{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/937 <br>KARAR NO:2025/1130<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/10/2024<br>NUMARASI:2019/550 Esas -  2024/776 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11.09.2016 tarihinde müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, arkasından aynı yönde seyir halinde olan ...'in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı kamyonet ile arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada yaralandığını, kazaya ilişkin olarak Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/206 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, soruşturma sırasında müvekkilinin, kazaya karışan motosikletin sürücüsü olduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddiayı destekler kesin nitelikte delil bulunmadığını, soruşturma dosyasında alınan beyanlarda da belirtildiği üzere motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan kişinin kafasını çok sert bir şekilde kazaya karışan diğer aracın camına çarptığını akabinde de yere savrulduğunu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın alınan raporlara göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının da sabit olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını,Sağlık bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %93 olarak belirlendiğini, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.08.2018 tarihli raporda da; sürekli iş göremezlik oranının %76,9 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 500 gün ve geçici bakıcı ihtiyacının 250 gün olduğunun belirtildiğini, davalı kuruma davadan evvel başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (kısmi dava) sürekli iş göremezlik nedeniyle 100,00-TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 100,00-TL, geçici bakıcı ihtiyacı için 100,00-TL olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında 23.05.2024 tarihli dilekçe ile; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, maluliyet oranı ve tazminat hesaplama yöntemine yönelik itirazları baki kalmak ve araç sürücüsü ile araç işletenine karşı dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile, sürekli iş göremezlik yönünden tazminat miktarını 310.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kaza tarihi itibariyle yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, sağlık gideri teminatından ...'nın sorumlu olduğunu,  geçici iş göremezlik ve kazanç kaybı zararlarının teminat kapsamında olmadığını, kaza anında davacının gerekli koruyucu ekipmanları takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazaya ilişkin soruşturma kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda davacının motosiklet sürücüsü olduğunun tespit edildiğini, müvekkili kurumun ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/206 Esas sayılı kovuşturma dosyasında, davaya konu 11.06.2016 tarihli kaza nedeniyle dava dışı ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, dava dışı ... hakkında ise suç üstlenme suçundan iddianame düzenlendiği, yapılan yargılama sırasında dava dışı ...'e yönelik taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme, diğer dava dışı ... hakkında suçu üstlenme suçundan beraatine karar verildiği, mahkeme ilamının kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, ceza davasında alınan 23.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda kazaya karışan ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün % 90, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün ise % 10 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün asli, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 27.11.2023 tarihli raporu ile, davacının kalıcı iş göremezlik oranının % 88 olduğu ve sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olduğunun tespit edildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 15.06.2021 tarihli raporunda da, trafik kazasının meydana gelmesinde kazaya karışan ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün % 90 oranında, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün ise % 10 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, kusur durumuna ilişkin raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette İTÜ Trafik kürsüsünden 3 kişilik akademisyen bilirkişisinden oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 19.01.2023 tarihli raporda; ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün % 80 oranında, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün ise % 20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu raporun, somut olaya ve dosya içeriğine uygun, gerekçeli, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davacının zararının toplam 20.244.789,86-TL olarak hesaplandığı, kazaya karışan ... plaka numaralı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, anılan motosikletin kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu trafik sigortası bulunmadığı, davalı tarafça, kazaya karışan motosiklet sürücüsünün davacı olduğu savunulmuş ise de, savunmayı ispat etmeye yarar mahkeme kararı bulunmadığı gibi dosya kapsamına bu yönde sunulmuş delil de bulunmadığı, davanın kabulü gerektiği kanaati ile;\"Davacının davasının KABULÜNE,-310.000,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 21/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, yanlış yönetmelik hükümlerinin uygulandığı ve cetveldeki alt sınırlar dikkate alınarak düzenlendiği, müvekkilinin sağ gözünden iki kez, beyninden bir kez ameliyat olmasına rağmen maluliyet oranının düşük belirlendiği, sürekli bakıma muhtaç olan müvekkilinin %100 oranında malul kabul edilmesi gerektiği, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, belirlenen kusur oranını kabul etmedikleri, müvekkilinin yolcu olması nedeniyle kusuru yok iken kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, aktüer raporun hatalı olduğu, bakiye ömür süresinin eksik hesaplandığı, bilinen dönem sonunun 31.12.2024 olarak alınması gerektiği, bilinen dönem başlangıcının hatalı tespiti nedeniyle bilinmeyen dönem hesabına esas alınan gelirin de yanlış belirlendiği hususlarına ilişkindir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; kaza anını gören kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde kazaya karışan motosiklet sürücüsünün koyu renkli tişört giyimli kimliği sonradan belirlenen davacı olduğunun tespit edildiği, davacının sürücü olması nedeniyle tazminat talebinin teminat kapsamında bulunmadığı, kusur oranının ATK Üst Kurul tarafından yeniden belirlenmesi ve kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin talebin teminat kapsamı dışında olduğu, ATK rapor ücreti, kusur raporu ve keşif ücretinin teminat kapsamında olmadığı, tazminat hesabı yapılırken teknik faiz uygulanması gerektiği, davacının, yaralanmasının niteliği gereği kaza anında koruyucu ekipman takmadığının sabit olduğu ve tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, hükmolunan tazminata kuruma başvuru, başvuru yapılmaması halinde dava tarihinden ve ıslah edilen kısma da ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İTÜ'de görevli öğretim üyelerinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli olarak düzenlendiği görülen 19.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun kusur yönünden hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, davacının yaralanmasının niteliğine göre uzman doktorlardan (nöroloji uzmanı, göz hastalıkları uzmanı...vs) oluşturulan heyet tarafından, kaza tarihi olan 11.09.2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 27.11.2023 tarihli raporunun tazminat hesabına esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, kaza tarihinde 20 yaşında olan davacı için muhtemel ömür süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre 53,99 yıl olmasına, tazminat hesabında bilinmeyen dönem için progresif rant yöntemi uygulanması gerekmesine, işlemiş bilinen dönemin rapor tarihi olarak baz alınmasına, bilinmeyen dönem için de, bilinen son dönemdeki asgari ücret baz alınarak hesaplama yapılmasına, davaya konu kaza nedeniyle, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü dava dışı ... hakkında, suç üstlenme suçunu işlediği iddiası ile açılan ceza davasının yapılan yargılaması sonucunda Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava dışı ... hakkında beraat kararı verilmiş olmasına, her ne kadar verilen beraat kararı, hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değil ise de, davacının, kazaya karışan motosikletin sürücüsü olduğuna dair savunmayı, ispata yeter derecede delilin dosya kapsamına sunulmamış olmasına, davalı kurumun, bedensel zararlardan sorumlu olmasına, hatır taşımasına yönelik iddianın cevap dilekçesi ile sürülmemesine ve ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında ileri sürülmeyen hususun istinaf aşamasında incelenemeyecek olmasına (HMK m.357), davacının kaza anında kask takmadığı sabit olmakla birlikte %20 oranında müterafik kusun indirimi yapılması halinde dahi talep edebileceği tazminat miktarının poliçe limitinin üzerinde bulunmasına, davalı kurumun, dava tarihinden evvelki başvuruya ilişkin 19.06.2019 tarihli cevabi yazısı ile temerrüde düşmüş olmasına ve davaya konu kazanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle hem dava dilekçesinde talep edilen hem de ıslah dilekçesi ile artırılan kısım için, davalı kurumun temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilebilecek olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 21.176,1‬0-TL harçtan peşin yatırılan 5.017,92-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.158,18‬-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, a/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harç peşin olarak alındığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin  kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4db7522f2a10a78c","SID":"1130a66a4fcec355"}}