{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/642 - 2025/1178<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/642 <br>KARAR NO\t: 2025/1178<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t<br>TARİH         \t: 09/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/154 Esas - 2022/119 Karar<br><br>DAVACILAR \t: 1- ...  <br>\t  2- ...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI \t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 11/12/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ: 19/06/2025<br> Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2022 Tarih, 2021/154 Esas - 2022/119 Karar<br> sayılı kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dairemizin 14.09.2023 Tarih, 2022/1397 Esas, 2023/1335 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2025/519 Esas - 2025/1185 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine dosyanın yukarıda yer alan esasa kaydı sonrası yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının aktif sigortalı çalışan olmayıp ev hanımı olduğunu, maddi imkanları kısıtlı olduğunu, adli yardım imkanlarından yararlandırılmasını talep ettiğini, davalının, oğlu ... ile beraber hareket ederek muris koca ...'nın mal varlığı değerleri için davacının miras ve mal rejimi tasfiyesinden kaynaklı haklarına kavuşmasını engellemek amacıyla danışıklı olarak muris koca ...'nın annesi ...'ya  muvazaalı şekilde borçlandırılarak 10.09.2009 düzenleme tarihli 10.01.2011 vade tarihli 500.000,00-TL(beşyüzbinlira) miktarlı senet imzalanarak alındığını, akabinde vadesinde senet borcu ödenmediğinden bahisle 21.04.2011 tarihinde Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü 2011/2734 Eski Esas (2014/1817 Yeni Esas) sayılı dosya ile icra takip işlemlerine başlanıldığını, ... öldükten sonra mirasçıları olarak icra dosyasına davacı ... ile çocuğu ...' nın borçlu olarak dahil edildiğini ve icra ihalesi ile muris koca üzerine kayıtlı ... plakalı şehir içi yolcu otobüsü ve buna bağlı hat 3.Kişi ...'a icraen usulsüz şekilde 381.000,00-TL ile 22.000,00-TL ye satıldığını, ancak mal rejimi tasfiyesinden kaynaklı alacak hakları hiç değerlendirilmeden satış yapılması, muris kocanın vesayet altında olması ve senet imzalanırken de mevcut akıl hastalığı,madde kullanımı olduğu için ehliyetsiz olabileceği, borcun kaynağının olmadığına dair itirazlar yapıldığını, muris ...'nın annesi ...'dan 22.06.2000 tarihinde Kocaeli 1.Noterliği ... yevmiye numaralı ticari plaka devri sözleşmesi ile satın aldığı ... numaralı ticari plaka ilgili hiçbir borcu kalmadığı ve tüm ödemelerin yapıldığının sabit olduğunu belirterek adli yardım talebinin kabulüne, ... plakalı şehir içi yolcu otobüsü ve buna bağlı hat kaydı üzerine üçüncü kişilere devrine engel olmak üzere ihtiyati tedbir konulmasına, davacıların mirasçı olarak icraya borçlu olarak dahil edilmeleri ve icra takibinden sonra dava açılmak durumunda kalınması sebebiyle Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü 2014/1817 Esas sayılı dosya ile ilgili icra kasasındaki para üzerine teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına ve icra takip işlemlerinin teminatsız olarak dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, senet üzerindeki imzanın muris tarafından atılmadığı itirazlarımız da dikkate alınarak imza incelemesinin murise ait imza örnekleri karşılaştırılmak suretiyle ile Jandarma Kriminal de yapılmasına, davacıların borçlarının olmadığı yönünde menfi tespit kararı verilmesini ve davalının alacağın en az %15 i kadar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin imzalandığı tarihte murisin tam ehliyetli olduğunu, Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/165 esas sayılı takibin taliki veya iptali davasında adli tıp raporunda belirtildiğini, senedin,... plakalı hatlı otobüsün sahibi olan ...'nın aracını muris ...'ya satarak devir etmesi karşılığında 10/09/2009 tarihinde murisin herhangi bir kısıtlılık altında olmadığı bir tarihte tanzim ettiği borç senedi olduğunu, bu aracın 1979 yılında davacı tarafından satın alındığını, minibüs otobüs çalıştırma ruhsatının İzmit Belediye Encümeninin 15/11/1982 tarih ve 6167 sayılı kararı ile müvekkil ...  adına tanzim edildiğini, o zaman diliminde ... plakalı Ford Minibüs olarak faaliyetini sürdürdüğünü, davacının aracı 10/10/2006 tarihli Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümenin 2205 sayılı hat devri kararı ile, minibüs ve otobüs işletme ruhsatının muris ...'ya devredilmesine kadar geçen sürede işletmeye devam ettiğini, davacının henüz 23 yaşında olan oğlunun askerden yeni geldiğini, işi ve mesleği olmayan oğlu ...'ya bir motivasyon olsun, sahiplik hissi ile daha iyi çalışsın diye devri gerçekleştirdiğini, oğlundan o gün için hiçbir bedel almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"..Davanın KABULÜ ile; Davacıların Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1817 E sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, Davacıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından bu talebin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 1979'dan beri sahibi olduğu, 2006 yılına kadar işlettiği ve ailenin tek gelir kaynağı olan, ölen ... ile birlikte 5 çocuğunu okutup büyütüp yetiştirdiği ailenin