{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/157 <br>KARAR NO: 2025/875<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2021<br>NUMARASI: 2021/177 Esas -  2021/1322 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 2019 senesine ilişkin olağan genel kurul toplantısının 14.12.2020 tarihinde yapılacağının müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin keşide ettiği ihtarnamede Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından uygulanan hukuka aykırı işlemler sebebiyle on yıldır aktif görev CE kapsamlı bir şekilde inceleme yapmak istediğini bildirdiğini, ancak ihtarname içeriği belgelerin hazır edilmediğini, 14.12.2020 tarihli genel kurul toplantısına yönelik evrakların bile müvekkili ile paylaşılmadığını, müvekkilinin davalı şirketin eski yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, diğer ortağın hukuka aykırı işleri sebebiyle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/317 Esas sayılı dosyası üzerinden ortaklıktan çıkma ve çıkarılma davası ikame ettiğini, bu davayı ikame etmesi ile çoğunluk hisseye sahip ... tarafından müvekkilinin yönetim kurulu başkan vekilliği görevine son verildiğini, 14.12.2020 tarihli genel kurulda müvekkilinin T.T.K.'nın 420. Maddesine istinaden erteleme talebinde bulunduğunu, gündemin 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11 ve 12 inci maddelerinin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular dahilinde olduğu belirtilerek bu maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, ancak gündemin 10 uncu maddesi olan denetçi seçiminin görüşülmesinin ertelenmediğini, bu hususa müvekkilinin itiraz ederek muhalefet şerhini toplantı tutanağına eklediğini, 10 uncu madde kapsamında alınan kararın hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davada müvekkilinin davalı şirketin ... yönetim kurulu başkanı ...'nun usulsüzlüklerini açıkladığını, bu nedenle bağımsız denetçinin oy çoğunluğuna sahip ... tarafından seçilemeyeceğini, şirketin yeminli mali müşavirinin önceki ve şimdi seçilen denetim firması ile arkadaş olduğunu, dolayısıyla denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığını, raporların ...'nun yararına düzenlendiğini, bu nedenle şirketin stok kayıtlarının, ilâç değerlendirme fiyatlarının, defterlerinin incelenmesinin talep edildiğini, seçilecek denetçi isimlerinin ve tekliflerinin müvekkili ile paylaşılmadığını, toplantı esnasında üç şirkete ait teklifin sunulduğunu, müvekkilinin araştırma yapmasının önüne geçildiğini, müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen ... Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi'nin denetim firması olarak seçildiğini, denetçi şirketi'nin merkezinin İzmir'de bulunduğunu, öte yandan genel kurulun birinci maddesinde toplantı başkanlığına ...'nin seçildiğini, müvekkilinin olumsuz oy verdiğini, çünkü bu kişinin ...'nun yakın arkadaşı olduğunu, ertelenen maddeler için yeni bir toplantı günü belirlenmediğini, ...'nun istediği kararları rahatça aldırdığını iddia ederek; 14.12.2020 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin 14-12-2020 tarihinde yapılan 2019 senesine ilişkin olağan genel kurul toplantısının çağrısının usulüne uygun gerçekleştirildiğini, toplantıya tüm pay sahiplerinin iştirak ettiğini, %100 oranında toplantı nisabi sağlandığını, gündemin 13 maddeden oluştuğunu, davacı pay sahibi ile davalı şirket arasında bir buçuk senedir devam eden önemli hukuki ihtilâflar bulunduğunu, bu nedenle hiçbir yasal zorunluluk olmadığı halde genel kurul toplantısına Bakanlık Temsilcisi davet edildiğini, toplantının açılışında davacının itirazlarının T.T.K.'nun 420/1 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek bağımsız denetçi seçimi ile ilgili gündem maddesinin haricindeki diğer maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, müvekkili şirketin mevzuat gereği bağımsız denetime tabi olduğunu, şirketin sonraki yıl için bağımsız denetçisi olmadan faaliyet göstermesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini, denetim şirketi seçiminin 2019 yılı finansal tabloların müzakeresi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu sebeple gündemin 10 uncu madde gereği olan bağımsız denetçi seçiminin görüşülmeye açıldığını, üç bağımsız denetim şirketinin teklif verdiğini, bu tekliflerin pay sahiplerinin değerlendirilmesine sunulduğunu, yapılan oylama neticesinde en düşük hizmet bedelini teklif eden ... Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi'nin oy çokluğuyla seçildiğini savunarak; davanın karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davalı ..., İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı olup, ecza deposu işletmeciliği konusunda faaliyet göstermektedir. ... davacı ortaktır. Hisse oranı % 40'dır.Dava dışı diğer ortak ...'nun hisse oranı ise % 60'dır.Dava dışı ortak ..., davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanıdır. Davalı şirketin 20-07-2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında; ... 20-07-2021 tarihine kadar tek başına yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiştir. Davacı ...'nun ise üyeliğine son verilmiştir. 