{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/465 <br>KARAR NO:2025/783<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/10/2021<br>NUMARASI:2016/527  E. -  2021/655  K.<br>DAVANIN KONUSU:Haksız rekabetin tespiti, maddi ve  manevi tazminat<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle haksız rekabetin tespitine ilişkin talebin kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı ...'ın yarı yarıya ortak olduğu adi şirket ile müvekkili şirket arasında 13/10/2014 tarihinde eser sözleşmesi kurulduğunu, ...'ın, anılan eser sözleşmesinin iş sahibi tarafını, ...'nun ise yüklenici tarafını teşkil ettiğini, yüklenici ... 20 metre boyunda bir tekne yapımını üstlendiğini ve adi şirket ortaklarından ...'ın da sözleşmeye konu teknenin bedelinin yarısını teşkil eden 270.000 Euroyu şahsen ve münferiden ...'na ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmesel ilişkinin, davalının ödeme yükümlülüğündeki isteksizliği sebebiyle bozulduğunu ve 01/04/2015 tarihinde davalının temerrüte düştüğünü, davalının bu durumu \"ödemezlik def'i\" kılıfı altında gizlemeye çalıştığını, davalının ödemezlik def'ini kullanabilmek için ilk etapta 30/03/2015 tarihli ihtarnamesinde müvekkili şirketinin \"tekne yapımında ayıp, eksiklik ve gecikmeye\" sebep olduğu iddia ettiğini fakat davalının, müvekkilinin gıyabında yaptırdığı delil tespiti neticesinde ortaya çıkan bilirkişi raporunda bütün bu iddialarının asılsız olduğunun ortaya çıktığını, daha sonra ödemezlik def'ini başka sebeplere dayandırdığını, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşmenin tüm içeriğini ifşa ettiğini, müvekkili şirket tarafından nerede ise tüm yükümlülükler ihlal edilmiş gibi gerçeği yansıtmayan beyanlarla müvekkilinin yanlış ve yanıltıcı ifadelerle kötülediğini, üstelik bu konudaki gerek sözlü gerekse ihtarname ve maillerle yazılı olarak tüm uyarılara rağmen bu tutumun devam ettiğini, davalının bu girişimleri ile müvekkilinin sektörde itibar kaybetmesine, müşteri kaybetmesine yol açtığını, davalının davacının prestij, tanınırlık, güven, kalite algısını tahrip ettiğini, ticari itibarını zedelediğini ve kazanç kaybına yol açtığını belirterek; izaha çalışılan ve yargılama sırasında görülecek sair nedenlerle, davalı ...'ın yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla davacıyı kötüleyerek şirketin ticari itibarını zedelediğini, noter kanalıyla gönderdiği ihtarnameler ve emailler ile söylemleri vasıtasıyla davacıyı tedarikçileri, çalışanları, müşterileri ve potansiyel müşterileri nezdinde yıllardır kazandığı haklı itibarını bozduğunu, tüm uyarılara rağmen bu haksız eylemlerine devam ettiğini ve davacının zorluklar yaşamasına sebep olduğunu,  işlerinin siparişlerinin iptaline kazanç kaybına yol açtığını iddia ederek, davalının haksız rekabet teşkil eden  eylemlerinin tespitine, önlenmesine,HMK'nın 107.maddesi uyarınca davacının bu nedenle uğradığı kazanç  kaybının tespiti ile bu kalem için şimdilik 500,00 TL'nin ve ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın faizleri ile beraber davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;  davacının haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davası açmasında hukuki menfaatinin olmadığını, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, TTK'nın 60. maddesine göre haksız rekabet iddiasıyla davayı açan taraf  için bir yıllık zaman aşımı süresinin öngörüldüğünü, davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın işbu davayı bir yıllık sürenin dolması akabinde açtığını, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine ilişkin davanın İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/250 esas sayılı dosyasında devam ettiğini, çalışanlar, tedarikçiler ve taşeronlar bizzat sözleşmenin ifasında görevli olduklarından davacının edimlerini yerine getirmediğinden haberdar olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... davalı tarafın davacı taraf ile yapmış oldukları sözleşmeye ilişkin bilgileri, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ,inşaatta geciktiği, bu sebeplerle ilişkinin çekilmez hale geldiği yönündeki beyanlarını dava dışı 3. Kişiler ile paylaşmış olduğu, bu üçüncü kişilerin davacı yanın birlikte iş yaptıkları kişiler olduğu, davalının bu davranışı neticesinde dosya kapsamındaki tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere davacının rakipleriyle, tedarikçileri ve müşterileri ile olan ilişkilerinin zedelendiği, (.. Tanık ...'in beyanından: ''... Davalı tarafında çalıştığımız taşeronlar ve tedarikçilerimize kötüleyici mailler attığını biliyoruz,davalının bu rahatsız edici eylemleri yüzünden 2 çalışanımız işten ayrıldı...'' Tanık ...'