{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1696 <br>KARAR NO: 2025/1865<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/232 E<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, müvekkilin mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile düzenlenen 13.02.2025 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına (Ek:2/1-2) dayanılarak düzenlenen, 20.02.2025 tarihli, ... no'lu ve 1.708.331,58-TL bedelli fatura ile müvekkil adına kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından, mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını ileri sürerek HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 20.02.2025 tarihli, ... no'lu ve 1.708.331,58-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile borç olarak tahakkuk ettirilen 1.708.331,58-TL'nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/128 D.İş- 2025/134 sayılı dosyasında,\"  Davalı tarafından davacının işletmesinin elektriğinin kaçak tüketim yapıldığı gerekçesiyle kesilmesi ihtimalinde, elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşul olduğu, kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu durumun  ağır ekonomik kayıba sebebiyet vereceği,  tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği anlaşıldığından; HMK 389 maddesi kapsamında davacının tedbir talebinin kabulü ile, 20.02.2025 tarihli, ... nolu, ... tesisat/hizmet numaralı 1.708.331,58 -TL bedelli faturadan dolayı ihtiyati tedbir talep edenin talebi doğrultusunda 1.708.331,58 TL'nin %20'si oranında teminatın 341.666,316‬ -TL  davacı tarafından yatırılması durumunda elektriğin kesilmemesi  elektrik kesilmiş ise yeniden davalı şirket tarafından davacıya ait işletmeye enerji verilmesine,  HMK 392/2 maddesine göre tedbir kararının uygulanması kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinde talep edilebileceğinden, tedbirin uygulanmasında yazı işleri müdürünün görevlendirilmesi talebinin reddine  karar vermek  gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleriyle 1-Davacının tedbir talebinin HMK.nun 389. Maddesi kapsamında kabulü ile;  20.02.2025 tarihli, ... nolu, ... tesisat/hizmet numaralı 1.708.331,58 -TL bedelli faturadan dolayı ihtiyati tedbir talep edenin talebi doğrultusunda 1.708.331,58 TL'nin %20'si oranında teminatın 341.666,316‬ -TL  nakit teminat (kesin ve süresiz teminat mektubu) davacı tarafından yatırılması durumunda tedbiren  dava sonuna kadar davacıya ait işyerinde  elektriğin kesilmesinin durdurulmasına, elektrik kesilmiş ise yeniden davacıya ait işyerine  davalı şirket tarafından  enerji verilmesine, karar verilmiştir. Bu karar itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından; \" Dava konusu mahal işyeri olup elektrik enerjisi iş yeri için \"olmazsa olmaz\" koşuludur. Kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, hukuk güvenliği bakımından şirketlerin ticari faaliyetlerinin devam ettirilmesi, ekonomik canlılığın devamının sağlanması, enerji ihtiyacının kesilmesi halinde sekteye uğrayacağı ve enerjinin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararının doğacağı hususunda yaklaşık ispat vasıtası getirilmiş olmakla HMK 389 md gereğince, dava konusu \"... Mah. ... cad. No:... Bayrampaşa/ İstanbul\" adresinin iş yeri olması elektrik enerjisi verilmemesi hali, gecikmesinde sakınca bulunan durum kabul edilerek, HMK 'nın 389. Maddesindeki ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünden gerekli şartların somut olayda mevcut olduğu anlaşılmıştır. Alınan teminat miktarının ise, teminatın tüm zararı karşılayacak miktarda olmak zorunda olmaması ve hâkim tarafından takdir edileceği gözetilerek, yeterli olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan sebeplerle ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu\" gerekçeleriyle ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda özet olarak; davanın belirsiz alacak talebiyle açılamayacağını, davacının kaçak kullanım yaptığını, tutanakların aksi sabit oluncaya dek geçerli olduğunu, ihtiyati tedbir karının kaldırılması  gerektiğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura nedeniyle  menfi tespit istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir  koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \" Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira  davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.  Bu itibarla, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/07/2025   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d00cc1f80023e537","SID":"ca904abd896606c3"}}