{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1921 <br>KARAR NO\t: 2025/818<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                         : 24/01/2017 (Dava) - 09/06/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2017/90 Esas - 2022/466 Karar<br>ASIL DAVA DOSYASI<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN<br> 2020/633 ESAS- 2021/2 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2025<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih ve 2017/90 Esas - 2022/466 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>ASIL DAVA\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın kullandığı ... plakalı araç ile davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın 04/04/2016 tarihinde karıştığı trafik kazasında ...'ın yaralandığı, ...'in asli kusurlu olduğu, ...'ın halen çalışamadığı, ...'in kullandığı aracın diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, yapılan başvuruya istinaden ödeme yapılmadığı, ...'ın işine devam edemediği, tedavisine ilişkin çeşitli harcamalar yaptığı, bedenen ve ruhen zor günler yaşadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla söz konusu kaza sebebiyle tedaviden kaynaklı 500,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. <br>\tASIL DAVADA CEVAP\t:<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar biçimde müvekkili nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, şahıs başına 310.000,00 TL azami sorumluluk haddinin bulunduğu, manevi tazminattan müvekkilinin sorumlu olmadığı, 6111 sayılı yasaya göre istem konusu edilen tedavi giderlerinin müvekkilinin sorumluluğunda bulunmadığı, kusur durumunun net olarak belirlenmesi gerektiği, davacının zararının da net olarak belirlenmesi gerektiği ve ayrıca faiz talebinin yerinde de olmadığı savunarak, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Esas dava dosyası yönünden diğer davalı ...'e tebligat çıkarılmış ise de ... tarafından cevap verilmediği, sigorta şirketi tarafından cevabın davacı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmakla dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlandığı, ... tarafından işbu davanın inkar çerçevesinde savunulduğu anlaşılmıştır.<br>BİRLEŞEN DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi hakkında 04/04/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı ... ..'in kullandığı ... plakalı sayılı aracın ZMMS'si konumunda olan davalı aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL bakım gideri masrafının davalıdan tahsili ile dosyanın İzmir 3. ATM'nin 2017/90 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiği görülmüştür. \t<br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zaman aşımına uğradığı, bahse konu aracın müvekkili nezdinde ZMMS'li olduğu ve poliçeden kaynaklı sorumluluğun kişi başı 290.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kusurun tespit edilmesi gerektiği ayrıca iş göremezlik oranının ve süresinin belirlenmesi gerektiği, olayda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, 6111 sayılı yasa gereği talep konusu olan geçici iş göremezlik ile bakım giderinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığı, faizin de yerinde olmadığı savunarak, açılı davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; <br>1- Davanın kısmen kabulü ile;<br>-3.726,97 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketi yönünden 09/07/2016 tarihinden, davalı ...yönünden 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>-400,00 TL ulaşım giderinin  davalı sigorta şirketi yönünden 09/07/2016 tarihinden, davalı ...yönünden 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>-10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ..'den 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, <br>2- Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,\t<br>BİRLEŞEN 6. ATM'NİN 2020/633 ESAS SAYILI  DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>1-Davanın kısmen kabulü ile;<br>-115.006,10 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 09/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>-3.294,00 TL bakım giderinin 09/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>-Geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, <br>2-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ATK raporu değerlendirmesinde davacının sürekli iş göremezlik oranının %9, geçici iş göremezlik süresinin ise olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütalaasında bulunulduğunu, 26/04/2021 havale tarihli raporda ise, ...'ın davranışlarının 2918 sayılı yasanın çeşitli maddelerine göre belirlenen hükümleri ihlal ettiğini, ...'in ise kazanın oluşumuna etken olmadığını, ...'ın geçici iş göremezlik zararının karşılandığını, sürekli maluliyetten kaynakla tazminat alacağının 115.006,10 TL olduğunu, bakım giderinden kaynaklı tazminat alacağının 3.294,00 TL olduğunu, SGK sorumluluğunda olan tedavi giderinin 1.078,88 TL, sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 2.649,03 TL olduğunu, tedaviye ilişkin ulaşım giderinin ise 400,00 TL olduğunun belirtildiğini, ATK tarafından düzenlenen 14/10/2021 tarihli raporda davalı ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, dosyaya sunulan 14/04/2022 tarihli raporda geçici iş göremezlik zararının karşılandığını, sürekli maluliyetten kaynaklı tazminat alacağının 199.305,31 TL olduğunu, asıl ve birleşen davada değer arttırımda bulunduklarını, birleşen İzmir 4. Asliye  Ticaret Mahkemesi dosyası açısından gerek dava dilekçesinde gerekse 12/11/2021 tarihli ıslah ve 06/04/2022 tarihli ıslah açıklama dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı tutulduğu halde yerel mahkeme hüküm kısmında birleşen dosya yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadığının görüldüğünü, bu durumun müvekkilinin hak kaybına neden olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece alınan kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 04/04/2016 tarihli kaza sonucu meydana gelen olayın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı içerisinde yer almadığını, yerel mahkemece alınan sürekli iş göremezlik raporları arasında çelişki bulunmadığını, yerel mahkemece alınan hesap bilirkişi raporunun da yasaya ve genel şartlara aykırı düzenlendiğini, hesaplamada genel şartların esas alınması ve TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranının %1,8 esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bakım ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle bilirkişi hesap raporunda belirtilen SGK sorumluluğundaki tedavi giderlerinin de müvekkili sigorta şirketi aleyhine hükmedildiğini, bakıcı gideri talebine ilişkin tazminatın sürekli sakatlık teminatı kapsamında ayrı değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının motosiklette sürücü konumunda olduğunu, kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin araştırılması gerektiğini, ZMSS genel şartları uyarınca dolaylı zararlara ilişkin tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında olduğunu, yerel mahkemece 09/07/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin mümkün olduğunu, bununla birlikte davacının ıslah ettiği kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faizin başlayabileceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava; tedavi ve ulaşım giderleri ile manevi tazminatın, birleşen dava ise; geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı sigorta şirketi ve davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-)  Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınması gerekmekle dosyada yer alan ve