temel direği olan bu aracın 2000 yılında diğer çocukları varken, eşi ve kendisi emekli dahi olmadan satmak istemesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, ...'in ehliyetsiz olduğu iddialarının da hiç ispatlanmamış olduğunu, görülen davaların hiçbirinde ehliyetsizlik yönünde karar olmadığını, hatta ölümünden önceki dönemde üniversite hastanesinden alman rapor ile vasi atanmasına yer olmadığı kararının vesayet mahkemesince verildiğini, 2006 yılına kadar araç ruhsatı ve ticari plaka ile hattın işletilmesi hakkının ayrı şahıslar üzerinde olabildiğini, zaten 2000 yılında hem araç ruhsatının hem de işletme hakkının davalı üzerinde kalmasının bu şekilde mümkün olduğunu, zira sadece devredilmek istenenin ticari plaka olduğunu, 2006 yılındaki bu karardan sonra, belediyenin şart koştuğu ve zorunluluk getirdiği araç ruhsatı, ticari plaka ve belediyece verilen işletme hat hakkının tek kişide toplanması gereği sonucu söz konusu senedin alındığını ve davalının araç ile ilgili tüm hukuki hak ve sorumluluklarının sona erdiğini, davacının davasını ispat edemediğini, dayanaktan yoksun ve haksız olduğu ortada iken yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacılar vekili  istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu hüküm doğrultusunda menfi tespit talebine konu takibin davalı tarafından kötü niyetle ve haksız bir şekilde açıldığı tüm dosya kapsamında ispatlanmış iken davacılar lehine tazminata hükmedilmediğini, söz konusu senedin borcu doğurduğu iddia edilen devir tarihinden 9 yıl sonra  düzenlendiğini ve bu senedin 11 yıl sonra icra takibine koyulduğunu. ayrıca işbu borç sebebi açıklanamayan senedin her nasıl tesadüf oldu ise müteveffa ...’in dosyada da şikayet dilekçesi mevcut olan abisi ...’den şikayetçi olduğu 19.04.2011 tarihinden yalnızca 2 gün sonra icra takibine koyulduğunu. bu şikayet dilekçesinde müteveffa ...'in abisi ... tarafından minibüs hattını kendi üzerine devretmesi ya da eşini boşaması için baskı yapıp kendisini darp ettiğine dair şikayette bulunduğunu, müteveffanın vesayet altına alındığı dönemde vesayet görevinin gereği gibi yerine getirilmemesi, minibüs hattının gelirlerin yönetilememesi, minibüs şoförünün işçilik alacaklarının ödenmemesi, sgk primlerinin yatırılmaması, vs sebeplerle şuan davacıların zaten mirasçı sıfatı ile bir çok borç altına girmiş bulunduklarını, davacılara mirasen kalacak olan minibüs hattı ve araç da davalı tarafından icra marifeti ile sattırılmış olduğundan davacıların söz konusu borçları da ödeyemediğini, bu borçlara yıllarca faiz işlemiş olduğunu, bu nedenle söz konusu kötü niyetle açılan icra takibi sebebiyle davacıların fazlasıyla da mağduriyet yaşamış olduğunu, hükmedilecek yüzde yirmi kötüniyet tazminatının davacıların mağduriyetini bir nebze olsun hafifletecekken tazminata hükmedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf  vekilleri  tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER: Kocaeli\t2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2022 Tarih, 2021/154 Esas - 2022/119 Karar<br> sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2014/1817 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 10.09.2009 düzenleme tarihli 10.01.2011 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli davalının lehtar, davacıların murisi olan ...’nın keşideci olduğu bono ile ilgili olarak menfi tespit talebiyle eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurusu hakkında Dairemizin  14.09.2023 Tarih, 2022/1397 Esas, 2023/1335 Karar sayılı kararı ile tarafların istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni yönünden kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacıların Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1817 E sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından bu talebin reddine, karar verilmiş,  kararı davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiş; diğer davacı ... ise bu aşamada davadan feragat etmiş; Yargıtayca bu hususta ek karar verilmek üzere dosyayı geri çevirmiş, Dairemiz 18.12.2024 tarihli ek kararla davacı ...’nın davasının feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz  başvurusu sonrası Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/5302 Esas - 2024/1785 Karar sayılı kararı ile Dairemizin kararının; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/6 hükmünde borçlunun menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borcun da ödenmiş olması halinde menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edileceğinin düzenlendiğini; aynı Kanun'un 72/7 hükmünde ise cebri icra baskısı altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, genel hükümler çerçevesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceğine yer verildiğini, somut olayda 500.000,00 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, 14.03.2017 tarihinde davacılara murisleri ...'dan mirasen intikal eden ... plakalı ticari minibüs ve ticari plakasının dava dışı şahsa dosya borcunu kapatmayacak şekilde satıldığı; eldeki davanın ise tüm bu takibe ilişkin olarak bu satış işleminden sonra menfi tespit davası olarak 11.12.2017 tarihinde açıldığını, menfi tespit davası açıldıktan sonra icra takip dosyasına, cebri satış suretiyle olması farketmeksizin, bir