{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 18/07/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2025<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 18/07/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; ....... Limited Şirketi, davacı ve davalı ... tarafından 29/01/2020 tescil tarihi ile ... oda sicil numarası ile Kumluca Ticaret Siciline kayıt olunduğunu ve 05/02/2020 tarih ve...nolu Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edilerek kurulduğunu, Şirket Ana Sözleşmesinde davalı ...'in şirketi münferiden temsile yetkili olarak müdür olarak görevlendirildiğini, buna karşın davacı sadece ortak olup şirketi temsile ve yönetime hakkı bulunmadığını, söz konusu şirketin kuruluşundan bu yana şirketi davalı ve dava dışı müdürün idare ettiğini, davalı, davacının hissedarı olduğu şirketten defalarca kendi lehine paralar aldığını, kendi kızı olan ...ı tüm banka işlemelerinde yetkili kılarak kendi nam ve adına işlemler yaptığını, her ne kadar şirket müdürü olarak kendisi resmiyette görünse de esasen şirketi kızı yürüttüğünü, lıllardır şirketten elde edilen karı kendisinin almasına karşın davacıya hiç bir para göndermediğini ve ödeme yapmadığını, şirketin kuruluşundan bu güne kadar şirket kasasından yine davalının kendi tuttuğu cariye göre şimdilik tespit edebildikleri kadarıyla kendisine 4.324.843 TL ödeme aldığını, sağlık gideri gibi şahsi harcamalarını dahi nakit olarak şirket kasasından aldığını,... yalnızca Muhasebe müdürü olup buna karşı sanki şirket müdürüymüş gibi günlük akaryakıt satışı olan 400.000 TL ile 600.000 TL arasında cari işlem yapmak ile şirketi yönettiğini, yani davalı esasen kendisine verilen görevi de fiilen kızına TTK aykırı olarak devrettiğini ve şirketi yönetemeyerek eldeki faaliyete konu işleri yönetebilecek bir iş tecrübesine sahip olmadığını, ancak şirketin Müdürü gibi hareket ettiğini, yine şirket adına kayıtlı aracı şahsına ve kızı hatta torunları dahi kullandığını, şirketin düzgün olarak yönetilmemesinden kaynaklı da halen bu zararlar büyüyerek devam ettiğini, söz konusu şirket bünyesinde halen boş olarak bulunan 3 katlı bir de dükkan bulunmakta olup kullanılmadığını, daha öncesi ... isimli bir işletmeye kiraya verildiğini ve kiracının çıktığını, buna karşı dükkanın kiraya verilmeyerek gelir elde edilmediğinden şirketin karlılığının düştüğünü,  davalı şirket müdürlük hak ve yetkilerini süreç içerisinde bir çok defa kötüye kulandığını, şirket zararına hareket ettiğini belirterek, tedbir taleplerinin kabulü ile davalının müdürlük hak ve yetkisini kullanması şirketin ekonomik ve hukuki bakımdan mahvına sebep olacak sonuçlar doğurabileceğinden telafisi güç ve imkânsız zararlarla karşılaşılmaması bakımından işbu dava sonuçlanıncaya  kadar tedbiren davalının müdürlük hak ve yetkisinin teminat aranmaksızın kaldırılmasına ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına ve şirkete temsil kayyumu atanmasına, bu mümkün olmadığı takdirde borçlandırıcı işlemler yönünden şirkete denetim kayyumu atanmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece 02/05/2025  tarihli ara karar ile; \"... Davacının iddiasının davalı ...'in müdürlük yetkisini kötüye kullandığı, şirket üzerinden şahsi harcamalar yaptığı vs idialarda bulunulmuş ve müdürlükten azli talep edilmiştir. Bir şirkete kayyım atanmasının tek yolu ancak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması halidir. Bu kural 4721 sayılı TMK'nın 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre: Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır, hükmü yönetim kayyumu atanmasına ilişkin düzenleme olup denetim kayyumu atanmasına ilişkin bir düzenleme içermemektedir. Asıl olan şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, şirkette organ boşluğu olmadığı, mevcut yöneticilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmiyor ve bu nedenle şirket zarara uğruyorsa zarara yol açan yöneticinin şirkete ve dolayısıyla diğer ortaklara verdiği zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün olduğudur. Eldeki dava yönünden davalı şirkete temsil kayyumu atanmasını gerektirir organ boşluğunun bulunmadığı, denetim kayyumu atanmasına ilişkin yasal bir düzenlemede olmayıp, aslolanın şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, yöneticilerin