{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/878 <br>KARAR NO: 2025/1014<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  28/05/2025 ek karar <br>NUMARASI: 2024/1077 E. - 2024/1091 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: İhtiyati haciz isteyen vekili 27/06/2024 tarihli dilekçesi ile; Dilekçenin ekinde sunulan 04/06/2024 keşide tarihli ve 450.000,00 TL tutarlı ... Seri Nolu  takibe konu çekin ödenmediğini,  vadesi gelen ve herhangi bir rehinle de teminat altına alınmamış olan alacak açısından ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, borçluların mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 01/07/2024 tarihli ve 2024/1077 D.İş Esas, 2024/1091 D. İş Karar  sayılı kararı ile, ihtiyati haciz koşulları oluştuğu kabul edilerek, talebin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiğini, İhtiyati hacze itiraz eden ...Limited Şirketi itiraz dilekçesi ile; Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müvekkili şirketinin ikametgahının Kartepe/Kocaeli olduğu, yetkili mahkemenin ve icra dairesinin Kocaeli İcra Müdürlükleri olduğunu, mahkeme yetkisine ilişkin itirazların kabulü ile yetkisiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 28/05/2025 tarihli ek kararı ile; Somut olayda, ihtiyati hacze konu çekin keşide ve ödeme yerinin Kocaeli olduğu, aynı zamanda itiraz eden karşı tarafın ikametgahının da Kartepe/Kocaeli olduğu, diğer borçlu ikametgahının mahkememiz yetki alanında bulunmadığı ile itiraz eden borçlunun faktoring sözleşmesinin tarafı olmadığı yetki şartının kendisini bağlamadığı, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla, İhtiyati hacze itiraz eden karşı tarafın; ihtiyati haciz kararına yetki yönünden yaptığı itirazın kabulüyle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2024 tarih ve 2024/1077 D. İş, Esas 2024/1091 D.İş karar sayılı kararının ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf ... Ltd. Şti. yönünden KALDIRILMASINA, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemenin 2024/1077 D. İş sayılı dosyası 28/05/2025 tarihli gerekçeli ek kararında verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı tarafın haksız itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, borçluların takip başlatıldıktan sonra ileri sürdüğü itirazları mahkeme tarafından değerlendirmemesi gerektiğini, İİK. 266. madde düzenlemesi gereğince takip başlatıldıktan sonra ihtiyati haczin kaldırılması için yetkili mahkeme İcra Mahkemesi olduğunu, İİK hacze itiraz sebeplerini sınırlı olarak belirlediğini, mahkemenin verdiği yetkisizlik kararının yerinde olmadığını, Çeke dayalı alacaklar, kambiyo senetlerinden doğmaları nedeniyle kural olarak aranacak alacak niteliğinde olduğunu, bu sebeple TBK’nın 89/1. maddesi doğrudan uygulanamayacağını, borçlu ihtiyati haciz kararının yetkili mahkemede alınmadığı, ödeme yasağı mevcut olmasına rağmen ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olmadığı  iddiasında olduğunu, müvekkili tüm ticari işlemlerinde gerek Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe gerekse sair tüm mevzuata uygun hareket ettiğini, itiraz eden borçluların diğer tüm iddiaları gibi bu yöndeki iddiaların da gerçeklik payı bulunmadığını, karşı taraf süresi içerisinde yetki itirazında bulunmadığından yetki itirazının dikkate alınmaması gerektiğini, mahkemenin yetki itirazının kabulü yönünde kurduğu karar hatalı olduğunu,  emsal Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere takibe konu çek alacağı götürülecek borç niteliği kazandığını, müvekkili şirket ile akdedilen Faktoring Sözleşmesinde İstanbul mahkemelerini ve icra müdürlükleri yetkili kılındığını, söz konusu sözleşmenin tarafları da tacir olmakla birlikte yetkiye ilişkin mutabakat da sözleşme içeriğinde mevcut olduğunu, davalının yetkiye ilişkin itirazı somut olaya uygun düşmediğini ve bu husus gözetilmeden verilen karar hukuka uygun olmadığını, ihtiyati haciz talepleri doğrultusunda kurulan 01.07.2024 tarihli değişik iş kararı hukuka uygun olmasına rağmen mahkemenin 28.05.2025  tarihli usul ve esas yönünden hukuka uygun olmayan ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair ek kararın kaldırılarak, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi hakkında verilen 01.07.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının itiraz eden yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 Sayılı İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri, çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İhtiyati hacze konu çekin ... bank,  Kocaeli -Bekirpaşa şubesine ait olduğu, çek keşide yerinin Kocaeli, keşide tarihinin 04/06/2024 olduğu, itiraz edenin keşideci olduğu ve süresinde bankaya ibraz edildiği, keşideci imzası tutmadığından işlem yapılamadığının belirtildiği görülmüştür. Çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Yine kambiyo senetlerinde ve bu bağlamda çekte hak doğrudan doğruya çeke ait kayıtları ihtiva eden evrakta tecessüm ettiği için çekteki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle TBK'nun 89/1 maddesine göre çekteki borcun götürülecek borç olduğunu kabul etme imkanı bulunmamaktadır. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesince, yetki itirazının kabulü ile, ihtiyati hacze itirazın bu borçlu yönünden kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  28/05/2025  tarih ve 2024/1077 E., 2024/1091 K. Sayılı ek kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı talep eden  tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ca83c217ecf1323","SID":"c5164ea06ddf6b28"}}