{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/464 <br>KARAR NO:2025/782<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/12/2020<br>NUMARASI:2017/745   E. - 2020/684  K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı... A.Ş yönünden tamamen, davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;müvekkili banka tarafından davalı ...A.Ş. lehine davalı ...' ün müşterek ve müteselsil kefaletiyle kredi hesapları açıldığını ve kullandırıldığını, davalılara verilen kredilere ödeme yapılmaması nedeniyle kredi hesaplarının Gebze ... Noterliğinin 03/04/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile 31/03/2017 tarihinde kat edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalılar hakkında... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların takibe ve borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların itirazının  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek, takibe konu alacakları için;  asıl kredi borçlusu ... A.Ş. için;  52.612,86 TL asıl alacak, hesap kat tarihinden takip tarihine kadar yıllık %15,60 oranında 4.702,96 TL akdi faiz, 235,14 faizin %5 gider vergisi, 243,06 TL masraf ve 407,82 TL ihtar masrafı, takip tarihinden tahsiline kadar yılık %23,40 oranında temerrüt faizi ve temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 58.201,84 TL üzerinden,  müşterek ve müteselsil kefil ... için; 52.612,86 TL asıl alacağa hesap kat ihtarından, borçlunun temerrüt tarihi olan 07/04/2017 tarihine kadar işlemiş 383,36 TL %15,60 oranında akdi faiz ve 19,17 TL faizin %5 gider vergisi, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 6.479,40 TL %23,40 oranında temerrüt faizi, 323,97 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 243,06 TL masraf, 407,82 TL ihtar masrafı, takip tarihinden tahsiline kadar %23,40 oranında temerrüt faizi ve temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 60.469,64 TL üzerinden; tüm borçlular için deposu talep edilen 8 adet çek için 10.440,00 TL nakit deposu üzerinden; (bu arada nakde dönüşmesi halinde hakde döndüğü tarihten tahsiline kadar işleyecek %23,40 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte tahsili) iptaline, takibin iş bu davada belirtilen asıl alacak tutarlarına işleyecek temerrüt faizleri ile  devamına,  %20 oranında  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle;  davacı bankanın mevcut kredi borcuna ilişkin olarak teminat olarak verilmiş çeklerin tahsil işlemlerinin tamamlamadığını ve müvekkili hakkında temelinde borcu karşılar miktarda çek olmasına rağmen icra takibi başlatıldığını, kefilin ...Ltd. Şti.'nin olduğunu ve hesabında banka kredi riskinin üzerinde para bulunmasına rağmen iş bu borcun sadece bir kısmının tahsil edilmesi ve bu şirketin icra takibine hiçbir şekilde dahil edilmemesi i ile davacı bankanın yasaya aykırı işlemler yapmış olduğunu, davacının  hukuka aykırı bir şekilde müvekkili hakkında icra takibi başlattığını savunarak, davanın reddi ile takibin iptaline ve davacı bankanın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Uyuşmazlığın temelinin, davacı .... ile davalı... A.Ş. arasında düzenlenen ve davalı ...' ün müşterek ve müteselsil kefaletiyle 05/02/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıların davacıya borçlu olup olmadıkları, borçlu oldukları takdirde takipteki asıl alacak ve feri kalemlerle birlikte toplam borç miktarının tutarı konusunda olduğu görülmektedir.Hemen belirtmek gerekir ki, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların hesabın kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelecekleri, muacceliyet için kat ihtarının tebliğine gerek olmadığı, kat ihtarının tebliğinin ancak muhatap borçlu ya da kefil için takip öncesi temerrüt durumunu etkilediği, öte yandan genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan kişilerin asıl borçlu gibi kredi borcundan kefalet tutarları kadar hukuken sorumlu bulundukları, bu bağlamda asıl borçlunun genel kredi sözleşmesindeki kredi borçlarını geri ödeyememesi halinde