21-07-2020 tarihli yönetim kurulu toplantısında da ... Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiş ve şirketi münferiden temsile yetkili olmuştur. Bu hususlar 25-07-2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil edilmiş, 28-07-2020 tarihli ve 10127 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde de yayımlanmıştır. 12-07-2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında da dava dışı ...'nun görev süresi uzatılmıştır. Davalı şirketin davada bahsi geçen 14-12-2020 tarihli genel kurul toplantısı, 2019 yılına ilişkindir. 2019 senesinde davalı şirkette; dava dışı ... Yönetim Kurulu Başkanı, davacı ... ise Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır. 2019 senesinin hesaplarının ve işlemlerinin görüşüleceği, dava konusu  14-12-2020 tarihli genel kurul, davacı ... ve dava dışı ...'nun birlikte yetkili oldukları dönemi kapsamaktadır. Ancak, iş bu davada bu hususun irdelenmesinin önemi kalmamıştır. Çünkü, 2019  senesine ait hesapların, finansal tabloların müzakeresi ve buna buna bağlı konuların görüşülmesi, ...'nun talebi üzerine, Türk Ticaret Kanunu'nun 420/1 inci maddesine göre ertelenmiştir. Divan heyetinin oluşması ile ilgili 1 inci maddenin haricinde genel kurulda sadece, gündemin 10 uncu maddesi gereğince bağımsız denetim şirketinin seçimi ile ilgili husus görüşülmüştür. Seçilen bağımsız denetim şirketinin görev yapacağı dönem 2020 senesi ile ilgili olup, 2019 senesi hesaplarının görüşülmesi maksadı ile ertelemeye tabi maddeler ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Mali tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesi ertelenen 14-12-2020 tarihli genel kurula, davacı ... asaleten katılmıştır. Diğer dava dışı ortak ise vekaleten temsil edilmiştir. Bu şekilde % 100 oranında toplantı nisabı sağlanmıştır. Bağımsız denetçinin seçimi ile ilgili maddede davacı olumsuz oy kullanmıştır. Muhalefet beyanında bulunarak, muhalefet şerhini toplantı tutanağına eklemiştir. Şirkette % 60 oranında hisseye sahip diğer ortağın vekili olumlu oy kullanmıştır. Karar oy çokluğuyla alınmıştır. Davacı vekili de üç ay içinde kararın iptali için dava açmıştır. Karar oy çokluğuyla alınmıştır. Yasa'da ve ana sözleşmede ağırlaştırıcı bir nisap öngörülmemiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 399 uncu maddesinin birinci  fıkrasında; “denetçinin, her faaliyet dönemi ve her halde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır.” denmektedir. Olayımızda denetçinin görev yapacağı faaliyet dönemi 2020 senesi olup, seçimi de 14-12-2020 tarihinde yapılmıştır. Yasaya göre daha fazla gecikmesi mümkün değildir. Genel kurulda en uygun teklifi vermiş olan ... Yeminli  Mali Müşavirlik Ananım Şirketi seçilmiştir. Davalı şirketin 14.12.2020 tarihli genel kurulunda gündemin 10. maddesine istinaden alınan bağımsız denetçi seçimine ilişkin kararın, kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı yönü bulunmamakla, kanıtlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik araştırma ve inceleme neticesinde verilen kararın açıkça hukuka aykırı olup söz konusu kararının kaldırılması gerektiğini, dosya kapsamından esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik inceleme neticesinde tanzim edilmiş olduğundan istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılması gerektiğini, dosya kapsamında defaten belirtmiş olduğumuz üzere davalı şirketin şirket merkezinin Ataşehir/ İstanbul olmasına rağmen denetçi firmanın İzmir merkezli bir firma arasından seçildiğini, İstanbul gibi metropol bir ilde çok fazla sayıda denetçi firma yer almaktayken İzmir'den bir firmanın seçilmesi dahi oy çoğunluğunu elinde bulunduran ...'nun şirketi kendi keyfiyeti ve menfaatleri doğrultusunda yürüttüğünün ve yürüteceğinin açık bir göstergesi olduğunu, yanılgılı gerekçelerle ve davalı şirket yönetim kurulu başkanının kötü niyetli ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde davrandığı hususu göz ardı edilmek suretiyle karar oluşturulmasının kabulünün mümkün olmadığını, genel kurulda seçilen müşavirler ile davalı şirketin yeminli mali müşaviri olan ...'un yakın arkadaş olduklarını ve  davalı şirketin bağımsız denetim raporlarını hazırlayanlar ile   menfaat birliği içerisinde olduklarını, davalı şirket yönetim kurulu başkanının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını,  dolayısıyla kararın belirttikleri itirazlar da göz önünde bulundurularak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.12.2021 tarihli, 2021/177 E. ve 2021/1322 K. sayılı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava;  davalı ...  Şirketin 14.12.2020 tarihinde yapılan  genel kurulunda alınan kararların  iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı şirket 30.000.000 hisseye sahip, 2 ortaklı, bağımsız denetime tabi bir şirket olup, davalı şirkette davacının %40 , dava dışı ortağın % 60 oranında  hisse sahibi oldukları anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Davalı şirketin 14.12.