ın beyanından: ''.. davalı taraf tershaneye haber vermeksizin gelmeye başladı normalde müşteriler bir hafta önceden tershaneye gelmeden bildirirler ancak davalı sık sık tershaneye gelip daha önceden imzalanmış planlar olmasına rağmen  ben işin şurasını veya burasını beğenmedim bunu şu şekilde yapalım diye beyanda bulunuyordu bende davacı şirkete böyle bir değişiklik talebi var diye bildiriyordum hatta ufak tefekleri ise biz değiştiriyorduk,ancak daha sonra biz işin yapılacağı son şeklini tespit edip bundan sonra değişiklik yapmamaya karar verdik ama davalının değişiklik yönündeki talepleri devam etti davalı bize davacı şirket ile aralarındaki sorunlarıda anlatıyordu hatta daha sonra davalı benim çalıştığım tershane yetkililerine de mailler göndermiş en son mahkemeden gelmiş bir ihtar yazısınında tershaneye geldiğini de biliyorum bu nedenle tershane davacı şirketi arayarak bu durumu bildirmişti...'') dosyada mübrez ve davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerde davacının gemi inşasında geciktiği, sorularını cevapsız bıraktığı, sulh görüşmelerine katılmadığı, teknenin inşaatı konusunda endişe duydukları, sonrasında sözleşmenin feshedildiği ve ödenen bedelin iadesini istendiği yazışmaların dava dışı  ...'a da gönderildiği, ihtarname içeriklerine bakıldığında ...'tan bir talepte bulunulmadığı, ...'ın taraflar arasındaki sözleşmede taraf olmadığı, yine dava dışı şahıslar ... ve  ...'ın davalıya, bilgi alma taleplerini ... yöneltmesi gerektiği yönünde mail gönderildiği,  bu şekilde davalı tarafça, davacı tarafın faaliyetlerinin yanıltıcı açıklamalarla kötülendiği, iş ilişkileri hakkında herhangi bir belgeye dayanmadan ve iç ilişkide halledilmesi gereken meselelerle ilgili 3. Kişilere yanıltıcı beyanda bulunulduğu ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla haksız rekabet istemine ilişkin davanın kabulüne haksız rekabetin men'ine, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması ilkesi uyarınca manevi tazminata ilişkin talebin takdiren kısmen kabulüne karar verilmiştir.Maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan incelemede zararın varlığı ve miktarının ispatlanamadığı zira 2016 yılında ülke ekonomisinde de küçülmenin olduğu, davacı tarafın 2018 ve 2019 yıllarında net satışlarının yine artışa geçtiği görülmekle maddi tazminat isteminin reddine dair ...\" gerekçesiyle davacının haksız rekabet istemine ilişkin davasının kabulü ile davalının davaya konu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davacı yanın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulünü ile takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın maddi tazminat isteminin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın TTK'nın 54 vd. düzenlenen haksız rekabet kurallarına uygun bir karar olmadığını, mahkeme tarafından davalının haksız rekabet fiilinin isabetle tespit edildiğini, bilirkişi raporunda söz konusu şartların gerçekleştiğinin değerlendirildiğini, kararda davalı tarafça davacının faaliyetlerinin yanıltıcı açıklamalarda kötülendiği, iş ilişkileri hakkında belgeye dayanmadan iç ilişkide halledilmesi gereken meselelerle ilgili 3.kişilere yanıltıcı beyanda bulunduğu ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle söz konusu istemin kabulüne karar verildiğini ancak maddi ve manevi tazminat taleplerinin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, kararın hukuka aykırı, eksik tespitler üzerine kurulduğunu, 6 sayfalık gerekçeli kararın 5 sayfasının bilirkişi kök ve ek raporun kopyalanarak yapıştırılmasından ibaret olduğunu, mahkeme tarafından değerlendirme yapılmadığını, davacının prestij, tanınırlık, güven