alacaklının pekala müteselsil kefilleri takip ve dava edebileceği konusunda duraksama yoktur.Yukarıda belirtilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davacı bankanın davalılardan ne kadar tutarda alacaklı olduğuna ilişkin olarak hesaplama yapılması için dosya bankacılık alanında uzman bilirkişi ...' e tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi tarafından 10/12/2018 tarihli rapor ve 04/11/2019 tarihli ek rapor dosyaya sunulmuştur.Ancak rapor içeriğinin denetlenebilir olmadığı ve ayrıca raporda maddi hataların bulunduğu anlaşılmakla rapor hükme esas alınmamış, mahkememiz dosyasının 07/01/2020 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı uyarınca; ''tarafların iddia, itiraz ve savunma haklarının kısıtlanmaması açısından dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile dava ve takip konusu alacağın ferileri ile beraber doğup doğmadığı hususunda ve tarafların aşamalardaki teknik bilgi gerektiren talep, beyan ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarına karşı yapmış oldukları itirazların tek tek karşılanarak; ayrıca bilirkişi raporlarını da birleştirici mahiyette, yeni bir rapor alınmasının istenmesine, bilirkişi heyetinin bankacılık konusunda uzman ve bankacılık alanında öğretim görevlisi olan 2 kişi olarak oluşturulmasına'' dair karar verilmiş olup, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, emekli banka müfettiş ve müdürü ... ve emekli banka müdürü ... tarafından 06/06/2020 tarihli rapor ve 19/10/2020 tarihli ek rapor dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 06/06/2020 tarihli kök rapor ile 19/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamında bulunan delillerle uyumlu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği görülmekle, raporlar hükme esas alınmıştır.Dosya içerisindeki mevcut belgeler ve bilirkişi raporlarına göre davalıların genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladıkları anlaşılmıştır.Davalılara ihtarnamenin 05/04/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve davalıların icra takibiyle temerrüde düştükleri anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından davacı banka kayıtları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve hesaplamalar neticesinde, davacı bankanın, davalı asıl borçlu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden;-Nakit alacaklar yönünden; Davacı banka takip 12/07/2017 tarihi itibariyle davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilden; 52.612,86 TL asıl alacak, 4.760,41 TL %48 işlemiş akdi ve %62,40 temerrüt faizi, 238,02 TL faizin %5 BSMV, 243,06 TL masraf, 407,82 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 58.262,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, takip 12/07/2017 tarihinden itibaren 52.612,86 TL asıl alacak üzerinden yıllık %23,40 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması gerektiği,-Çek yaprakları garanti bedelleri depo talebi yönünden; 8 adet çek yaprağının Genel Kredi Sözleşmesi 9.21.maddesine uygun olarak davacı bankaya iade edilmesi veya her bir çek yaprağı için kat 05/12/2017 tarihi itibariyle 410,00 TL ve 1.410,00 TL tazmin bedelleri üzerinden toplam 10.440,00 TL' nin sözleşmenin 9.21.gereğince davalı asıl borçlunun yine sözleşmenin 10.9.m.''... mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından)'' gereğince de müteselsil kefilin bankaya nakden yatırması gerektiği, her bir çek yaprağı için kat 05/12/2017 tarihi itibariyle 410,00 TL ve 1.410,00 TL tazmin bedelleri üzerinden toplam 10.440,00 TL' nin davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin bankaya nakden yatırması gerektiği, takip 12/07/2017 tarihi itibariyle; çek garanti bedellerinden; 8 adet çek yaprağı garanti bedeli 10.440,00 TL' nin depo edilmesi gerektiği, çek yaprakları takip/ dava tarihinden sonra tazmin edildiğinde tazmin tarihinden itibaren tazmin tarihindeki sözleşme şartlarına uygun temerrüt faiz oranı ve %5 BSMV' nin uygulanmasının mümkün bulunduğu,Davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefiller; TBK 