{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2872 <br>KARAR NO: 2025/1829<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/06/2024<br>NUMARASI: 2023/224 E - 2024/402 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 08/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket   görevlileri tarafından yapılan kontrolde kesilen elektrik sayacını kullanıma açmak gerekçesi ile ... Mah. ... Cad. ... Sok. No:... K.Çekmece adresi ile ilgili olarak ,davalı taraf hakkında  24/09/2021 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu ve kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davalı borçlu adına 24/09/2021 tarihli 30.963,44 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalının fatura ile tahakkuk ettirilen bedeli ödemediğinden alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmiş olduğundan takibin durduğunu, mevzuat gereğince davacı kurum ile sözleşme yapmadan elektriğin davalı tarafından kullanılması kaçak elektrik tüketimi olduğundan davalı için 04.10.2021 son ödeme tarihli 30.963,44 TL tutarlı ödenmeyen faturalara ilişkin işletilen faiz ve KDV ile 31.548,03 TL icra takibi başlatıldığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ;davacı tarafından ileri sürülen kaçak kullanıma bağlı alacak taleplerinin, diğer davalı şirket nezdinde pay sahibi olan davalıdan tahsil edilmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerince mümkün olmadığını, Bu sebeple huzurdaki davanın davalı yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle ve  esastan reddine,  davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen  itirazının kısmen iptaline, takibin 29.059,52 TL kaçak elektrik bedeli, 339,04 TL gecikme zammı ve 61,03 TL gecikme zammı KDV olmak üzere toplam 29.459,59 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Dava konusu alacağın \"haksız fiil\" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı ve \"likit alacak\" vasfında olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,    karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı ... vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; \"yerel mahkeme kararında hiçbir gerekçelendirme yapılmaksızın, ve dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarına da aykırı şekilde müvekkilimiz dava konusu borçtan şahsen sorumlu tutulmuş olup hukuka aykırı şekilde hüküm tesis edilmiştir. yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın müvekkilimiz yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekmektedir. davacı tarafça dosyaya sonradan sunulan tutanaklara dayalı olarak yapılan hesaplamalara itibar edilmesi hukuken mümkün değildir. davacı tarafın süresi içinde sunmamış olduğu tutanaklara itibar edilmesine muvafakatimiz bulunmamaktadır. avacı tarafça ileri sürülen kaçak kullanıma bağlı alacak taleplerinin, diğer davalı şirket nezdinde pay sahibi olan müvekkilimizden tahsil edilmesi  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerince mümkün değildir. bu sebeple huzurdaki davanın müvekkilimiz yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekmektedir.Müvekkil, diğer davalı şirketin pay sahibi konumundadır. Davacı tarafça her ne kadar birtakım sözleşme ve yönetmeliklere atıfta bulunularak, Diğer Davalı şirket adına kesilen faturaların Müvekkilimizden tahsili talep edilmişse de bu talebin hukuken dinlenebilirliği bulunmamaktadır. Bilindiği üzere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerince anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin temsil yetkisini kullanarak üçüncü kişilerle şirket adına yaptıkları tüm işlemlerden doğan hak ve borçlar, ortaklık tüzel kişiliğine ait olur ve yönetim kurulu üyelerinin üçüncü kişilere karşı şahsen sorumlu olmaları söz konusu olmaz. Davacı tarafça ileri sürülen kaçak kullanımın varlığına ilişkin iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava, itirazın iptali   talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında,  davalılar ve dava dışı ... aleyhine 30.963,44-TL asıl alacak 495,42-TL gecikmiş gün faizi 89,17-TL KDV olmak üzere toplam 31.548,03-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; tesbite  konu yerde,kesilen elektriğin açılıp kullanıldığı gerekçesiyle , davalı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. hakkında  H/465977 sayılı kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiştir. Yargılama sırasında dosyaya her iki davalıya ait (müşterek) vekaletname sunulmuş olduğu görülmektedir.Mahkemece ,bu vekaletnameye ve dosyada aksine bir beyan bulunmamasına rağmen ,vekaletname sunan avukatın (icra dosyasındaki dilekçeler de dikkate alınarak) davalı şirketi de temsil edip etmediği  üzerinde durulmamış, davalı şirkete T.K 35. maddesine göre tebligat yapılmak suretiyle dava görülmüştür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanunu'nda düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.Somut olayda ; davalı şirkete ait sicil kaydı kısmen dosyaya celp edilmiş olup, tüzel kişinin temsilci veya temsilcilerinin kimler olduğu sözkonuzu belgede yazılı değildir.Yukarıda da açıklandığı üzere ; tüzel kişi organı gerçek kişinin haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için yönetici olması gereklidir.Mahkemece ,davalı gerçek kişinin sözkonusu borçtan sorumluluğunun sebebi  gerekçeli kararda açıklanmamıştır.Kaçak tutanağı altında davalının isim ve imzası da bulunmamaktadır.Bu sebeple,davalı istinafının kabulü ile ,davalı şirket sicil kayıtlarının celbi ile ,davalının borçtan sorumlu olup olmadığının, değerlendirilmesi  ve dosyaya sunulan vekaletname uyarınca davalı şirketin vekille temsil edilip edilmediğinin de tesbiti ile  sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e253737157ee8f8","SID":"f74ee7d4a1c678f1"}}