ve kalite algısının tahrip edildiğini ve kazanç kaybına yönelik açıklamalar ve delillerin mevcut olduğunu, müvekkilinin ... markası ile tekne üretimi yaptığını, bugüne kadar yarattığı değer ile müşterileri, tedarikçileri ve toplam nezdinde prestiji ve sektörde lider konumunda bulunduğunu, davalı tarafından ihtarnamelerin gönderildiğini, maillerin atıldığını, aleyhe anlatımların yapıldığı 3.kişi tedarikçiler iş yaptırdığı yerlerde zorluklar yaşamaya başladığını, 2 adet tekne yapım işini kaçırdığını, davacının uğradığı ticari itibar ve kazanç kaybına yönelik tanık ifadelerinin olduğunu, ek raporda zarar hesabının yanlış bir yöntemle yapıldığını,hatalı tespitlere varıldığına dair beyan dilekçesindeki ifadelerin tekrarlandığını, mahkemenin bilirkişi raporundaki çelişkili tespitleri bunlara ilişkin haklı, izahlı itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiğini, haksız fiilin gerçekleştiği 2015 yılının 2.yarısından sonra davacının kazanç kaybının bilirkişi raporu ile de kesin bir şekilde ispatlanmasına rağmen mahkemece her nedense 2018 ve 2019 yıllarında net satışların yine artışa geçmesi gibi hatalı ve muhakemeden uzak bir tespitte bulunduğunu, manevi tazminat talebinin ise yazılı deliller ve tanık ifadeleri ile sabit olduğu üzere davacının haksız rekabet öncesi yarattığı değer ile müşterileri tedarikçileri ve toplum nezdinde prestijli bir sektörde lider konumda bulunduğunu, güven ve kalite algısının ciddi oranda tahrip edildiğini, ticari itibarının zedelendiğini, eksik ve hatalı bir hüküm kurulduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın tüm talepler bakımından kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davacı şirket ve davacı şirketin ortağı ... arasında 13.10.2014 tarihinde imzalanan kompleks ve üç taraflı edimler yükleyen sözleşmeye göre dış kabuk halinde yarım kalmış bir teknenin tamamlanması ve bu süreçte %50'şer ortaklı bir şirket kurulması, tekne bittikten sonra kullanımının %50'şer şekilde paylaşımı, konaklamasız kiraya verme şeklindeki bir işletmecilik ile gelir temini konularında mutabık kalındığını, müvekkilinin tüm edimlerini zamanında ve eksiksiz yerine getirdiğini ancak davacı ve şirket ortağı ... sözleşmenin 4.maddesinde yer alan tüm ekstra fazla ödemelerin davacı şirket tarafından yapılacaktır hükmüne rağmen sözleşme hükmü dışına çıkılarak bedelin müvekkilinden talep edildiğini, 18.03.2015 tarihli mailde müvekkilinin kabul etmediği tekne kıç platformunun yapım bedelinin oldu bittiye getirilerek müvekkilinin üzerine yıkmaya çalıştıklarını, bunu kabul etmeyince agresifleşerek müvekkilinin talep ettiği hususları, projelerin takdimi, CE sertifikasyonu konusundaki mevcut bildirim vs gibi haklı neden olmaksızın yerine getirilmediğini, şirket ortağı ...,...'nın göndermiş olduğu 18.03.2015 tarihli mailde şirketten çıkmak istediğini söylediğini, 20.03.2015 tarihli mailde sağlık sebepleri ile ortaklıktan çıkmak istiyorum beyanları ile müvekkilinin sözleşmeye olan güveninin ve inançlarının boşuna çıktığını, ciddi şüpheye düştüğünü, bilgi ve belgelerin müvekkilinden saklandığını ve ödemelerin haklı bir biçimde durdurulduğunu, müvekkilinin şirket ortağı ile iletişimini yeniden düzeltmek adına sulh görüşmesine davet ettiğini, davacı ortağının görüşmeye katılmadığı gibi hemen akabinde sözleşmeden döndüğünü, 08.05.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, yazışmalar ve ihtarnamelerde haklılıklarının ortada olduğunu, davacı şirketin itibar kaybından söz edilemeyeceğini, davacının bahsettiği...  Ltd Şirketinin davacı şirketin iş vereni olmadığını, davacı şirketin iş bulduğunu, projelendirme kısmını adı geçen şirkete yaptırdığını, dolayısıyla davacının itibar kaybından söz edilemeyeceğini, hukuki ilişkide davacının iş veren pozisyonunda olduğunu, zira şirket yetkilisinin 18.03.2015 tarihli mailinde... Ltd Şirket yetkilisi ...'dan da \"ELEMANIM\" olarak bahsettiğini, müvekkilinin davranışlarında haksız rekabet teşkil eden herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, sözleşme konusu edimin ifasında görevli kişilerin bizzat konuya vakıf olduğunu, ticari ilişkisinin zedelenmiş olmasının sebebinin müvekkili