{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/700 Esas<br>KARAR NO: 2025/969<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/11/2024<br>NUMARASI: 2023/573 Esas, 2024/799 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı müvekkil ile davalılardan ... arasında 01.02.2023 tarihinde yapılan sözleşme ile Balıkesir İli Altıeylül İlçesi ... Mah. ... ada 53,54,56,57,65,66,74,76 parseller, .. ada 1 parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden Balıkesir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılmış olan ihalelerin feshinin sağlanması halinde mülkiyetlerinin ve intifa haklarının devredileceği, ihalenin feshinin sağlanamaması halinde sadece intifa haklarının devredileceğini kararlaştırıldığını,  sözleşme gereği davacı müvekkilinin 31.08.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 30.09.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli teminat senetleri verdiğini, teminat senetlerinin ciro ile ...'a verildiğini, ... tarafından ise söz konusu senetler takas işlemi için ...  Bankası A.Ş. Maltepe Şubesi'ne verildiğini, Davalıların sözleşme ile intifa hakkını devretme vaadinde bulunması, intifa hakkının ise devri ve temliki mümkün olmayan haklardan olması sebebiyle taraflar arasında kurulan 01.02.2023 tarihli sözleşmenin söz konusu intifa hakkının devrini içeren unsurlarının mutlak butlanla sakıt olduğunu, davalıların sözleşme konusu intifa hakkının devrine ilişkin vekaletnameyi noter yasaya aykırı bularak düzenlemediğinden davacı müvekkiline intifa hakkının kaldırılması yetkisini içerir Kadıköy ... Noterliği'nin 2445 sayılı 07.02.2023 tarihli vekaletnamesini çıkartmak suretiyle dolanlı işlemlerine devam ederek müvekkilinin iradesini fesada uğratma saiki ile hareket ettiklerini, ihtarname ile teslim alınan teminat senetlerinin iadesi istenerek sözleşmenin feshi bildirildiğini,  davalıların yönlendirmesi neticesinde davacı müvekkili ile Av. ... 20.02.2023 tarihli sözleşme akdettiklerini, davacı müvekkili adına Av. ...'ın söz konusu sözleşmeye istinaden ihalenin feshi davasına konu taşınmazların devri için ihalenin feshi dosyası tarafları ile görüşmek ve 31.06.2023 tarihine kadar neticelendirilmek üzere bahsi geçen taşınmazların mülkiyetinin davacı müvekkiline kazandırılması konusunda anlaşıldığını,  Davalılar tarafından birlikte hareket edilerek müvekkilinin zarara uğratılmaya çalışıldığı, teminat senetlerini ciro yolu ile teslim aldığı anlaşılan ... isimli kişi ile aralarında danışıklı işlem yapıldığı, taraflar arasında gerçek bir borç alacak ilişkisi bulunmamasına rağmen kanunun iyi niyetli üçüncü kişiyi koruması karinesine sığınılmaya çalışıldığını, davanın kabulü ile 31.08.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 30.09.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli bonolar yönünden davacı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalıların %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Davacı vekili 07/11/2024 tarihli ve 6 nolu celsenin duruşmasına iştirak ederek; \"... dün akşam itibari ile menfi tespite konu dava konusu senetleri tarafımıza iade ettiler, dava bu bakımdan konusuzu kalmıştır ancak davanın açılış aşamasında haklılığımız nazara alınarak yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilerek lehimize vekalet ücreti takdir edilmesini talep ediyoruz,  \"şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Söz konusu senetleri mahkemeye ibraz etmiş olup iade edilen senetlerin fotokopileri dosya arasına alınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, zira davalı tarafın elinde bulundurduğu senetleri davacıya teslim ettiği anlaşılmış olup, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin  2015/4990 esas ve 2015/13745 karar sayılı ilamı nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalılar ... ve ...'nın sorumlu olduğuna karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .... somut olayımızda menfi tespit davasına konu 2 adet senedin ciro ile davalı ...'ın devraldığının (dava dilekçesinde) bildirildiği, davalı ...'ın ciranta olduğu, bu nedenle davacı yanca hamil ...'ın senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak durumunda olduğu, bu noktada mahkememizce delillerin toplandığı, tanıkların dinlendiği, gelinen aşamada davalı ...'ın senedi bilerek davacının zararına devraldığının ispatlanamaması karşısında davacının davalı ... yönünden davacının açılış aşamasında haklı olduğu tespit edilemediğinden bu davalı bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bir diğer husus ise davacı yan 31.08.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 30.09.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli bonolar yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava açılış aşamasında menfi tespite konu senet ön yüzlerinde davalı ...'nın ismi bulunmamaktadır. Davacıya teslim edildikten sonra duruşmada mahkemeye ibraz edilen ve önlü arkalı yüzlerinin suretleri alınan senetlerin ön ve arka yüzlerinde de ...'nın ismi bulunmamaktadır. Ancak taraflar arasında imzalandığı anlaşılan sözleşmede menfi tespite konu senetlerin teminat amacıyla ...'ya verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ... husumet yöneltmesi ve menfi tespit talebinde bulunması hukuki menfaatine olduğu ve davanın açılış aşamasında bu nedenle haklılık durumunun mevcut olduğu anlaşılmakla diğer davalı ... gibi yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/1782 esas ve  2023/1416 karar sayılı ilamında; \" Anlatılanlara göre; İnternet bankacılığı işleminde davacının davalı bankadaki hesabından kredi kullandırılarak  üçüncü şahıslar hesabına ödemeler yapıldığı; davacının bu krediler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davacının zararının tazmin edildiğinden yargı gideri ve vekalet ücreti saklı tutularak  dışında ibraname verdiği; buna