{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...-...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/04/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas- ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...... \t  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t:  ......  <br>TEMSİLCİLER: 1-...<br>\t\t: 2-...<br>\t\t: 3-... <br>DAVA\t\t: Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/07/2025<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 24/09/2021 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, 1163 sayılı  Kooperatifler Kanunu'nun 81/6 maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatiflerin dağılmış sayılacağını ancak bu durumun kooperatifin tasfiyesi ve ticaret sicilden terkini anlamına gelmediğini, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiyesi için bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin  münfesih olduğunun tespitine ve davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>Davalı, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Dava, \"Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti\" davasıdır.<br>1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/1-6. maddesine göre, \"Kooperatif  üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde dağılır.<br>1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/7. maddesine göre de, \"56 ncı maddenin 1 inci fıkrasının 3 üncü bendi ile 62 nci madde hükümleri tasfiye kurulu üyeleri hakkında da uygulanır.\"<br>1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 56/1-3. maddesine göre de, \"Yönetim kurulu üyelerinde ...Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da bu Kanun hükümlerine göre mahkum olmamak şartları aranır.\"<br>1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesine göre de, \"Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.\"<br>Somut olayda ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/03/2023 gün ve 2022/(15)6-1056 E. 2023/156 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, davacı Bakanlığın bu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapmayan kooperatiflerin genel kurul yapılması için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılacakları anlaşılmıştır. <br>Davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 24/09/2021 tarihinde yaptığı, dava tarihinden geriye dönük 3 yıl süreyle olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle davalı kooperatifin kendiliğinden dağıldığı (münfesih olduğu) belirlenmiş, bu nedenle davacının davasının kabulü ile davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>Davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasının da istenilmesi nedeniyle, davalı kooperatife tasfiye memuru atanması da gerekmiştir. 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/7. maddesine göre tasfiye memuru olacak kişilerin aynı Kanun'un 56/1-3. maddesindeki şartlara ve 62. maddesindeki sorumluluklara sahip olması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin en son temsilcilerinin, ekonomik sebepler ve davalı kooperatifin tasfiyesi için şimdiye kadar hareketsizlikleri nedeniyle tasfiye memurluğu görevini yapamayacakları anlaşıldığından kendileri tasfiye memuru olarak görevlendirilmemiştir. Tasfiye memurunun mahkememizce re'sen seçilerek kararın kesinleşmesinden ve avansın yatırılmasından sonra göreve başlatılmasının, tasfiyenin sonuçlandırılması yönünden daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır. <br>Davalı kooperatifin son temsilcilerinin görev süresi 16/06/2014 tarihinde sona ermiş ve Mahkememizce kendilerinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmeleri uygun görülmemiş ise de; Yargıtay 12. HD.nin 24/01/2017 gün ve 2016/6154 E. 2017/865 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, \"Görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin yasalarımızda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle yeni yönetim seçilinceye kadar süresi biten üyelerin zorunlu olarak görevlerinin devam edeceğinin kabulü gerekeceğinden\" kendilerinin tasfiye memuru görevlendirilinceye kadar davalı kooperatifin temsilcileri olduğu sonucuna varılmış ve karar başlığında da davalı kooperatif temsilcileri olarak gösterilmişlerdir. <br>2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 18. maddesine göre, \"Hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacak olması ve angaryanın yasak olması\" nedenleriyle Mahkememize re'sen takdir edilen tasfiye memuru ücreti ile ayrıca tasfiye masraflarının (davalı  Kooperatifin de bu masrafları karşılayacak malvarlığı olmadığı belirlendiğinden), sonradan davalı Kooperatiften alınmak üzere davacı Bakanlık tarafından yatırılması gerektiği belirlenmiş...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile Beyşehir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı ve ...... mersis numaralı Sınırlı Sorumlu ...... Kooperatifi'nin, 1163 s. Kooperatifler Kanunun 81/1-6 maddesi gereğince münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde davacı tarafından, şimdilik 20.000 TL  tasfiye masrafı ve 20.000 TL tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 40.000 TL'nin yatırılmasına, davalı kooperatifin en son temsilcilerinin tasfiye memuru olarak atanmalarına yer olmadığına, 40.000 TL'lik tasfiye masraflarının yatırılmasından ve kararın kesinleşmesinden sonra re'sen seçilecek 1 tasfiye memurunun göreve başlatılmasına, tasfiye memuru için takdir edilen 20.000 TL'nin 1/4'ünün peşin olarak tasfiye memuruna göreve başladığında ödenmesine, ücretin kalan 3/4'ünün ise tasfiyenin tamamlanmasından ve buna ilişkin raporun tasfiye memuru tarafından sunulmasından sonra tasfiye memuruna ödenmesine, tasfiye memuru ücretinin dışında tasfiye masrafı olarak yatırılacak 20.000 TL'nin ise, tasfiye memurunun belgelendirdiği taleplere göre, kendisine veya ilgili yerlere ödenmesine, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraflarının güncellenip güncellenmeyeceğinin ve davacı taraftan ilave ücret talep edilip edilmeyeceğinin kararın kesinleşmesi ve tasfiyeye başlanmasından sonra ihtiyaca ve/veya tasfiye memurunun talebine göre ek kararla değerlendirilmesine, ilave tasfiye masrafına ihtiyaç duyulur ve ek kararla 2 hafta kesin süre de verilerek istenilmesine rağmen, davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde ilave avanslar yatırılmaz ise, tasfiyenin olduğu haliyle durdurulup, tasfiye memurunun da görevinin sonlandırılacağının davacı tarafa ihtarına, tasfiye aşamasında davalı kooperatifin malvarlığının bulunması halinde, tasfiye masrafları ile tasfiye memuru ücretinin, tasfiye memuru tarafından öncelikle davacıya eksiksiz olarak ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, mahkemece, tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili tarafından ödenmesine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti  istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Ancak, öncelikle, ilk derece mahkemesince atanan tasfiye memurunun kim olduğu  belirlenmediğinden hükmün bu kısmının  infaza elverişli olmadığı, mahkemece  atanan tasfiye memuru belirlenerek kimlik bilgileri de  hükümde  belirtilerek karar verilmesi gerekirken  kamu düzenine ilişkin işbu husus nazara alınmaksızın, denetime ve infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. <br>Ayrıca, tasfiye iş ve işlemleri için gerekli masraflar ile tasfiye memuru ücretleri, ilgili kooperatifin malvarlığından karşılanması gerekli bedeller olup, ancak kooperatifin malvarlığının bulunmaması ve tasfiye talep eden  kurum tarafından bu hususun bilinmesi halinde tasfiye talep eden kuruma yüklenebilecektir.<br> Mahkemece, davalı kooperatifin mal varlığının bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmış ise de, İlçe Tarım Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından genel kurula sunulmuş 31/12/2020 tarihli bilanço olduğundan bahisle, ayrıntılı bilanço belgesi gönderildiği anlaşılmakla, işbu müzekkere cevabında belirtilen hususların tasfiye masrafları ile tasfiye memuru ücretinin davalı kooperatif mal varlığından karşılanıp karşılanamayacağı konusunda değerlendirilmesi ve  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç  ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2025 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı  harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  \t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a86d626d2a49d138","SID":"a7240f9356314ad3"}}