olamayacağını, dava dilekçesinde bahsedilen çalışanlar, tedarikçiler ve taşeronların bizzat sözleşmenin ifasında görevli olmaları sebebiyle davacı tarafın sözleşme edimlerinin zamanında yerine getirilmediği konusunda bizzat bilgi sahibi olduğunu, ... Şirketinin projenin üretim sürecini gerçekleştirdiğini, şirkete ait tersanede üretimin yapıldığını, tekne ile delil tespitine gidildiğinde şirket yetkililerinin bu durumdan haberdar edilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin hukuki haklarını kullandığını, davacının iddia ettiği zararı ispatlayamadığı gibi iddia edilen zarar ile müvekkili eylemleri arasında nedensellik bağınında kurulamadığını, müvekkili tarafından proje hakkında bilgi almak amacıyla gönderilen mailler sebebiyle tersane ile sorunlar yaşadığını beyan ettiğini, müvekkiline ilk maili atan kişinin ... yetkilisi ...olduğunu, maddi tazminat talebinin ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eylemi olmadığını, iddia edilen hiçbir hususun ticari menfaat sağlamak amacıyla yapılmadığını, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, Yargıtay kararında belirtildiği üzere kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir beyanın olması bu beyanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması nihayetinde beyanın yanlış, yanıltıcı, incitici olması gerektiği, sulh görüşmelerine dahi katılmayan davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bilgi almak istendiğini, müvekkilinin eyleminin içeriğinin gerçekle bağdaşır nitelikte olduğunu, objektif yanlışlık içermediğini, müvekkilinin sadece sözleşmeye güvenerek bahsi geçen konularda bilgi almak istediğini, bilirkişi raporunda kusurun varlığına dair kesin bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin kusurunun şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edilemediğinden manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, davacı şirketin mali tabloları incelendiğinde dönem net karı/zararındaki dalgalanmanın haksız rekabetten kaynaklı olmadığı, ana sebebinin finansman giderinin olduğunun açık olduğunu belirterek, davacının istinaf talebinin reddine, kendilerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 54.vd maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi, kazanç kaybının ve manevi zararların tazmini istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sözleşme ilişkisinin varlığı, sözleşmenin feshedildiği, karşılıklı mail yazışmalarının ve ihtarnamelerin mevcudiyeti hususlarında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil ediyorsa davacının eylemden dolayı maddi zarara uğrayıp uğramadığı, kabul edilen manevi tazminat miktarının isabetli olup olmadığı, bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına uygun olup olmadığı, verilen kararın usule ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, protokol başlıklı olarak davacı ve davalı ile dava dışı davacı şirket ortağı ... arasında 13.10.2014 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmede ortaklar olarak dava dışı ... ve davalı, üretici/satıcı olarak davacı şirket, alıcı/işleten olarak ise dava dışı ... AŞ olduğu, sözleşmenin 2.maddesinde; halen üretici/satıcı davalı firma tarafından ... Tersanesinde yapımı devam edip kabuk halinde bulunan 20 metre boyundaki motor yat ile ilgili tarafların belirtilen şartlarda mutabık kaldıklarının ifade edildiği, taraflardan ... ile ... arasında %50'şer oranlı ... AŞ'nin kurulmuş olduğu, bu şirketin imalat aşamasında olan teknenin alıcı ve işleteni olacağı, davacı tarafından ... Tersanesinde kabuk kısmı ahşap olarak yapılan tekne bittiğinde sıralanan ekipman ve demirbaşlara sahip olacağı, yapımı devam eden tekneye satıcı ve üretici davacı tarafından sözleşme imza edilinceye kadar 270.000,00 EURO harcama yapıldığı, teknenin tamamen ve eksiksiz olarak tamamlanması için belirtilen harcamaların yapılması gerektiği, bahis konusu harcamaların ... Firması kurucularından ... tarafından yerine getirileceğinin belirtildiği, 3.maddede, imal edilecek tekneye ait malzeme listesinin sıra halinde fiyatlarının ise EURO bazında gösterildiği, 4.maddesinde; sözleşmesinden imzalanmasından sonra maddedeki