam 700.000,00 TL olan çek bedeli içinde hükmümüze esas teşkil eden 151.068,13 TL'nin bulunduğu; çeklerin tarihinin \" belirlenmiş vade \" olarak alınabileceği; bu sebeple son çek tarihinden itibaren 151.068,13 TL'nin takipte istenen avans faizi üzerinden faizinin 13.407,26 TL tuttuğu; bu yönden de işlemiş faize karar verilmesi gerektiği, faiz hesabı basit hesap niteliğinde olduğu için mahkememizce resen belirlenmiş; böylece icra takibinin 151.068,13 TL asıl alacak 13.407,26 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş; fazlaya dair itirazın iptali davası reddedilmiş, satış bedelinden kaynaklanan alacak likit ve hükme konu edilen alacağa yönelik itiraz haksız bulunduğundan 151.068,13 TL üzerinden de %20 inkar tazminatına hükmedilmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/84 Esas Sayılı Dosyası Yönünden İse: ...'e davacının yapmış bulunduğu ödemenin 130.550,00 TL olduğu, bunun 81.500,00 TL'sinin kök dosyada istendiği; kalan 49.050,00 TL'sinin birleşen dosyada istendiği nazara alındığında; söz konusu olan ve taraflar arasında ihtilafsız bulunan 09/01/2012 tarihli sözleşmede banka borçlarının davalı şirketin temsilcisi tarafından üstlenildiği, hal böyle olunca, kök dosyadaki aynı gerekçelerle 49.050,00 TL'nin istenebilir miktar olduğu nazara alınmış; hisse devrine konu şirket envanterinde bulunan ... plakalı aracın 09/01/2012 tarihli sözleşmeden sonra elden çıkarılması sebebiyle, davalının sorumluluğu kapsamında bu hususun değerlendirildiği; sözleşmeden sonra davalıca yapılan bu elden çıkarmanın haksız olduğu; 09/01/2012 tarihi itibariyle satım sözleşmesinin kurulduğu, artık bu tarihten sonra şirket aktiflerinde azalma yapılmasının ticari teamüle aykırı olduğu; bu nedenle devredilen hisseye düşen 170.000,00 TL kamyon bedelinin istenebileceği; taraflar arasındaki ... Şirketinin hisse devriyle ilgili taraflar ... ve ... arasında imzalanan \"TAAHHÜTNAME\" ile \" .... Söz konusu paylar devir ve temlik edilmiş olduğunun şirket pay defterine yazılarak ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği tarihten önceki döneme ait olan ve adı geçen şirket kuruluşundan şirket pay devrinin yeni hissedarlarının adlarına tescillerinin ilanına kadar olan süre içinde doğmuş olan tüm maddi, manevi hukuki ve cezai sorumlulukları ... tarafından kabul edilmiştir, gerekli ödemeler onun tarafından yapılacak ilk bildirimden itibaren 3 iş günü içinde ödenir \" şeklinde taahhüt edildiği; böylece hem eskiden kaynaklanan borçların doğal olarak davalı tarafından üstlenildiği hem de hisse devir ilanına kadar olan borç ve yükümlülüklerin üstlenildiği nazara alındığında; taraflar arasında düzenlenen ve dava dilekçesine bağlı ek protokolde ( delil 7'de ) ...'ın EPDK lisansının iptal kararının geri alınması veya yenilenmesi kapsamında her türlü harcamayı karşılayacağını taahhüt ettiğinin görüldüğü; davacılardan ... Şirketinin EPDK hesabına bu kapsamda 31/12/2012 gününde 54.650,00 TL ve 2.420,00 TL olmak üzere toplam 56.870,00 TL havale ettiği; bu nedenle bu paranında davalıdan tahsilinin gerekeceği; yine aynı gerekçeyle o döneme ait Kadıköy Belediye Başkanlığına ÇTV kapsamında 2.302,00 TL ödendiğine dair 12/04/2013 tarihli dekontun sunulduğu ancak vergi ihbarının incelenmesinde 550,00 TL'sinin 2012 yılına ilişkin olduğu dolayısıyla bunun tenzili gerektiği, kalan 1.752,00 TL tutan ÇTV'nin davalı tarafından ödenmesi gerekeceği; bunların toplamının 277.672,00 TL tuttuğu; davacı tarafın bunların dışında fabrika binasına ait kira sözleşmesine dayalı bir talebinin bulunduğu, kira sözleşmesinin 01/01/2012 başlangıç tarihli olduğu, aylık kira bedelinin 8.000,00 TL olduğu, sözleşmenin 6 yıl süreyle geçerli olduğu görülmüş olup; kiranın