589.maddesi; Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen 1.000,000,00 TL azami miktarla sınırlı olması nedeniyle yukarıda tespit edilmiş olan toplam 58.262,17 TL nakit ve 10.440,00 gayrinakdi çek karnesi depo bedellerinin tamamından ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından 1.000,000,00 TL kefalet limitine kadar sorumlu bulunduğu anlaşılmış, taleple bağlılık ilkesi gereği , asıl alacak yönünden 52.612,86 TL üzerinden, işlemiş faiz yönünden 4.702,96 TL üzerinden, faizin BSMV'si olarak 235,14 TL üzerinden, masraf alacak kalemi yönünden 243,06 TL üzerinden ve ihtar masrafı yönünden 407,82 TL üzerinden olmak üzere, toplam 58.201,84 TL nakdi alacak ve 10.440,00 gayrinakdi çek karnesi depo bedellerinin tamamına hükmolunmuş, kefilin sorumlu olduğu tutar borçlunun sorumlu olduğu tutar kadar olabileceğinden kefil yönünden talep olunan fazlaya dair kısım reddolunmuş, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.9 maddesi uyarınca çek garanti bedellerinden kefilin sorumlu olduğunun açıkça kararlaştırılmış olduğu anlaşılmış, her ne kadar davalı... vekili kefaletten kurtarılmış oldukları savunmasında bulunmuş ise de sözleşmenin müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmasından dolayı bu savunmaya itibar edilmemiştir.Alacak likit ve itiraz haksız olmakla asıl alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.  Açıklanan nedenlerle... \" gerekçesiyle davanın davalı... A.Ş yönünden tamamen, davalı ... yönünden kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür etmemek üzere, davalıların ... Sayılı icra takibine itirazlarının kısmen iptali ile, takibin her iki davalı açısından ; asıl alacak yönünden 52.612,86 TL üzerinden, işlemiş faiz yönünden 4.702,96 TL üzerinden, faizin BSMV'si olarak 235,14 TL üzerinden, masraf alacak kalemi yönünden 243,06 TL üzerinden ve ihtar masrafı yönünden 407,82 TL üzerinden olmak üzere, toplam 58.201,84 TL nakdi alacak ve 10.440,00 TL gayri nakdi alacak yönünden, -takip tarihi olan 12.07.2017 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar- 52.612,86 TL nakdi asıl alacağa %23,40 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, davalı ... yönünden fazlaya dair talebin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olmakla asıl alacak tutarı olan 52.612,86 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili yönünden verilen kararın tamamen hatalı olduğunu, raporla tespit edilmiş olduğu üzere TBK'nın 587.maddesi gereğince müvekkili şirketin kefalet borcundan kurtulmuş olduğu hususunun sabit olduğunu, mahkemenin açık yasa hükmüne aykırı hareket ettiğini, kararın tamamen hatalı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunda genel kredi sözleşmesine 4.000.000,00 TL kefalet limiti ile kefil olan... Ltd. Şirketi'nin bulunduğunu, şirketin davacı bankanın müşterisi olduğunu, kredinin temerrüte uğradığını beyan edilen tarihlerde bu şirketin hesaplarında borç miktarının kat kat üstünde para bulunmasına rağmen kredi borcunun bu şirketten tahsil edilmediğini, icra takibinde bu şirketin borçlu olarak gösterilmediğini, bankanın kefil ... Ltd Şirketi hakkında icra takibi başlatmamış olmasının bu şirketin kefalet borcundan kurtarılması itibariyle müvekkilininde kefalet borcundan kurtulmuş olduğunun kabulü gerektiğini, söz konusu şirketten para tahsil edilmemesi ve kefaletten kurtarılması nedeni ile müvekkilininde kefaletten kurtulmuş olduğunun kabulü gerektiğini, bankanın ödemesini yapmamış olduğu ve 5941 sayılı Çek Kanununun geçici 3.maddesi itibari ile ödemesini yapmak zorunda olmadığı, çek sorumluluk bedellerini tahsil etmesi şeklindeki kararında kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararında hukuka uygun tek bir yön bulunmadığını, yapılan itirazlara rağmen müvekkilinin 10.440,00 TL gayrinakti çek karnesi depo bedelinden de sorumlu olduğu şeklinde hüküm tesis edildiğini, 5941 sayılı Çek Kanununun geçici 3.maddesi gereğince bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak muhatap