{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/495 - 2025/1295<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2025/495 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1295<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ          \t: 09/01/2025<br>NUMARASI\t: 2024/854 Esas - 2025/10<br> Karar<br><br>DAVACI \t: I.R.M.C. LLC - Levent Mah. Sümbül SK. Kapı No:61Beşiktaş/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t: Av...\t\t  <br>DAVALI \t: ART TEKNİK İKLİMLENDİRME VE OTOMOTİV ANONİM ŞİRKETİ - Köseler Mah. 19. Sk. İdari Bina Blok No: 4 Dilovası/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av...<br>İHBAR OLUNAN\t: İLTER MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Akşemsettin Mah.fatih Bulvarı No.537 Sultanbeyli/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVA\t: Tanıma ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 20/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t : 08/07/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t : 08/07/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı “I.R.M.C.” LLC ile eski ticaret unvanı “Art Teknik Isıtma ve Soğutma Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olan ve 29 Aralık 2022 tarihli ve 10736 Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan tescil işlemi ile nevi değişikliği sonucunda yeni unvanı “Art Teknik İklimlendirme ve Otomotiv Anonim Şirketi” olarak değiştiren (Ek-1: Unvan ve nevi değişikliğini gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin sureti) davalı arasında 21 Kasım 2018 tarihli ve ... No’lu bir alım satım sözleşmesi akdedildiğini, imzalanan Sözleşmeye göre, davalının belirli malları üretip davacıya satma, davacının da söz konusu malları kabul edip bunların bedelini ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davacının kendisine teslim edilen malların bedelini tamamen ödemiş olmasına rağmen, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gerektiği şekilde yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında uyuşmazlık doğduğunu ve söz konusu uyuşmazlığın, önce davacı tarafından barışçıl yollarla çözülmeye çalışıldığını akabinde de tarafların akdettikleri sözleşmenin \"Tahkim\" başlıklı 9. maddesi uyarınca, davacının Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası nezdinde bulunan Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesine başvurması ve M-30/2022 Esas No'lu tahkim yargılamasının sonuçlanması akabinde 14.12.2022 tarihinde karara bağlandığını, Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası nezdinde bulunan Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi tarafından yapılan tahkim yargılaması esnasında bahsi geçen tahkim mahkemesinin gerek davacıya gerek davalıya usule uygun olarak tüm tebligatları yaptığını ve her iki tarafın da tahkim yargılamasından haberdar olmasını sağladığını, tahkim Mahkemesi tarafından yapılan tahkim yargılamasına başlanmadan önce Rusya Federasyonunda uygulanan tahkim yargılama usullerine uygun olarak gerek davacı gerekse davalının her aşamasından haberdar edildiğini ve tebligatların taraflarca teslim alındığını, Tahkim Mahkemesinin vermiş olduğu tahkim kararından da anlaşılacağı üzere davacının dava dilekçesini sunması üzerine Tahkim Mahkemesinin kalemi dava dilekçesini ve ekinde sunulan belgelerini davalıya tebliğ ettiğini, akabinde de hem davacıya hem de davalıya hakem seçiminde bulunmaları gerektiği hususunun bildirildiğini ve seçimlerini yapmak amacı ile taraflara Rusya Federasyonu yasaları tarafından öngörülen gerekli sürelerin tanındığını, yine tahkim kararından anlaşıldığı üzere tarafların hakem seçiminde bulunmayarak hakem seçimini Tahkim Mahkemesine bıraktıklarını, Tahkim Mahkemesinin vermiş olduğu karardan ayrıca davalının cevap dilekçesi ve ek beyan dilekçelerini vermiş olduğunu, fakat kendisine usule uygun olarak yapılan bildirimlere rağmen hiç bir duruşmaya katılmadığını veya temsilcisini göndermediğinin de anlaşıldığını, Rusya Federasyonunda gerçekleştirilen tahkim yargılaması sonucunda verilen M-30/2022 No'lu ve 14.12.2022 tarihli tahkim kararında davalının davacıya ayıplı mal teslim etmiş olduğu iddiasının dosyaya sunulan delillerle ispatlanmış olduğu ve dolayısı ile davalının Sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmiş olduğu gerekçesi ile davalıdan toplam 127.434,05 ABD dolarının davacının lehine tahsil edilmesine ilişkin sunulan talebi kabul ettiğini, Tahkim Mahkemesi tarafından