{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/591 <br>KARAR NO:2025/1031<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/01/2025<br>NUMARASI:2024/754 Esas -  2025/38 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/07/2023 günü, ... plakalı araç dava dışı ...'nun sevk ve idaresinde ike n müvekkili şirketin işletme alanında bulunan otoyolun ana gövde güney yön T4 tüneli içerisinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kaza sonucu T4 tüneli içerisinde yer alan malzemelerin zarar gördüğünü, bu nedenle müvekkili şirketin şimdilik 10.000,00-TL zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zarar belli olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu olayın gerçekleştiği yolda yol yapım hatasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinden, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ...’ın tacir sıfatının haiz olduğu; ancak ...’nun vergi kaydında ticareti terk ettiği, potansiyel mükellef konumunda olduğu ve esnaf sınırını aşan gelirinin olmadığı ve davacının arabuluculuk son tutanağını davasını açarken sunmadığı, mahkememizce verilen kesin süre içinde sunulan belgenin üzerinde e-imzalar görülemediğinden fotokopi niteliğinde olduğu ve fotokopi belgenin sunulması ile Kanun’da öngörülen arabuluculuk son tutanağının aslının veya onaylı bir örneğinin sunulması şartının gerçekleştirilemeyeceği anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ...'na karşı açılan davanın ise işbu dosyadan tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydına karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri; müvekkili şirketin meydana gelen kaza sonrasında ticari zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, arabuluculuk görüşmesi sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, bunun üzerine iş bu davanın açıldığı, ancak arabuluculuk tutanağının arabulucu tarafından onaylı bir suretinin mahkemeye sunulduğu, mahkemece evrakların sehven yanlış kaydedilmesi (-davalı taraf beyan dilekçesi olarak-) nedeniyle tutanağın bulunamadığı, müvekkili tarafından bu hususun mahkemeye bildirilerek 06/01/2025 tarihli beyan dilekçesiyle evrakların yeniden dosyaya sunulduğu, bundan ayrı, arabuculu tarafından dosya numarasının yanlış yazıldığının fark edilmesi üzerine arabulucudan bu hususu gösteren düzeltme evrakı teslim alındığı, iş bu sebeplerle ilk derece mahkemesince arabuluculuk tutanağının e-imza ile imzalandığı ve asıl veya aslı gibidir yapılmış bir evrak olarak kabul edilemeyeceğinden fotokopi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddedilen bir davada davacı aleyhine arabulucuk ücretine hükmedilmesinin de çelişki yarattığı ileri sürülerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı oluşan zararın zarar sorumlusundan tahsili istemine ilişkindir. Öncelikle, 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlığı ile; \"bu kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrası son cümlesine göre ise; \"(1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir\" şeklindedir.Yukarıdaki açıklamalardan sonra eldeki dava dönüldüğünde; davacının tacir, kazaya karışan davalı aracının da kullanım şeklinin ticari olduğu gözetildiğinden, açılan davanın niteliği itibariyle ticaret mahkemesinde açılmasının doğru olduğu ve bu kapsamda mahkemece arabuluculuk başvuru dava şartının aranmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Ne var ki somut olayda, mahkemece dava açan dilekçe ile birlikte arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı, davacı tarafa bu hususta süre verildiği görülmüş olup, davacı tarafından süresi içerisinde dosyaya sunulan 06/01/2025 tarihli beyan ile; dava açan dilekçe ile arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulduğu, mahkeme personelince sehven hatalı kaydedildiğinden inceleme sırasında gözden kaçırıldığı belirtilerek,arabuluculuk tutanağının arabulucu tarafından imzalanmış bir örneğinin beyan dilekçesine ek olarak dosyaya eklendiği görülmüştür.Ancak mahkemece, verilen süre içerisinde dosyaya sunulan tarafların anlaşamama ile sonuçlandığının belirgin olduğu arabuluculuk tutanağının; davacı tarafın eldeki davası ve taraflarla ilintili olup olmadığına ya da yazılacak bir müzekkere ile aslının veya onaylı bir örneğinin talep edilebilmesi mümkün bulunmasına rağmen tutanağın fotokopi niteliği taşıması gerekçesiyle yüzeysel bir karar verilmesi doğru değildir.Yetersiz inceleme ve araştırma ile karar verilemez.Hal böyle olunca da; yukarıda açıklanan hususlarda araştırma yapılması, yapılan araştırma neticesinde eksikliklerin giderilmesi halinde dosyanın esasına girilerek inceleme yapılması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine, 4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f184b80e046f21f","SID":"9336e103c9c3f5c9"}}