bankanın 3.maddenin 3.fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30.06.2018 tarihinde sona erer hükmü gereğince davalı bankanın herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ve ancak bankaya ibraz edilmiş ve banka tarafından ödemesi yapılmış çek yapraklarına ilişkin talepte bulunabileceğinin açık olduğunu, raporda sözleşmeye işaret edildiğini, sözleşmede bu bedelin depo edileceğinin yazılı olduğu, geçici 3.maddeye konu çek yapraklarının eski tarihli olanlara ilişkin olduğu iddiasının davacı bankanın söz konusu sorumluluk bedelini tahsil edebileceği şeklinde gayri yasal beyanlarda bulunulduğunu, mahkeme tarafından beyanlara itibar edilerek  davanın bu yönü ile kabulüne karar verildiğini, davacının hiçbir şekilde temerrüt söz konusu olmaksızın icra takibi başlattığını, müvekkilinin müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğunu, bu bedelin tahsil imkanı olmasına rağmen tahsil edilmeyerek sadece müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine ve  %20 oranında kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile asıl borçlu ile kefil aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda  davanın davalı... AŞ yönünden tamamen, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalılardan... AŞ ile davacı banka arasında genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davalının genel kredi ve teminat sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil olarak yer aldığı konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davalı kefilin kefaletten dolayı sorumluluğunun olup olmadığı, çek yaprakları ile ilgili depo bedelinden sorumlu olup olmadığı, dava dışı ... Ltd Şirketi'nin takip ve dava konusu kredi sözleşmesinde kefil olup olmadığı, adı geçen şirket hakkında dava açılmamış olmasının ve davalı kefil yönünden verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket ile davacı bankanın ... Şubesi arasında 1.000.000,00 TL limitli 04.02.2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede yalnızca davalı gerçek kişinin müştereken ve müteselsilen kefil olarak yer aldığı, kefalet limitinin kefalet türünün kefalet tarihinin ve isim ve soy isminin el ile yazılı olduğu, kefalet tarihinin 05.02.2016 olarak belirtildiği, davacı banka tarafından 14.05.2014 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi ön bilgi formunda davalı şirket ile dava dışı... Ltd şirketin imza ve kaşesinin olduğu, söz konusu 15.05.2014 tarihli sözleşmedeki müteselsil kefilin dava dışı ... olarak yer aldığı, sözleşme limitinin ve kefalet limitinin dava dışı şirket ve kefilin yer aldığı sözleşmede 2.000.000,00 TL olduğu, davacı şirketin tarafından davalı şirkete  Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen 27.06.2016 tarihli ihtarname i davalı şirketten borcun ödenmesi ve çek karnesini iadesini talep ettiği, ihtarname içerisinde ... Şubesi ile kredi sözleşmesi kapsamında çek karnelerinin verildiği, verilen çeklerden hamilleri tarafından bankaya ibraz edilenler için  23.06.2016 tarihinde toplam 1.290,00 TL'nin çek hamillerine ödendiği halen 41 adet çek yaprağı için 5941 sayılı Çek Yasası gereğince ödemesi garanti edilen toplam 52.890,00 TL'nin bankanın depozitolar hesabına nakit olarak depo edilmesinin talep edildiği, 31.03.2017 tarihli Gebze ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin ise davalılarla birlikte dava dışı... Ltd Şirketi hakkında düzenlendiği, söz konusu ihtarnamede Sultançitfliği Şubesi ile muhataplardan... AŞ lehine diğerlerinin müşterek ve müteselsil kefaleti ile genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden açılmış bulunan ticari kredi nedeniyle 24.12.2016 vd vadeli taksitlerin vadesinde ödenmediği, tüm borcun muaccel hale geldiği, 31.03.2017 tarih itibariyle 130.524,46 TL alacağın bulunduğu, kredi borçlu şirketinin sözleşme gereğince hesap özetinde belirtilen borçlusuna çek karneleri verildiği, 12.01.2017 tarihinde toplam 1.290,00 TL tutarın çek hamillerine ödendiği belirtilerek ticari kredi nedeniyle 130.524,46 TL, çek karnesinden dolayı 1.378,75 TL ile diğer alacaklar olmak üzere toplam 132.082,88 TL alacağın ve 29 adet çek yaprağının garanti edilen toplam 40.050,00 TL depo bedelinin depo edilmesinin belirtildiği, davacı banka tarafından davalılar hakkında ... sayılı dosyasında 52.612,86 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 60.773,76 TL alacağın tahsili amacı ile 12.07.