{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/838 Esas<br>KARAR NO: 2025/947<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/03/2025<br>NUMARASI: 2024/543 Esas, 2025/143 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait işyerinin İşyerim Sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen Hatay merkezli depremde müvekkilin işyerinde emtea hasarı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine hasar ödemesi için başvurulduğunu, davalı tarafından bu başvuruya olumlu olumsuz bir dönüş yapılmadığını, meydana gelen demirbaş hasarları, emtia hasarları, boya, badana, sabit dekorasyon hasarları ve muhteviyat hasarlarına ilişkin olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihi  olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta sözleşmelerinin TKHK'nın 3/1-1 bendinde tüketici işlemi olarak sayıldığından görevli Mahkemenin tüketici Mahkemesi olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesi eki olarak gösterilen belgelerin tebliğ edilmediğini,  bahse konu uyuşmazlığın tahkim yargılamasına da konu edildiğini, fakat Sigorta Tahkim Komisyonunun, somut uyuşmazlığın ancak genel mahkemelerde çözüme kavuşacağını belirterek herhangi bir hüküm tesis etmeden dosyadan el çektiğini, davacının başvurusu üzerine müvekkili tarafından hasara ilişkin ibraz edilen belgelerin incelendiğini, yapılan incelemede  ağır hasar kaydında yer alan bina numarası (170) ile poliçede yer alan bina numarasının (170B) uyuşmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine taşınmaz malikine ait e-devlet taşınmaz listesine ilişkin eksik belgenin tamamlanması için sigortalıya bilgi verildiğini, ancak söz konusu evrakın davacı tarafından temin edilememiş olması sebebiyle riziko adresinde ağır hasar olup olmadığı aydınlatılamamış olduğundan bir ödeme de gerçekleştirilemediğini, davacının hasar miktarının net olarak tespit edilebilmesi için gerekli olan bilgi ve belgeleri müvekkiline iletmeyerek yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle, müvekkiline hükmedilecek tazminat oranından bir indirime gidilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminatı kapsamında ve poliçe limiti nispetinde olduğunu, davacının zorunlu deprem sigortası kapsamında DASK'a bir başvuruda bulunması gerektiğini, DASK poliçesi kapsamında verilen teminat bedelini aşan bir tutarın varlığı halinde müvekkili tarafından tanzim edilen poliçenin dikkate alınabileceğini, davanın husumet sebebi ile reddi gerektiğini,  davacının emtia / demirbaş / muhteviyat hasarına yönelik istemlerinin poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Dosyada yer alan kayıt ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmaz hakkında kat  irtifakına geçildiği ve kullanılmakta  olduğu, olayda kat mülkiyeti kanunun uygulanması gerektiği bu noktada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sigorta sözleşmesinin taraflarının davacı ile davalı sigorta şirketi olduğunu,  işbu davada, her iki tarafın tacir olması ve dava konusunun sigorta sözleşmesinden doğan hasar tazminatı alacağına ilişkin olması sebebiyle ilgili Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açıldığını, işbu kapsamda açılan davanın  ticari dava olduğu ve işbu davanın  görevli mahkemede açıldığını, yine aynı zamanda sigorta hukuku ve sözleşmelerinden doğan davaların da Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görüleceği ilgili kanunlar ile sabit olduğunu, müvekkilinin sigorta sözleşmesinin tarafı olmakla birlikte dava konusu alacağın sigortalı işyerine ait olduğunu, sigorta sözleşmesinin diğer tarafı olan sigorta şirketine karşı işbu davanın açıldığını, Kat Mülkiyeti Kanunu veyahut Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alınına giren herhangi bir dava konusunun bulunmadığını,   sigortalı işyerinin ana taşınmaza da bağlı durumda olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerindeki eşyaların davalı sigorta şirketince İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigorta edildiği, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem sonucu işyerinde emtea hasarı meydana geldiği iddiasıyla  sigorta poliçesinden kaynaklı  tazminat   talep etmiştir.Dosya kapsamından davacı ile davalı arasında 13/12/2022 başlangıç tarihli, 13/12/2023 bitiş tarihli İşyerim Paket Sigorta poliçesi düzenlendiği anlaşılmıştır. Sigorta hukuku, 6102 sayılı TTK’nın 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.Somut olayda, davacının faaliyet konusu Pastane olan işyerine ilişkin olarak sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Davacı tüketici konumunda olmayıp, iddianın ileri sürülüş şekline göre taraflar arasında kat mülkiyetinden kaynaklı bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sigorta poliçesi dikkate alındığında, eldeki davanın TTK'nun m. 4(1)-a hükmü gereği  mutlak ticarî dava olduğu anlaşılmakla aynı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince bu davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir.  Bu nedenle Mahkemece  görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, somut olayda, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf  başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/543 Esas, 2025/143 Karar sayılı ve 06/03/2025 tarihli kararının HMK 353/1a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2abbb18feb5ab3ca","SID":"dc94e2217f5c0f84"}}