fabrika binasının yerine ilişkin olduğu; taraflar arasında fabrika satışının söz konusu olmadığı; tüzel kişiliğin hisselerinin gerçek kişilerden satın almanın söz konusu olduğu; hissenin satın alındığı şirketin aktiflerinin davacı yanca kontrol edilmesi gerekeceği; böyle bir taşınmazın aktiflerde yer aldığı iddiasının bulunmadığı dolayısıyla hissesini satın aldığı şirketin bir yerde kiracı olarak faaliyette bulunması sebebiyle hisseyi satanların fabrikanın kira bedellerinden artık sorumlu olmayacakları; kira bedellerini ödemekle hisseyi satın alanların sorumlu olacakları sebebiyle davacıların kiradan kaynaklı alacakları kabul edilememiştir. 323.167,05 TL'nin dava tarihi olan 15/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, Birleşen İstanbul Anadolu 16. Atm'nin 2013/742 Esas Sayılı Dosyasında;  Davanın Kısmen Kabulü İle; Davalının İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğünün ( Eski Pendik ... İcra müdürlüğünün ) 2012/11280 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 151.068,13 TL asıl alacak, 13.407,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 164.475,39 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, Birleşen İstanbul Anadolu 9. Atm'nin 2017/84 Esas Sayılı Dosyasında; Davanın Kısmen Kabulüyle; 277.672,00 TL'nin 20/01/2017'den itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece dosya içerisindeki beyan ve itirazları dikkate alınmadan ve dosyada yer alan bilgi ve belgeleri eksik değerlendirerek hatalı bir hüküm kurduğunu, icra takibinde talep ettiği alacakların tamamının, işlemiş ve işleyecek faizleriyle beraber kabulü gerektiğini, her ne kadar HMK m. 304 uyarınca yerel mahkemeye taraflarınca hükmün tavzihi ve tahsisi talebinde bulunulmuş olsa da Birleşen İstanbul Anadolu 9. Atm'nin 2017/84  esas sayılı dosyasında davacı taraf sayısı gerekçeli kararda eksik gösterilmiş olup davacı ... Ltd. Şti.'ye yer verilmeyerek hatalı bir karara sebebiyet verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın açtığı davanın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, söz konusu protokole uygun şekilde davacı tarafa arsa bedeli 3.100.000TL'ye karşılık; 478.456TL madeni yağ teslim edildiğini, ... ile ... plakalı araçlar davacı şirkete teslim edildiğini, yazılı makbuz karşılığında 11.01.2021 tarihinde 10.000USD (o tarihte 18.500TL), 11.01.2012 tarihinde 25.000TL, 13.01.2012 tarihinde 50.000TL olmak üzere toplam 93.500TL nakit makbuzlu ödeme yapıldığını, yine asıl protokole uygun olarak ... Maltepe şubesine olan 408.000TL kredi borcunun toplam  188.165 TL'si iş bu dava açılmadan önce ödendiğini, ödeme devam ederken de iş bu dava açılmış ve de bu süreçte kalan bakiye de müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davacı tarafa banka üzerinde havale/eft olarak da toplam 885.000 TL ödeme yapıldığını, yine protokole göre davacının şirket devrinden önce ...'a verilen 200.000TL'lik teminat mektubunu süresi dolduğunda davalı şirkete iade edeceğine dair taahhütte bulunmasına rağmen bu taahhüdünü yerine getirmemiş ve teminat mektubunun karşılığı olan 200.000TL'yi bankadan aldıktan sonra davalıya iade etmediğini, tüm ödemelerin ve de teminat mektubunun miktarının genel toplamının 3.551.956TL olduğunu, dolaysıyla davalının davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını ancak yerel mahkemece dosya sunulan ödeme belgeleri dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, ödemeye ilişkin ve devre ilişkin ek protokoller olduğu halde satışa ilişkin bir ana sözleşmenin olmaması olağan akışa aykırı olduğuğunu ancak davacı taraf bu belgeyi kabul ettiği halde yerel mahkemeye sunmaktan kaçındığını, bilirkişi raporuna neden uyulmadığına dair bir