{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/343 Esas  - 2025/645 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/343 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/645<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br> <br>BAŞKAN\t\t:...... <br><br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ\t: ANKARA  3. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 05/12/2024<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 14/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ihyası istenen Tasfiye Halinde.... A.Ş'nin aleyhine İzmir 5. Asliye ... Mahkemesi'nin 2022/1054 Esas  dosyası ile açılmış olan davanın lehlerine sonuçlandığını, kararın infazı için İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/3679 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlu şirketin şikayeti üzerine İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/314 Esas sayılı dosyasında yapılan şikayetin şirketin sicilden kaydının tasfiye sonucu nedeniyle terkin edilmesi nedeniyle reddedildiğini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedildiğini, kararların infazı ve icra dosyasının sonuçlandırılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini iddia ederek Tasfiye Halinde.... A.Ş'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP<br>\tDavalı ... ... Müdürlüğü  cevap dilekçesinde özetle; Ankara ... ... Memurluğunun 365676 ... numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde.... A.Ş'nin 17/03/2023 tarihinde ... sicilinde yapılan ilan ile tasfiyesinin sona erdiğini, tasfiye memurluğuna ... seçildiğini ve ilan olunduğunu, terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara ... ... Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen ... memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığının bildirerek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin ... A.Ş.'nin tasfiye memuru olduğunu, bu şirketin tasfiyeye girdiğini, tek ortağın davacı şirkete ait dava konusu tüm hak ve alacaklarının devir alarak borcunun üstlendiğini, huzurdaki davada mahkemesinden alınmış bir süre veya yetki belgesinin olmadığını, kaldı ki olayda ek tasfiyeye tek yol olmadığını, ek tasfiyesi istenen tek ortaklı şirkette, husumetin HMK 124 ve 125.maddeleri uyarınca dava konusu hak alacak ve borcu devir sözleşmesiyle devir alan ...'a yönetilmesi, işbu devir sözleşmesindeki kabulüyle sabit olduğunu, dolayısıyla husumetin tek ortağa tevcihinin yasa gereği olduğunu, davada davacının iddia ve taleplerine dayanak yapılan İzmir 5. Asliye ... Mahkemesi'nce verilen karar, tasfiyesi tescil ilan edilen ... A.Ş.ile ilgili olduğunu, bu nedenle bahis konusu işbu davada taraf teşkili için davacıya süre ve yetki vermeden, buna ait usul işlemleri ikmal edilmeden davacının hukuki yarar iddiasıyla açtığı davada dinlenmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; yeniden ihyası talep edilen şirketin, gerçekte tasfiye işlemlerinin tamamlanmamış ve yasal tasfiye koşullarının tamamen yerine getirilmemiş bulunduğu, dolayısıyla tasfiyenin kapatılarak ... sicilinden kaydının silinmesi şirketin tüzel kişiliğini sona erdirmiş gibi görünse de, eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiye konusu bazı hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ... sicilinden terkin edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceği, başka ifade ile, tasfiyenin yasa ve usule uygun düşmemesi nedeniyle tasfiye işlemleri sırf şekil koşulları yerine getirilmiş olmakla tüzel kişilik sona ermiş sayılmayacağı, tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanması gerektiği, bu nedenlerle, ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı ve aleyhine açılan davada verilen kararların infazı, icra dosyasının da sonuçlandırılarak, bu davalar ve takibin tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, böylece davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, Ankara ... ... Memurluğunun 365676 ... numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde.... A.Ş'nin eksik tasfiye işlemleri nedeniyle, İzmir 5. Asliye ...  Mahkemesi'nin 2022/1054 Esas ve İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/314 Esas sayılı dosyalarında verilen kararlarının infazı, İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2020/3679 Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması  ile tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547.maddesi gereğince ihyasına; TTK'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin terkinden önceki tasfiye memuru davalı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinin tamamlandığını, şirketin tasfiye sonu tescil ve kayıt terkini, mevzuatına uygun olarak 17.03.2023-10792 sayılı Türkiye ... Gazetesinde yapıldığını ve ilan edildiğini, 6102 sayılı TTK, tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisi, başlıklı madde 36 hükmüne göre ... ... kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye ... ... Gazetesinde ilan edildiğini, ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğuracağını ve üçüncü kişilerin, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan ... kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenemeyeceğini, tasfiyenin tamamlanabilmesinin ancak ve ancak tasfiye halindeki şirket bilançosunda hiçbir aktif ve pasif unsur bulunmamasına bağlı olup, aksi takdirde tasfiyenin tamamlanması mümkün olmadığını, somut olayda şirketin tek ortağı olan dava dışı ...'un, şirketin tüm aktif ve pasiflerini bir devir sözleşmesi ile şahsen üzerine aldığını,  İzmir 5. Asliye ... Mahkemesinde görülen 2022/1054 Esas sayılı dava ve bu davaya dayanarak ihyası istenen şirket aleyhine başlatılmış bulunan İzmir 4. İcra Müdürlüğü 2020/3679 Esas sayılı takip ile ilgili hakkın, alacak ve borçlar bu sözleşmede açıkça yer aldığını, dolayısıyla söz konusu borçların muhatabının dava dışı ... olduğunu, tasfiyenin başka türlü sonuçlanmasının mümkün bulunmadığını, şirket borç ve haklarının devir sözleşmesi ile üçüncü kişiye devri neticesinde davacının ileri sürdüğü haklara erişimini sağlamanın yegane ve zorunlu yolu ek tasfiye olmaktan çıktığını, dolayısıyla davacı bakımından ek tasfiyenin bir zorunluluk arz etmediğini, davacının, ...'a başvurmak suretiyle varsa hak ve alacaklarını elde etme imkanına sahip olduğunu, bu bağlamda ek tasfiyenin zorunluluk unsurunun eksik olduğunu, davacının, devir olgusu karşısında ek tasfiyede herhangi bir menfaatinin bulunmadığının da ortada olup, şirketin üzerinde hiçbir malvarlığı bulunmadığını, davacının, iddia ettiği hak ve alacaklarını şirketten tahsil edebilmesinin mümkün olmadığını, davacının şirketten talepte bulunması halinde dahi şirket bu hususu, sözleşme gereği ...'a yönlendirmek durumunda olduğunu, dava konusu alacağın bir kısmıhıh, karar tarihinden önce temlik edilmiş olup yargılama sırasında yapılan bu temliğin maddi hukuk bakımından alacağın temliki sözleşmesi ise de usul hukukuna yansıyan sonucu dava konusunun devri olup bu durumda temlik alan, temlik edilen alacağı devreden davacı yerine geçmiş olduğundan kendisine dava konusunu devralan davacı olarak tebliğ yapılıp taraf teşkilinin tamamlanması ve eğer bir alacak varsa devredilen kısım için devredilen kişi hakkında hüküm kurulması gerektiğini, buna göre ek tasfiyesi istenen tek ortaklı şirkette, husumetin HMK'nun 124 ve 125. maddeler uyarınca dava konusu hak alacak ve borcu devir sözleşmesiyle devir alan ...'a yöneltilmesi gerektiğini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; tasfiye sonucu ... sicilinden kaydı silinen şirketin ihyası istemine yöneliktir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t... ... kayıtları, İzmir 5. Asiye ... Mahkemesi'nin 2022/1054 Esas ve İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/314 Esas sayılı ve  İzmir 4. İcra Müdürlüğünün  2020/3679 Esas  sayılı dosyaları vs deliller dosya arasında mevcuttur.\t<br>\tİhyası istenilen şirketin ... ... özetinin incelenmesinde; 365676 ... numarası ile ... ... müdürlüğünde tescil edildiği, şirketin 11/11/2022 tescil tarihi itibariyle genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, ...'nın tasfiye memuru olarak atandığı, şirketin tasfiye kapanışı yapıp ... kaydının 17/03/2023 tarihinde silindiği anlaşılmıştır. <br>\tBilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ... sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>\tNitekim 6102 sayılı Türk ... Kanunun 547.maddesinde \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye ... Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" hükmü düzenlenmiştir.Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ... ... müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). \t<br>\tSomut davada, dava dışı Tasfiye Halinde.... A.Ş'nin 11/11/2022 tarihli  genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'nın seçildiği, bu kararın ... ... Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 17/03/2023 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığı,  davacı tarafından ihyası istenen  Tasfiye Halinde.... A.Ş. hakkında açılan alacak davası ve  hükmün infazı için yapılacak icra işlemleri nedeniyle davacı tarafın  şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve  şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ... ... müdürlüğüne yöneltilmesinde  bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>\tÖte yandan,tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece hakkında icra takibi ve dava bulunduğu halde tasfiye kapanışı yapan davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve  vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ...'dan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin  alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025<br><br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Üye<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"398772cd6149ed31","SID":"41493019bc05f3ab"}}