{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/879 <br>KARAR NO: 2025/1016<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  02/05/2025 ek karar <br>NUMARASI: 2025/487 E. - 2025/469 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: İhtiyati haciz isteyen vekili 06/03/2025 tarihli dilekçesi ile; Dilekçenin ekinde sunulan 25/02/2025  keşide tarihli, keşide yeri Antalya olan, ... çek numaralı, 14.059,70 'lik takibe konu çekin ödenmediğini, vadesi gelen ve herhangi bir rehinle de teminat altına alınmamış olan alacak açısından ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, borçluların mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 10/03/2025 tarihli ve 2025/487 D.İş Esas, 2025/469 D. İş Karar  sayılı kararı ile; ihtiyati haciz koşulları oluştuğu kabul edilerek, talebin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiğini, İhtiyati hacze itiraz eden  ... Anonim Şirketi vekili 18/03/2025 tarihli itiraz dilekçesi ile; Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müvekkili şirketinin ikametgahının Döşemealtı/Antalya olduğunu, çek keşide yerinin Antalya olduğu bu bağlamda yetkili mahkemenin Antalya Mahkemesi olduğunu, dava konusu çekin müvekkili tarafından lehtara 18/12/2024 tarihinde ... kargo firması ile gönderildiğini, dava konusu çekin kargoda kaydolduğunu, çekin iptali için İstanbul Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/87 Esas sayılı dosyasında ikame edildiğini, 30/01/2025 tarihinde çek hakkında ödemeden men yasağı konulduğunu, buna karşılık ihtiyati haciz kararı verildiğini usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin ihtiyati haciz kararını kaldırmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 02/05/2025 tarihli ek kararı ile; Somut olayda, ihtiyati hacze konu çekin Keşide ve ödeme yerinin Antalya olduğu, aynı zamanda itiraz eden karşı tarafın ikametgahının da Döşemealtı/Antalya olduğu, diğer karşı taraflar adreslerinin de mahkememiz yargı çevresinde bulunmadığı ile itiraz eden karşı tarafın dosya kapsamında bulunan faktoring sözleşmesinin tarafı olmadığı bu itibarla yetki sözleşmesinin tarafı bağlamadığı, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından, -İhtiyati hacze itiraz eden karşı tarafın; ihtiyati haciz kararına yetki yönünden yaptığı itirazın kabulüyle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2025 tarih ve 2025/487 D. İş, 2025/469 D.İş kararının ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf ... Tic. ve San. A.Ş. yönünden  KALDIRILMASINA, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2025/487 D. İş sayılı dosyası 02.05.2025 tarihli gerekçeli ek kararında verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı tarafın haksız itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, borçluların takip başlatıldıktan sonra ileri sürdüğü itirazları mahkeme tarafından değerlendirmemesi gerektiğini, İİK. 266. madde düzenlemesi gereğince takip başlatıldıktan sonra ihtiyati haczin kaldırılması için yetkili mahkeme İcra Mahkemesi olduğunu, İİK hacze itiraz sebeplerini sınırlı olarak belirlediğini,  borçlu yalnızca ihtiyati haczin sebebine, Mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin itirazları ileri sürebileceğini, bu sebepler dışındaki itirazlarının dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili tüm işlemlerinde gerek  Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe gerekse sair tüm mevzuata uygun hareket ettiğini, itiraz eden borçluların diğer tüm iddiaları gibi bu yöndeki iddiaların da gerçeklik payı bulunmadığını, karşı taraf süresi içerisinde yetki itirazında bulunmadığından yetki itirazının dikkate alınmaması gerektiğini, mahkemenin yetki itirazının kabulü yönünde kurduğu karar hatalı olduğunu,  emsal Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere takibe konu çek alacağı götürülecek borç niteliği kazandığını, müvekkili şirket ile akdedilen Faktoring Sözleşmesinde İstanbul mahkemelerini ve icra müdürlükleri yetkili kılındığını, söz konusu sözleşmenin tarafları da tacir olmakla birlikte yetkiye ilişkin mutabakat da sözleşme içeriğinde mevcut olduğunu, davalının yetkiye ilişkin itirazı somut olaya uygun düşmediğini ve bu husus gözetilmeden verilen karar hukuka uygun olmadığını, ihtiyati haciz talepleri doğrultusunda kurulan 15.01.2025 tarihli değişik iş kararı hukuka uygun olmasına rağmen mahkemenin 02.05.2025  tarihli usul ve esas yönünden hukuka uygun olmayan ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair ek kararın kaldırılarak, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi hakkında verilen 10.03.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının itiraz eden yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Hacze itiraz eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Haciz talep eden tarafın istinaf talebindeki iddiaların kabul etmediklerini, ihtiyati haciz talep eden tarafından, müvekkili şirketin yerleşim yeri adresinde ihtiyati haciz talebinde bulunulması gerektiğini,  çeke dayalı borçlara ilişkin icra takibi ve ihtiyati haciz taleplerinde, ilk önce borçlunun yerleşim yerinde söz konusu işlemlerin yapılması gerektiğinin Yargıtay'ca kabul gördüğünü, faktoring sözleşmesinde, İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınması müvekkili şirketi bağlamayacağını yetkili olan yer sözleşmeye göre geçerlilik kazanamayacağını, karşı tarafın ihtiyati haciz kararının kaldırılması için talepte bulunulması gereken mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğu iddiası hukuka aykırı olduğunu beyanla karşı tarafın istinaf talebinin reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 Sayılı İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri, çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Kambiyo senetlerine dayalı alacaklar aranacak borç niteliğinde olup,, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanmaz ve HMK’nın 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelmez. İhtiyati hacze konu çekin keşide yerinin Antalya, Keşide tarihinin 25/02/2025 tarihi, ihtiyati hacze itiraz edenin keşideci  olduğu yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve banka tarafından ATM tedbir kararına istinaden işlem yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. Somut olayda, ihtiyati hacze konu çekin Keşide yerinin Antalya olduğu, aynı zamanda itiraz eden karşı tarafın ikametgahının da Döşemealtı/Antalya olduğu, diğer karşı taraflar adreslerinin de mahkemenin yargı çevresinde bulunmadığı ile itiraz eden karşı tarafın dosya kapsamında bulunan faktoring sözleşmesinin tarafı olmadığı bu itibarla yetki sözleşmesinin tarafı bağlamadığı, mahkemenin yetkisiz olduğu ve ihtiyati hacze itirazın süresinde olduğu anlaşılmakla itiraz edenin yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının itiraz eden yönünden kaldırılmasına karar verilmesi yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  02/05/2025 tarih ve 2025/487 E., 2025/469 K. Sayılı ek kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı  talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına3-Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"224f95b0db985b1f","SID":"d9f6c22399d157da"}}