{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/936 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/786<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE ... MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:18/01/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden  Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/10/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespite ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2010 tarihinde, davacı .... ortağı olduğu ... ... ... ... ..., davalı ... ... ... A.Ş.'den ticari kredi kullanmak için her iki ortağında kredi sözleşmesini imzalamasını zorunlu tutmuş olması nedeniyle, anılan banka nezdinde kredi sözleşmesi imzaladığını, davacının işbu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olma iradesiyle imzalamadığını, davalı bankanın yetkilileri tarafından davacıya, ... ... ... ... ... Ltd Şti’ ye kredi kullandırma koşulu olarak sözleşmeyi imzalaması gerektiğini söylemesi üzerine sözleşmeyi imzaladığını, 22/10/2010 tarihinde, şirket ortaklığından ayrılan davacının bir başka özel şirkette çalışmaya devam ettiğini, 2017 yılında davacının, davalı banka yetkililerince arandığını ve kendisine ... ... ... ... Tic Ltd Şti'nin davalı banka nezdinde akdedilen genel kredi sözleşmesi nedeniyle borcunun bulunduğu ve davacının bunu ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı ...'in, genel kredi sözleşmesi akdedildikten 3 ay sonra şirket ortaklığından ayrıldığını, bu husus ... ... ... Gazetesinin 22/10/2010 tarih 7675 sayı ve 79 sayfasında ilan edildiğini, müvekkilinin ve eşinin Ankara 16. Noterliğinin 03/02/2017 tarih, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı bankaya verdiği kefaletin geçersiz olduğu, muvafakatlerinin bulunmadığını ve defalarca ödenerek kapatılmış olan kredi limiti için davacının belirsiz süre boyunca kendisi de haberdar edilmeksizin ve imzası ile tasdik edilmeksizin, rızası alınmaksızın yapılan limit artışlarıyla büyüyen borçtan sorumlu tutulamayacağını bildirdiğini, davacının davalı banka ile aralarındaki sorunun halledildiği düşüncesindeyken, ikametgahının bulunduğu mahalle muhtarlığına bırakılan, 13/09/2017 tarihinde senet protesto evrakının ve 14/09/2017 tarihinde ödeme emrinin tebligatlarını aldığında büyük bir şaşkınlık yaşadığını, böyle bir borç miktarı, vade ve ödeme tarihine ilişkin bir evrak imzalamamış olan müvekkilinin gerçeğe aykırı biçimde doldurulan takip konusu senet için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/148930 Soruşturma numaralı dosyasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, takip konusu senetin,  davacıya  daha önce ortağı bulunduğu ... ... ... ... ... 30/07/2010 tarihinde kullanmış olduğu genel kredi sözleşmesi imzalanırken boş olarak imzalatıldığını ve sonradan banka yetkilileri tarafından gerçeğe aykırı olarak doldurularak takibe konulduğunu, genel kredi sözleşmesi nedeniyle sorumlu olduğu tutarın 2010 yılında ödenerek kapandığını beyan ederek, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2017/17399 E, sayılı dosyasıyla girişilen takibin durdurulmasına, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2017/17399 E sayılı dosya nedeniyle davacını  davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ile davacı ..... borçlarına karşılık takibe konu 02/10/2012 tanzim, 06/09/2017 vade tarihli 300.000,00 TL'lik senedi imzalayarak davalı bankaya verdiğini, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Ankara 13.Asliye ... Mahkemesi'nin 2017/234 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak Ankara 15.lcra Müdürlüğü'nün 2017/17399 takip sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacı tarafın söz konusu takipte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 86.056,00 TL'den ve takip tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulduğunu, borçluların ihtiyati haciz kararına vaki bir itirazlarının olmadığını, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17399 takip sayılı dosyası ile icra takibine konu olan senet