{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/812 Esas<br>KARAR NO: 2025/957<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/04/2025<br>NUMARASI: 2023/410 Esas, 2025/206 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili talebinde; taraflar arasında düzenlenen 11.04.2016 tarihli sözleşme kapsamında, müvekkili şirketin 23.06.2014 tarihinde, davalının müşterisi ...'nin organizasyon gecesini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin kapora bedeli tahsil etmeden müşteri memnuniyeti adına edimini en iyi şekilde ifa ettiğini, ancak davalının borcunu ifa etmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürürek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava dışı ...nin piyasaya yeni süreceği ... adlı telefonunun tanıtımı için müvekkili ile ... şirketi arasında sözleşme yapıldığını, sözleşmede ... Yalısında ön kokteyl yapılması; yan arazide ise akşam yemeği, konserler, tanıtım standları vs gibi işlerin yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 7. maddesinde, bu alanların tamamı veya bir kısmının etkinliğe tahsis edilmemesi halinde müvekkilinin sözleşme bedelinin %50'sini cezai şart olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin ... ile yaptığı sözleşme gereği ... Yalısını işleten davacı şirket ile yalıda ve yan arazide sözkonusu etkinliğin yapılması için 11/06/2014 tarihinde anlaşma yaptığını, yan arazide konser sahaları, yemek masaları ve tanıtım sahneleri kurulduğunu, ancak organizasyona bir kaç saat kala yan arazinin maliki olduğunu ileri süren üçüncü şahıslarca arazinin boşaltılmasının istendiğini, bunun üzerine müvekkilinin yan arazideki çalışmaları yalının küçük ön bahçesine aldığını, küçük bir konser ve tanıtım sahnesi kurup üst üste yemek masaları düzeni oluşturduğunu, davalıdan kaynaklı bu olay nedeniyle ... şirketinin cezai şart olarak 486.446,72 TL'yi müvekkilinin alacağından kestiğini, davacı aleyhine açtıkları İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/417 Esas sayılı dosyada  cezai şart ve kar mahrumiyetine hükmedildiğini, davacının istinaf başvurusunun da reddedildiğini, davacının edimini yerine getirmeyerek müvekkilinin zarar görmesine neden olduğunu, hizmetin sunulmaması/ayıplı sunulması nedeniyle davacının alacağı bulunmadığını, sözleşmede hizmet bedelinin hizmetin ifa edildiği gün TL'ye çevrilerek fatura edilmesi kararlaştırılmışken, 61.360,00 Euro üzerinden takip başlatılmasının doğru olmadığını, temerrüde düşürülmeyen müvekkilinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve davacının asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; TBK'nın 146. maddesi uyarınca, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, Aynı Yasanın 147. maddesine göre otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedellerine ilişkin alacaklarda 5 yıllık zaman aşımı uygulanacağı, takibe konu alacağın, lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme ve konaklama bedellerine ilişkin olup, 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, takip tarihinden önce zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşmenin tatilcilerin tatil köyünde yaptığı sözleşme gibi yorumlanmasının hukuka uygun olmadığını, her iki taraf tacir olup, sözleşmenin konusunun organizasyon hizmeti olduğunu, Yargıtay 6. HD'nin 2023/6460 Esas, 2024/4551 Karar sayılı kararında da, taraflar arasındaki sözleşmeyi hizmet sözleşmesi olarak kabul ettiğini, hizmet sözleşmesinde zamanaşımı 10 yıl olduğundan zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında  61.360,00 Euro asıl alacak ve 15.565 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.925,00 Euro alacağın tahsili için, 17/03/2023 tarihinde davalı aleyhine takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ile alacağa uygulanacak zamanaşımı süresinin ne olduğu hususunda toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 149. maddesi uyarınca, zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla; alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar. Aynı Kanunun 90. maddesine göre ise, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. İlk derece mahkemesi; davaya konu alacağın TBK'nın 147. maddesinde düzenlenen; otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedellerine ilişkin olduğunu, bu nedenle alacağın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu kabul etmiştir. Ancak her iki taraf tacir olup, taraflar arasındaki sözleşme ile; dava dışı ... şirketine ait ürünün tanıtımı amacıyla, davacının işlettiği ... Yalısında ön kokteyl yapılması, yan arazide ise akşam yemeği, konserler, tanıtım standları vs gibi işlerin yapılması kararlaştırılmıştır. Sözleşme konusu işler hizmet alımı niteliğinde olduğundan, TBK'nın 146 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 10 yıldır. Somut olayda, tanıtım organizasyonunun 23.06.2014 tarihinde yapıldığı, davacının ise hizmet bedeli için 10 yıllık süre içinde, 17.03.2023 tarihinde takip başlattığı anlaşıldığından, takibe konu edilen alacak zamanaşımına uğramamıştır. Bu nedenle Mahkemece zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, alacağın zamanaşımına uğradığının kabul edilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/410 Esas,  2025/206 Karar ve 09/04/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9082ce618d02883","SID":"c940ec025c4f36a3"}}