{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2043 <br>KARAR NO:2025/813<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/02/2021<br>NUMARASI:2018/675 Esas -  2021/106 Karar<br>DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar, ... Holding A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, ... Holding 1979 yılında ... tarafından kurulmuş ve ...'ün 1994 yılında vefat etmesinin ardından, müteveffanın mirasçıları olan 3 kardeş olan ..., ... ve müvekkili ..., eşit (1/3'er oranında) pay sahipleri olarak ... ortaklığına devam etiklerini, sözü geçen 3 kardeş ... Holding'de doğrudan az oranda hisseye sahip olup esasen ... hisselerini dolaylı olarak, kendilerinin ve alt soylarının sahip oldukları holding şirketleri vasıtasıyla ellerinde tuttuklarını, ..., çoğunluk pay sahibi olduğu ... A.Ş. ..., çoğunluk pay sahibi olduğu ... A.Ş. ve Ali ... de, çoğunluk pay sahibi olduğu ... A.Ş. vasıtasıyla ... Holding hisselerinin sahibi olduğunu, bu hissedar gruplarının eşit oranda (%33,3) hisse sahibi olmakla birlikte, diğer iki grubun birlikte hareket etmesi neticesinde, müvekkilinin azınlık durumunda kalarak yönetimden dışlanmış ve davalı yönetim kurulu üyeleri, hâkim durumdaki diğer iki grup tarafından davacıların muhalefetlerine rağmen seçildiğini, ... Holding'in 31.12.2017 tarihi itibariyle ortaklık yapısının davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları ... Holding, \"... A.Ş\" nin %86,69 hissesine sahip olduğuu, İşbu davanın konusu ... şirketinin 2017 mali yılına ilişkin Olağan Genel Kurulu'nda icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı görüntüsü altında imtiyazlı ve örtülü kâr payı dağıtılmış olması, ...'nın hakim hissedarı ... Holding'in bu kararda olumlu oy kullanması, böylelikle ... Holding'in, ...'dan beklediği temettü hakkına kavuşamayarak zarar etmesi ve bu nedenlerle, ... genel kurulunda alınan kararda olumlu yönde oy kullanılması için talimat vermiş olan ... Holding yönetim kurulu üyelerinin, ... Holding'in uğramış olduğu zararı tazmin etmelerine yönelik talep olduğunu, ...'nın 2017 mali yılına ilişkin 22 Mart 2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, icracı görevi olmayan ... üyeleri ... ve ...'e 1.683.561,27 TL tutarında kazanç payının 1/2 oranında ödenmesine oybirliği ile karar verildiğini,söz konusu karara, ... Holding ... de, kendisine verilen talimat doğrultusunda olumlu yönde oy kullandığını, ... Holding'in davalı... üyeleri tarafından, ...'nın Genel Kurul toplantısında iki ... üyesine kazanç payı dağıtılmasına ilişkin yapılan oylamada olumlu yönde oy kullanılması konusunda oybirliği ile karar alındığını, 1.683.561,27 TL tutarındaki kazanç payı, icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine haksız bir biçimde dağıtılmış olduğunu, bu nedenle, ... şirketinin yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verilen 1.683.561,27 TL, kazanç payı olarak dağıtılmayıp ...'nın ortaklarına hisseleri oranında temettü olarak dağıtılsaydı, bu durumda ... Holding %86,69 hissesi uyarınca bu tutarın 1.459.479,27'lik kısmını temettü olarak elde edebileceğini, ... de, ... Holding'deki doğrudan ve dolaylı hisseleri toplamı olan %19,8'lik pay sahipliği uyarınca, ... Holding'in alacağı 1.459.479,27 TL'lik kâr payının 288.976,90 TL'lik tutarını kâr payı olarak elde edeceğini, Halbuki ..., 288.976 TL'lik bir kâr payı yerine, ... şirketi üzerinden 841.780 TL kazanç payı elde etmiştir. Görüldüğü üzere ..., kaba bir hesaplama ile dahi görülebileceği üzere yaklaşık 553.000 TL (841.780 TL -288.976 TL) ... Holding'in diğer pay sahipleri aleyhine örtülü kâr payı elde ettiğini, ... Holding ise ...'e de dağıtılmasına karar verilen kazanç payı da hesaba dâhil edildiğinde toplam 1.459.479,27 TL (1.683.561.27 TL x %86,69) zarara uğratıldığını, Görüldüğü üzere huzurdaki davaya konu kazanç payı dağıtım