kesinlikle teminat senedi olmadığını, yapılan takibin kambiyo takibi olduğunu, takibe konu senedi imzalayan davacının sıfatının aval veren olduğunu bildirerek  davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava dışı firmaya kullandırılan nakdi kredilerin kullandırım tarihlerinin 03/02/2017 tarihinden önce olduğu, dava dışı banka tarafından davacı ... aleyhine başlatılan icra takibinin kambiyo senetlerine ... haciz yolu ile başlatıldığı, icra takibine 300.000,00 TL miktarlı, 02/10/2012 tanzim tarihli, 06/09/2017 vade tarihli senedin dayanak olarak gösterildiği hususunun tespit edildiği,  grafoloji Uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu senede ilişkin \"…... .... yazılarının ...eli ürünü olduğu, senetteki diğer yazıların ise mevcut mukayese yazılarına kıyasen ... eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte aralarında grafolojik uyumun saptanmadığı; dava konusu senedin ön yüzünde ... adına atılı bulunan imzanın ... eli ürünü olduğu…” kanaati ile rapor düzenlendiği, dava dosyası muhteviyatına sunulan dava konusu icra takibine konu 300.000,00 TL miktarlı, 02/10/2012 tanzim tarihli, 06/09/2017 vade tarihli senet üzerinde yapılan incelemede; muhatabının/borçlusunun dava dışı ... ... ...., lehtarının /alacaklısının dava dışı ... A.Ş.,  müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan (aval veren) dava dışı... ve davacı ... olduğu, söz konusu senedin emre muharrer düzenlendiği, dava konusu icra takibine konu senet üzerinde yapılan incelemede, şeklen teminat senedi olduğu ve/veya ne için teminata verildiği hususunda herhangi bir ibare bulunmadığı tespiti ile, davaya konu senedin illetten mücerret olduğu olduğu, davacı her ne kadar kefaletten döndüğü ve buna ilişkin ihtarname keşide ettiğini de bildirmiş ise de, kefaletten tek taraflı olarak dönmenin mümkün olmadığı ve bankanın kabulünün bulunmadığı  anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin dava konusu borcun kaynaklandığı senedin, kredi ilişkisi nedeniyle verilmiş olduğunu tespit ettiğini, dava konusu senedin, kredi ilişkisi nedeniyle davacıdan alındığının kuşkusuz olduğunu, bu hususun, davalı tarafından ikrar edildiğinin gerekçeli kararda da açıkça belirtildiğini, dava konusu senedin tanzim tarihi olan 02/10/2012 tarihinde bankanın kasasından dava dışı borçlu ... Kırtasiyeye çıkarılan bir kredi olmadığını, senedin tanzim tarihinde böyle bir kredi verilmesinin söz konusu değilse, senetin genel kredi sözleşmesinin teminatı niteliğinde olduğunu, bu hususun  yerel mahkeme tarafından gözden kaçırılarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkiline, dava konusu senedin  kredi sözleşmesinin arasında  2010 yılında yani takip tarihinden tam 7 yıl önce imzalatıldığını, davacının senet imza ettiğini bilmediğini, senet sonradan doldurulup icraya konulduğunu, davaının iradesinin hile yoluyla sakatlığa uğradığından senedin  hükümsüz olduğunu, davacıya karşı senetle icra takibine girişilmiş olmasının nedeninin , genel kredi sözleşmesi kapsamında ilk çekilen kredi limitinin borçlusu olan davacının, daha sonra  açılmış olan kredi limit artışlarına ilişkin muvafakatinin olmaması olduğunu, bu nedenle davacının bilgisi haricinde açılan kredilerden ve kredi limit artışlarından sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesi kapsamında alınan bonoya dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemiyle İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış  menfi tespit istemine  ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  \t<br>\tDava konusu Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17399 sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı banka tarafından davacı ve dava dışı asıl borçlu şirket ve... aleyhine  toplam 283.805,18 TL alacağın tahsili talebi ile düzenleme tarihi 02/10/2012, vade tarihi 06/09/2017 olan 300.000,00 TL bedelli   kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>\tAnılan icra takip dayanağı  02/10/2012 tanzim tarihli 06/09/2017 vade tarihli,  1.300.000,00 TL bedelli, ihdas nedeni ise nakden olan  bonoda, borçlunun  ... ... ... ... Tic Ltd Şti, avalistin davacı ..., dava dışı..., lehtarın ... A.