{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/944 <br>KARAR NO: 2025/1194<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2022<br>NUMARASI: 2017/1141 Esas - 2022/942 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  27/08/2017 tarihinde sürücü ...in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile havaalanı istikametine seyir halinde iken bir aracın kendisine sağ ön taraftan çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, söz konusu kazanın Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017/68322 soruşturma, 2017/24729 karar sayılı dosyası ile soruşturması yürütüldüğünü ve kaza sonrasında kaza tespit tutanağı düzenlenmediği için kusur durumu ile ilgili bilgiye ulaşılamadığını, kazaya sebebiyet veren aracın firari olması nedeniyle plakası belirlenemediği için davanın ...'na karşı yöneltmiş bulunduğunu ve belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalıdan tazmini talep olunduğunu, davalı sigorta şirketine 15/11/2017 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu  ve  15 günlük yasal süre içerisinde sigorta şirketi tarafından verilen cevapta bir takım evraklar eksik olduğu gerekçesiyle tarafından talep edildiğini,  fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyet tazminatı talebi ile davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükmlerine göre düzenlenmemiş olması gerektiğini ve Kaza Tespit Tutanağı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kararı belgelerinin kuruma gönderilmesi halinde mümkün olacağının belirtildiğini, başvuru şartının yerine getirmediğini,  başvuru şartı yerine getirilmeden haksız yere açılan işbu davanın reddi gerektiği, başvuru konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatının gerektiğini,  olay yerinde olayla alakalı iz ve emarenin olmadığı, olayı gören görgü şahidinin bulunmadığı, olay anını gösteren mobese ye güvenlik kamerasının olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda, ispat külfetinin başvuran tarafta olup, hem başvuru konusu trafik kazasının oluşunu hem de oluşumunda başvuru dışı kimliği belirlenemeyen sürücünün kusurunun bulunduğunu kanıtlamak durumunda olduğunu, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsüne atfedilebilecek kusur tespit edilmesi durumunda, anılan kusur oranında ancak olay tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere ...nın sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini,  geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, ...'in sürücüsü olduğu motosiklette koruyucu ekipman (kask, dizlik vs.) kullanmamış olması halinde mütefarik kusur indirim yapılması gerektiğini,  kazaya karıştığı iddia edilen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusurunun ve bunun sonunda bir zararın oluştuğunu ispatlaması, kusur oranının da bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini,  SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulüne, davacının geçici iş göremezlik zararı için 2.897,31 TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 330.000,00 TL olmak üzere toplam 332.897,31 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ambulans sorgu sistemi ile tespit edilmiş olduğundan ve ardından yapılan poliçe sorgulaması sonrasında ZMMS'si tespit edildiğinden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, dava şartını yerine getirmediğini,  başvuru şartı yerine getirilmeden haksız yere açılan bu davanın reddinin gerektiğini, ibraz edilen Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, başvuru konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatının gerektiğini, sürücü zararlarının karşılanmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı dolaylı zarar kavramı içerisinde değerlendirilmekte olup gelir kaybına ilişkin müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi olması halinde hükmedilen tazminattan düşülmesi gerektiğini, 04/12/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Genel Şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, Güvence Hesabı'nın temerrüdü bulunmadığını, kusur raporu denetime elverişli olmadığını, kusur oranının bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından; 27/08/2017 günü saat 20:00 sıralarında, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Havaalanı yolunu takiben ...istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli ... İplik isimli iş yeri önlerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, karşı yönden gelmekte olan kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile karşı yön şeridine girerek şerit ihlali yapması neticesi aracının ön kısımlarıyla çarpışması  meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, \"...Kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile seyrini; olay mahalli özelliklerini dikkate alarak şeridi içerisinde kalacak şekilde müteyakkız olarak sürdürmesi yine önündeki aracı geçmesini; karşı yön şeridinin müsait olduğu bir zamanda kontrollü bir şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, davacı sürücü idaresindeki aracın seyir halinde bulunduğu karşı yön şeridine kontrolsüzce girip bu aracın seyir yönünü kapatması ve şerit ihlali yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda asli kusurludur... Davacı sürücü ...sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında kontrolsüzce şeridine doğru yönelen kimliği belirsiz sürücü idaresindeki araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır...\" kanaati belirtilmiştir. Yerinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacıya kusur izafe edilmediğinden kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 15/11/2017 tarihli evrak kabul kaşesine göre yazılı olarak davalı ...'na müracaat edildiği anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde  öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan başvuru evraklarına göre, davalıya 15.11.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 28.11.2017 itibariyle davalı temerrüde düştüğünden faiz başlangıç tarihine  ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K.  sayılı kararları).  TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin geçici  işgöremezlik  gideri zararından sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/13975  E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). Mahkemece davacıya geçici işgöremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı  hususunda SGK ya yazı yazılmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Davalı vekili ambulans sorgu sisteminden yapılan araştırmada olaya sebebiyet veren aracın plakasının yazılı olduğunu tespit edildiğini belirterek  istinaf etmiştir. Dosya içerisinde bu bilgi daha önce bulunmadığından inceleme yapılmamıştır. Dava şartına ilişkin olması nedeni ile istinaf aşamasında bile ileri sürülse incelenmesi gerekmektedir. O halde Mahkemece yapılması gereken; Davalı ...nın istinaf dilekçesi ekinde ibraz edilen ambulans belgesinde kazaya karışan araç olarak belirtelen plakası yazılan aracın kaza tarihindeki trafik tescil bilgileri, olay tarihi Bilgi Gözetim Merkezi nezdinde hasar kaydı bulunup bulunmadığı ve toplanan delillere göre dava konusu kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konularında araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre davalı ...'nın kazadan tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığı konusunda  karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6f25949c06a3a16","SID":"ce00100c0f20c8b8"}}