{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1241 <br>KARAR NO\t: 2025/1460<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/11/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t: ...- <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 10/07/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 10/07/2025<br><br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve  ...  Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin Uruguay'dan hayvan ithahlatı yapmakta olup, davalı şirketin talebi üzerine davalı şirket adına 200 baş besilik canlı davanın ithal edilmesi konusunda anlaşıldığını, kg fiyatının 4,20 USD olarak kararlaştırıldığını, 18/07/2019 tarihinde 200 adet için ortalama kilo üzerinden faturanın düzenlendiğini, 200 baş hayvanın toplam kilosunun 56.920,00 kg olduğunun belirlendiğini, kg başına 4,20 USD'den 200 baş canlı hayvan almış olup, toplam ağırlığın 56.920,00 kg olduğunun sabit olduğunu, buna göre davalının 4,20 USD X 56.920 kg = 239.064,00 USD ödeme yapması gerekirken 218.400,00 USD ödeme yapması nedeniyle aradaki fark olan 20.664,00 USD'lik faturanın düzenlendiğini ve ödemesinin istenildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile yapılan  canlı hayvan alım satımına ilişkin müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket tarafından gönderilen canlı hayvanlara ilişkin alım bedelinin şirkete ödenmiş olduğunu, ödemelerin müvekkili şirketin ... Bankası ... Şubesinde bulunan hesabından yapılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve  ...  Esas, ... Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında davacının Uruguay ülkesinden kg bedeli 4,20 USD üzerinden 200 adet canlı hayvan getirip davalıya teslim etmesi konusunda ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirket tarafından düzenlenen 18/07/2018 tarihli ve ... nolu fatura içeriği malların ... nolu Gümrük Giriş Beyannamesi ile miktarının 56.920,00 kg olduğunu, ... GTIP numarasıyla (sığırlar/damızlık veya kasaplık olmayan) 07/11/2018 intaç tarihinde ithalatın gerçekleştiğini, buna göre davalıya teslim edilen 56.920,00 kg miktarındaki canlı hayvanın kg bedeli 4,20 USD üzerinden toplam bedelinin 239.064,00 USD olduğunu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin bu alım satımdan dolayı davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı ve ödemelerin müvekkili şirketin ... Bankası ... Şubesi nezdindeki banka hesabından yapıldığının savunulduğu, dosyamız arasına getirtilen banka kayıtlarının incelenmesinde davalı tarafından davacıya 31/07/2018 tarihinde 78.750,00 USD ve 07/08/2018 tarihinde 139.650,00 USD olmak üzere toplam 218.400,00 USD tutarında ödeme yapmış olduğunu, davalı tarafça başkaca herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalı tarafın usulüne uygun olarak verilen ihtaratlı kesin süre içinde ticari defter ve belgelerini de sunmamış olduğunu, buna göre ödeme savunmasında bulunan davalının söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanan (239.064,00 USD-218.400,00 USD=) 20.664,00 USD tutarındaki bakiye borcunu davacıya ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne davalının Adana 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptali ile söz konusu takibin takip talebindeki gibi devamına, hükmolunan döviz alacağının takip tarihi itibariyle Türk Lirası cinsinden karşılığı olan 117.489,31 TL alacağın %20'si oranına karşılık gelen 23.497,86 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkemenin kararının hukuka uygun ise de gerek mahkeme vekalet ücretinin gerekse de icra inkar tazminatının dava tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınmasının hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden  hesaplanması gerektiğini, yabancı para alacağında vekalet ücreti hesaplanırken, karar tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yabancı paranın TL karşılığı bulunmalı ve bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle; Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  25/01/2022 gün 25/11/2021 gün ..., ... Karar sayılı dosyasıyla vermiş olduğu kararın vekalet ücreti ve icra inkar tazminatının hesaplama yöntemi açısından ‘kaldırılması’ ile talebi doğrultusunda ‘davanın kabulüne, karar tarihindeki  Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile müvekkili lehine ücreti vekalete hükmedilmesine’ karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf talebi ile; tarafça yapılan itiraz, takip talebine olmayıp ödeme emrine olduğunu, mahkemece itirazın takip talebine yapılmış gibi iptaline karar verilmesinin doğru olmadığını, itirazın iptali kararının ödeme emrinde yer alan tutarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından takip talebi dışında işlem yapıldığı iddiası olması halinde şikayet yoluna başvurup, yeni bir ödeme emri düzenlenmesinin istenilmesi gerekirken böyle bir talepte bulunmadığından ödeme emrine bağlı bir şekilde talepte bulunmaları gerektiğini ve mahkemece de ödeme emrindeki miktar yönünden karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapıldığını, bu nedenlerle; Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  25/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın  yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve  ...  Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>  Davacı tarafından, 1 adet fatura düzenlendiği ancak davalı tarafından faturaya konu borcun ödenmediği bu hususta takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi sonucu işbu davanın açıldığı iddia edilmiş,  davalı taraf ise borcu ödediklerini savunarak  davanın reddini talep ettiği görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; işbu karara karşı, taraf vekillerince yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\t<br>İcra takibinin başlaması için alacaklının icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda bir takip talebinde bulunması gerekir. Takip talebinin 2004 sayılı  İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun)  58 inci maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 20 nci maddesinde düzenlenen hususları kapsaması zorunludur. Bunlar takip konusu alacağın kimliğinin belirlenmesine yarayan unsurlardır. Şöyle ki bu hususlar olduğu gibi ödeme emrine yansıtılarak borçlunun bilgisine sunulacak ve borçlu hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek, buna karşı sahip olabileceği tüm savunma sebeplerine göre takibe karşı koymak ya da takibin sürdürülmesine izin vermek yolundaki tercihini kullanabilecektir. Resmî bir uyarı niteliğini taşıyan ödeme emri icra takibinin temelini teşkil eder. Ödeme emri takibin ilk önemli ve zorunlu aşamasını oluşturmakta ve sonraki tüm işlemler bu temel üzerine inşa edilmektedir. Şu hâlde alacağın kimliğini belirlemeye yarayacak zorunlu unsurlardan yoksun olan bir talebi icra müdürü dikkate alamaz ve buna dayanarak ödeme emri düzenleyemez. Aksi takdirde borçlunun şikâyeti üzerine ödeme emrinin iptali gerekir (İlhan E. Postacıoğlu, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 2010, s. 151, 174).