{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/792 Esas<br>KARAR NO: 2025/988<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 10/04/2025 <br>NUMARASI: 2025/234 Esas, Derdest, Ara Karar <br>İHTİYATİ TEDBİR<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili talep dilekçesinde özetle;  davacı ile dava dışı şirket arasında 17/08/2023 tarihli işçilere yemek sağlanması ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından yemek hizmeti verilmesine rağmen dava dışı şirket tarafından bedelinin ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine Rusyada dava dışı şirkete karşı dava açıldığını, kesinleşen yabancı mahkeme kararına göre davalının organik bağı bulunan dava dışı şirketten 5325912,00 ruble ana para ve 266295,00 ruble 60 kapik cezai şart ödemesine hükmedildiğini, davalı şirket ile dava dışı şirketin kurucusunun aynı kişi olduğunu, genel müdürünün aynı kişi olduğu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, aynı merkezden yönetildiğini, bu nedenlerle davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, müvekkilinin davayı kazanması halinde hak ettiği alacaklarının tahsilinin imkansız hale gelmesi tehlikesinin söz konusu olduğunu, davalı tarafın 29/02/2024 tarihli eksik ödenen sözleşme bedellerinin ödenmesi talebine yönelik gönderilen ihtarnameden beri yaklaşık 1 senedir borcunu ödemediğini, organik bağ içinde olduğu dava dışı ... firmasını da borca batık hale getirdiğini, hal böyle olunca müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması ve telafisi imkansız zarara uğramaması adına davalının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan 5.325.912 Ruble 00 kapik ana borç tutarı, 266.295 ruble 60 kapik cezai şart alacağına yetecek miktarda menkul ve gayrimenkullerinin ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacaklarının üzerine takdiren teminatsız olarak tensiple birlikte ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.<br>CEVAPMahkemece tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; HMK'nın 389. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, somut olayda davanın niteliği de gözetildiğinde, talep yargılamayı gerektirdiğinden ve ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; alacaklının şartları varsa istisnai olarak para alacağı için de ihtiyati tedbir talebinde bulunabileceğini, para alacağı için de ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir veya doğrudan kararı verilebileceğini, kısmi dava veya belirsiz alacak davasında, hakkın bulunması ve sebebin ortaya çıkması halinde borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yasal engel bulunmadığını, müvekkilinin davayı kazanması halinde hak ettiği alacaklarının tahsilinin imkansız hale gelmesi tehlikesinin söz konusu olduğunu, davalı tarafın 29/02/2024 tarihli eksik ödenen sözleşme bedellerinin ödenmesi talebine yönelik gönderilen ihtarnameden beri yaklaşık 1 senedir borcunu ödemediğini, organik bağ içinde olduğu dava dışı ... firmasını da borca batık hale getirdiğini, hal böyle olunca müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması ve telafisi imkansız zarara uğramaması adına mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilerek davalının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan 5.325.912 Ruble 00 kapik ana borç tutarı, 266.295 ruble 60 kapik cezai şart alacağına yetecek miktarda menkul ve gayrimenkullerinin ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacaklarının üzerine takdiren teminatsız olarak tensiple birlikte ihtiyati tedbir konulmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, talep edenin dava dışı şirketten yemek hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan alacağı bulunduğundan bahisle ihtara ve yabancı mahkeme ilamına rağmen alacağının ödenmediği gerekçesiyle dava dışı şirketle davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu iddiasıyla davalı aleyhine ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece anılan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş, karar talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. Talep eden tarafından delil olarak; sözleşmeye, ticaret sicil kayıtlarına, yabancı mahkeme ilamına ve ticari defter ve kayıtlarına dayanılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici hukuki korumaları düzenleyen onuncu kısmın birinci bölümünde, 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir, ilk madde de şartları belirtilmiştir. İhtiyati haciz ise, İİK 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti  altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden el konulmasıdır. İhtiyati haciz, yalnız para ve teminat alacaklarında uygulanan bir tedbirdir.Bu anlamda ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki himaye tedbirlerinin bir çeşidi olarak kabul edilmektedir. İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veyahut açmayı ya da yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir. Halbuki tedbir konulan şey, dava konusudur. Tedbir isteyenin amacı ileride açacağı davada, tedbire konu olan belli bir mal üzerinde hak elde etmektir. İhtiyati haciz sadece para ve teminat alacakları hakkındaki davalarda veya icra takiplerinde söz konusu iken, ihtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeyler (haklar, menkuller, gayrimenkuller) hakkındaki davalarda uygulanır. Çünkü ihtiyati tedbirde çekişmeli, dolayısıyla dava konusu şey hakkında önleyici nitelikte tedbir alınmaktadır Gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulması halinde genellikle gayrimenkulün başkasına devrinin yasaklanmasına karar verilmektedir. Üzerine tedbir konulan taşınmaz başkasına satılamamaktadır. Oysa borçlu ihtiyati haciz konulmuş gayrimenkulü başkasına satabilir, ya da üzerinde başkası lehine hak tesis edebilir. Borçlunun bu işlemleri yapması alacaklının alacağına kavuşmasına engel değildir. Alacaklı, gayrimenkulün o hak ile birlikte veya o haktan ari olarak artırmaya çıkarılmasını isteyebilir. Bir talep çeşidi hem ihtiyati hacze, hem de ihtiyati tedbire konu olamaz. Bu sonuç, İİK ile HMK'nun sistematiğinden kaynaklanmaktadır.(Prof. Dr. Adnan Deynekli- Dr. Mustafa Saldırım, Öğretide ve Uygulamada İhtiyati Haciz, 2011 Bası, 11 vd. sayfa) İhtiyati tedbir öğretide \"...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda  meydana  gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.\" şeklinde tarif edilmiştir. İhtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. HMK’nın 389/1. maddesine göre, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü getirilmiştir. Buna göre, ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Somut uyuşmazlıkta; sözleşmeden kaynaklanan alacak nedeniyle tedbir istenildiği, bu haliyle borçlunun tüm mal varlığı üzerine tedbir konulması talebinin uyuşmazlığın konusunu oluşturmadığı, uyuşmazlık konusu olmayan hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi para alacağı talebi yönünden de ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/234 Esas sayılı ve  10/04/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı talep eden davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac5399d12c6c754f","SID":"c37ec96051797561"}}