{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1988 Esas<br>KARAR NO:2025/1090 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2018/656 Esas- 2019/607 Karar<br>TARİH:02/07/2019<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin her türlü seramik, yer kaoları, yer taşları, porselen imalatında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan toprak, kil, kum, çakıl, granit, taş, mıcır, çimento, alçı, renklendiriciler, boya malzemeleri, gibi ham maddelerinin alım, satımı ile ithalat ve ihtaracıtını yaptığını, davalı şirkete fatura karşılığında sipariş edilen malzemelerin teslim edildiğini, sözleşme konusu bedelin tüm çabalara rağmen ödenmediğini, bu sebeple ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından takibe ve borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 02/07/2019 tarih 2018/656 Esas- 2019/607 Karar sayılı kararında;\"Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan  itirazın  iptali  ve  icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, İİK.' nun 67 ve devamı maddelerine dayanmaktadır.Davaya konu ... sayılı takip dosyasının celp olunarak yapılan incelenmesinde ; davacı şirket tarafından  davalı şirket aleyhine 02/01/2017 tarihli 2.368,22 TL tutarlı ve 13/06/2017 tarihli 4.629,75 TL tutarlı faturalardan kaynaklı alacak  açıklaması ile  5.590,47 TL asıl alacak ve 646,46 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 6.236,93 TL nin haciz yoluyla tahsili için  icra takibi başlatıldığı, davalının takibe  itiraz ettiği, icra takibinin durduğu  görülmüştür.Tarafların tüm delilleri celp olunarak dosyada taraflara ait ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış olup;Yapılan yargılama ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmiş fakat davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği gibi davaya cevap da vermemiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde takip tarihi itibariyle 5.590,94 TL alacaklı olduğu görülmüşse ve bilirkişi raporunun 5. Sayfasında \"fatura muhteviyatındaki muhtelif seramik malzemelerinin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiği tarafımızdan tespit edilmiştir\" yönünde ifade edilmişse de, takibe konu faturaların dayanağı olan ... ve ... numaralı 2 adet sevk irsaliyelerinin irdelenmesinde herhangi bir imza bulunmadığı görülmüş bunun haricinde faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair hiç bir delil dosyaya sunulmamıştır. Zira davalı taraf davaya cevap vermeyerek tüm iddiaları inkar etmiş sayılacağı için davacı tarafça malların teslim edildiği hususunun ispatlanması gerekmektedir.02/07/2019 tarihli oturumda davacı vekiline irsaliyelerin altında imza bulunup bulunmadığı sorulmuş ve imza bulunmadığı cevabı verilmiştir. Bunun üzerine altında imza bulunmayan ismin yani ... isimli şahsın davalı şirkette çalışan bir kişi olup olmadığı hususunda ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. Ayrıca dava dilekçesinde her ne kadar yemin deliline dayanılmışsa da davacı tarafça ticari defter ve kayıtlarının dosyaya sunulmuş olması ve yemin teklif edilebilecek hususun yemin müessesesinin mahiyeti itibariyle eldeki davada uygulanmasının yargılamanın sonucuna etkisi bulunmadığı görülmüş ve davacı tarafa yemin delili hatırlatılmamıştır.Bu sebeple davacı şirketin davasını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine dair karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...\"gerekçesi ile ''İspatlanamayan davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak müvekkili şirket tarafından 02.01.2017 tarihinde davalı/borçluya “300 kg frit 0100” ve “20 adet plaka” ürünlerinin 2.368,22 TL toplam bedel ile fatura karşılığında davalı/borçluya teslim edildiğini, aynı şekilde 13.06.2017 tarihinde “21 kg kaolen, 100 kg frit 9489/3 opak, 700 kg frit 119345 opak, 14 kg frit flax 116 ve 50 kg frit flax opak sır” ürünlerinin 4.629,75 TL karşılığında davalı/borçluya teslim edildiğini, davalı/borçlunun ürünleri teslim aldığını ancak gerekli ödemeleri yapmadığını, dosya kapsamından, davalı tarafın cevap dilekçesi ibraz etmediği, bilirkişi incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgelerini sunmadığının tartışmasız olduğunu; Dosya kapsamında alınan 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, takibe konu 02.01.2017 tarihli ... nolu 2.368,22 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin 02.01.2017 tarihli ... nolu irsaliye ile; yine takibe konu 13.06.2017 tarihli ... nolu 4.629,75 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin 13.06.2017 tarihli ... nolu irsaliye ile davalı yan adına davalı şirket yetkilisi ...’a teslim edildiği, faturalara davalı yanın 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilgi olmadığı, faturaların usulüne uygun düzenlendiğinin açıkça tespit edildiğini, ilgili raporun “Sonuç” kısmında da,“Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 03.05.2018 tarihi itibarıyla 5.590,94 TL alacaklı olduğu… Davacı yan 5.590,94 TL alacakları için 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan, 03.05.2018 tarihinden 28.06.2018 tarihine kadar %9,75, 29.06.2018 tarihinden itibaren ise %19,50 oranında avans faiz talep edebileceği…” sonuç ve kanaatine varıldığını;Dosya kapsamında alınan söz konusu rapor ile müvekkili şirketin davalı taraftan alacaklı olduğu ve iş bu alacaklarına ulaşamadığının açıkça ortaya çıktığını, dosya kapsamında davalı tarafça söz konusu faturalara itiraz edildiğine yönelik hiçbir belge sunulamadığını, icra takip dosyasında davalı/borçlu tarafça sunulan itiraz dilekçesinde fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslim edilmediğine yönelik bir iddiada bulunulmamış olmasına rağmen Yerel Mahkemece sevk irsaliyelerinin imzalı olmaması sebebi ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesinin usul ve yasaya, nihayetinde de hakkaniyete aykırılık taşıdığını;Yerel Mahkemece, davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak davalı şirkete ait BA-BS formalarının celp edilmesi, takibe ve davaya konu faturaları bildirip bildirmediği hususunda ilgili BA-BS formları ile bilirkişi incelemesi yapılması gerekliliği tartışmasız iken, yalnızca sevk irsaliyelerinin imzalı olmadığı gerekçesi ile eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/656 Esas-2019/607 Karar sayılı, 02.07.2019 tarihli ilamının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıya mal satıp teslim ettiğini ancak davalının satış bedellerini ödemediğini, bu nedenle hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda Mahkemece, 25/12/2018 tarihli duruşmada tarafların 2017 yılına ilişkin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildikten sonra, yalnızca davacı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verildiği ve defterlerin sunulmaması halinde davacı tarafın bu delili sunmaktan kaçınmış sayılacağına karar verileceğinin ihtar edildiği, duruşma tutanağının davalıya tebliğ edildiği, tebligat üzerinde ticari defterlerin ibrazı ve inceleme günü hakkında bir ihtar/bilginin bulunmadığı anlaşılmış olup, davalı tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı için usulüne uygun şekilde kesin süre verilip, verilen süre içerisinde defter ve belgelerin mazeretsiz bir şekilde ibraz edilmemesi halinde HMK'nın 222. maddesi uyarınca sonuçlarının ne olacağı açık bir şekilde ihtar edilmeksizin, inceleme gününde defterlerin ibraz edilmediği ve davacının yalnızca kendi defterleri ile alacağını ispat edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Buna göre Mahkemece, öncelikle tarafların ticari defterleri ile bağlantılı kayıt niteliğinde olan ve ticari ilişkinin yürütüldüğü yılda bağlı oldukları vergi dairesine ibraz ettikleri BA-BS formlarının celbi, ardından davalı tarafa HMK'nın 222. maddesine uygun ihtaratları içerir şekilde ticari defter ve belgelerini sunmak üzere süre verilmesi, mali bilirkişiden sunulan ve celp edilen kayıtların incelenmesi suretiyle ek rapor alınması, alınacak ek rapor ile dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde gerekli olması halinde davacı tarafa yemin delili de hatırlatıldıktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2019 tarih,  2018/656 Esas ve 2019/607 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0f2b8e6bc160d9b","SID":"2fd11b54c958cebd"}}