{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1227 Esas  - 2025/782 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1227 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/782<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/687 Esas 2022/392 Karar<br>ASIL DAVA <br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>          BİRLEŞEN ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/688 E. <br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALILAR \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVA TARİHİ\t: 13/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tASIL DAVADA DAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka Dikmen Şubesi tarafından davalı borçlulardan ... Maden İnş.Tur.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. lehine 03/05/2017 tarihli  Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca krediler tesis edildiğini ve kullandırıldığını, davalılar ... ... ve ... ...'nı da kullandırılan kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olarak Genel Kredi Sözleşmesinde yer aldıklarını, dava konusu icra takibinde yer alan kredilerin Kredi Garanti Fonu(KGF) kefaleti ile kullandırılan krediler olduğunu ve 03/05/2017 tarihli GKS uyarınca tesis edilen bu krediler ile ilgili olarak borçlular tarafından her iki kredinin yapılandırılmasının talep edildiğini ve taleplerin müvekkili banka tarafından kabul edilmesi üzerine icra takibinde yer alan 506-7870294 ve 506-7870297 numaralı kredi ile ilgili olarak 16/01/2019 tarihinde yapılandırılmalar yapıldığını, ancak kredilerin yapılandırılmalarının ardından da ödeme planlarında kararlaştırılan tarihlerde ödenmediğini,  borcun zamanında ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun tanınan süre içerisinde ödenmemesi üzerine Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14652 E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, ancak borçlular tarafında  icra dosyasına itiraz edildiğini ve takibin durduğunu bildirerek davalı borçlunun Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14652 E. sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir . <br>\t\t\t      ASIL DAVADA CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle borç aslının tamamına itiraz ettiklerini, sözleşmenin varlığının kredinin kullandırıldığı anlamına gelmeyeceğini, hesap kat öncesi dönem hesap özetlerinin kredi borçlusu müvekkiline gönderilmediğini, alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını, faize faiz yürütülerek ve üstelik akdi faiz oranı üstünde faiz yürütülmek suretiyle oluşturulan anapara miktarının tamamına itiraz ettiklerini, ortada usul ve yasaya uygun tebliğ edilmiş olan bir ihtarnamenin de yer almadığını, bu durumda da temerrüt tarihinin icra takip tarihi olması gerektiğini, genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, söz konusu krediye ilişkin kefalet imzalarına itiraz ettiklerini, ortada usul ve yasaya uygun geçerli bir kefaletin bulunmadığını, söz konusu bankaca kabul edilen kredi kullandırım şatlarına uygun olarak tesis ve kullandırılmadığını, KGF nin garantörlüğü atlanarak kefillerin durumu ağırlaştırılmış ise o oranda kefiller de borçtan kurtulmuş olacağından söz konusu KGF garantörlüğü kapsamında kefillerin iddia konusu borçtan bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek açılan davanın reddine, davacı talebinde haksız ve kötüniyetli olduğundan alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere müvekkilleri lehine haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  etmiştir . <br>\tBİRLEŞEN DAVADA DAVA<br>\tDavacı banka vekili dava dilekçesinde özetle: davacı banka Dikmen Şubesi tarafından davalı borçlulardan ... Maden İnş.Tur.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. Lehine 03/05/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca krediler tesis edildiğini ve kullandırıldığını, ... ... ve ... ...'nı da kullandırılan kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olarak Genel Kredi Sözleşmesinde yer aldıklarını, 506-7868285 n.lu kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine Ankara 32. Noterliğinin 11/09/2019 tarih ve 15596 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide olunmak suretiyle kredi hesabının kat edilerek ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun tanınan süre içerisinde ödenmemesi üzerine Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14653 E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, ancak borçlular tarafında  icra dosyasına itiraz edildiğini ve takibin durduğu hususları belirtilerek davalı borçlunun Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14653 E. sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir . <br>    \t\t\t\t\tBİRLEŞEN DAVADA CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle borç aslının tamamına itiraz ettiklerini, sözleşmenin varlığının kredinin kullandırıldığı anlamına gelmeyeceğini, hesap kat öncesi dönem hesap özetlerinin kredi borçlusu müvekkiline gönderilmediğini, alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını, faize faiz yürütülerek ve üstelik akdi faiz oranı üstünde faiz yürütülmek suretiyle oluşturulan anapara miktarının tamamına itiraz ettiklerini, ortada usul ve yasaya uygun tebliğ edilmiş olan bir ihtarnamenin de yer almadığını, bu durumda da temerrüt tarihinin icra takip tarihi olması gerektiğini, genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, söz konusu krediye ilişkin kefalet imzalarına itiraz ettiklerini, ortada usul ve yasaya uygun geçerli bir kefaletin bulunmadığını, söz konusu bankaca kabul edilen kredi kullandırım şatlarına uygun olarak tesis ve kullandırılmadığını, KGF nin garantörlüğü atlanarak kefillerin durumu ağırlaştırılmış ise o oranda kefiller de borçtan kurtulmuş olacağından söz konusu KGF garantörlüğü kapsamında kefillerin iddia konusu borçtan bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek açılan davanın reddine, davacı talebinde haksız ve kötüniyetli olduğundan alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere müvekkilleri lehine haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  etmiştir . <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; asıl ve birleşen davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalılardan alacaklı olup olmadığına  ilişkin olduğu, davaların yasal süresinde açıldığı, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14652 E. Sayılı dosyası  ile ilgili yapılan tüm hesaplamalar sonucunda davacı bankanın 25/10/2019 takip tarihi itibariyle davalılardan;  506-7870294, 506-7870297 numaralı ticari krediden kaynaklanan  240.096,16 TL asıl alacak,   30.951,08 TL işlemiş faiz, 1.547,52 TL faizin % 5 gider vergisi  olmak üzere 272.594,76 TL toplam alacağının bulunduğu,  takip tarihi itibariyle 240.096,16 TL olan asıl alacak kısmına  takip tarihinden tahsiline kadar geçen günler için %37,50  temerrüt  faiz oranı ve faizin %5 gider vergisiyle hesaplanacak tutarın  ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br>\tBirleşen dava yönünden yapılan incelemede; Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14653 E. sayılı dosyası  ile ilgili yapılan tüm hesaplamalar sonucunda HMK'ya uygun olarak davacı bankanın 25/10/2019  takip tarihi itibariyle davalılardan; 506-7868285 numaralı  ticari krediden kaynaklanan 64.104,97 TL asıl alacak, 6.677,36 TL işlemiş faiz, 343,86 TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere 71.126,19 TL toplam alacağının bulunduğu, takip tarihi itibariyle 64.104,97 TL  olan asıl alacak kısmına  takip tarihinden tahsiline kadar geçen günler için %37,50 temerrüt  faiz oranı ve faizin %5 gider vergisiyle hesaplanacak tutarın  ödenmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak asıl ve birleşen davada kabul edilen miktarın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin davalı şubeye giderek delil toplaması gibi bir usulün HMK hükümlerinde olmadığını, aleyhlerine kefalet takibi yapılan davalıların Türk Borçlar Kanunu m.583 hükmüne uygun bir kefaletleri olmadığını, keza imza itirazları açıklığa kavuşturulmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli denetimin sağlanabilmesi için dosyaya tüm kredi sözleşmeleri sunulmadığı gibi, özellikle KGF garantili olduğu belirtilen krediye dair KGF ile Banka arasında ve KGF ile müvekkiller arasında yapılmış sözleşme örneği dosyaya sunulmadığını, bu konuda soyut davacı anlatımlarının olduğu gibi dosyaya yansıtılması ile yetinildiğini, kredilerin ilk tesis tarihlerinden itibaren hesap hareketlerinin celbi ile bu kayıtlar üzerinden hesaplama yapılması gerekir iken; sadece hesap kat ihtarındaki taraflarınca kabul görmeyen rakamlar üzerinden gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket hesapları kat edilmeden önce, davalı şirketin talimatı ve mutabakatı alınmadan vadeli hesapta tutulan USD cinsindeki para bozdurulduğunu, kredi riskinden düşüm yapılıp, sonrasında hesaplar kat edilerek takibe aktarıldığını, bu kapsamda eksik ve denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak hüküm verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl ve birleşen dava ; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAsıl dava konusu Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14652 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından dosyamız davalıları borçlular aleyhine toplam 272.936,70 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılar vekiline 11/11/2019 tarihinde  tebliğ olduğu, davalılar vekilinin 15/11/2019 tarihinde borca itiraz ettiği,  davalıların  itirazının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olduğu, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 13/12/2019 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tBirleşen dava konusu Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14653 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından dosyamız davalıları borçlular aleyhine toplam 72.935,89 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılar vekiline 11/11/2019 tarihinde  tebliğ olduğu, davalılar vekilinin 15/11/2019 tarihinde borca itiraz ettiği,  davalıların  itirazının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olduğu, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 13/12/2019 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı ... Maden Ltd. Şti arasında 03/05/2017 tarih, 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ... ve ... ...'nın söz konusu anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı görülmüştür.<br>\tDavalı kefiller tarafından yargılama aşamasında sunulan cevap lahiyalarında genel kredi sözleşmesindeki kefalet ilişkin imzalara itiraz edildiği görülmüştür. <br>\tDavalılar vekilince, sözleşme kendisine tebliğ edilmediğinden cevap dilekçesiyle yargılamanın başından beri itiraz hakkını saklı tutması ve süresi içinde imza inkarında bulunmasına rağmen mahkemece davalı kefillerin imza itirazı incelenmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tMahkemece, imza inkarında bulunan kefillerin genel kredi sözleşmesinin tanzim edildiği tarih olan 03/05/2017 tarihi ve öncesine ait imza asıllarının bulunduğu mukayese belgeler getirtilip HMK'nun 211. maddesi gereği usulüne uygun  olarak grafoloji konusunda uzman bir bilirkişiye  imza incelemesi  yaptırılması,  ondan sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>\tİmza inkarına ilişkin savunma karşısında HMK'nun 211.maddesine göre inceleme yapılmaması  353/1-a-6 anlamında esasa etkili delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesidir. İmza inkarı ön mesele olarak çözümlenmelidir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1- Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih 2019/687 Esas 2022/392 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davalılar tarafından yatırılan 5.878,88‬ TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara  iadesine, <br>\t5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2025<br><br><br><br>Başkan-       Üye -                        Üye -                     Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64d7621b3a75e748","SID":"f5033a76a7449ee1"}}