açıklama da yapılmadığını, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında 24.05.2012 tarihinde hesap kapatmaya ilişkin yazı imzalandığını, söz konusu davanın ikamesi açıkça TMK 2. Ve 3. Maddelerine aykırı olduğunu, adi sözleşmelerden doğan alacaklardan dolayı işlenmiş faiz talep edilebilmesi için karşı tarafın öncelikle temerrüde düşürülmesi gerektiğini, davacının alacağı likit olmadığından ve de davadaki haklılığı açık olmadığından dolayı yargılama uzun sürdüğünü, buna rağmen mahkemece alacak likitmiş gibi icra inkar tazminatına hükmedildiğini, rapora yönelik itirazların dikkate alınmasızın bu raporlara göre hüküm kurulduğunu, yine verilen kararda inkar tazminatına ve de işlenmiş faize hükmedilmemesi gerekirken mahkemece bu yönden de davayı kabul etmesi şüpheyle karşılandığını yargılama aşamasında davacı tarafça davalıya teslim edilmesi gereken ...'a ait 200.000TL'lik teminat mektubundan gerektiğinde mahsup edilmesini de talep ettiğini ancak mahkemece bu husus ve de bu konudaki talebinin dikkate alınmasızın karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/477 Esas sayılı dosyasında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından açılan asıl dava, arsa satış sözleşmesi kapsamında, ödenen ipotek bedellerinin tahsili istemli alacak; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/84 Esas Sayılı Dosyasında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti\tVe ... Maddeler San. Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan birleşen dava hisseleri devrolan şirkete ait aracın satışı nedeniyle uğranılan zarar, EPDK lisans yenileme gideri, önceki döneme ait vergi ödemesi ile Kuveyttürk'e ödenen tutarın asıl dosyada talep edilmeyen miktarı ve devri gerçekleşmeyen fabrika arazisi nedeniyle ödenen kira bedelinin tahsili istemli alacak; İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/742 Esas Sayılı Dosyasında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan birleşen dava bakiye arsa bedelinin tahsili istemli itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arsa bedelinin ödenip ödenmediği ve talep olunan alacak kalemlerinden dava tarafın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı şirket kaşesi basılarak ... ve ... ile davacı Maya İnşaat ibaresi ile ... tarafından imzalanan 09/01/2012 tarihli sözleşme ile, Yakacık Aydos'ta bulunan ...'ye ait arsanın satışı karşılığı, ...'ın Dilovası'ndaki fabrikayı ödeme olarak vereceği, arsa bedelinin 3.100.000,00 TL, fabrika bedelinin 800.000,00 USD olduğu, kalan bakiyenin nakit ve /veya güncel fiyatıyla madeni yağ olarak ödeneceği ve arsa üzerindeki banka kredi borçlarının ... tarafından devralınacağı kararlaştırılmıştır. Davalı tarafça 800.000,00 USD'nin sözleşme tarihindeki karşılığının 1.470.000,00 TL olduğu beyan edilmiştir. 16/01/2012 tarihli teslim tutanağında, stoklarda bulunan bazyağı ve katkılar tabloda gösterilmiş ve 478.456,00 TL bedel belirlenerek bunların teslim edildiği kabul edilmiştir. Kadıköy ... Noterliğinin 25/01/2012 tarih ve ..., ... ve ... YN'lu limited şirket hisse devir sözleşmeleri ile, ... San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki ...'ın 25.000,00 TL değerindeki hisse ...'ye; ...'ın 125.000,00 TL değerindeki hisse ...'ye; ...'