sıralanmaya bakılmaksızın ... tarafından davacı şirkete toplam 270.000,00 EURO ödeneceği, davacının geçmişteki tüm mesleki tecrübesi ile sıralamaya bakılmaksızın tüm işleri 270.000,00 EURO ile yapacağını taahhüt ettiği, tekne için gerekli olan tüm fazla ödemelerin davacı tarafından gerçekleştirileceğinin belirtildiği, 5.maddede, davalının yapacağı başlangıç ödemeleri ve diğer ödemelere yer verildiği ve 6.maddede teknenin en geç 15.05.2015 tarihinde tam, mükemmel ve seyir yapmaya uygun şekilde denize indirileceği, belirtilen tarihte teknenin denize indirilememesi durumunda davacı şirket tarafından 2013 model teknenin geçici olarak işletilmesi için... Şirketi tarafından hazır edileceği, 7.maddede 2 yıl boyunca kullanım hataları dışındaki her türlü ayıbın davacı şirketin garantisinde olduğu ve diğer hususlara yer verildiği, protokolün toplam 14 maddeden oluştuğu, 14.maddede sözleşmenin süresiz olarak imza edildiği, sözleşme konusu teknenin satımı ile ortadan kalkacağının ifade edildiği, ekinde ise 20.02.2015 tarihinde taraflar arasında ... ile davalının %50'şer ortağı olduğu, ... Şirketine ait teknenin taraflar arasındaki sözleşmedeki düzenleme çerçevesinde giriş kısmı ile 1.maddede Temmuz başı Eylül sonu arasındaki dönemde güney sahillerinde bulunacağı, diğer zaman diliminde ... kalacağı ve diğer hususlara yer verildiği, teknenin kullanımı ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı,  sözleşmede tersanede yapımı devam eden teknenin bulunduğu ... Şirketinin temsilcisi olduğu anlaşılan ... tarafından 18.03.2015 tarihinde davalıya mail gönderildiği, söz konusu mailde, tersane ziyaretinde sorulan soruların cevaplarının ... tarafından temin edilmesi gerektiği belirtilerek kolay gelsin ifadesinin kullanıldığı, davalı tarafça mail sonrasında davalı tarafça cevaben bunların hem onlardan hem de davacı tarafından rica etmesinin ana nedeninin daha önce teknenin yapımına ait bazı hatalı üretimler olduğu, mutfağın yanlış yerde konumlanması ve ayrıca bazı bilgileri ... Firması ve ... Bey'den zamanında temin edememiş olmasından kaynaklandığını, bu iletişim gecikmelerinin teknenin yapımında bazı gecikmelere neden olduğu, firmanın bildiği üzere yapılan teknenin iç dizaynında ekipman seçiminde ... ve ... Ailelerinin ortak kararının şart olduğu ve yapılan teknenin ... Bey ile %50'şer ortağı olduğu, ... Firmasına ait olduğu yani teknenin... firmasına ait olduğu, iç dizayn ve tarafların ortak mutabakatı ile yürütülmek zorundu olduğunun belirtildiği devamında teknenin yapım hedeflerinin 15 Mayıs tarihine kadar yetişmeyeceğinin kesinleştiği, ... Bey'in tek taraflı olarak belirlediği 15 Haziran tarihinden teknenin denize inmesinin temin etme amacı ile mevcut iş gidişatına destek olmak için işini gücünü bırakıp haftada bir tekneyi ziyaret ettiğini, bu ziyaretlerinde yanında Nisan başından beri teknenin kaptanlığını yapacak ... Bey'inde hazır bulunduğunu, 3  ziyarette teknenin başında yaklaşık yarımşar saat zaman geçirildiğini hiç kimsenin işine karışılmadığını, müdahale edilmediğini, sadece tekne ile ilgili teknik sorular sorularak ...  Bey ve ... Firmasından sağlıklı biçimde alamadıkları bilgileri almaya çalıştıklarını, mail atmaları sonucunda kendisinin bugünden itibaren yaklaşım ve tavrını değiştirmeye ve artık herşeyi sorgulamaya karar verdiğini çünkü yapılmakta olan şeyin sahibi ... Firmasının yarısı ortağının kendisi olduğunu, yarısının ise ... Bey'in şahsına ait olduğunu dolayısıyla ... Firması kadar onların ana üretici olarak sorulara cevap vermek zorunda olduklarını, sadece makul bilgiler almaya çalıştığını vb hususlara yer verildiği, teknenin ... klas sertifikasyonu yürüten firmanın iletişim bilgileri davacı ile ... Firmasındaki arasındaki sözleşme, ekipman listesindeki marka ve model ayrıntılarının talep edildiğinin belirtildiği, davalının mailinin dava dışı teknenin imal edildiği tersane sahibinin maili sonucunda 18.03.2015 tarihinde yazıldığı, dava dışı ... tarafından aynı tarihli davalıya gönderilen mailde ,tekne bitmeden hiçbir şeyin sahibi olmadıklarını şu anda teknenin davacı şirketin aktifinde ve güvencesinde olduğunu, kendisinin ve ekibini kimsenin