mahkemece hükme esas kabul edilen ATK maluliyet raporunun usulüne uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>2-) Dosyada kusurun tespitine ilişkin birden fazla kusur raporu bulunsa da mahkemece hükme esas alınan ATK kusur raporunun raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde düzenlendiği ve somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldğından hükme esas alınmasında bir sakınca bulunmaması sebebiyle davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>3-) Davaya konu kazada davalı sigortalısına ait aracın sürücünün aracını park edip indiği sırada kapısını açmasıyla davacının kullandığı motoruna çarptığı anlaşıldığından bu durumda davalı aracın halen işletilme halinde olduğunu kabulü gerekmektedir. Bu durumda da davalı sigorta şirketi mevcut zarardan sorumlu olup davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>4-) Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatından sorumlu olmadığna dair istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alındığında TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı giderine ilişkin zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatının sigorta şirketi aleyhine de hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2511 E.- 2021/2452 K).<br>5-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; motosiklette sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazasında baş bölgesinden yaralanmadığı anlaşıldığıdan bu durumda tazminattan müterafik indirim yapılması zorunlu değildir. <br>6-) Dava konusu olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, işletenin sorumluluğunu üzerine alan davalı sigorta şirketi yönünden de faiz başlangıcının ıslahtan itibaren değil de yazılı şekilde başlatılması doğru olmuştur.<br>7-) Davacının istinaf başvurusunun yalnızca birleşen dava yönünden olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; birleşen davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı,  davacının değer artırım dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak değer artırımında bulunsa da mahkemece hüküm kısmında fazlaya dair hakların saklı tutulmasına yönelik bir ibarenin bulunmadığı ancak bu durumun fazlaya dair hakkın talep edilemeyeceği anlamına gelmediği, yani davacının koşulları bulunması halinde fazlaya ilişkin hakkı için ek dava açabileceği anlaşılmakla bu konudaki davacı istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.<br>8-) Birleşen dava dosyası İzmir 4. ATM 2020/633 E. - 2021/2 K. Ssyılı dosyası olup karar başlığında doğru olarak bu şekilde gösterilmesine karşın kısa kararda İzmir 6. ATM 2020/633 E. olarak gösterilmesi doğru olmamış, gerekçeli  ve karar arasında çelişki yaratacak bu hususun resen düzeltilmesi gerekmiştir.<br>Bu nedenlerle; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, yerel mahkeme kararının re'sen kaldırılarak mahkeme isminin düzeltilmesine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/90 Esas - 2022/466 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, RESEN KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"a-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; <br>1- Davanın kısmen kabulü ile;<br>-3.726,97 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketi yönünden 09/07/2016 tarihinden, davalı ...yönünden 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>- 400,00 TL ulaşım giderinin  davalı sigorta şirketi yönünden 09/07/2016 tarihinden, davalı ...yönünden 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>-10.000,00 TL manevi tazminatın DAVALI ... ...'DEN 04/04/2016 TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLEYECEK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, <br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 965,02 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 206,63 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 758,39 TL karar ve ilam harcının; 221,55 TL'sinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 536,84 TL'sinin ise DAVALI ... .'DEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutarlar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, <br>3-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 3.073,00 TL yargılama giderinin ret kabul oranına göre hesaplanan 676,97 TL'si (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) ile  238,03 TL (206,63 TL peşin harç, 31,40  TL başvuru harcından oluşan) harçtan oluşan toplam 915,00 TL'nin;<br>-267,30 TL'sinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ  ile DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>- 647,70 TL'sinin ise DAVALI ... ...'DEN TAHSİLİ ile DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>- Bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan 250,00 TL'nin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden;<br>A)Maddi tazminat açısından; 4.126,97 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ  ile DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>B)Manevi tazminat açısından; 5.100,00 TL vekalet ücretinin  DAVALI ... ...'DEN TAHSİLİ ile DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>6-Dair davacı vekili ile davalı ... ...'in yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/06/2022<br>b- BİRLEŞEN 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2020/633 ESAS - 2021/2 KARAR SAYILI  DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>1-Davanın kısmen kabulü ile;<br>-115.006,10 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 09/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, \t\t\t\t\t\t-3.294,00 TL bakım giderinin 09/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\t-Geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, \t<br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 8.081,08 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 456,40 TL (54,40 TL peşin harç ile 402,00 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 7.624,68 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutarlar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,<br>3-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 1.017,00 TL yargılama giderinin ret kabul oranına göre hesaplanan 1.016,14 TL'si (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) ile  510,80 TL (54,40 TL peşin harç, 54,40  TL başvuru harcı ve 402,00 TL tamamlama harcından oluşan) harçtan oluşan toplam 1.526,94 TL'nin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 15.188,50 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ ile DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ ile DAVALIYA VERİLMESİNE,\"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-Asıl ve birleşen davada davacı istinafı yönünden; alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>b-Asıl davada davalı sigorta şirketi istinafı yönünden; alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 418,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 197,25 TL harcın asıl davada davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine)<br>c-Birleşen davada davalı sigorta şirketi istinafı yönünden; alınması gerekli 8.081,07 harçtan peşin alınan 1.672,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.408,46 TL harcın birleşen davada davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesine yerine getirilmesine)<br>ç-İstinaf eden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>d-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>f-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  22/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae391c36c9c1ba5a","SID":"92e672ec798c5e2b"}}