{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>1.BEYANLAR:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkilinin, 2015 yılında borç almak amacıyla davalının işlettiği dükkâna gittiği, davalının yalnızca açık senet imzalaması karşılığında 5.000,00 TL verdiği, bu senedin daha sonra davalı tarafından gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğu ve Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile haksız kambiyo takibi başlatıldığı belirtilmiştir. Davalı hakkında, müvekkil dahil birçok kişinin şikâyetiyle açılan Seydişehir . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyada tefecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Ceza Dairesi ... E., ... K. sayılı kararla kesinleştiği ifade edilmiştir. Müvekkilin söz konusu ceza dosyasında katılan sıfatıyla yer aldığı, benzer nitelikteki menfi tespit davasında da ceza davası bekletici mesele yapılarak davanın kabulüne karar verildiği ve icra takibine konu senedin tefecilik eylemi kapsamında alındığının yargı kararıyla sabit olduğu ileri sürülmüştür. Bu gerekçelerle, müvekkilin borçlu olmadığının tespitiyle takibe dayanak senedin iptali, icra dosyasının tedbiren durdurulması, takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının müvekkilinden borç para değil, altın satın aldığı, bu satışlara ilişkin faturaların mevcut olduğu, takibe konu senedin de bu alışverişe dayandığı belirtilmiştir. Davacının borcunu ödememesi üzerine Konya . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacının takibe ve bonodaki imzaya süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği ifade edilmiştir. Davacının, diğer borçlularla birlikte fikir ve eylem birliği içinde müvekkil hakkında asılsız tefecilik suçlamasında bulunduğu, Seydişehir . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyasında verilen cezanın hatalı ve eksik inceleme sonucu kesinleştiği savunulmuştur. Davacının soruşturma ve ceza yargılamasında müvekkilden borç para aldığını, senet verdiğini, borcunu ödeyemediğini beyan ettiği; senetteki imzaya itiraz etmediği, aksine kabul ettiği vurgulanmıştır. Davacının açığa imza verildiği ve senedin sonradan doldurulduğu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, bu yönde hiçbir yazılı belge sunmadığı belirtilmiştir. Ceza mahkemesindeki kararın menfi tespit davasına etkisi olmadığı, borcun ve senedin geçerliliğinin halen devam ettiği, davacının senet miktarı kadar borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlamadığı, önceki beyanlarıyla çeliştiği gerekçesiyle davanın reddi ve takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.<br>2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER VE  DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından ve icra takibine konu 05/05/2015 düzenleme tarihli, 1/06/2015 vade tarihli 60.000,00-TL bedelli senet açısından menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Mahkememiz dosyası arasına getirtilen  icra dosyasının incelenmesinde, ... tarafından, davacı ... aleyhine, 60.000,00-TL asıl alacak ve 2813,42 TL işlemiş faiz, 180,00 TL komisyon olmak üzere toplam toplam 62.993,42-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının yukarıda anılan senet olduğu, senette keşideci olarak davacı ...'ün yer aldığı anlaşılmıştır.<br>Davalı aleyhine tefecilik suçundan Seydişehir . Asliye Ceza  Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, bu davada davamızın davacısı ...'ün  katılan sıfatı ile yer aldığı, yapılan yargılama sonucuna davalı aleyhine Tefecilik suçundan hapis ve adli para cezası verildiği, verilen bu kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Ceza Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için, kural olarak, yasal deliller (ikrar, yazılı delil) bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde, diğer bir ifade ile açık muvafakatle dinlenebilen tanık beyanları veya eldeki davada olduğu gibi tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. <br>Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında<br>\"Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde; hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı bulunmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hakimini bağlamadığı düzenlenmesi bulunmaktadır. Bu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, illiyet gibi esaslarının hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Diğer yandan tefecilik suçunu oluşturan tüketim ödüncü (karz) sözleşmesi, TBK 26. ve 27/1. maddesi (Eski Borçlar Kanunu’nun 19/2 ve 20/1. maddesi) kapsamında kanuna ve ahlaka  aykırıdır.\" şeklinde içtihat edilmiştir. <br>Menfi tespit davalarında kural olarak ispat külfeti, alacaklı olduğunu iddia eden davalı taraftadır. Davalı taraf takipte kambiyo senedine dayandığında, kambiyo senetlerinin hukuki niteliği itibariyle temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak mücerret borç ikrarını içerdiğinden, alacaklı taraf iddiasını senetle kanıtlamış olduğundan, borçlu olmadığını kanıtlamak davacı tarafa geçer.  