kararı ... Holding'in menfaatleri değil, hâkim durumdaki pay sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda alınmış olup, bu karara oy birliği ile olumlu oy veren davalı yönetim kurulu üyeleri, kazanç payı olarak dağıtılan tutar kâr payı olarak dağıtılsa idi ... Holding'in alacağı tutar kadar ...Holding'in zarara uğramasına sebep olduğunu, kâğıt üzerinde \"kazanç payı\" olarak gösterilen bu menfaatlerin \"kazanç payı\" olmadığı, bu isim altında yönetimde hâkim durumda olan ... ve ... Gruplarına azınlıkta kalan ... Grubu'nun haklarına halel getirecek biçimde \"örtülü kâr payı\" dağıtıldığı son derece açıktır. Bu noktada, kazanç payı müessesesinin ruhuna tümüyle aykırı bir biçimde, ... Holding'in yalnızca hâkim durumdaki bir hissedarın bu haktan yararlandırılmış olması, diğer yönetim kurulu üyelerine ise, üstelik de icra faaliyetlerinde bulunmalarına rağmen, böyle bir hakkın verilmemiş olmasının başka bir izahı bulunmamaktadır. Türk Ticaret Kanunu md. 511 uyarınca: \"Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir.\" Eski TTK'da yer almayan bu madde ile öngörülen amacın, Yönetim kurulu üyelerini, şirket için harcadıkları özel mesai ve şirkete sağladıkları katkılar için ödüllendirmek ve bu doğrultuda hareket etmeleri için teşvik etmek olduğu doktrinde yeknesak biçimde şu şekilde dile getirilmektedir: Hal bu iken, \"icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine\" kazanç payı dağıtılırken, şirkette yönetime ve şirket faaliyetlerine daha çok katkısı olan icra görevi bulunan yönetim kurulu üyelerine herhangi bir kazanç payı dağıtılmaması somut olayda kazanç payı dağıtılmasının gerçek amacının farklı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalıların tedbirsiz ve yöneticileri oldukları şirketin menfaatleri ile dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle ...Holding'in uğramış olduğu 1.459.479,27 TL'lik zararının (söz konusu miktar belirsiz alacak niteliğinde olup gerçek zarar miktarı yargılama sırasında belirlenebilecektir) avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; İspat yükü kendi üzerinde olan davacının hukuka aykırı zarar iddiasını yaklaşık olarak dahi ispat eden hiçbir somut delili mahkemeye sunamadığını, ayrıca davaya konu edilen işlem ...genel kurul toplantısında hissedarlardan ... kazanç payı dağıtımı kararına olumlu oy vermesi olup, dava dışı beyan ve iddiaların davaya mesnet olmasının mümkün olmadığını, işbu davada müvekkillerinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek ...'e veya pay sahiplerine zarar verdiklerini ispatlayan hiçbir somut delil ibraz edilemediğinden ve dava; müvekkillerinin ile ilgisiz ve gerçek dışı iddialara dayalı olarak ikame edildiğinden, ispatlanamamış mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin tüm iş ve işlemleri ... esas sözleşmesine ve kanuna uygun olduğunu, müvekkillerinin görevlerini özen ve bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle eksiksiz ifa ettiklerini,müvekkillerinin sorumluluğunu gerektirecek hiçbir neden olmadığını, ayrıca ... yönetim kurulu üyeleri olan müvekkillerine bu sıfatları dolayısıyla ikame edilen işbu davada, ayrı bir tüzel kişi olan ak-pa'nın pay sahiplerince oybirliğiyle alınan bir genel kurul kararının hukuka uygun olup olmadığının tartışılmasının  mümkün olmadığını, esasen davacı yanın, pay sahibi olmadığı bir şirkette (ak-pa) alınan hukuka uygun bir genel kurul kararının, o şirketin tüzel kişi pay sahibinin yönetim kurulu üyeleri aleyhinde sorumluluk davası kisvesi altında dava konusu yapmakta ise de, davacının bu kötü niyetli tutumu hukuken himaye edilemeyeceğini, kaldı ki, söz konusu genel kurul kararı ak-pa esas sözleşmesine ve TTK da uygun olup pay sahiplerince oy birliği ile alınan bu karara yönelik olarak verilen ve ...'