<br> Hemen belirtilmelidir ki;  tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak ödeme emri takip talebine uygun olarak düzenlenmelidir. 2004 sayılı Kanun'un  60 ıncı maddesinde belirtildiği üzere, ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Borçluya takip talebi değil ödeme emri gönderilmektedir. Başka bir ifadeyle ödeme emrinin bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır. <br>Ödeme emri tebliği borçluya karşı yapılan icra takip işlemlerinden birincisidir. İcra müdürlüğünün icra takip işlemi ödeme emriyle başlar ve ödeme emri bundan sonraki icra takip işlemlerinin şartıdır. Borçlu, kendisine karşı icra takibi yapıldığını ilk defa ödeme emri tebliği ile öğrenir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 213).<br> İcra ve İflas Kanunu'nun 16 ncı maddesinde icra ve iflâs dairelerinin yaptığı işlemlerin Kanun’a ya da olaya uygun olmaması durumunda icra mahkemelerine yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurulabileceği düzenlenmiş;  aynı maddenin ikinci fıkrasında ise  bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabileceği belirtilmiştir. Zira 2004 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre gönderilen ödeme emrinin kendisinden beklenen sonuçları doğurması, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesiyle mümkündür. Bu tebliğden sonra borçlu yasal süresi içinde takibe itiraz ettiği takdirde itiraz üzerine duran takibe devam edilebilmesi için  takip alacaklısının ya itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali yoluna başvurması gerekir. <br> Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davası 2004 sayılı Kanun'un 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için; ilâmsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, alacaklının itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmaması ve itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması gerekmektedir. İtirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı ise itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir.<br>  İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi gereğince ispat yükü kanunda özel düzenleme bulunmadıkça,  iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde  ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını 6100 sayılı Kanun’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonucunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali veya devamı hükmünü de içerecektir.<br> Görüldüğü üzere itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2017/11-1299 Esas, 2021/779 Karar sayılı kararı). <br>Somut olayda; davacı taraf Ankara İcra Müdürlüğünde davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattığı,  takip talebinde 20.664,00 USD cinsinden(o tarihteki kur karşılığı olan TL de gösterilmek suretiyle) alacağın talep edildiği, İcra Müdürlüğünce 20.664,00 USD üzerinden borçluya ödeme emri tebliğ edildiği, borçlu tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine İcra Müdürlüğünce takip dosyasının Adana İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği, burada davalı borçlu hakkında yeniden ödeme emri düzenlendiği, 2004 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi gereğince ödeme emrini takip talebine uygun olarak düzenlemekle yükümlü ve görevli olan icra müdürlüğünün yaptığı hatalı işlem sonucu takip talebinde talep edildiği gibi 20.664,00 USD üzerinden borçluya  ödeme emri düzenlenip gönderilmesi gerekirken  o tarihteki kur karşılığı olan TL cinsinden ödeme emrinin  düzenlendiği ve davalı borçluya gönderildiği, davalı borçlunun tüm alacağı kapsayacak şekilde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, davacı alacaklı tarafından 20.664,00 USD dava değeri üzerinden işbu davanın açıldığı görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulüne davalının Adana 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptali ile söz konusu takibin takip talebindeki gibi devamına dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı alacaklının yetkisiz icra dairesindeki ilk takip talebinin USD üzerinden olduğu ve ödeme emrinin düzenlendiği alacak miktarı ile yetkisizlik kararı üzerine dosya kendisine gelen yetkili icra dairesince çıkarılan ödeme emrinde TL cinsinden alacak yazılmasının icra memurunun maddi hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Ancak işbu davanın yargılamasına devam edilip işin esasına girilebilmesi için bu maddi hatanın düzeltilerek icra dosyasındaki ödeme emrinin gerçek alacak miktarı üzerinden düzenlenmesi gerekmektedir. Zira yetkili icra dairesinin takibin durdurulması kararında takip, TL cinsinden yazılan miktar üzerinden durdurulmuştur.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 60 ıncı maddesi, İcra Müdürüne takip talebine uygun ödeme emri düzenleme görevi vermektedir. Ayrıca İİK madde 16'da alacaklının süresiz şikâyet hakkı da düzenlenmiş olup; maddi hataya dayalı ödeme emrinin düzeltilmesi için alacaklının İcra Hukuk Mahkemesine süresiz şikâyette bulunması mümkündür. Bu durumda ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmediğini ve açık maddi hata yapıldığını tespit eden İlk Derece Mahkemesinin davacı alacaklıya mehil ve gerektiğinde kesin mehil vererek İcra Hukuk Mahkemesine ödeme emrini düzelttirmek üzere başvurmasını sonuçlarıyla ihtar etmesi ve davacı alacaklı tarafından şikâyet yoluyla ödeme emrinin düzeltilmesi sağlandıktan sonra  işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.<br>      Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                    :<br>1)Taraflar vekillerince Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve  ...  Esas, ... Karar sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜNE,<br>2)Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve  ...  Esas, ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 2.006,44.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,<br>5) Taraflarca istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)6100 sayılı HMK'nın  359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle  kesin olmak üzere 10/07/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83ca09090a7dc287","SID":"f3e498a2e4f4378a"}}