göre davalı bankanın yapılan işlemlerde kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinden yargılama giderinin davalıdan tahsiline ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı yararına nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ise aleyhe istinaf olmadığından üzerinde durulmamıştır. \" şeklindeki açıklamalara istinaden nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. -Açılan davanın konusuz kalması nedeniyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf isteminde; Müvekkili tarafından senetlerin davacı yana iade edilmesi davanın haklılığını ortaya koyan bir gerekçe  olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında sözleşmeye ve dava konusu teminat senetlerine ilişkin olarak 06.11.2024 tarihinde yapılan görüşmede sözleşmeye konu taşınmazlarla ilgili ihalenin feshi davasının sonuçlanmasının beklenmesi ve ihalenin feshinin gerçekleşmesi halinde sözleşme hükümlerinin davacı tarafından ödenecek bedel yönünden güncellenerek devamı ile teminat senetlerinin iadesi sonrasında  huzurda görülmekte olan davadan feragat edilmesi ve karşılıklı yargılama gideri istenmemesi konularında anlaşma sağlanması nedeniyle senetler iade olunduğunu,  Bu nedenle 07.11.2024 günlü celseye gönderilen mazeret dilekçesinde davadan feragate bir diyeceğimizin ve yargılama gideri talebimizin bulunmadığının belirtildiğini, ancak davacı yanın duruşmada taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya aykırı bir şekilde davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm tesisi ile yargılama gideri talep edildiği beyan ettiğini, Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve dosyada mevcut deliller ile sabit olduğu üzere dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu tartışmasız olduğunu, Sözleşme şartlarına uygun olarak intifa hakkının devri için gerekli işlemler gerçekleştirilmiş ve dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı yana Kadıköy ... Noterliği'nin 07.02.2023 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletname verilmiş olduğunu,  haricen yapılan görüşmelerde de intifa hakkının devri konusunda herhangi bir sorun olmadığı müteaddiden belirtildiğini, Taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta olması ve ihalenin feshi davasının sonuçlanmasının beklenmesi nedeniyle davacının senet iadesi talebinin yerinde olmadığını, davacının dava açmakta hukuki bir yararı bulunmadığını, taraflar arasındaki görüşme ve anlaşma dikkate alınmaksızın ve isticvap talebi reddedildiğini, senedin teminat senedi olduğun, kambiyo vasfı olmadığını,   ciro yolu ile devri söz konusu olmayıp ancak alacağın temliki hükümlerine tabi devredilebileceğini, sözleşmenin 5. Maddesinde ... tarafından vekaletname düzenlenmemesi halinde bu teminat senetlerinin hükümsüz hale geleceği de belirtilmiş ve yukarda da belirtildiği üzere ... tarafından davacıya Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla 07.02.2023 tarih ve ... yevmiye no'lu vekaletname verilmiş olduğunu, Söz konusu teminat senetlerinin 01.02.2023 tarihli sözleşmenin teminatı olarak düzenlenmiş olması ve sözleşmenin  taşınmazların çıplak mülkiyetine ve intifa haklarına ilişkin hükümler içermesi ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin ihalenin feshi davasının sonucuna göre belirlenecek olması karşısında esasen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın ikamesi tarihi itibariyle dava açılmasında hukuki yarar bulunduğunun kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu,müvekkili ... diğer davalının vekili sıfatı ile hareket etmekte olduğundan sözleşmeye konu hak ve borçların müvekkili nezdinde doğmadığını, yargılama giderlerinin müvekkillerine yüklenmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... ve ... vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfi tespit talebinde konu senetler yargılama sırasında davacıya iade edilmiştir. Davalı vekili istinafında sözlü anlaşmaya istinaden senetlerin iade edildiğini ileri sürmüş ise de; bu hususta yargılama sırasında herhangi bir delil sunmamıştır. Davacı ile davalı ... arasındaki 01/02/2023 Tarihli sözleşme incelendiğinde; intifa hakkı bedeli için 01.02.2023 tanzim tarihli 500.000'er TL bedelli 31.08.2023 ve 30.09.2023 vade tarihli iki adet senedin teminat olarak düzenlenerek, satıcıya teslim edildiğine yer verildiği, ... Bankası AŞ tarafından 30/09/2023 Tarihli 500.000TL bedelli bono yönünden davacıya senet ihbarnamesi gönderildiği, davacı yanca davalı ...'ya  keşide edilen ihtarnameye ... tarafından cevap verildiği, davacının her iki senet yönünden menfi tespit talebi ile dava açtığı görülmektedir. Bu durumda senetlerdeki ciroların iptal edilerek davalı tarafça davacıya iade edilmesi nedeni ile menfi tespit istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olduğu gibi, davalının savunmasına konu sözlü anlaşmaya ilişkin somut delil ibraz edilmemiş olması nedeni ile yargılama giderlerinin istinafa başvuran davalılar üzerinde bırakılmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalı vekili, davalılardan ...'nın yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını, vekil sıfatı ile sözleşmede yer aldığını ileri sürmüş ise de; davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmede ...'nın vekaleten değil asaleten satıcı sıfatı ile yer aldığı, sözleşmede senetlerin davalıya teslim edildiğinin yazılı olduğu, davacıya da ... Bankası AŞ'den senet ihbarnamesinin tebliğ edildiği dikkate alındığında  davalı ...'nın da yargılama giderlerinden sorumlu tutulması yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı ... ve ... vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı ... ve ...vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 777,50TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1b31aab81fbab8b","SID":"19c6f5657470bc0c"}}