{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/896 Esas<br>KARAR NO:2025/1029<br>İNCELENEN EK KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/02/2025<br>NUMARASI:2024/629 D.İş - 2024/629 K.<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili, dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı borçlular ... Şti. arasında görülen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/40 Es. 2024/625 Kr. Sayılı 06.11.2024 tarihinde verilen karar neticesinde;\"2-Davanın haksız olması nedeni ile %20 üzerinden hesaplanan 1.506.500,00 TL tazminatı İİK 72/4 maddesiuyarınca davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. Maddesi gereğince takdir olunan 629.975,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,\" karar verildiğini, menfi tespit davasının reddi durumunda kesinleşme şartı düzenlenmediğini, bu nedenlerden dolayı; toplamı olan 2.136.475-TL alacakları için teminat aranmaksızın, borçluların borca yeter menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki   hak ve alacaklarına, ihtiyati hacze konu ilam (İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/40 Es. sayılı) dosyasındaki teminat mektubuna İİK 258/2 maddesi uyarınca teminat aranmaksızın ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece 2024/629 D.İş sayılı kararı ile;Somut olay bakımından alacağı ilama dayalı alacaklının ilamlı takip süreci başlatmadan ihtiyati haciz ile alacağının güvence altına alınmasını talep etmesinde hukukî yararı da bulunmaktadır.Yukarıda anlatılan nedenlerle talep edenin ihtiyati  haciz talebinin İİK 259/2 maddesi gereği teminat alınmaksızın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"Talebin İ.İ.K'nın 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla TALEBİN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen 1.506.500,00-TL + 629.975,00-TL = 2.136.475,00-TL alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, alacak ilama dayalı olduğundan TEMİNAT ALINMAKSIZIN borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,\" karar verilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından sunulan 06/02/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesine 2024/40 E. Sayılı dosyasından; İİK 72/3 gereği tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, tedbir kararının verildiğini, 06/11/2024 tarihli celsesinin 2 ve 3 nolu ara kararları uyarınca tedbir kararı kaldırıldığını ve icra dosyasına depo edilen miktarın tamamı (8.975.000,00 TL) alacaklı tarafından tahsil edildiğini, akabinde davanın karara bağlandığını ve taraflarınca tehir-i icra talepli istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle  müvekkilinin icra takibi dolayısıyla büyük mağduriyet yaşadığını, ticari işlemlerini hacizler dolayısıyla devam ettiremediğini, bakiye borç miktarının davalıya ödendiğini, dosyanın kapatıldığını, takibe konu icra inkar tazminatı alacağının İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/40 E., 2024/625 K. sayılı dosyasına sunulan kesin ve süresiz teminat mektubuyla teminat altına alındığını, bu nedenlerden dolayı; verilen ihtiyati haciz kararının ivedi olarak kaldırılmasını talep etmişlerdir. Mahkemece 14/02/2025 tarih 2024/629 D.İş, 2024/629 D.İş karar sayılı ek kararı ile; Somut olayda; ihtiyati haciz istemine koşullarını düzenleyen İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. İhtiyati haciz istemine dayanak ilâm menfi tespit talebinin reddine ilişkin olup, menfi tespit davası eda hükmü içermese de, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2021 tarih 2021/4622 Esas, 2021/9932 Karar sayılı  içtihadın da belirtildiği üzere kesinleşmeden eda hükmü içeren fer'i niteliğindeki vekalet ücreti ve yargılama gideri  alacağı infaz edilebileceği, hükmün kesinleşmesi gerekmediğinden, İİK’nın 259/2 madde ve fıkrasında ilama dayalı ihtiyati haciz taleplerinde teminat dahi aranmayacağı belirtilerek işbu alacaklar için de ihtiyati haciz talep edilebileceği açıkça yasada düzenlenmiştir. Somut olay bakımından alacağı ilama dayalı alacaklının ilamlı takip süreci başlatmadan ihtiyati haciz ile alacağının güvence altına alınmasını talep etmesinde hukukî yararı da bulunmaktadır. Bu nedenlerden dolayı Mahkememizin 30/12/2024 tarihli ihtiyati hacze ilişkin kararında  talebinin İİK 259/2 maddesi gereği teminat alınmaksızın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Karşı taraflarca açılan menfi tespit davasının kesinleşmediğini, kesinleşmeden kararın infazının uygulanamayacağını bildirerek her ne kadar hacze itiraz etmiş olsalar da;Mahkememizin yukarıda anılan 30/12/2024 tarihli kararında da belirtildiği üzere menfi tespit davası eda hükmü içermese de,Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2021 tarih 2021/4622 Esas, 2021/9932 Karar sayılı  içtihadın da belirtildiği üzere kesinleşmeden eda hükmü içeren fer'i niteliğindeki vekalet ücreti ve yargılama gideri  alacağı infaz edilebileceği, hükmün kesinleşmesi gerekmediğinden,  İİK’nın 259/2 madde ve fıkrasında ilama dayalı ihtiyati haciz taleplerinde teminat dahi aranmayacağı belirtilerek işbu alacaklar için de ihtiyati haciz talep edilebileceği açıkça yasada düzenlendiğinden, Mahkememizce verilen kararın yerinde olduğu ve somut olayı değiştirecek herhangi bir delil bulunmadığı görüldüğünden, \"İhtiyati hacze itirazın reddine\"  karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı/davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  takibe konu edilen alacağın İstanbul 21. ATM 2024/40 E., 2024/625 K. Sayılı dosyasına sunulan kesin ve süresiz teminat mektubu ile teminat altına alındığını,  menfi tespit ilamları kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceğini, bununla birlikte teminat mektubu ile koruma altına alınan alacağa