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde ayrıca halen iade edilemeyen 8 adet çekin garanti tutarları toplamı 10.440,00 TL'nin nakdi teminat olarak depo edilmesi gerektiği belirtilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip öncesinde yapılan 79.470,02 TL tahsilatın borçtan düşüldüğü belirtilerek takip başlatıldığı, davalıların birlikte vermiş olduğu dilekçe  ile borca ve ferilerine itiraz ettikleri, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince harca esas değer 58.201,84 TL üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, dava dilekçesinde asıl kredi borçlusu ve kefil yönünden ayrı ayrı alacak miktarlarının gösterilmiş olduğu, dava dilekçesinde takip konusu alacağa esas genel kredi sözleşmesinin 1.000.000,00 TL limitli 05.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunun açıkça  belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemeleri gerçekleştirilmiştir.10.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı banka ile davalı şirket arasında 05.02.2016 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalı ...'ün sözleşmeyi 1.000.000.00,TL'lik kefalet limiti ile sözleşmeyi imzaladığı ayrıca banka ile başkaca sözleşme ve kefaletlerinde imzalanmış olduğu, dava dışı ...'in ve...Ltd Şirketininde başkaca sözleşmelerde kefil olarak yer aldıkları, kat ihtarının kefile 05.04.2017 tarihinde tebliğ edildiğinden 07.04.2017 tarihinde temerrüte düştükleri, hesap kat ihtarı itibariyle 114.273,85 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam bankanın 118.390,07 TL alacaklı olduğu, takip tarihi itibari ile davacının asıl alacak ve ferileri toplamı talebinin 54.025,38 TL olduğu, davalıların dava konusu borç için verilmiş çeklerin tümü tahsil edilmeden takibe geçilerek alacağın yüksek gösterilmesine neden olunduğu savunması karşısında yapılan araştırmada, banka elindeki çeklerden tahsil edilenlerin hesaplardan mahsup edildikleri, tahsil edilemeyen çeklerinde icra takibine konu edildiklerin görüldüğü, davalıların buna ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının toplam 54.025,38 TL alacaklı olduğu, 52.612,86 TL asıl alacak üzerinden %23,40 oranında takip tarihinden itibaren temerrüt faizi ve bunun %5  gider vergisi istenebileceği  belirtilmiştir.Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde; deposu talep edilen çeklerle ilgili açıklama yapılmadığını, ihtardan sonra ve takipten önce 05.04.2018 tarihinde 13.808,81 TL ve 23.06.2017 tarihinde ise 65.661,21 TL ödeme yapıldığını, bakiye ana paranın 52.612,86 TL olduğunu belirterek depo talep edilen çeklerle ilgili bir belirleme olmadığını belirterek itiraz etmiştir.Davalı ... vekili, rapora karşı itiraz dilekçesinde; genel kredi sözleşmesine 4.000.000,00 TL kefalet ile kefil olan... Ltd Şirketinin bulunduğunu, davacı bankanın müşterisi olduğunu, temerrüt tarihinde şirket hesaplarında borç miktarının kat kat üzerinde para bulunmasına rağmen kredi borcunun söz konusu şirketten tahsil edilmediği gibi kefil olan müvekkili hakkında takip başlatıldığını, söz konusu şirketin takipte gösterilmediğini, davanın genel kredi sözleşmesinin kefili olan şirkete ihbarını talep ettiklerini, davacı bankanın borç miktarını  tahsil etmeyerek temerrüt oluşturduğunu belirtmek suretiyle yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. 05.11.