görevlerini gereği gibi yapmamaları halinde ise şirkete ve dolayısıyla diğer ortaklara verdikleri zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün olduğu dikkate alındığında,  yönetim  ve denetim kayyumu atanmasına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, ancak çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereği davacının da şirket ortağı olması ve şirket menfaatlerini gözetmesi hususu ile eldeki davanın konusu dikkate alındığında dava süresince dava dışı şirketin temsil yetkisinin davacı ile birlikte diğer yetkili müdürlerin müteselsilen temsili\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça dosyaya dava dilekçesi ekinde imzasız, kabul edilmemiş ne olduğu ve nereden ne şekilde temin edildiği belirsiz 3-4 sayfalık cari hesap dökümü nazara alarak tedbir kararı verildiğini, bu durumun hukuki olmadığını, tedbir verilebilmesi için yaklaşık ispatın olması gerektiğini, herhangi bir delil olmadan verilen tedbir kararı ile müvekkili ve şirketin zor durumda bırakıldığını, eldeki davanın davacısının ...'ın şirket ortağı olduğunu, dava dışı bulunan ve şirketin müdürü olan .. oğlu olduğunu, davacı ... ...'ın aynı zamanda ...'a ait....'nin müdürü olduğunu, yine müvekkili ... tarafından Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde... Esas sayılı dosyada dava dışı müdür ...'ın müdürlükten azli için derdest davanın bulunduğunu, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dava dosyasına şirkete ait banka kayıtları, hesap extreleri ve bir çok belge sunulduğunu ve ilgili mahkemece de tedbir karar verildiğini, itiraz edilmesi üzerine...ın itirazlarının reddine karar verildiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyada verilen tedbir kararı ile şirketin organsız kalmadığı nazara alınarak davalı müdür ...ın tasarrufi iş ve işlem yapma yetkisi denetim kayyumu ... onayına tabi tutulduğunu, ...'ın iş ve işlem yapma yetkisi onayına tabi tutulduğunu, hali ile ...ın yani davacının babasının artık şirketin hesaplarını keyfi olarak kullanamadığını, gerek kendi kişisel hesaplarına, gerekse oğlu davacı ...'ın müdürü olduğu.... Şti. Hesabına para gönderemediğini, şirket üzerinde kredi kullanamadığını, mahkemece verilen ara karar ile şirketin işlevsiz hale getirilmeye çalışıldığını, dava dışı ...'ın kanser rahatsızlığından muzdarip olduğunu, şirketin faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için 3 kişinin bir araya gelmesinin pek mümkün görünmediğini, dosyada gerek yaklaşık ispatın bulunmaması, gerekse verilen tedbir ara kararının amaca hizmet etmekten ziyade şirketi işlevsiz hale getireceğinin açık olduğunu, mahkemece taraflarınca açılmış ve derdest bulunan dava dosyası bilinmediğinden hali hazırda birbiri ile çelişen 2 farklı tedbir ara kararı bulunduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir  talebinin kısmen kabul, kısmen reddine, buna göre; dava süresince ... ... Pazarlama Limited Şirketini münferiden temsil ve ilzam yetkisinin...n ve ... yönünden kaldırılması ile  şirketi temsil ve ilzam yetkisinin davacı ile diğer şirket müdürleri... ve davalı ... ile birlikte temsil olarak sınırlandırılmasına, davacının şirkete temsil / denetim kayyumu atanması taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 30/05/2025 tarihli ara karar ile Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasının 02/05/2025 tarihli ara ile şirket temsilcilerinin birlikte şirketi temsil ve ilzam yönünde ihtiyati tedbir konularak temsilcilerin yetkileri kısıtlanmış ise de mahkememizin 03/03/2025 tarihli tensip ... nolu ara kararı gereğince şirketin tüm borçlandırıcı işlemleri denetim kayyımı onayına sorulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve denetim kayyımı atandığı dikkate alınarak Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 02/05/2025 tarihli ara kararı ile kurulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Böylece istinafa konu ara karar ortadan kalktığından davalı tarafın istinaf talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 615,40 TL harcın İlk Derece Mahkemesince davalıya VERİLMESİNE <br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 18/07/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"141a10adfa811d8e","SID":"cd5aeacfbb775d14"}}