{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/901 <br>KARAR NO:2025/1031<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:20/05/2025<br>NUMARASI:2024/653 E. <br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu, dosya alacaklısı tarafından müvekkilinin birikimlerine hacizi konulduğundan aracını dahi kullanamadığını, tüm banka hesaplarına bloke konduğunu ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, takibin miktarının yüksek olması, müvekkilinin tüm hesaplarına bloke konması, taşınır ve taşınmazlarına haciz konmuş olması gibi nedenlerle dava sonuna kadar icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, mahkemece uygun görülmemesi durumunda uygun bir teminat karşılığında icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece 20/03/2025 tarihli ara kararı ile; Mahkememizce dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/64779 Soruşturma dosyası kapsamında aldırıldığı anlaşılan ve dosyaya sunulu adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesinin 30/10/2024 tarihli raporundaki tespitler (...senetteki yazılar ile ...'un mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığı, ... adına atılı borçlu imzası ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olduğu, atılı borçlu imzası bir kalem, senette yer alan yazıların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem yardımı ile oluşturulmuş olduğu,  inceleme konusu senedin atılı bulunan imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu...) dikkate alınarak eldeki uyuşmazlıkta İİK'nin 72. maddesi uyarınca icra takibi başlatıldıktan sonra tedbiren icra takip dosyasının durdurulmasına karar verilememekle birlikte, HMK'nin 389 vd maddeleri uyarınca taraflar arasındaki hak / menfaat dengesi gözetilerek \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin HMK'nin 389 vd maddeleri uyarınca KABULÜ ile;  davaya konu ... sayılı icra takibinin %10 teminat ile davacı yönünden durdurulmasına,\" karar verilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; mahkemenin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin HMK'nin 389 vd maddeleri uyarınca KABULÜ ile;  davaya konu ... sayılı icra takibinin %10 teminat ile davacı yönünden durdurulmasına\" karar verildiğini, ara kararın gerekçesi ise \"eldeki uyuşmazlıkta İİK'nin 72. maddesi uyarınca icra takibi başlatıldıktan sonra tedbiren icra takip dosyasının durdurulmasına karar verilememekle birlikte, HMK'nin 389 vd maddeleri uyarınca taraflar arasındaki hak / menfaat dengesi gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir\" şeklinde belirtildiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı Yasa'ya açıkça aykırı olduğunu, zira İcra ve İflas Kanununun, Hukuk Muhakemeleri Kanununa nazaran özel hükümler ihtiva etmekte olduğunu Özel Kanunda hüküm bulunduğu durumlarda Genel Kanun hükümleri uygulanmayacağını, Genel Kanunun ancak Özel Kanunda hüküm bulunmadığı ve somut olayın niteliğine ters düşmediği takdirde uygulanacağını,icra takibi başlatıldıktan sonra ikame edilen menfi tespit davalarında verilecek tedbir kararı ile ilgili \"özel bir düzenleme\" yer aldığını, İşbu hususta özel kanun hükmü varken genel kanun olan HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi mümkün olmayacağını, somut olayda uygulanması gereken özel hüküm olması sebebiyle İİK'nin 72/3. Maddesi iken, HMK'nin 389. Maddesi ve devamı hükümlerine göre ... sayılı icra takibinin %10 teminat karşılığında davacı yönünden durdurulmasına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının usule aykırı olduğunu, İİK madde 72 gereğince icra dosyasındaki paranın Alacaklıya ödenmemesi için dahi yüzde 15 teminat istenirken Mahkemenizce yalnızca %10 teminat mukabilinde takibin tamamen durdurulması ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece tedbir için belirlenen teminat miktarına da ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini,  20.03.2025 tarihli ara karar ile ... sayılı icra takibinin %10 teminat karşılığında davacı yönünden durdurulmasına dair verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, Mahkemeniz aksi kanaatte ise verilecek kararın istinaf yolu açık olmak üzere verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 20/05/2025 tarihli ara kararı ile;Davacı icra takibine konu edilen 16/04/2024 tanzim ve 10/05/2024 vade tarihli, 15.700.000,00-TL tutarlı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Her sahtelik iddiasında HMK 209.maddesi gereğince belgenin delil olarak dikkate alınmaması imkanı bulunmamaktadır. Ancak somut olayda, davacı tarafça yapılan şikayet kapsamında başlatılan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/64779 Soruşturma sayılı dosyada aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 30/10/2024 tarihli raporu uyarınca, bonodaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı yönündeki tespitin ciddi olması nedeniyle HMK 389.maddesi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararında usule aykırılık bulunmadığından \"İhtiyati tedbire yapılan itirazın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen tedbir kararının kanuna aykırı olduğunu, soruşturma dosyasında senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin ret kararının gerekçesinin somut gerçekliğe aykırı olduğunu, İİK'nin HMK'ye göre özel kanun olup özel kanunda hüküm bulunan durumda genel kanun hükümlerinin uygulanamayacağını, somut olayda uygulanması gereken hükmün İİK 72/3.maddesi olması gerekirken