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; taraf vekillerinin rapora itirazları ayrı ayrı değerlendirilerek, raporda belirtildiği üzere 4.000.000,00 TL kefalet limitli genel kredi sözleşmesinde... Ltd Şirketininde bulunduğu, söz konusu şirketinde incelenmesi gerektiği, takipte borçlu gösterilmediğinin belirtildiğini, bu itirazın yerinde olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki  olduğu gibi davalının imzaladığı kefalet sözleşmesininde adi kefalet sözleşmesi olmayıp müteselsil kefalet sözleşmesi olduğu dikkate alındığında alacaklının bu tür kefaletler için sadece kefillerden birine  başvurmasını engeller bir kuralın olmadığını, iadesi sağlanamamış 29 adet çek karşılığı olarak 40.050,00 TL'nin nakden blokesinin istenebileceği belirtilmiştir.Davacı vekili yeniden rapor alınması talebinde bulunmuştur.Davalı ... vekili ise rapora itiraz etmiştir.09.06.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı banka ile davalı şirket ve davalı ...'ün müteselsil kefil sıfatı ile 1.000.000,00 TL limitli 05.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesini imzalamış oldukları, davacı banka ile davalı şirket arasında ayrıca 17.04.2014, 15.05.2014, 24.08.2014 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmeleri ile 26.10.2015 tarihli kefalete ilişkin ek protokoller imzalandığı, söz konusu protokollerde ...'in 8.000.000,00 TL limitli... Ltd Şirketinin 4.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil oldukları, söz konusu sözleşmelerde davalı ...'ün kefalet imzasına rastlanılmadığı, davalının 05.12.2016 tarihinde imzalanmış olan 1.000.000,00 TL limitli ...'ye dayalı kullandırılan kefalet limitinin 1.000.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, davacı banka tarafından davalı şirkete ilk taksit ödemesinin 24.11.2016 tarihinde başlamak üzere taksitli ticari kredi ödeme planını düzenlemiş olduğu, ödeme planının davalılar tarafından imzalanmış olduğu, ödeme planının taksitli ticari kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği, TBK 586 ve 587.maddeleri kapsamında davalının müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu sözleşmeyi kapsayan kredi borçlarından davalının müteselsil kefilininde sorumlu bulunması nedeni ile takdirin mahkeme ait olduğu, kat tarihi itibari ile davacı bankanın toplam 172.582,88 TL alacaklı olduğu, kat ihtarnamesinin 05.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 24 saat sonrasında muhatapların 07.04.2017 tarihinde temerrüte düşmüş oldukları, davacının icra takibinde toplam 60.773,76 TL talep ettiği ve ilaveten 8 adet çekin garanti tutarları toplamı 40.440,00 TL'nin depozito hesabına nakdi teminat olarak depo edilmesinin talep edildiği, davacı bankanın nakit krediler nedeniyle takip tarihi itibari ile asıl borçlu ve kefilden toplam 58.262,17 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, gayri nakdi depo talep edilen krediler alacak tutarının ise 5941 sayılı Çek Kanununun 3.maddesi gereğince taraflar arasında imzalanan 05.02.2016 tarihli ...'nin çek karnesi verilmesine bağlı gayri nakdi kredi başlıklı 9/21.maddesi içeriğine uygun olarak davacı banka tarafından davalı asıl borçluya 105 adet toplam çek yaprağının teslim edildiği, borçlu yedinde toplam 8 adet iade edilmemiş çek yaprağı bulunduğu, 10.440,00 TL'nin davalının asıl borçlu müteselsil kefilin 10.09 maddesindeki mevduattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından Çek Kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarları yönünden bankaya nakden depo etmesi gerektiği kanaatine varıldığı, asıl borçlu kefilin sözleşme kapsamında depo bedelinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.Rapora tarafların beyan ve itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.19.10.