ilişkin olarak ayrıca ihtiyati haciz uygulanmasının aşkın haciz niteliğinde olduğundan hukuka aykırı olduğunu, davacının ihtiyati haciz talep etmesinde hukuki yararı olmadığını, talep edilen alacakların teminat mektubu ile güvence altına alındığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Talep, bonoya dayalı açılan  menfi tespit davası sonunda verilen  ilama dayalı, hükmün ferilerine ilişkin ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı vekili, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/40 Esas, 2024/625 Karar sayılı ve 06.11.2024 tarihli ilamına dayanarak, menfi tespit davasının reddine ve müvekkili lehine toplam 2.136.475 TL tazminat ve vekâlet ücretine hükmedildiğini beyanla İİK m. 258/2 uyarınca ilama konu  dosyadaki  teminat mektubuna dayanarak teminat aranmaksızın borçluların menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve karara itirazın reddine  karar verilmiştir. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/40 Es. Sayılı dosyasında;05/10/2023 tanzim tarihli, 04/01/2024 vadeli 250.000,00USD bedelli, düzenleyenin davacı... , avalisti davacı ... şirketi, lehtarının ... olduğu bir adet  bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi sonrası açılan menfi tespit davası olduğu, 2024/625 K. Sayılı 06.11.2024 tarihli karar ile menfi tespit davasının reddine karar verildiği bu kararın kesinleşmediği uyuşmazlık konusu değildir. Kural olarak ilamların icraya konulabilmesi için kesinleşmeleri şart değildir. Buna göre para alacaklarına ilişkin ilamlar kesinleşmeden icraya konulabildiğinden, bu tip bir ilamın icrası için kesinleşmesi şart olmadığından ihtiyati haciz talebi henüz kesinleşmemiş bir  ilama dayansa bile  teminat  şartı aranmaz. İİK 72/4 maddesi Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Bu yasal düzenleme gereği menfi tespit hükmü kesinleşmeden icraya konulamaz. İcraya konabilmesi için kesinleşmesi gereken ilamlarda ilamın fer'isi de ( yargı gideri ve vekalet ücreti,  faiz gibi eklentiler de) hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz.Yargıtay hukuk Genel Kurulu, E. 2005/12-534,K. 2005/554,T. 5.10.2005\" borçlunun borçlu olmadığını kanıtlamak için açtığı menfi ( olumsuz ) tespit davası sonunda alınan ilamın yargılama gideri ve tazminata ilişkin bölümleri, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümü ile bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esas hakkındaki hükmü kesinleşmeden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü ayrıca infaz ve icra takibine konu edilemez.\"Yargıtay hukuk Genel Kurulunun 2019/8-239 -2022/675, 18.05.2022 tarihli kararı \"Nitekim bu hususlar Yargıtay hukuk Genel Kurulunun  07.11.1990 tarihli ve 1990/12-446 E., 1990/564 K.;  05.10.2005 tarihli ve 2005/12-534 E., 2005/554 K. ile 09.03.2021 tarihli ve 2017/8-1873 E.,  2021/230  K.  sayılı kararlarında da benimsenmiştir.\" denilmektedir.Mahkemenin kararına dayanak aldığı Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2021 tarih 2021/4622 Esas, 2021/9932 Karar  sayılı  ilamına konu davanın menfi tespit ilamının icra edilmesine ilişkin olmadığı ,  ticari şirketlerde ortaklıktan çıkma, pay bedelinin ödenmesi ve payda mülkiyet değişikliklerine ilişkin ilamların kesinleşmeden icra takibine konulup konulamayacağı hususunda olduğu  söz konusu içtihat metninde de aynen \"  ...Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde)...ile ilgili davalarda verilen kararlar kesinleşmeden takibe konu edilemezler... ortaklıktan çıkma, pay bedelinin ödenmesi ve pay mülkiyet değişikliği sonucu doğuran ilamlarda kesinleşmeye ilişkin kanun hükmü bulunmamaktadır... kararının takibe konulabilmesi için kesinleşme şartı düzenlenmemiştir. Bu nedenle ilamın esasının kesinleşmesi şartı olmadığından, kesinleşmeden eda hükmü içeren fer'i niteliğindeki vekalet ücreti ve yargılama gideri  alacağı infaz edilebilir, hükmün kesinleşmesi gerekmez.\" denildiği,  dolayısıyla eldeki dosyaya emsal niteliğinin bulunmadığı görülmektedir.Bu açıklamalara göre somut olaya gelince; ihtiyati haciz talebinin, menfi tespite ilişkin dava sonucu verilen kararın ferisi niteliğindeki vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı  alacağına ilişkin olduğu ve  ilama dayandığı, bu nedenle kesinleşmeden icraya konulamayacağı ,  talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü kararının hukuka uygun olmadığı  anlaşılmıştır. Aleyhine talep olunanlar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile 14/02/2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına , ihtiyati hacze itirazın kabulüne 30/12/2024 tarihli ihtiyati haczin kabulü kararı kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Aleyhine ihtiyati haciz talep olunan davalılar vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, 2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/02/2025 tarih, 2024/629 D.İş, 2024/629 K. Sayılı ek kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- 30/12/2024 tarihli 2024/629 D.İş - 2024/629 Karar sayılı  ihtiyati haciz kararına karşı borçlular vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne, ihtiyati haciz  kararının KALDIRILMASINA, -İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,4-İstinaf talebi kabul edildiğinden aleyhine ihtiyati haciz talep olunan davalılar tarafından yatırılmış olan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. ...'ne göre 9.500,00 TL maktu vekalet ücretinin talep edenden tahsiliyle davalılara verilmesine,6- İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 7- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8- 6100  Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 9- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3456a396c508458","SID":"af14265885e20c14"}}