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 1.maddenin toplantı başkanlığı ve tutanak yazmanlığı seçimine ilişkin olduğu görülmüş olup, anılan karar genel kurul toplantısının işleyişine ilişkin rutin kararlar olup, iptale tabi kararlar değildir. Gündemin 2. maddesine geçilmesi öncesinde davacının talebi üzerine, yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi, denetçi raporlarının okunması, finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi, yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesi, faaliyet yılı içinde yönetim kurulu üyeliklerinde eksilme meydana gelmiş ve yönetim kurulunca atama yapılmış ise atamanın genel kurulca onaylanması, görev süreleri sona ermiş olan yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi, şayet esas sözleşmede görev süreleri belirtilmemişse görev sürelerinin tespiti, şirketin lojistik ve depolama ihtiyaçları doğrultusunda toplamda tüm vergiler hariç olmak üzere azami net 15.000.000 TL satış bedeli mukabilinde taşınmaz satın alması amacıyla genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki verilmesi, şirketin lojistik ve depolama ihtiyaçları doğrultusunda toplamda tüm vergiler hariç olmak üzere azami net 1.000.000,00 Türk lirası birinci yıl kira bedeli mukabilinde taşınmaz kiralaması amacıyla genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki verilmesi hususlarına ilişkin  2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11 ve 12.maddeleri hakkında erteleme kararı verilmiş ancak 10.maddede yer alan denetçi seçimine ilişkin maddenin görüşülmesine  geçilerek İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bağlı ... Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi'nin seçilmesine davacının 12.000.000 olumsuz oya karşılık 18.000.000 olumlu oyla, oyçokluğuyla karar verilmiştir. Davacının alınan  karara olumsuz oy kullanıp, muhalefet şerhini içerir  dilekçe sunduğu görülmüştür. Davacının iddiası, toplantı tarihinden önce faaliyet tabloları, bilanço ve gelir tablolarını ortakların incelemesine hazır bulundurulmadığı,  toplantı tarihine kadar toplantı ile ilgili herhangi bir evrak paylaşılmadığı, denetçi seçiminin ertelenmesi mümkün bulunmayacak ve zorunlu olarak seçilmesi sağlanacak şekilde  faaliyet dönemine en yakın tarih belirlenerek acele kararla bağımsız denetçi seçimi yapıldığı, davalı şirket yönetim kurulu başkanının dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, genel kurulda seçilen müşavirler ile davalı şirketin yeminli mali müşaviri olan ...'un yakın arkadaş oldukları ve  davalı şirketin bağımsız denetim raporlarını hazırlayanlar ile menfaat birliği içerisinde oldukları gerekçesine dayanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda denetçi organ olmaktan çıkarılmış, bununla birlikte 397. maddesi ile bazı anonim şirketlerin denetime tabi oldukları kabul edilmiştir. TTK'nın 399. Maddesinde denetçinin seçimi ve görevden alınması düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında denetçinin, şirket genel kurulunca seçileceği ve yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ettirileceği kabul edilmiş, dördüncü fıkrasında, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin, yönetim kurulunun veya sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinlemek şartı ile denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde, denetçiyi görevden alarak başka bir denetçi atayabileceği kabul edilmiştir. Azlığın bu davayı açabilmesi için gerekli koşullar ise maddenin beşinci fıkrasında; denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş olması ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıması olarak sayılmıştır. TTK'nın 399. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesi ve denetçi seçiminin genel kurulun devredilemez yetkileri kapsamında olması da nazara alındığında, kanun koyucunun, her halükarda bir genel kurul kararı ile seçilecek denetçinin tarafsızlığından şüphe edilmesi nedeniyle görevden alınması için açılacak davayı bu madde ile özel olarak düzenlediği anlaşılmaktadır. Somut olayda her ne kadar davacı taraf, davasını, genel kurul kararının iptali davası olarak açıklamış ise de hukuki nitelendirme Mahkemeye ait olup, eldeki davanın, TTK'nın 399/4. maddesi uyarınca açılmış, denetçinin görevden alınması davası olarak nitelendirilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2024 tarih ve 2024/507 Esas ve  2024/8793 Karar sayılı kararı) Buna göre denetçi seçimi kararının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 18.12.2020 tarihinde yapılan ilanından itibaren dava açmak için gerekli üç haftalık hak düşürücü sürenin, dava tarihi olan 13.03.2021 tarihi itibariyle sona erdiği gözetilerek  davanın HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru görülmüştür. Davalı vekilince istinafa cevap dilekçesinde, davacının HMK 329/2 maddesi uyarınca kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvurduğu iddiasıyla davacının disiplin para cezasına mahkûm edilmesini talep edilmiş ise de istinaf yoluna başvuran davacının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından, HMK'nın 351.maddesindeki atıf uyarınca HMK 329/2.maddesi uyarınca davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine ilişkin davalı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b18d05c131c30f76","SID":"a33172ef03258fc6"}}