sorgulamayacağını, ne tür problemler veya soru varsa ofise buyurmalarını ve ofiste görüşmelerini, telefonda bahsettiği gibi bugünden itibaren tekneyi satmaya çalışmaları gerektiğini, tekne avansı olarak yollanan meblağların satış sonrası katılım payı nispetinde kar ve zararı tespit etmeleri gerektiğini, olmadığı takdirde tekneyi tamamen davalının almasının teklif edildiğini, kendisinin davalı ile tekne paylaşımı yapamayacağını anladığını, öncelikle motorun ödemesini halletmelerinin gerektiğini, halen cevap alamadığını, kendisinin baskıya gelemeyeceğini, ... Şirketindeki hissesini birini bulmalarını ve hemen devredeceğini bunların yaptıktan sonra güvendikleri kaptana talimat vermelerini ve sorgulamaya başlayabileceği vb ifadelere yer verildiği, 18.03.2015 tarihinde dava dışı tersane sahibi ... tarafından gönderilen mailde, iş hayatının gizliliğini paylaşmayı hiçbir zaman düşünmediğini ayrıca istenilmesininde bundan böyle ... elemanları olmadığı gibi kendilerinin atlanıp elemanlara sorulan soruları nezaketsiz olarak telaki ettiklerini ancak kullanılan ekipmanların sorulabileceğini onlarında mail olarak yollandığını, başkaca konuşacak bir konu olmadığını, teknede yapılan yanlışlık dendiğini, mutfak yerinin anlatıldığı halde anlayamadıklarını, kendi imalatlarının seyrinde devam ettiğini, bugüne kadar samimiyetle davranışının yanlış anlaşıldığını belirterek gereksiz ve bilgisiz davranışlarından suçlamalardan vazgeçilmesini ifade ettiği, 18.03.2015 tarihli başka bir mailde davalıya hitaben cevap verildiği, ... olarak sadece davacı şirkete yer kiraladıklarını, teknenin yıllar önce teslim edildiğini,... yükümlülüğünden çıktığını sadece kira sözleşmelerinin bulunduğunu belirttiği, aynı tarihte davalı tarafça gönderilen mailde tek sıkıntının iletişim eksikliği ve ... Bey'in kimsenin kendisine birşey soramaz tavrı olduğunu, yapılan teknenin iç dizaynının 3 kişinin onayından geçmek zorunda olduğunu, sadece ... Bey'in zevkine göre olmadığını bunun sözleşmede açık olduğunu vb hususlara yer verildiği, ... tarafından gönderilen mailde, muhatabın kendisi ve davacı şirket olduğunu defalarca anlattığını, ...'a herhangi bir soru veya soruşturma yapmamaları gerektiğini belirttiklerini, tersaneyi kendi vasıtasıyla tanıdıklarını, kendisinin ricasıyla imalata sokulduğunu, oraya girmenin iş kazaları ve emniyet için yasak olduğunu, imalata saygı duyulması gerektiğini, tekne için 86.000,00 EURO ödendiğini, memnun olmadıkları ve tekneye güvenilmediği takdirde üretimi durdurup satışa çıkaracağını, ödemenin iade edileceğinin kendisinin bugüne kadar 400.000,00 EURO ödediğini vb hususlara yer verildiği, davalı tarafça İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/42 D.İş sayılı dosyasında davacı şirket ile dava dışı ... aleyhine tespit talebinde bulunduğu, tespit talep gerekçesinin üretim ile teknenin denize inecek duruma hangi tarih itibariyle gelmesine ilişkin olduğu, 21.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak Nisan ayı itibariyle durdurulan yat işinin normal koşullarda Haziran ayında bitirilebileceği, tarafların yapılan işle ilgili kuşkularının, tereddütlerinin yersiz olduğu, işin Türk ... kapsamında revize edilen yatın daha önce yapılan teknelere benzer şekilde ... sertifikası alacak şekilde yapıldığının belirtildiği, davalı tarafça 30.03.2015 tarihli ihtarnamenin davacı şirkete gönderildiği, davacı şirketin ise 21.04.2015 tarihli Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünü ve menfi  zararların ayrıca şirketin markasının itibarını zedeleyen tutumların durdurulmasının talep edildiği, içeriğinde sözleşmenin 5.maddesi gereğince ödenmesi gereken Mart 2015 ayının taksitinin ödenmediği bu nedenle 04.05.2015 tarihi itibariyle temerrüte düşüldüğü, ihtarnamedeki ödeme definin yasadaki aranan şartları taşımadığı belirtilerek TBK 125.maddesi gereğince sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı, sözleşme ilişkisinin geçmişe etkili olarak ortadan kalktığının bildirildiği, bu süreç içerisinde ticari organizasyonun zamanın sermayenin bu işe hasredilmiş kalındığından 60.000,00 EURO kazanç kaybı ve diğer zararlarla beraber protokol gereğince yükümlülüklerin