ün de tamamen menfaatine olan oy nedeniyle müvekkillerimizin sorumlu olması düşünülemez. Müvekkillerimizin sorumlu olduğu iddiasına dayanak teşkil eden tek hususun ...'nın 22 Mart 2018 tarihli 2017 yılma ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda, gündemin 6. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına yönelik olarak oybirliği ile alınan karara, pay sahibi olan ...'ün de olumlu oy kullanması olgusu olduğunu, buna karşın, bu konunun bir sorumluluk davasında tartışılması hukuken mümkün olmadığını, zira dava dışı ...'nın Genel Kurul Toplantısında, tüm pay sahiplerince oy birliğiyle alınan bir kararın hukuka uygun olup olmadığını, pay sahibi Şirketin Yönetim Kurulu üyeleri aleyhinde ikame edilecek bir sorumluluk davasında değil, ancak ve ancak ... aleyhinde ikame edilecek bir Genel Kurul kararının iptali davasında tartışma konusu yapılabildiğini, yönetim kurulu üyelerinin hukuken sorumlu tutulabilmeleri için kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini \"kusurlarıyla\" ihlal etmeleri ve neticede şirkete ya da pay sahiplerine bir zarar vermiş olmalarının zorunlu olduğunu, müvekkillerinin, ...'ün ... genel kurulunda sahip olduğu oy hakkını belirli bir yönde; kullanmasına yönelik irade açıklamasından ibaret olan eylemlerinin ise yönetim kurulu üyelerinin kanun ya da şirket esas sözleşmesi ile yüklenen görevleri kusurlarıyla ihlal etmeleri olarak değerlendirilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, zira yukarıda da belirttiğimiz gibi, bir an için söz konusu oylamada alınan genel kurul kararının hukuka aykırı olduğu varsayıldığında dahi, ancak ...'ya karşı genel kurul kararının iptali talebiyle ikame edilecek bir davada bu hususun ileri sürülebileceğini, bu halde dahi ...'ün oy hakkının belirli bir yönde kullanılmasına ilişkin takdir yetkisinin tartışma konusu edilemeyeceği ve müvekkillerine hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini, ..'nın 22 Mart 2018 tarihli 2017 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 6. maddesi uyarınca alınan, kâr ve kazanç paylarının dağıtımına ilişkin karar da ... Esas Sözleşmesine ve TTK'ya uygun olarak alınan bir karar olduğunu, TTK'nın \"Kazanç Payları\" başlıklı 511. maddesi; \"Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir.\" hükmünü amir olup, ... Esas Sözleşmesinin \"Karın Dağıtılması\" başlıklı 25. maddesinde ise; \"c) Kalandan genel kurul en fazla %10 oranında bir meblağı yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtma kararı alabildiğini, ayrıca genel kurul en fazla %10 oranında bir meblağı da şirketin yöneticileri, çalışanları ve işçilerine dağıtma kararı alabilir.\" şeklinde, Genel Kurul'un Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerine kazanç payı dağıtma kararı alabileceği açıkça düzenlendiğini, ...'nın 22 Mart 2018 tarihli Genel Kurulu'nda oybirliği ile alınan Karar ile de, Şirkete sağladıkları katkıyı nazara alarak, Şirketten herhangi bir ücret almayan icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenmesine karar verildiğini, davacının haksız iddiasının aksine, \"icracı olmayan\" deyiminin, şirket yönetimine ve Maliyetlerine hiçbir şekilde dahil olmayan değil, ... Şirketler Topluluğu dahilindeki şirketlerde ücretli çalışmayan anlamına geldiği de belirtildiğini,  Gerçekten de icracı olmayan yönetim kurulu üyelerinin, daha önce davacı tarafa birçok genel kurulda açıklandığı, halka açık Grup şirketlerinin İse ilgili ... politikalarında yer aldığı üzere,...veya diğer ... Grubu şirketlerinden maaş almayan, yani icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle sağladıkları katkı dolayısıyla, Genel Kurul tarafından İcracı olmayan üyelere objektif kritere istinaden kazanç payı ödenmesi yasaya, Şirket esas sözleşmesine ve İyi niyet kurallarına ve eşit işlem ilkesine tümüyle uygun olduğunu, TTK'nın \"Pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur.\" hükmünü amir 357. maddesi, aynı koşullarda olan pay sahiplerinin eşit işleme tabi olması gerektiğini, Yönetim Kurulu üyesi olan pay sahibi ile Yönetimde görevi olmayan bir pay sahibinin kazanç payı ödemesi bakımından aynı işleme tabi olması gerektiğini ileri sürmek abesle iştigal olduğunu, eğer böyle olsa idi kanun koyucu TTK'nın 511. maddesindeki düzenlemeyi yapmazdı. 'İcracı olan\" ve \"îcracı olmayan\" yönetim kurulu üyesi ifadesi sadece söz konusu yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu üyesi oldukları şirkette ücret karşılığı çalışıp çalışmadıkları yönünde bir ayrım yapmak amacını matuf olup, kazanç payı dağıtılan icracı olmayan yönetim kurulu üyelerinin şirkete hiç bir katkısının olmadığı anlamına gelmemekte, bilakis icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine bu sıfatları nedeniyle üstlendikleri hukuki ve mali sorumluluk ve şirket için harcadıkları emek ve mesai nedeniyle kazanç payı ödenmesi söz konusu olduğunu, Öyle ki, ...'nın da dahil olduğu ... Şirketler Topluluğu şirketlerinde yönetim kurulu üyeliği haricinde zaten ücretli olarak çalışan, yani ücret, maaş, prim, ikramiye v.b haklan bulunan icracı yönetim kurulu üyelerine ayrıca bir kazanç payı ödenmemesi ve fakat ücretli çalışmayan (yani icracı olmayan) Yönetim Kurulu üyelerine ödenmesinin yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden hiçbir yönü olmadığını, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri, icracı olan yönetim kurulu üyeleri gibi yönetim kurulu toplantılarına katılmakta, şirketin sevk ve idaresinde aktif rol oynamakta, yönetim kurulu üyesi olmaları sebebiyle gerek TTK gerekse vergi, sosyal güvenlik ve iş kanunları çerçevesinde hukuki ve mali sorumluluk üstlenmekte olduklarını, bu kapsamda, icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla şirket genel kurulunda söz konusu objektif kriterler gözetilerek kazanç payı Ödenmesine karar verilmesi yasaya, ana sözleşmeye, iyi niyet kuralına ve eşit işlem ilkesine tümüyle uygun olduğunu, dolayısıyla, davacının ....'e kazanç payı ödenmesinin nedeninin, sözüm ona ..'in ... Grubu şirketlerinin yönetim kurullarında ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'ye hiç muhalefet etmemesi olduğu şeklindeki afaki İddiasının hukuki bir iddia olmadığını, hele ki ... Yönetim Kurulu üyeleri müvekkillerimize karşı ikame edilen işbu davada sırf bu yersiz iddiaya dayalı olarak ... Grubu şirketlerinin yönetim kurulu kararlarının celp edilemeyeceğini ve davacının tüm talepleri gibi dava konusu ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu talebinin de reddedilmesi gerektiğini, tüm bunlara ek olarak kanuni nisaplara uyulduğu müddetçe kazanç payı ödemesinin kime/nasıl yapılacağı bir şirketin en üst yetkili ve karar organı olan genel kurulun münhasır takdir yetkisinde olup, bu takdir hakkının kullanılmasının yerindelik denetimine tabi tutulamayacağı ve/veya pay sahibi Şirketin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk davasına konu edilemeyeceğini, kazanç payı ödenmesindeki genel kurul kararının ve bu genel kurulda pay sahipliğinden kaynaklanan oy hakkını kullanan ...'ün verdiği oyun değerlendirilmeye tabi tutulması \"yerindelik denetimi\" sonucunu doğurur ki, kanun böyle bir denetime cevaz vermediğini, bundan dolayı, ...'nın pay sahiplerinden olan ...'