Genel kural bu şekilde ise de, davaya konu senedin ceza dosyası kapsamında olduğu, ceza dosyasında davacının da katılan sıfatı ile yer aldığı ve ceza mahkemesi tarafından davalının tüm katılanlara karşı eylemleri yönünden cezalandırılmasına karar verildiği, bu hali ile davalının yasak olan eylemleri tüm katılanlar yönünden gerçekleştirdiğinin kesinleştiği anlaşılmış olup, her ne kadar icra takibine konu senet hukuki niteliği itibari ile illetten mücerret ise de,  ceza mahkemesi kararı sonrasında somut uyuşmazlık bakımından kambiyo senedine bağlı mücerretlik durumu ortadan kalktığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça imza inkarında bulunulmamış olup, davalıdan alınan borcun kısmen ödendiği, davalı tarafça ise fatura kesildiği ve usulüne uygun işlem yapıldığı beyan edilmiştir. Yukarıda açıklanan ceza mahkemesi kararı nedeniyle davalı defterlerinin incelenmesi yoluna gidilmemiştir.<br>Davacı davalıdan 5.000,00 Tl ve 7.000,00 TL olmak üzere 12.000,00 TL aldığını kabul etmiş ve  ilk aldığı 5.000,00 TL ye ilişkin olarak 5.300-5.400,00 TL'yi geri ödediğini iddia etmiştir. Geri ödemesine ilişkin bir delil sunamayan davacıya yemin için süre verilmiş ancak davacı yemin metni sunmamıştır. Bu durumda mahkememizce davacının davalıya icra dosyası kapsamında asıl alacak bakımından 48.000.00 TL tutarı bakımından borçlu olmadığı, takip tarihi itibariyle 12.000,00 bakımından işlemiş faizin (562,68 TL) ve komisyon bedelinin (36,00 TL) (TTK 778. maddesi atfı ile aynı kanunun 725. maddesi) olacağı anlaşıldığından;  Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibi nedeniyle davacının davalıya  48.000,00 TL asıl alacak, 2.250,74‬ TL işlemiş faiz ve 144,00 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam  50.394,74 TL tutarında borçlu  olmadığının olmadığının tespitine, Kabul tutarı olan 50.394,74 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 10.078,95 -TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının koşulları bulunmayan tazminat isteminin reddine, davacının feri nitelikteki senedin iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı tarafça kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş olup,  2004 sayılı İİK' nun 72/5  maddesi uyarınca, menfi tespit davası  açan borçlu  lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra  takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle  yapılması da zorunludur. Bir başka deyişle, takibin kötü niyetle  yapıldığının iddia ve ispat edilememesi halinde, sadece takibin haksız olması nedeniyle borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi olanaklı değildir. Dosyamız açısından yapılan incelemede tefecilik suçu kapsamında kanuna ve ahlaka aykırı bir amaç ile alınan bono nedeniyle takibe başlanmış olduğu anlaşılmakla takibin kötüniyetli olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;    <br> Davacının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibi nedeniyle davacının davalıya  48.000,00 TL asıl alacak, 2.250,74‬ TL işlemiş faiz ve 144,00 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam  50.394,74 TL tutarında borçlu  olmadığının olmadığının tespitine, <br>            2-Kabul tutarı olan 50.394,74 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 10.078,95 -TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Davalının koşulları bulunmayan tazminat isteminin reddine,<br>4-Davacının feri nitelikteki senedin iptali talebinin reddine,<br>5-Kabul miktarı  üzerinden hesaplanan toplam  3.442,46 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 1.075,78 TL'nin masubu ile bakiye 2.366,68 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>6-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 1.075,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafça ödenen 269,85 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 215,88 TL 'sinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Davacı tarafça yapılan 467,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 373,60 TL'sinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>9-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>10-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00  TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 2.496,00 TL'sinin  davalıdan; 624,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).<br>11-Karardan sonra yapılacak masrafların % 80,00 oranında (kabul oranı)  davalıya; % 20,00 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,<br>12-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>13-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>14-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 12.598,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>15-Seydişehir . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde mahkemesine iadesine, <br>Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli  kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025 <br><br>Katip ...\t\t\t\t\t\t\tHakim ...<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd6b33b4247e9d3c","SID":"7a6faa1cf2f37827"}}