verilen kararların kesin olup Türkiye Cumhuriyetinde icra edilebilir olması için gerekli tüm hususları içerdiğini, gerek taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.2. Maddesine göre, gerekse Tahkim Mahkemesinden alınan kesinleşme şerhine göre tahkim kararı kesindir ve icra edilebilir nitelikte olduğunu, Tahkim Mahkemesi tarafından verilen tahkim kararının belirtilen tüm kriterleri karşılamakta ve Türkiye Cumhuriyetinde tanınması ve tenfizi için tüm gerekli koşulları sağladığını bu sebeple; tahkim kararının tanınması ve tenfiz edilmesine ilişkin açılan davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  işbu uyuşmazlıkta Gebze Mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle ilk itirazlardan yetki itirazlarının göz önüne alınmasını talep ettiklerini, taraflarının hakemler önünde usulüne uygun  bir şekilde temsil edilemediğini,  müvekkilinin cevap dilekçesi sunduğunu, daha sonra hakem heyetine ulaşma çabalarının Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş sebebiyle sekteye uğradığını, gerekçeli karar incelendiğinde müvekkili tarafından cevap ve akabinde bir adet beyan dilekçesi sunulduğunu, fakat ardından müvekkilli ile bağlantının bıçak gibi kesildiğini, bunun yanı sıra, sözlü duruşmanın Rusya sınırları içerisinde yapılmasının tek başına dinlenilme haklarının ihlal edildiğinin ispatı olduğunu, müvekkilinin yine Rusya'daki savaş yüzünden karara itiraz etme imkanını bulamadığını, davacının tenfizini istediği hakem heyeti kararı üzerinde apostil bulunmadığını, müvekkili şirketin genel müdürü olan ...'un eşinin Ukraynalı olması ve kendisinin avukat olmasına rağmen Rusya Federasyonu Ticaret Tahkim Mahkemesinde vekil olarak yer almasına izin verilmediğini, davanın İlter Makine Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, bu sebeple; cevap dilekçelerinin mahkeme tarafından dikkate alınmasını ve davacının tanıma ve tenfiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava ihbar olunan İlter Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında sözleşmenin 2018 yılında imzalandığını, 2020 yılına kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını ancak 2020 yılında gönderilen malların ayıplı olduğu iddiası ile  tahkim yargılaması yapıldığını ve davalı şirket aleyhinde karar verildiğini, aradan geçen 3-4 sene sonrasında açılan işbu davada davalı şirketin malları müvekkili şirketin ürettiğini belirterek rücü haklarını saklı tuttuklarını beyan etmesinin ticari hayatın olağan akışına ayrıca usule de aykırılık teşkil ettiğini, malların ayıplı olduğuna ilişkin ilk bildirimin davalı şirkete 03.03.2020 tarihinde e posta yolu ile bildirildiğini, bu durumda olması gereken malların ayıplı olup olmadığı hususunun malın üreticisine bildirilmesi gerektiğini, ancak davalı şirketin bu bildirimi yapmamakla birlikte davacı şirkete yaptığı geri dönüşte malların ayıplı olamayacağını beyan ettiğini, ancak buna rağmen sürecin devam etmiş olmasına rağmen yine davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir bildirimde veya ihtarda bulunulmadığını, taraflar arasında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamayıp uyuşmazlık tahkime gittiğinde dahi davalı şirketin müvekkili şirketi yargılamadan haberdar etmediğini, tüm bunların üzerine Türkiye'de dava açıldıktan sonra malların üreticisinin müvekkili olduğunun beyan edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi davalı şirketin basiretli tacir olmadığını gösterdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte gerekli bildirimler zamanında yapılmadığından müvekkili şirket yönünden de zarar meydana gelme ihtimali bulunduğunu, zira davalı şirketin müvekkili şirkete hiç bir bildirim yapmadığını bu sebeple; davacı tarafından açılan davanın talepleri doğrultusunda yapılacak araştırmalar ve incelemeler neticesinde reddine, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermemiş olduğundan aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KABULÜNE; Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odasına Bağlı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarihli ve Esas No:M-30/2022 sayılı mahkeme kararının TANINMASINA; MÖHUK 55/2. fıkrası ve 56 maddesi gereğince ilamda yazılı toplam 127.434,05-USD alacak yönünden TENFİZİNE, <br>2-MÖHUK’un 56. maddesi gereğince tanıma tenfiz kararının yabancı mahkeme ilâmının altına yazılarak mühürlenip imzalanmasına, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu düzenine