ün ....'da kazanç payı dağıtım kararına olumlu oy kullanması nedeni ile ... yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilmesi de hukuken mümkün olmadığını, kanunun cevaz verdiği bir ödemenin \"örtülü kâr dağıtımı\" ya da \"imtiyaz yaratılması\" şeklinde nitelendirilmesinin de hukuken izahı olmadığını,zira, kazanç payı ödemesi TTK'da açıkça düzenlenmiş bir ödeme olup, bu ödemenin yapılması hiçbir şekilde \"örtülü kar dağıtımı\" olarak değerlendirileyeceğini, ayrıca kazanç payı ödemesi icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine tamamen bu sıfatları dolayısıyla yapılan bir ödeme olup, pay sahipliği sıfatıyla hiçbir ilgisi bulunmayan bu ödemenin imtiyaz yaratılmasıyla da uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, nitekim imtiyaz, TTK'nın 478. maddesi uyarınca esas sözleşme ile \"paylara\" tanınabilen bir \"pay sahipliği hakkı\" olup, kazanç payı ödemesi yapılmasına karar verilen icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri ... ve ...ağıtımına ilişkin teklifi genel kurulca oy birliğiyle kabul edilmiş ve TTK'nın ve esas sözleşmenin bu hükümlerine tamamen uygun bir şekilde; TTK ve esas sözleşmede öngörülen gerekli tavana ulaşılmış olduğundan genel kanuni yedek akçe ayrılmamasına, Ödenmiş sermayenin %5'ine tekabül eden 135.500.-TL tutarındaki birinci temettünün ortaklara payları oranında dağıtılmasına, Kalan tutarın %10'una tekabül eden 1.683.561,27 TL tutarındaki kazanç payının icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına, Kalan tutardan 13.621.541,16 TL tutarında ikinci temettünün ve 4.625.454,55 TL'nin (toplam 18.246.995.71 TL) ortaklara payları oranında dağıtılmasına karar verildiğini,  Ak-Pa genel kurulunda, kar payı, kazanç payı ve kanuni yedek akçeler ile ilgili olarak, her bir kaleme ilişkin tutar TTK'da ve ... esas sözleşmesinde yer alan oranlara tamamen riayet edilerek belirlenmiş ve neticede ... pay sahiplerine toplamda 18.382.495,71-TL tutarında kar payı ödenmesi kararlaştırıldığını, dolayısı ile ... esas sözleşmesinde öngörüldüğü şekilde ... Yönetim Kurulu üyelerine kazanç payı Ödenmesi pay sahiplerinin (ve bu arada ...'ün) temettü haklarına hiçbir şekilde halel getirmediğini, gerek ... ve gerekse de ...'ün pay sahipleri bu nedenle herhangi bir zarara uğramadığını, ...'nın 22 Mart 2018 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 6. maddesi uyarınca oy birliği ile alınan kararın incelenmesinden açıkça görüleceği üzere; söz konusu oylamada ... tarafından kullanılan oy, TTK ve ... Esas Sözleşmesine tamamen uygun olduğunu, dolayısıyla, ...'nın 22 Mart 2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında gündemin 6. maddesi uyarınca alınan karar ve ...'ün de bu karara olumlu oy kullanması tamamen hukuka ve ...'ün menfaatlerine uygun olduğu gibi, bu karar nedeniyle ...'ün uğradığı herhangi bir maddi zarar da söz konusu olmadığından, somut ve hukuki hiçbir temele dayanmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davacı sözde zararı belirleyebilecek durumda olduğundan ve işbu dava kısmi alacak davasına konu edilebileceğinden HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen \"belirsiz alacak davası\" kurallarına aykırı olarak ikame edilen davanın hukuki menfaat yokluğundan dolayı ek süre verilmeksizin reddine, usuli itirazımızın Mahkemeniz'ce kabul edilmeyerek davanın esasına girilmesi halinde, salt kişisel husumete dayalı olarak kötü niyetle ikame edildiği açık olan, herhangi bir belge ve delile dayanmayan, kanıtlanamamış haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile dava dışı...şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcısı ve üyesine yapmış olduğu brüt 1.683.561,27 TL lik ödemenin yapılmamış olması  durumunda, dava dışı ... Holding'in (1.683.561,27 x 0,86686) 1.459.411,92 TL tutarında ilave kar payı alacağı tespit edilmiştir. Genel kurulda alınan karar, dava dışı ... Holding şirketinin temettüsünde azalmaya neden olmakla birlikte, kusura dayalı haksız fiil sorumluluğunun özel bir türü olan yönetici sorumluluğu için zararın varlığı, gerek ancak yeter şart değildir.Yukarıda izah edildiği üzere yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluklarının oluşması; zarar, hukuka aykırılık, kusur, illiyet bağı koşullarının birlikte gerçekleşmesine, diğer değişle yöneticilerin hukuk düzeni tarafından korunmayan ve kusurlu eylemleri neticesinde şirket