ın 350.000,00 TL değerindeki hisse ...'ye devredilmiştir. Sözleşmeye konu taşınmazlar 25/01/2012 tarihinde davalı şirkete devredilmiş ve davacı ... İnşaat tarafından davalıya 25/01/2012 tarih ve 2.103.680,40 TL bedelli faturayı düzenlemiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün(eski Pendik ... İcra Müdürlüğünün) ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura bakiyesi\" sebebine dayalı olarak 995.675,40 TL asıl alacağın 88.366,19 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 02/08/2012 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, arsa satışı nedeniyle davalının ödemeyi üstlendiği ipotek bedellerini ödememesi nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bu tutarların davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle asıl dava; yine arsa satışı nedeniyle davalının önceki döneme ait ödemeyi üstlendiği masraflar ile üstlendiği EPDK lisans yenileme gideri, devre konu şirkete ait aracın satılarak parasının şirkete aktarılmaması nedeniyle oluşan zarar ve asıl dosyada talep edilmeyen bakiye tutar ile devri gerçekleşmeyen fabrika arazisi nedeniyle ödenen kira bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/84 Esas sayılı dosyasındaki dava; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/742 Esas sayılı dosyasındaki dava açılmıştır. Taşınmaz devrini amaçlayan 09/01/2012 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, bu sözleşmeye konu taşınmazların tapuda devrinin yapılmış olması ve davalı tarafından sözleşmede yazılı bedelin ödendiğinin savunulması karşısında, bu iddia Medeni Kanunun 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırıdır. Ayrıca, taşınmazların tapu devirlerinin resmi şekilde yapılan satışının geçerli olduğu savunulmuş ise de, davalı taraf savunmasında taşınmazların devir bedelinin 3.100.000 TL olduğu kabul edilerek, somut ödeme iddialarında bulunmuş olup, bu ödemelerin ispatlanması gerekir. Davalının dayandığı protokol(taşınmaz alım satım sözleşmesi ve şirket hisse devir sözleşmesi) imzasız olup davacı tarafça kabul edilmemiştir. Yine davalının dayandığı 16/05/2012 tarihli protokol her iki şirket muhasebe yetkilileri adına ... ve ... tarafından firma sahiplerine ibraz edilmek üzere imzalanmış olup, bu protokol'de davacı tarafından kabul edilmemiştir. Aynı şekilde 24/05/2012 tarihli ..., ... İnşaat ... ve ... Resmi Hesap Kapatma Evrakları başlıklı belge ... ve ... tarafından imzalanmış olup, bu belgede davacı tarafından kabul edilmemiştir. Anılan imzasız ve davacı tarafça kabul edilmeyen protokolün davacıyı bağlaması söz konusu değildir. Anılan diğer protokollerde imzası bulunan ...'nun da söz konusu protokolleri imzalamaya yetkisi bulunduğu ispatlanamadığına göre, bu protokollerin de davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu durumda taraflar arasında akdedilen 09/01/2012 tarihli sözleşme gereğince davalı arsa üzerindeki banka kredi borçlarından sorumludur. Davalı, 24/06/2013 tarihli dilekçesi ile ... bankasına 188.165,00 TL ödediğini, 219.835,00 TL eksik ödemenin bu tutarın davacıya ödenmesinden kaynaklandığı beyan edilmiştir. Bu beyandan da kredi borçlarını davalının üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ve gerek davacının banka hesabından çekilen tutarlar ve gerekse makbuz karılığında ödenen tutarlar bakımından davalı sorumludur. Davalı tarafça, ...Bankasına üçüncü kişi ... tarafından yapılan kredi ödemesinin ...'a temlik edildiği ifade edilmiş ise de bu ödemeler dava konusu olmayıp, davacının bankalara ödediği tutarlar dava konusu edildiğinden, söz konusu savunma dinlenilebilir değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl dava ile birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/84 Esas sayılı dosyasında görülen asıl davada talep edilmeyen alacak bakiyesine ilişkin davanın hükümde yazılı olduğu gibi kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen davaya konu ...plakalı araç satış sözleşmesinden sonra ve hisse devrinden önce 23/01/2012 tarihinde satılmış olup, şirket aktifinde bulunan bu aracın, şirket devrine konu edildikten sonra devralan tarafın rızası olmadan satılmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek olması nedeniyle davalı sorumludur.Davalı taraf, taraflar arasında imzalanan protokoller uyarınca üstlendiği EPDK masrafı ve önceki döneme ilişkin vergi borcundan da sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/84 Esas sayılı dosyasında talep edilen bu alacaklar yönünden davanın hükümde yazılı olduğu gibi kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Taraflar arasında imzalanan 09/01/2012 tarihli sözleşme ile taşınmazların satış bedeli 3.100.000,00 TL, karşılığında alınacak fabrika bedeli ise 800.000,00 USD olarak belirlenmiştir. 16/01/2012 tarihli stok teslim belgesinde ise teslim edilen bazyağı ve katkı maddelerinin bedelinin 478.456,00 TL olduğu ifade edilmiştir.Taraflar sözleşmede ve teslim tutanağında yazılı bu bedellerle bağlıdır. 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda 800.000,00 USD'nin karşılığının 1.462.560,00 TL olduğu, davalının 885.000,00 TL banka kanalı ile ödemesi, 93.500,00 TL makbuz karşılığı nakit ödemesi ve 29.415,87 TL tapu ödemesi olduğu tespit edilmiştir. Bu tutarlar toplam satış bedelinden düşüldüğünde davacının 151.068,13 TL borcu bulunmaktadır. Davalı tarafça, hisseleri devredilen şirketin üçüncü bir kişiye verdiği teminat mektubu bedeli olan 200.000,00 TL'nin bankadan alındıktan sonra davalı tarafa iadesinin gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu teminat mektubu hissesi devrolunan şirket tarafından verilmiş olup, teminat mektubu bedelinin davalıya ödeneceğine ilişkin davacının taahhüdü bulunduğu ispatlanabilmiş değildir. Davacı tarafın ilkin bu tutarın davalı tarafa ödenmesine ilişkin bankaya talimat verip, sonradan bu talimatı iptal etmesi de davalı iddialarına ispata elverişli değildir. Davalının yukarıda anılan ödemeleri dışında ispatlanan ödemesi bulunmadığından 151.068,13 TL satış bedeli bakiyesi itibariyle davacıya karşı sorumludur. Davalı taraça, davacı Maya İnşaat lehine iki adet 350.000,00'er TL bedelli çek düzenlenmiş olup,kalan borç yönünden sonraki tarihli çekin keşide tarihi itibariyle temerrütün oluştuğunun kabulü gerekir. Bakiye alacak satış bedeline ilişkin olup, bu haliyle likit bulunduğundan icra inkar tazminatının koşulları da oluşmuş bulunmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince birleşen İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/742 Esas sayılı dosyasındaki davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Davacı ... Ltd. Şti vekili ile Davalı ... Şti. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Asıl dava ve birleşen davalarda davacı vekili ile Asıl dava ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 1-Asıl dava yönünden, davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 8.700 TL harcın, alınması gerekli olan 22.075,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.375,57‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Birleşen İstanbul Anadolu 16. ATM 2013/742 Esas sayılı dosyası yönünden, davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 4.471,94 TL harcın, alınması gerekli olan 11.235,31 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.763,06‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Birleşen İstanbul Anadolu 9. ATM  2017/84 Esas sayılı dosyası yönünden, davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.808,82 TL harcın, alınması gerekli olan 18.967,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.158,95‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Asıl ve birleşen dava yönünden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harçları peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,6-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28228cf3677403d2","SID":"3e7cd7879ea38a7a"}}