yerine getirilmediği, özellikle 3.kişilere de yansıtılan kasıtlı, amaçlı ve taciz boyutuna varan iddia ve tutumların kurumsal kimlik ve markası üzerinde itibarı zedeleyici etkileri göz önüne alınarak TTK 54 ve MK. 24 hükümlerinden doğan hakları saklı kalmak kaydı ile durdurulmasının belirtildiği,  taraflar arasında çok sayıda ihtarnamelerin mevcut olduğu, davacı tarafça 09.05.2016 tarihinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların karşılıklı olarak açmış oldukları adi ortaklıkla ilgili  tazminat davasının İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 Esas sayılı dosyasında birleştirildiği, mahkemece uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle 28.12.2017 tarihli karar ile mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 29.06.2018 tarihli ilamı ile; asliye hukuk mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği ve dosyanın İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/422 Esas sayılı numarasında derdest olduğu görülmüştür. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında tanık beyanları alınarak bilirkişi raporu düzenlettirilmiştir.Davacı tanığı Kemal 02.06.2017 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; kendisinin ... Tersanesinde gemi inşaat mühendisi olarak çalıştığını, davacının işlerini tersanede yaptırdığını, son projede yapılan teknenin davalıya satılacağını, teknenin yapım aşamasında davalıyı da tersaneye gelmesi nedeniyle tanıdığını, davalının tersaneye haber vermeksizin gelmeye başladığını, normalde müşterilerin gelmeden bir hafta önce bildirdiklerini ancak davalının sık sık tersaneye gelip daha önce imzalanan planlar olmasına rağmen beğenmediği işleri belirttiğini, davacı şirkete değişiklik talebini bildirdiklerini, davalı taleplerinin devam ettiğini, şirket ile arasındaki sorunları da anlatığını, tersane yetkililerine de mailler göndermiş olduğunu, teknenin yap boz işlemi nedeniyle yapımının uzun sürdüğünü, tersanede yer işgal ettiğini bu nedenle tersanenin davacı tarafla bir daha çalışmaya sıcak bakmamaya başladığını, davacının 45 metrelik tekne yapımına ilişkin talebini kabul etmediklerini, iki adet tekne yapım işini reddediklerini beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince taraf tanıkları dinlendikten sonra bilirkişi kök ve ek raporları alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Dava, TTK'nın 54.vd maddeleri gereğince açılan haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve  manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar arasında, tekne yapım işi ile ilgili olarak ve  ayrıca aynı sözleşmenin devamında adi ortaklıkla ilgili karma nitelikli sözleşmenin mevcudiyeti ve ek olarak sözleşme konusu teknenin bitirilme tarihi ile kullanım şekline dair sözleşmelerin olduğu tartışmasızdır. Her iki taraf, sözleşmede bir takım edimler yüklenmiştir. Protokol başlıklı sözleşmede, davalı şirket 1. maddede üretici/satıcı, davalı ve dava dışı ... AŞ ise alıcı/işleten konumundadır. Sözleşme tarihi 13.10.2014 'tir. Sözleşme konusu ve davalı ile dava dışı ... ...'ın %50'şer ortağı olduğu teknenin kullanımı ve işletilmesine dair sözleşme ise 20.02.2015 tarihlidir. Taraflar arasında düzenlenen 13.10.2014 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin 6. maddesinde, teknenin en geç 15.05.2015 tarihinde tam, mükemmel ve seyir yapmaya uygun şekilde denize indirileceği belirlenerek kabul edilmiştir. 20.02.2015 tarihinden sonraki aşamada davalının imalat aşamasındaki teknenin üretildiği dava dışı ...AŞ'nin tersanesine giderek tekne ile ilgili olarak bilgiler istediği, talepte bulunduğu bu talepler sonucunda dava dışı tersane yetkilisi olduğu anlaşılan kişinin 18.03.2015 tarihinde davalıya göndermiş olduğu mailde, tersane ziyaretlerindeki soruların cevaplarının ... tarafından temin edilmesi ifadesi ile taraf yazışmalarının başladığı anlaşılmaktadır. Her iki tarafın sözleşme ilişkisi kapsamında karşılıklı edimler yönünden uyuşmazlık içerisinde oldukları, bunlar arasında finansal edimlerinde yer aldığı görülmektedir. Maillerin içeriğinde,  sözleşme konusu üretim aşamasında olan ve işletimi konusunda anlaşmaya varılan   tekne ile