zararının ortaya çıkmış bulunmasına bağlıdır. ...Holding yönetim kurulu tarafından olumlu oy kullanılmasına karar verilen,... şirketi olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın kanun ve esas sözleşmeye aykırı bulunmadığı, bu yönde kesinlemiş bir mahkeme kararının da mevcut olmadığı, şu halde kanun ve esas sözleşmeye uygun bir kararın alınmasında olumlu oy kullanılmasına yönelik yönetim kurulu kararının hukuka aykırılığından bahsedilemeyeceği açıktır. Bu saptama karşısında davalıların hukuka aykırı bir eylemleri mevcut olmadığından, TTK'nun 553 maddesi kapsamında sorumluluklarına gidilemeyeceği kabul edilmek gerekir. İzah edilen gerekçelerle davanın reddine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının dayanağının \"...'nın, dava konusu olağan genel kurul toplantısında alınan 6 no.lu kararın sözde kanun ve esas sözleşmeye aykırı bulunmaması” ve “bu yönde kesinleşmiş bir mahkeme kararının da mevcut olmaması “olarak belirtildiğini, Mahkeme'nin her iki gerekçesinin de kanuna ve tüm mantık kaidelerine aykırı olup aynı zamanda Mahkeme, dayandırdıkları delilleri incelemeden karar vermiş olup kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, ...'nın genel kurulunda alınan kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Mahkemenin ise bu konuda sadece şekli bir inceleme gerçekleştirdiğini, ancak alınan kararın altında yer alan nedenleri kesinlikle irdelemediğini, davalıların, anılan genel kurul kararının alınmasını bizzat kendileri sağladıklarından, ... Holding'in zararına bizzat kendilerinin sebep olduğunu, bu nedenle, davalıların hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, Mahkeme tarafından, dava konusu Genel Kurul'da alınan kararın, ... Holding'in temettüsünde azalmaya neden olduğunu, dolayısıyla zararın varlığının tespit ve tevsik edildiğini, Kazanç payı adı altında yapılan bu ödemenin örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğunu, kazanç payı adı altında kendilerine ödeme yapılmasına karar verilen ...nın içra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerinden ..., aynı zamanda bu şirketin %86,68 oranında pay sahibi olan ... Holding'in doğrudan hissedarı ve bu şirketin hâkim durumdaki pay sahibi olan... Grubu'nun da hâkim ortağı olduğunu, kazanç payının, icra görevi bulunan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmayıp icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılması, TTK md. 511 ile öngörülen amaç ile de çelişmekte olup, söz konusu kazanç payı ödemesi neticesinde ... Holding'in hiçbir menfaatinin bulunmadığının açık olduğunu, kazanç payı adı altında yapılan bu ödeme ile, dolaylı yoldan ... şirketinde pay sahibi olan ... ve ...'e imtiyaz yaratılmış olduğunu, davalıların eylemleri ile ... Holding şirketinin uğradığı zararın arasında illiyet bağı olmadığının düşünülemeyeceğini, somut olayda zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı unsurlarının tümünün bir arada gerçekleştiğinin tartışmasız olduğunu, şirket menfaati, şirket amaç ve konusunun gerçekleştirilmesi çerçevesinde şirket varlığının korunması, işlev ve görevlerinin yerine getirilmesi olduğunu, Mahkeme'nin, ... genel kuruluna kararının iptal edilmemiş olmasına gerekçe olarak dayanması, dava dosyasını yeterli incelemediğinin en açık göstergesi olduğunu, hukuka aykırı mahkeme kararının, duruşmalı olarak gerçekleştirilecek istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, neticeten haklı davanın kabulüne, davalıların tedbirsiz ve yöneticileri oldukları şirketin menfaatleri ile dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle ... Holding'in uğramış olduğu şimdilik 1.459.479,27 TL'lik zararının avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine ve Yargılama giderleri ile kanuni vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir. <br>GEREKÇE:Dava,  Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553-555. maddeleri kapsamında şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf, ... A.