{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1965 <br>KARAR NO:2025/1052<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:14/06/2022<br>NUMARASI:2018/131 Esas - 2022/572 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... 05.09.2017 tarihinde ... adına kayıtlı ... Plakalı ... Marka kamyonla müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve sürücülüğünü ...'in yaptığı ... plakalı araca çarparak müvekkilin yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle kaburga kemiklerinde ve sol bacağında kırıklar meydana geldiğini, tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu, balıkçılık av sezonu başlamasına rağmen balık avına çıkamadığını, bu nedenle aylık yaklaşık 50.000 TL gelirden mahrum kaldığını, üstelik yanında çalıştırdığı işçilerin her birine 2.500'er TL aylık net ücret ödemeye devam ettiğini, kaza ile ilgili olarak Zonguldak Ereğli CBS'lığı 2017/4742 soruşturma dosyası ile açılan soruşturma halen devam ettiğini, davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu  fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkili için şimdilik tedavi giderleri (yol gideri ve ... katkı payı) için şimdilik  500 TL, Güç kaybı için şimdilik 500 TL, olay tarihinden sonra işten çıkarıldığı için ve bir yıldan beri çalışmadığı için şimdilik 15.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 16.000 TL maddi tazminatın, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.09.2017'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağı ve varsa ceza soruşturma evrakları gibi kazanın tarihi ve nasıl meydana geldiği hakkında taraflarına tebliğ edilen hiçbir delil olmadığından ilk itiraz haklarına halel gelmemesi açısından öncelikle zamanaşımı defi'inde bulunduklarını, olayda ... plaka sayılı aracın, müvekkili nezdinde 06/05/2017-06/05/2018 tarihlerini kapsayan ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirket poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay'ca da kabul edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  05/09/2017 tarihli kaza tutanağından anlaşılacağı üzere, müvekkilinin işleteni olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...''in hızı 50-60 km/s olduğunu, tehlikeli eğimli ve tehlikeli virajlı bölünmüş yolun, tamirat nedeniyle bir yönünün geliş-gidiş yol haline getirilmesinden, havanın yağışlı ve zeminin kaygan olmasından dolayı trafik kazası meydana geldiğini, ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılacak raporla, tarafların kusur tespitinin yapılmasından ve kati maluliyet raporunun aldırılmasından sonra, aktüer bilirkişi'den kanalı ile maddi tazminatın rapor alınması müvekkili davalının kusurluluk/kusursuzluk oranına göre zarardan sorumlu tutulmasına ya da tutulmamasına, fahiş miktardaki manevi tazminatın, bedeni zararın ağırlığına ve yine tarafların kusur derecesine göre makul seviyede taktir edilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 18.319,49 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 7.246,43 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 1.800,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 27.365,92 TL'nin davalı ... A.Ş yönünden 31/01/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 05/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-... A.Ş aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, 3-... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın 05/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  \" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... A.Ş  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporundaki sigortalı araç sürücüsünün kusur tespiti hatalı olduğunu, kusur oranı yalnızca tek uzman tarafından belirlendiğini,ilk Derece Mahkemesi kararına esas bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yöntemi kullanıldığını, hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosu, aktüeryal irat formülü ve %1,8 teknik faiz oranı ile yapılması gerektiğini, davacının kendi can güvenliği nedeniyle gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı ve müterafik kusur durumunun tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda müterafik kusur indirim sebepleri değerlendirilmediğini, ilk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve buna bağlı olan diğer masraflar bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, kaldı ki işbu dilekçeye konu bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik hesaplamalarında dönem ayrımı hatalı olduğunu, bu nedenle tazminat hesaplaması da hatalı olduğunu, davayı ve bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmemekle beraber bilirkişi raporu ile tespit edilen geçici iş görmezlik zararı 9.058,04TL iken davacı taraf 15.000,00 TL talep ettiğini, talep edilen maddi zarar ispatlanamadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, dava açılmadan önce davacının gerçek ve maddi zararı hesaplanarak ödeme yapıldığını, eksik ödeme yapıldığı iddiası yerinde olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını açıkça belirtmemesine rağmen İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kaza 05.09.2017 tarihinde gerçekleşmiş olup dava 01.02.2018 tarihinde 16.000,00 TL maddi tazminat talepli kısmi dava olarak açıldığını, davacı taraf 06.04.2022 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş olup talep ettiği tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın neye ilişkin olduğu açıklanmadığı gibi belirlenebilir olduğunda talebin artırılacağına dair bir ibare de olmadığını, mahkemenin zamanaşımı defi dikkate almadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 05.09.2017 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı KDZ. Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/602 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporunda;... plakalı kamyon sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1B maddesindeki araçların hızını teknik araçların teknik özellikleri ile yol hava ve trafik durumunu gerektirdiği şartları uydurmamak ve aynı kanunun 84. Maddesindeki ikiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme kuralları ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı, ... plakalı, ....plakalı araç sürücülerinin olay esnasında zararlı sonucu öngörmesi mümkün olmadığından ve önlemek adına alabilecekleri tedbir olmadığından kusursuz oldukları tespit edilmiştir. Yine mahkemenin hükme esas aldığı kusur raporunda da aynı doğrultuda kural ihlalleri olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Kaza sırasında davacı yolcu olup kusurundan söz edilemez yine kusur raporunun ATK dan alınmasında zorunluluk olduğuna ilişkin düzenleme bulunmamaktadır.Kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz olarak işaretlendiği davalı tarafça aksi de ispat edilememiş olmasına göre müterafik kusur uygulanmamış olmasında usul yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\"Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır.Somut uyuşmazlıkta trafik kazası  05.09.2017 tarihinde gerçekleşmiş, davacı  yaralanmıştır. Eylem için (TCK'nın 89/1.maddesi) kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Eldeki dava 01/02/2018 tarihinde açıldığına ve ıslahta 06/04/2022 tarihinde yapıldığına göre zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusu da yerinde değildir. Ayrıca mahkemenin gerekçeli kararında davanın belirsiz alacak olarak açıldığı belirtilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  davacı  için belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlendiği, geçici iş göremezlik dönem ayrımının da usulüne uygun olduğu ve  yapılan ödeme güncelleme yapılarak düşüldüğü, kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği, maluliyet raporunda belirlenen 6 aylık geçici iş göremezlik için 05/09/2017-05/03/2018 tarihleri arasındaki süre için geçici iş göremezlik tazminatının doğru şekilde hesaplandığı anlaşıldığına göre usul, yasa,Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.894,01‬ TL harçtan peşin alınan 500,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.394,01 TL harcın davalı ...A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d4335e2c2a4995f","SID":"e5149e44c9c61991"}}