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalının itirazları değerlendirildiğinde TBK 587.maddesi gereğince diğer kefil... Ltd Şirketinin kefaletten kurtarılmış olması takip yapılmamış olması itibariyle müvekkilininde kefaletten kurtulduğunu, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kök raporun 7.sayfasında TBK 586 ve 587 maddeleri yazılmak suretiyle takdirin mahkemeye ait olduğunun belirtildiğini, davalının 5941 sayılı yasanın 3.maddesi gereğince ibraz edilmemiş çek yapraklarına ilişkin olarak ödemekle yükümlü olduğu bedele ilişkin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu tespitine rağmen depo edilmesi gerektiği şekilde yasal dayanaktan yoksun bir yorum yapıldığını, söz konusu beyanların kök raporda değerlendirildiğini, sözleşmenin 9.21maddesi içeriğine uygun olarak çek karnesinin verilmesine bağlı olarak gayri nakdi kredinin davalı asıl borçluya teslim edilen 105 adet çek yaprağının 2015-2016 yıllarında basım işlerinin yapılmış olduğu, geçici 3.maddedeki  düzenlemenin 30.06.2018 tarihinde sona ereceğine ilişkin olduğu, dava konusu çek yapraklarının 2015 ve 2016 tarihlerinde basımının yapılmış olması nedeni ile takip tarihinde sorumlu oldukları, geçici maddede bankaların 31.12.2012 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini vereceği ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecekleri, yayım tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümler üzerine düzenlenen eski çeklerin hukuki geçerliliğinin devam edeceğinin belirtildiği, bankanın kendi müşterisi olan... Ltd Şirketine karşı iddialarını ise mahkemenin değerlendirilmesine bağlı olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, bilirkişi heyet raporuna göre davanın, tahsilde tekerrür olmamak üzere, kısmen kabulüne ve her iki davalı yönünden 58.201,84 TL nakdî alacak ile 10.440,00 TL gayri nakdî alacağın tahsili için takibin devamına karar verilmiştir.İcra takibine konu edilen ve davalı borçluların itirazı üzerine dava açılan genel kredi sözleşmesinin tarihi 04.02.2016'dır. Bu husus bilirkişi raporlarında açıkça ifade edilmiştir. Söz konusu genel kredi sözleşmesinde davalı kefil sözleşmeyi 1.000.000,00 TL limit kefalet tutarı ile müştereken ve müteselsilen TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarına uygun şekilde imzalamıştır. Davacı banka ile davalı şirket arasında takip ve dava tarihine konu olan davacı bankanın ... Şubesi tarafından kullandırılan 04.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinden daha önce 17.04.2014, 15.05.2014, 24.08.2014 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmeleri ve ayrıca 26.10.2015 tarihli ek protokol düzenlenmiştir. Söz konusu sözleşmede yer alan müteselsil kefiller dava dışı ... ile yine dava dışı... Ltd. Şirketi'dir.Takip konusu kredi sözleşmesinden dolayı dava dışı şirketin sözleşmede herhangi bir kefaleti mevcut değildir. TBK'nın 587/2 fıkrası gereğince borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumludur.Diğer taraftan yukarıda yer verildiği üzere, davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesinde dava dışı şirketin kefaleti söz konusu değildir.Bu nedenle davalının buna dair aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalı kefilin şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 10.9 maddesinde; kredinin müteselsil kefalet karşılığı kullandırılması ve müteselsil kefillerin sorumluluğu başlığı ile müteselsil kefillerin müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü kredi ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından Çek Kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten ve müteselsil kefil sıfatı ile krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlardan bankaya karşı her bir müteselsil kefilin el yazısı ile belirtmiş oldukları kefalet limitlerine kadar limit artırımı hâlinde ise ilgili limit artırım sayfalarında yazılı tutarlar dâhil olmak üzere hesaplanacak toplam tutar kadar müteselsil kefil sıfatı ile 10 yıl süreli olarak sorumlu oldukları, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazıları ile belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK'nin ilgili hükümlerine uygun olarak kabul ettikleri hususlarına yer verilmiştir.Davacı banka şubesi ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine davalı ... müşterek ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kefalet sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan  TTK'nın 583.maddesinde aranan yasal şekil şartlarının sağlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Bununla birlikte, kefalet sözleşmesinde, kefilin