Ş. (davalı) olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavalı ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... ... .... arasında akdedilen 30/07/2010 tarihli 100.000,00 TL bedelli  genel kredi sözleşmesi akdedildiği, dava dışı asıl borçlu ... ... ....’ne, davacı ... ve dava dışı...’in kefil sıfatıyla 100.000,00 TL limite, sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefil/kefiller başlıklı bölümüne isim soyad, adres, kefil olunan tutar “100.000,00 TL”  el yazısı ile yazmak suretiyle imza attığı , söz konusu genel kredi sözleşmesinin 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığının ve eş rızasına gerek olmadığı kefaletin 818 sayılı Yasa'nın 484 vd maddeleri uyarınca uygun şekilde düzenlendiği görülmüştür.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda; Davacı ... aleyhine Kambiyo Senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) ... Haciz Yolu İle icra takibi başlatıldığı, icra takibine 300.000,00 TL miktarlı, 02/10/2012 tanzim tarihli, 06/09/2017 vade tarihli senedin  dayanak olarak gösterildiği, dava dışı...’ten 283.000,00 TL Asıl Alacak, 453,38 TL İşlemiş Faiz, 51,60 TL İhtiyati Haciz Masrafı ve 300,00 TL Vekalet Ücreti olmak üzere 283.805,18 TL banka alacağının, davacı ... için 86.056,00 TL ve takip tarihinden itibaren işleyecek faizinin talep edildiği, davacı ...’in Ankara 51.Noterliği’nin 19/10/2010 tarihli ... nolu yevmiyesiyle onaylanan 19/10/2010 tarihli 8 nolu karar gereğince, şirketin 24.500,00 TL’sına tekabül eden 980 hissesinin... 500,00 TL’sına  tekabül eden 20 hissesinin ...’e devir ve temlik edildiği, hisse devri sonucu şirket ortaklık yapısının 1980 hisse (%99) ... ..., 20 hisse (%1)  ... olarak değiştiği, dava dosyası muhteviyatında yapılan incelemede, dava dışı asıl borçlu ... ... .... ile dava dışı ... A.Ş. 30/07/2010 tarihinde akdedilen 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi dışında akdedilen başka bir Genel Kredi Sözleşmesi bulunmadığı/varsa sunulmadığı, davacı ...’in 19/10/2010 tarihinde şirket hisselerini dava dışı...... devrettiği, davacı ...’... hisse devri ve kefillikten ayrılma/cayma hususlarında dava dışı bankaya 03/02/2017 tarihinde Ankara 16.Noterliği’nin .... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği, bu tarihten önce dava dışı bankaya keşide edilen herhangi bir hisse devri ve kefillikten ayrılma/cayma dilekçesi/bildirimi/ihtarnamesi bulunmadığı/varsa sunulmadığı, dava dışı firmaya kullandırılan nakdi kredilerin kullandırım tarihlerinin 03/02/2017 tarihinden önce olduğu, dava dışı banka tarafından davacı ... aleyhine başlatılan icra takibinin Kambiyo Senetlerine ... Haciz Yolu İle başlatıldığı, icra takibine 300.000,00 TL miktarlı, 02/10/2012 tanzim tarihli, 06/09/2017 vade tarihli senedin dayanak olarak gösterildiği hususunun tespit edildiği, dava dosyası muhteviyatına sunulan dava konusu icra takibine konu 300.000,00 TL miktarlı, 02/10/2012 tanzim tarihli, 06/09/2017 vade tarihli senet üzerinde yapılan incelemede ; Muhatabının/borçlusunun dava dışı ... ... ...., lehtarının /alacaklısının dava dışı ... A.Ş.,  müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan (aval veren) dava dışı... ve davacı ... olduğu, söz konusu senedin emre muharrer düzenlendiği, dava konusu icra takibine konu senet üzerinde yapılan incelemede, şeklen teminat senedi olduğu ve/veya ne için teminata verildiği hususunda herhangi bir ibare bulunmadığı tespiti ile, davaya konu senedin illetten mücerret olduğu hususunun  mahkeme takdirinde olduğu görüşünün bildirildiği görülmüştür.