Ş.'nin icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen kazanç payı nedeniyle ... Holding'in, ... A.Ş.' den beklediği temettü hakkına kavuşamayarak zarar ettiğini , bu nedenle ... A.Ş. genel kurulunda alınan kararda olumlu yönde oy kullanılması için talimat vermiş olan ... Holding yönetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarını beyan ederek 1.459.479,27 TL olarak iddia ettiği zararın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesini talep etmiş, davalılar ise ... A.Ş.'nin 22.03.2018 tarihli 2017 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda gündemin 6. maddesi uyarınca şirkete sağladıkları katkı nazara alınarak  şirketten herhangi bir ücret almayan icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına yönelik olarak oybirliği ile karar alındığını, alınan kararın TTK'nın ve esas sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, bu karara... Holding'in olumlu oy kullanmasının  hukuka ve ... Holding menfaatlerine uygun olduğunu, bu karar nedeniyle ...'ün uğradığı herhangi bir maddi zarar olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davacı, ... Holding A.Ş.'nin %33,33 oranda hissedarı olup, ... Holding A.Ş.'nin de ... A.Ş.'nin %86,68 oranında hissedarı olduğu, davalıların ... Holding'in yönetim kurulu üyesi oldukları anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 16.03.2018 tarih ve 10 sayılı davalıların imzasının bulunduğu yönetim kurulu kararında, 31.12.2017 tarihli bilançoda yer alan 2017 yılına ait 16.971.112,67 TL tutarındaki net dönem karından TTK'nun 519/1. Maddesi ve şirket esas sözleşmesi'nin 25.maddesinin (a) bendi hükmünde belirtilen tavana ulaşması dolayısıyla genel kanuni yedek akçe ayrılmaması, şirket esas sözleşmesinin 25. Madde hükmü çerçevesinde şirketin 2.710.000 TL tutarındaki ödenmiş sermayesinin %5'ine tekabül eden 135.500 TL tutarındaki birinci temettünün ortaklara payları oranında dağıtılması, şirket esas sözleşmesinin 25. Madde hükmü uyarınca, ortaklara dağıtılan birinci temettüden sonra kalan tutar olan 16.835.612,67 TL 'nin %10 'una tekabül eden 1.683.561,27 TL tutarındaki kazanç payının icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılması, kalan tutar olan 15.152.051,40 TL'den 13.621.541,16 TL tutarındaki ikinci temettünün ve 31.12.2017 bilançoda yer alan serbestçe kullanılabilir yasal yedeklerden ayrılması gereken genel kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra 4.625.454,55 TL 'nin ortaklara payları oranında dağıtılması, ortaklara dağıtılacak olan kar payları toplamı 18.382.495,71 TL olarak tespit edilmesine ve 16.305.778,33 TL tutarındaki ilk taksit kar payı tutarı ile kazanç paylarının 26.03.2018 tarihinde ve bakiye 2.076.717,38 TL tutarındaki ikinci taksit kar payı tutarının 30.11.2018 tarihine kadar dağıtılması hususlarının Genel Kurula teklif edilmesine karar verildiği görülmüş, ... A.Ş.'nin 22.03.2018 tarihli 2017 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda, 2017 yılına ait kar ve kazanç paylarının Yönetim Kurulu kararında belirtilen şekilde ve kar payı ile kazanç payları tutarının dağıtılmasına, 2017 yılına ait kazanç paylarının yönetim kurulu kararında ve pay sahiplerince verilen önergede belirtilen şekilde ...'ye 1/2 oranında ve....'e 1/2 oranında dağıtılmasına oybirliği ile karar verildiği anlaşılmıştır .Dosya kapsamına alınan 23.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... A.Ş.'nin 22.03.2018 tarihli genel kurulunun  6. Maddesinde alınan karara ilişkin yapılmış olan kar dağıtımına ilişkin 2018 yılı muhasebe kayıtlarının incelendiği,  davalılardan ... ve dava dışı ... için her birine 715.525,54 TL tutarında (stopaj kesintisinden sonra net tutar) kar dağıtımı değil, kazanç dağıtımı yapıldığı , genel kurul toplantısının 6. maddesinde alınan \"kazanç dağıtımı\" kararının dava dışı ... A.