ilgili  sorular ve finansal ödemelere dair açıklamalar ve eleştiriler mevcuttur.Davalı tarafın sözleşme ile teknenin denize inmesi ve işletilmesi tarihinin yaklaşması üzerine ziyaretlerde bulunarak sorular yönelttiği anlaşılmaktadır. İşletme saiki ile sözleşme ile işe girerek sermaye aktaran kişinin bir kısım konularda soru yöneltmesi veya müdahalede bulunmuş olması haksız rekabet oluşturmaz. İddia konusu mailler, tersane yetkilisinin davalıya göndermiş olduğu maille başlamıştır. Özellikle sözleşmede belirlenen tarihin yaklaşmış olması, davalının göndermiş olduğu maili tersane yetkililerine göndermiş olması ve  kısım eleştirilerde bulunmuş olmasının tek başına kötüleme olarak kabul edilemez. Kötülemenin kabul edilebilmesi için yapılan faaliyetin gereksiz ve incitici şekilde ileriye sürülecek açıklamalarla yapılması gerekir. Ayrıca iddiaların gerçek dışı olması da aranır.Taraflar ve dava dışı tekne imalatçısı yöneticileri arasındaki mail yazışmalarında karşılıklı olarak bir kısım sert ifadeler kullanılmış ise de söz konusu ifadelerin ancak incitici nitelikte olabileceği bunun kötüleme olarak kabulünün yerinde olmayadığı, diğer taraftan mail gönderilen şirketin teknenin üretimini gerçekleştirilen şirket olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen tanıklar ise şirketin kendi çalışanlarıdır. Bu kapsamda, mailin ve karşılıklı gönderilen maillerin içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafı yanlış tanıtan, kötüleyen bir beyana rastlanılmamıştır. Bu nedenle TTK'nın 54 vd. maddelerdeki düzenlemelerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde mahkemenin haksız rekabetin varlığına yönelik tespiti ile bunun sonucu olarak da manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.TTK'nın 54. maddesinde, haksız rekabet üst başlığı altında amaç ve ilkeler düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak ifade edilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ticari uygulamalar başlığı altında 55/1 fıkrada, hangi hâllerin haksız rekabet halleri içerisinde yer aldığı belirtilmek üzere (a-5.) bendinde, kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatları ile karşılaştırmak ya da 3.kişiyi benzer yollardan öne geçirmek düzenlemesine yer verilmiştir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça ilgili yasal düzenlemenin hangi  bendine dayanıldığı belirtilmemiş olmakla birlikte söz konusu yasal düzenleme ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. TTK 54/2.fıkrada; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralana ve diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiş olmakla birlikte davalı tarafın mail gönderdiği dava dışı ... Şirketinin öncelikle davacı şirketin rakibi olan firmalar arasında olmadığı ve en önemlisi de gönderilen maillerin içeriğinin bir bütün olarak haksız rekabeti oluşturur nitelikte bulunmaması nedeniyle mahkeme tarafından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekir iken kısmen kabul kararı isabetli görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesi gerekmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin yatırılmış olan 862,42 TL'den mahsubu ile artan 247,02 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep hâlinde, davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan; a-Reddedilen manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10/3. maddesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,b-Reddedilen diğer talepler için  hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yapmış olduğu 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarının bakiyelerinin, hükmün kesinleşmesinden sonra, yatıran taraflara iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 93,10 TL posta gideri olmak üzere toplam 283,80 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, davacının yatırdığı istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,d-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,9-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,10-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 08.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e47b8978a9964ef","SID":"9b2539ce42082454"}}