<br>\tDavacı tarafça, dava konusu icra takip dayanağı bono ve takip nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığını, bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğunun, krediye kefil olma iradesi  bulunmadığından bonodaki ve sözleşmedeki kefaletinin geçersiz olduğunun iddia edildiği, davalı tarafça  ise bononun teminat senedi olmadığı, davacının bonoda avalist olduğu, davanın reddi gerektiğinin savunulduğu, mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile menfi tespit talebinin  reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tTaraflar arasında davalı banka ile dava dışı ... ... .... arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacının sözleşmede müteselsil kefil olduğu, dava dışı  ... ... .... tarafından davalı banka lehine düzenlenen dava konusu bonoda davacının avalist sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava dışı  ... ... .... 'nin davalı bankadan kredi kullandığı, davalının kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla dava dışı asıl borçlunun kredi hesabını kat ettiği, dava dışı  ... ... ...., davacı ve dava dışı diğer avalist aleyhine bonoya dayanarak işbu dava konusu icra takibini başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının dava konusu icra takip dayanağı bonoda aval sıfatıyla sorumlu olup olmadığı, dava tarihi itibarıyla davalının bononun nakde düzenlendiğine dair ihdas sebebi gözetildiğinde genel kredi sözleşmelerden kaynaklı bir alacağı bulunup bulunmadığının tespiti hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu icra takip dayanağı bonoda davacının aval sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Bonoda borçlu dava dışı  ... ... ...., lehtar ise davalı bankadır. \tDavacının bonoda yer alan imzasına yönelik bir inkarı bulunmamakta olup, bononun genel kredi sözleşmesinin tanzim edildiği sırada imzalı ve boş alınmasına rağmen, davalı bankaca  sonradan doldurulduğunun ve bononun teminat senedi olduğu ileri sürülmüştür.<br>\tSomut olayda bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı, incelemenin dosyaya sunulu evraklarla gerçekleştirildiği, dava konusu bononun banka kayıtlarında  kayıtlanıp kayıtlanmadığı, kayıtlı ise, \"teminat\" olarak veya borcun ifasına yönelik kayıtlı olup olmadığının da bilirkişice tetkik edilmediği görülmüştür. <br>\tHal böyle olunca, öncelikle mahkemece alanında uzman bankacı bilirkişi vasıtasıyla banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu bononun, banka kayıtlarında kredi açılış belgeleri ve kıymetle evrak tevdi bordroları da dahil tüm kredi dosyası dahil kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi, teminat olarak yer alıyorsa teminatı olduğu alacak yönünden araştırma yapılarak davacının borcu olup olmadığı varsa tutarı (bankanın alacağı olup olmadığı) bononun \"teminat\" olarak  kayıtlı olmadığının tespiti durumunda ise,  <br>\tSomut olayda genel kredi sözleşmelerinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf yapılmadığı gibi alacaklının da senedin teminat senedi olduğuna dair kabulü bulunmadığı, bu kabule göre davacının bonoda aval sıfatıyla imzası bulunması nedeniyle avalist sıfatıyla borçtan sorumlu olacağı, bu  itibarla söz konusu senetlerin bankadan alınan kredi borcuna karşılık ifa amacıyla verildiğinin kabulü gerekeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2025 tarih, 2024/3156 E, 2025/1297 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, davacının takibe dayanak senedin  teminat senedi olduğu iddiasını ispat edemediği kabul edilmek suretiyle, mahkemece menfi tespit davalarında haklılık durumu davanın açıldığı tarihte belirleneceğinden, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının davaya konu takipten ötürü davalı bankaya borçlu olup olmadığının ve borçlu ise borç  miktarın denetime elverişli olarak belirlenmesi suretiyle hüküm tesis etmesi gerekirken mahkemece banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesinde isabet görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2- Ankara 7. Asliye ... Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih 2017/720 Esas 2022/33 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa  iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025<br><br><br><br><br>Başkan      Üye           Üye         Zabıt Katibi <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa895f825b9f9a1a","SID":"3405ae5b5f452bbc"}}