aynı zamanda gayri nakdî alacaklardan da sorumlu olacağına dair bir kayıt yer almamaktadır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/689 Esas, 2018/1624 Karar ve 06.11.2018 tarihli emsal ilamında da belirtildiği üzere, gayri nakdî alacaktan dolayı sözleşmede açıkça depo bedelinden kefilin sorumluluğu düzenlenmediğinden ilk derece mahkemesince 10.440,00 TL  gayri nakdî alacak  yönünden davanın reddine kara verilmesi gerekirken, gayri nakit alacaktan davalı kefilin sorumluluğuna karar verilmesi hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan, bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarında davalı kefil gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmsine, bu doğrultuda;1-Davanın davalı... AŞ yönünden tamamen, davalı ... yönünden kısmen kabulüne, bu doğrultuda:a-Nakdî alacak yönünden; tahsilde tekerrür etmemek üzere, davalıların ... Sayılı icra takibine itirazlarının kısmen iptali ile takibin her iki davalı açısından asıl alacak olan 52.612,86 TL, işlemiş faiz 4.702,96 TL, faizin BSMV'si olarak 235,14 TL, masraf alacak kalemi yönünden 243,06 TL, ihtar masrafı yönünden 407,82 TL üzerinden olmak üzere toplam 58.201,84 TL nakdî alacağın tahsili için devamına;  52.612,86 TL asıl alacağa yıllık %23,40 oranında temerrüt faizi işletilmesine; davalı gerçek kişi aleyhinde fazleye ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, b-Gayri nakdî alacak yönünden; davalı... AŞ'nin gayri nakdî alacak kalemine yönelttiği itirazın iptali ile 10.440,00 TL gayri nakdî alacak yönünden  takibin devamına; davalı ... yönünden gayri nakdî alacağa ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2-Nakdî alacak likit olup itiraz haksız bulunduğundan, asıl alacak tutarı olan 52.612,86 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 10.522,57 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Nakdî alacak yönünden; alınması gereken harç 3.975,77 TL harçtan, peşin alınan 728,83 TL'nin (690,08 TL+38,75 TL) mahsubu ile bakiye 3.246,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Hazineye irat kaydına,4-Gayrinakdi alacak yönünden; alınması gereken harç 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın sadece davalı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacının nakdî alacak için yapmış olduğu 728,83 TL (690,08 TL+ 38,75 TL) harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine;  gayri nakdî alacak için davacı tarafça yapılan 54,40 TL harç giderinin sadece davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından harç dışında yapılan 2.900,00 TL yargılama giderinin, davalı gerçek kişinin sorumluluğu  2.791,25 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı ... tarafından yapılan 55,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2,06 TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden -nakdi alacak yönünden- kabul edilen miktar üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 8.366,24 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden -nakdi alacak yönünden- reddedilen miktar üzerinden, hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.267,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden -gayrinakdi alacak yönünden- hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sadece davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden -reddedilen gayrinakdi alacak yönünden- hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, 12-Taraflarca yatırılmış olan gider ve delil avans bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,13-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılmış olan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı ...'e iadesine,b-Davalı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harç gideri ile 54,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 274,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e  verilmesine, 14-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,15-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a048575e511abb9","SID":"f529cb2f24fe84ee"}}