aykırı bir kararın tenfizi ve tanınmasının mümkün olmadığını, savunma hakkının, adil yargılanma ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, kararın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olması gerektiğini,  tahkim yargılamasının yapıldığı ülkenin savaş halindeyken ( force majeure ) nedeniyle  savunma haklarının ihlal edildiğini, tebligatların lahey sözleşmesinin 10. maddesine uygun yapılmadığını, Rusya'dan gönderilen tüm evrakların özel kargo şirketi ile yapıldığını, tanıma ve tenfiz açısından tebligatın usulüne uygun olarak gerçekleştirilmesinin son derece önem taşıdığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (möhuk) ret nedenleri başlıklı 62. maddesi ise ret nedenlerini düzenlemiş olup bunlardan 1/ç  ve d  maddesi davalı şirketin genel müdürü olan ...'un eşinin Ukraynalı olması ve avukat olması nedeniyle vekil olarak tahkim duruşmalarına katılma talebi Rusya Federasyonu Ticaret Tahkim Mahkemesince ret edilerek savunma hakkının bu yönden de  engellendiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; UTTM nezdinde görülen tahkim yargılamasının dosya belgeleri incelendiğinde davalıya usule uygun olarak tahkim yargılamasının her aşaması hakkında tüm tebligatların yapıldığı ve davalı tarafından bunların teslim alındığı, davalıya kendisini savunması için her seferinde imkan tanındığı ve hakları hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirildiği, davalının ayrıca UTTM'ye cevap dilekçesini ve cevaba cevap dilekçesini sunmuş olduğunu, savaşın Rusya ve Türkiye arasında olmayıp, Rusya ve Ukrayna arasında olduğunu,  Türkiye ve Rusya arasında herhangi bir \"mücbir sebep\" bulunmadığını, hele tahkim yargılamasının yapılmasına hiç bir  etkisinin bulunmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarih, 2024/854 Esas - 2025/10 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava tanıma ve tenfiz talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan 21.11.2018 tarihli sözleşme gereği taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, anılan sözleşme kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık meydana geldiği, sözleşmenin 9.maddesi gereği tarafların tahkim hususunda anlaştıkları ve Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası nezdinde bulunan Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesinin tahkim yeri olarak belirlendiği, uygulanacak hukukun Rusya Federasyonu hukuku olduğu, Tahkim Kurallarına göre yargılama yapılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesinin M-30/2022 esas sayılı dosyasından verilen kararın tanınması ve tenfizi için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Taraf şirketler bakımından Türkiye ve Rusya; New York Sözleşmesine taraf olduğundan, hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde tahkim kaydını içeren yazılı madde bulunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesince çözüleceği ve Rusya Federasyonu hukukunun uygulanacağı kararlaştırılmıştır.<br>Tenfizi engelleyen haller New York Sözleşmesinin V. maddesinde düzenlenmiştir. Şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır: <br>1-Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, <br>2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır.<br>Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise <br>1-Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, <br>2-Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, <br>3-Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, <br>4-Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, <br>5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır.<br>Uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olup mevcut hali ile tahkime elverişli olduğu, tahkim kararının tenfizinin ülkemiz kamu düzenine  aykırılık teşkil etmediği,  taraflar arasında imzalanan 21.11.2018 tarihli  sözleşmede Tahkim maddesinin ayrıca ve açıkça  düzenlendiği, tahkim yargılaması boyunca davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtiği adrese  kurye ve posta yoluyla tebligat yapıldığı, yargılamadan haberdar edildiği,\ther ne kadar davalı şirket savunma haklarının sınırlandırıldığını, temel usul hukuku prensiplerine aykırı hareket edildiğini iddia etmiş ise de sözleşmede yer alan tahkim şartında tahkim yargılanmasına ilişkin tebligatların şekline ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve tahkim yeri Rusya olarak belirlendiği, Rusya Federasyonu Tahkim Kanunu hükümlerine göre tebliğ yapılmasına ve Rusya Federasyonu Hukuk Usulünün uygulanmasına  bir engel bulunmadığı, (Benzer yönde Yargıtay 19. HD 2018/3424 E. ve 2020/568 K.  Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/54 esas 2024/8389 karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır.<br>New York Sözleşmesi uyarınca bu kapsamda davaya konu hakem kararına konu olan uyuşmazlığın usulüne uygun olarak Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi Yargılama Usulüne göre tahkim yargılaması yapılarak çözümlenmiş, hakem mahkemesinin teşkili veya tahkim prosedürü taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine  göre gerçekleştirilmiştir. Dava dilekçesi ve delillerin, hakem seçimi aşamalarından davalının haberdar edildiği, davalının talep ve itirazda bulunmadığı, davalı vekilinin savunma hakkına riayet edilmediğine dair iddialarını kanıtlayamadığı, nitekim davalının davaya cevap ve düplik dilekçelerini de sunduğu, duruşma gününün ve hakem seçimine ilişkin kararın da davalıya bildirildiği anlaşılmaktadır. Rusya, Lahey Sözleşmesine taraf bulunduğundan, davacıdan yabancılık teminatı alınması gerekmemektedir.<br>Re'sen incelenecek hususlarda tenfiz engeli bulunmadığı; hakem kararının özel hukuka ilişkin tahkim sözleşmesine konu olabilecek bir uyuşmazlık olduğu ve kararın kamu düzenini ilgilendirir bir yönü bulunmadığı; taraflarca ispatı gereken hususlarda ise tenfiz engeli bulunduğuna yönelik bir delil sunulamadığı anlaşılmaktadır. İlk derece Mahkemesince somut olayda uygulanacak mevzuat doğru belirlenip tenfiz şartlarının değerlendirildiği, tahkim kararının kesin karar olduğu, hakem kararının maddi ve hukuki olgular yönünden yeniden gözden geçirilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, tahkim kararının kamu düzenine aykırı, politik, Türk hukukuna aykırı, adalete aykırı olduğu, savaş nedeniyle savunma için yeterli süre ve imkan verilmediği, tahkimin oluşumunun, edim ifa sırasının, savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği davalı vekili tarafından savunulmuş ise de savunmanın ispatına yarar delil sunulmamıştır. Mahkemece; koşulları mevcut olmakla hakem kararının tenfizine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Ancak, davada talep yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince maktu harç alınması gerekirken nispi harç  alınması doğru olmamıştır. Ancak yapılan hata eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde değil ise de harç hususu re'sen incelenerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden  yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kararın kaldırılarak; kararın kesinleşen kısımları da dikkate alınarak yeniden hüküm verilmesine davanın kabulüne hakem kararlarının tenfizine karar verilmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/946 esas 2023/4365 karar sayılı ilamı)<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KAMU DÜZENİ YÖNÜNDEN KABULÜNE, DİĞER İSTİNAF İSTEMLERİNİN REDDİNE;<br>A-)Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarih, 2024/854 Esas - 2025/10 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davanın KABULÜNE; Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odasına Bağlı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarihli ve Esas No: M-30/2022 sayılı mahkeme kararının TANINMASINA ve TENFİZİNE, <br>2-MÖHUK’un 56. maddesi gereğince tanıma tenfiz kararının yabancı mahkeme ilâmının altına yazılarak mühürlenip imzalanmasına, <br>3-Peşin yatan 58.620,04.-TL harçtan alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla yatırılan 58.004,64-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 269,85.-TL başvurma harcı ile 615,40-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan tebligat gideri ve dosya masrafı olmak üzere toplam 2.023,50.-TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>7-Yargılama sonucunda ve resen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse resen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,<br>B-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca İstinafa gelirken peşin alınan 58.620,40-TL harçtan alınması gereken 615,40-TL İstinaf karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 58.005,00-TL istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından davalıya iadesine,  <br>2-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br> 3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1df4cb56144c2ab","SID":"a20b748157e011f7"}}