Ş.'nin ana sözleşmesinin 25. Maddesindeki \"c) Kalandan genel kurul en fazla %10 oranında bir meblağı yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtma kararı alabilir. Ayrıca genel kurul en fazla %10 oranında bir meblağı da şirketin yöneticileri, çalışanları ve işçilerine dağıtma kararı alabilir\" düzenlemesine uygun olduğu, pay sahiplerine kâr payı dağıtıldıktan sonra kalan tutar üzerinden %10 oranında verilmiş olması nedeniyle yapılan kazanç dağıtımının TTK'nın 511.maddesindeki düzenlemeye de uygun olduğu, bununla birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ... A.Ş.'nin  yönetim kurulu başkan yardımcısı ve üyesine yapmış olduğu brüt 1.683.561,27 TL lik ödemeyi yapmamış olması durumunda dava dışı ... Holding'in 1.459.411,92 TL tutarında ilave kar payı alacağı, buna göre de davacının, dava dışı ... A.Ş.'deki hisse payı dikkate alınarak 1.459.411,92 x 0,3333=486.422 TL tutarında kazanç payından mahrum kalacağı belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemi , icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenmesine ilişkin  karardan kaynaklanmakta olup, TTK'nın 394/1. Maddesinde yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği düzenlenmiştir.  TTK'nın 511. Maddesine göre de sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra yönetim kurulu üyelerine kazanç payı verilebilir. Somut olayda ... A.Ş.'nin  22.03.2018 tarihli genel kurul toplantısında, şirketin ödenmiş sermayesinin %5'ine tekabül eden 135.500 TL tutarındaki birinci temettünün ortaklara payları oranında dağıtılmasından sonra kalan 16.835.612,67 TL'nin 16.03.2018 tarihli yönetim kurulu kararında belirtildiği üzere %10'una tekabül eden 1.683.561,27 TL tutarındaki kazanç payının ... A.Ş.'nin  icracı olmayan yönetim kurulu başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olan ...'ye ve ...'e 1/2'şer oranda dağıtılması yönünde alınan  karar sonucunda, ayrılan kazanç payı, Kanun ve şirket esas sözleşmesiyle izin verilen miktardadır.TTK'nun 553/1. Maddesinde, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiş ve TTK'nın 555/1. Maddesinde de, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği  düzenlenmiştir. TTK'nın 557/2. Maddesine göre de davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir. Anılan maddenin 3. Fıkrasına göre ise, birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kusur sorumluluğu olup, yönetim kurulu üyesi, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlayarak her zaman sorumluluktan kurtulabilir. Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi, ortada bir zararın, hukuka aykırılığın ve zarar ile hukuka aykırılık arasında illiyet bağının bulunduğunun ayrıca ispatlanması gerekir. Bu unsurlardan birisinin gerçekleşmemesi (kanıtlanamaması) halinde, sorumluluk doğmaz.Yapılan işlemler sonucunda bir zararın oluşması halinde, bu zarar nedeniyle yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için işlemi yapan yöneticilerin kusurlu olduklarının da ayrıca kanıtlanması gerekir. Somut olayda icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasının, 22.03.2018 tarihli genel kurulda alınan, Kanun ve şirket esas sözleşmesine aykırılık teşkil etmeyen karara dayalı olduğu gözetildiğinde  davalı yöneticilerin hukuka aykırı eylemlerinin bulunduğunu, bu eylemler neticesinde şirketin zarara uğradığını ve iddia edilen eylemler ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispat yükü üzerinde olan davacı, davalıların kusurlu olduklarını ve şirketi zarara uğrattıklarını dosya kapsamındaki deliller ile  ispatlayamamıştır.Bu nedenle  mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair,dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b83cc07cb4d2282a","SID":"ec737e7abce1a2c0"}}