ödeme olması halinde ödeme miktarınca menfi tespit davası kanunen istirdat talebine dönüşecekse de, menfi tespit davasından önce yapılan ödemelerin ancak müstakil istirdat davasına konu edilebileceği ve bu doğrultuda davadan önce yapılan ödemeler yönünden menfi tespit talebinde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığı dikkate alınıp; somut olayda da davadan önce yapıldığı anlaşılan ödemeyi de kapsayacak şekilde menfi tespit talebinde bulunulmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, bu kısma yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi yerine anılan şekilde bir ayrıma gidilmeksizin hüküm tesisinin doğru olmadığı nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Bozma sonrası Dairemizin yeni esasına kaydedilen davanın açık yargılamasında bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. <br>Eldeki uyuşmazlıkta; davacı taraf,  Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2014/1817 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 10.09.2009 düzenleme tarihli 10.01.2011 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli davalının lehtar, davacıların murisi olan ...’nın keşideci olduğu bono ile ilgili olarak menfi tespit talebiyle eldeki davayı açmıştır.<br>Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir. Davalı taraf verdiği cevap dilekçesinde bononun ... plakalı hatlı otobüsün muris ...’ya devri nedeniyle alındığının savunmuştur. Davaya konu edilen bonoda “nakden” kaydı bulunmakta olup, yazılı ikrar olan bu beyanın aksini, yani talil nedenini değiştiren davalının iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Dosyaya sunulan deliller göz önüne alındığında davalı iddiasını yazılı bir şekilde ispat edememiştir. Bu nedenle davacının bono nedeniyle borçlu olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Yukarıda aktarılan bozma ilamı uyarınca davacıların dava tarihinden önce icra dosyasına yaptığı ödemeler yönünden davacılar ancak istirdat davası açabilecek olması nedeni ile dava tarihi itibariyle davacı tarafından yapılan ödemeler icra dairesinden sorulmuş ve verilen cevapta davacıların dava tarihi itibariyle cebri icra satışı ile 381.000,00 TL ve elden 3.000,00 TL olmak üzere toplam 384.000,00 TL ödeme yaptıkları anlaşılmakla bu miktar yönünden bozma ilamı doğrultusunda davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2004 sayılı yasanın 72/5. Maddesine göre; dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Eldeki olayda, davalının ihdas nedenini talil edip ispat yükünü üzerine aldığı ve dosya kapsamıyla alacak iddiasını ispat edemediği nazara alındığında kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmaması nedeniyle bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>Yargıtay HGK'nın 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı kararı uyarınca, Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan duruşmalı yargılamada taraflar yararına ayrıca istinaf vekalet ücretine hükmedilmemiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>Davacının Kocaeli 4. İcra Dairesinin 2014/1817 esas sayılı icra takip dosyasında 136.869,86-TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, <br>Davanın 384.000,00 TL'lik kısmının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>Davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 9.349,58-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 31,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.318,18-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan  31,40 TL başvurma harcı ve  31,40 TL peşin harç toplamı 62,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacının yaptığı toplam 242,50-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%26,28 Kabul) 63,72 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalının yaptığı toplam 27,30-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%73,72 Kabul) 20,13-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 61.440,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>8-Davalı yönünden;<br>-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>-Davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yolu masrafı, 108,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 328,70-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>-Davalı tarafından yapılan 1.330,20-TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 388,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.718,20-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>9-Davacı yönünden;<br>-Adli yardım nedeniyle alınmayan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 269,85-TL istinaf karar harcı; 3.033,70-TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 615,40-TL temyiz karar harçlarının davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>-Davacı tarafından temyiz ve istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan tebligat ve posta giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br><br>10-Tarafların yargılama, istinaf ve temyiz aşamasında yatırdığı gider avanslarından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara iadesine,<br>11-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi.19/06/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"845c54579951b8fa","SID":"4864a053a0a87e76"}}