HMK'nin 389.maddesi ve devamı hükümlerine göre ... sayılı icra takibinin %10 teminat karşılığında davacı yönünden durdurulmasına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının usule aykırı olduğunu, İİK 72 maddesi gereğince icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi için dahi %15 teminat istenirken mahkemece yalnızca %10 teminat mukabilinde takibin tamamen durdurulmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece tedbir için belirlenen miktarına da itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra takibinden sonra bonodaki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili,  19/03/2025 tarihli duruşmada \"Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/64779 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma devam etmekte olup, adli tıp kurumundan aldırılan raporda sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiş olup, iddianame yazım aşamasındadır, bu nedenle öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulmasını talep ediyoruz,\" şeklinde beyanı ile takibin tedbiren durdurulmasını talep etmiş mahkemece aynı tarihli 2 nolu ara karar ile \" Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/64779 Soruşturma dosyası kapsamında aldırıldığı anlaşılan ve dosyaya sunulu adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesinin 30/10/2024 tarihli raporundaki tespitler dikkate alınarak; davaya konu ... sayılı icra takibinin %10 teminat ile durdurulmasına\" şeklinde  tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş,  20/05/2025tarihli ara karar ile  itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir.Tedbir kararı tarihinden sonra dosyaya sunulan 27.05.2025 tarihli ATK raporunda; \" İnceleme konusu senette atılı borçlu imzası bir kalem, senette yer alan yazılar farklı fiziki evsafta ikinci bir kalme yardımı ile oluşturulmuş olduğu, söz konusu senedin mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekapmanı aracılığı ile oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu senedin uzun kenarının standart A4 kağıdının kısa kenarı ile uyumlu olduğu, senedin üst kenarının forme kesim olmadığı, dosya kapsamında mevcut inşaat yapım sözleşme fotokopilerinde sağ alt köşelerde ...'un senette bulunan imzanın konum ve ebadı ile uyumlu imzalarının bulunduğu, inceleme konusu senedin sol alt kısmında \"...\" isim yazısı ve altında atfen atılı imzasının kalem bakiyeleri ve fulajı mevcut olduğu saptandığından senedin ...'un imzasından faydalanılarak oluşturulmuş olduğu,\" belirtilmiştir.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/64779 Soruşturma dosyası kapsamında aldırıldığı anlaşılan ve dosyaya sunulu 30/10/2024 tarihli ATK   raporunda ; \"senetteki yazılar ile ...'un mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığı, ... adına atılı borçlu imzası ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olduğu, atılı borçlu imzası bir kalem, senette yer alan yazıların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem yardımı ile oluşturulmuş olduğu,  inceleme konusu senedin atılı bulunan imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu.\" belirtilmiştir.Dosya kapsamına göre, alacaklısı ..., borçlusu ... olan; 16/04/2024 tanzim, 10/05/2024 ödeme tarihli, 15.700.000 TL bedelli senedin davalı tarafından ... sayılı dosyası ile takibe konu edildiği görülmektedir. İİK'nın 72/2.maddesinde yerini bulan özel nitelikteki emredici düzenlemeye rağmen, genel kanun olan HMK'nın 209/1. maddesine göre takip hukukuna ilişkin sonuç doğuracak şekilde ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi mümkün değil ise de; menfaat dengesi gözetilerek, ilerde telafisi güç veya imkansız zararların önüne geçilebilmesi açısından 6100 sayılı HMK'nun 389. maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, Kanunda bu hususun genel olarak düzenlendiği, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakıldığı, anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece  somut olayın özelliğine göre  sahtelik iddiasının yaklaşık ispatı halinde 6100 sayılı yasanın HMK 209. maddesine dayalı olarak aynı kanunun 389 ve devam maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Şartları oluşmasına rağmen HMK’nun 209 maddesinin takip hukukunda uygulanmaması halinde borçlu aleyhine taraflar arasında hak ve yarar dengesi bozulmuş ve borçlu yasal geçici hukuki korumadan faydalanma hakkından mahrum bırakılmış  olur. Eldeki dava dosyada mevcut iki adet ATK raporunda takip konusu bonoda davacı borçluya atfen atılan borçlu imzasının davacının mevcut imzalarından faydalanılarak oluşturulduğu tespit edilmiş olmakla HMK 389 maddesi kapsamında  belgenin sahteliği konusunda yaklaşık ispatın mevcut olduğu HMK 209. maddesindeki \"Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. \" hükmü gereği belgenin sahteliğine dair raporların mevcut olması karşısında, tüm hukuki ilişkilerde uygulanması gereken TMK 2.maddesindeki \"Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.\" ilkesi somut olayın özelliği, senet miktarı  dikkate alındığında taraflar arasındaki hak ve yarar dengesinin sağlanması bakımından mahkemece  takibin HMK 389. maddesine dayalı olarak makul oranda belirlenen  teminat karşılığı durdurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği  sonucuna varılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2025 tarih ve 2024/653 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30d943d78de96f66","SID":"86b9791639b4edb7"}}